Anasayfa / Ekonomi-Finans / Antalya Ekonomisi Büyümesine Tüm Hızıyla Devam Ediyor

Antalya Ekonomisi Büyümesine Tüm Hızıyla Devam Ediyor




“Ekonomik göstergeler büyüdüğümüzü gosterıyor”

Tarım, turizm ve ticaret üzerine yoğunlaşan Antalya, ekonomik olarak büyümesine tüm hızıyla devam ediyor. Antalya Valisi Dr. Ahmet Altıparmak, ‘Antalya bir dünya markası olduğunu kanıtladı” diyor.

antalya

ANTALYA ekonomisindeki tüm gelişmelere turizmin yön verdiğini ifade eden Ahmet Altıparmak, Antalya’nın bir dünya markası olduğunu kanıtladığını söylüyor. Vali Altıparmak, Antalya Valiliği’nin ekonomiye katkı koymak adına yaptığı çalışmalar hakkında da bilgi verdi:

“Antalya’da hiç şüphesiz turizm baş sektör. Turizmde hiç kimsenin bizim önümüzde olma imkanı da yok, şansı da yok. Antalya dünya markası olduğunu kanıtladı. Dolayısıyla Antalya’daki gelişme ticarette de olsa, sanayide de olsa, turizm endeksli bir gelişmedir. Yerli turisti de dahil edersek Antalya’ya 15-16 milyon turist geliyor. Bu manada yine turizme endeksli olarak sağlık sektörü de gelişiyor. Aynı şekilde organize sanayi ve küçük sanayilerdeki gelişmeleri dikkate aldığınız zaman otel, ikinci konut ve benzerlerini desteklemeye yönelik sanayilerin de geliştiğini görüyoruz. Turizmin yaklaşık 52 sektörü desteklediğini söylüyoruz. Yatak sayımız 550 bini buldu. İlk geldiğimde de bir şeyi ifade etmiştim. 2K1G yani kalite, kapasite ve güven demiştim. Servis kalitesi, konaklama kalitesi, ulaşım kalitesi, çevre kalitesi… Bütün bunları bir afaya koyduğunuz, kendimiz için de yaşanabilir bir kent ve bir çevre oluşturduğumuz zaman turist de elbette böyle güzel bir yere gelecektir. 2020 dediğimiz zaman 20 milyon turisti de düşünmemiz, buna göre planlamamızı yapmamız ve kendimize bu vizyonu koymamız lazım. Expo 2016’yı üzerinde çalışmakta olduğunuz diğer alternatif turizm alanlarını değerlendirdiğiniz zaman 20 milyon bence yakalanmayacak bir rakam değil.”

“Turizm ve tarım at başı gidiyor”

“Tarım sektöründe Antalya 2002 yılında 2-3 milyar dolarlık bir hacme sahipti. Bugün ise bu hacim 10 milyar dolarlara kadar çıkmıştır. Yükte hafif, pahada ağır dediğimiz tohumculuk gibi alanların da olduğu bir sektördür aynı zamanda. Türkiye’de tohumculuk ve fidecilik üretiminin yüzde 50’ye yakını Antalya’da yapılıyor. Tohumu dünyaya ihraç ediyoruz. İhracatını yaptığımız ülkeler arasında İsrail de var, Hollanda da var. Aynı şekilde kesme çiçek üretiminde de dünyanın sayılı ülkelerinden biriyiz. Dünyaya en çok karanfil satan ülkeyiz. Antalya’da turizm ve tarım birbirleriyle at başı gidiyor. Sadece turizmin değil, tarımın da başkentiyiz.”

11 bin 614 yeni iş yeri “2012 yılında Vergi Dairesi mükellef sayısındaki net artış 11 bin 614. Bu veri bir yılda bu kadar işyerinin açıldığını gösteriyor. Bankalara baktığımızda Türkiye’de şube sayısında dördüncü sıradayız. Iş dünyasının gözüyle illerin sürdürülebilirlik araştırmasında, ekonomik canlılık ve etkinlik anlamında Antalya ilk sırada yer alıyor. İller arasında rekabette baktığımızda Antalya endeks anlamında çok önemli bir yerde. Yaşam kalitesi anlamında ikinci sırada, doğal varlıklar anlamında üçüncü sırada yer alıyor. 2002 yılında vergi tahakkukumuz 684 milyon iken, bu rakam 2012’de 5 trilyonun üzerine çıkmış. Antalya Organize Sanayi Bölgesi’ndeki firmalarda 10.300 kişi istihdam ediliyor. Şehrimizdeki küçük sanayi sitesi sayısı 14, istihdam edilen kişi sayısı ise 21.379 marka başvurularında sıralamamıza baktığımız zaman ise beşinci sırada olduğumuzu görüyoruz.”



Çevreci OSB konsepte çok uygun

“2023 vizyonumuz doğrultusunda yeşil sanayi diyerek çevreciliğe vurgu yapmıştık. Yeşil sanayi demek, tarımda, turizmde, kısaca hangi alanda olursa olsun hizmet veren sektörlerin yeşille uyumlu, çevreye saygılı bir yapılanma ve üretim içinde olması anlamına gelmektedir.

Antalya’nın Organize Sanayi Bölge-si’nin geçmişine baktığımızda diğer şehirlerle kıyaslandığında çok daha kısa bir geçmişe sahip olduğunu görüyoruz. Geçmişi çok kısa olmasına rağmen Antalya OSB’nin Türkiye’nin en çevreci OSB’si olarak seçilmesi aslında bir misyonun yerine getirildiğini göstermektedir. Çevreci OSB şehrin konseptine de çok uygundur.”

Antalya yat üretimi ile anılıyor

“Üzerinde önemle durduğumuz sektörlerden biri de yatçılık sektörü. Serbest bölgeye baktığımız zaman yat sayısında azalma olduğunu görüyoruz ama bizim için sevindirici olan gelişme Antalya Serbest Bölgesi’nin ürettiği yatların uzunlukları ve kaliteleriyle anılır olmaya başlaması. Antalya Serbest Bölgesi lüks yat üretim anlamında ciddi bir kapasiteye ve bilinilirliğe kavuştu. Manavgat’ta da benzer bir yat üretim yeri çalışmamız var. Bu çalışmamız da sonlandığında yatçılık çok daha iyi bir noktaya gelmiş olacak.”

EXPO 2016 ile yeni bir lige

“Expolar, olimpiyatlarla birlikte uluslararası nitelikli en büyük organizasyonlardır. Türkiye EXPO 2016 ile yeni bir lige, EXPO ligine girdi. EXPO Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin ve Hükümeti’-nin altına imzasını attığı bir organizasyondur. Bu organizasyonun başarılı olması için de başta bizlerin, Antalya ili içinde bu işte sorumluluk almış herkesin gayret etmesi, herkesin destek vermesi gerekiyor. Elimizdeki kaynakları iyi kullanarak, inovatif birtakım işler çıkartarak bu işi yaparsak diğer illere de örnek oluruz. EXPO için 110 dekarlık bir yeşil alana kavuşuyorsunuz. Burayı gelecek nesiller için adeta dondurarak onlara yeşil bir miras bırakıyorsunuz ki bunu çok ciddi bir kazanç olarak değerlendirmemiz lazım.”

“Her şeyden önce eğitim”

“Antalya Valisi olarak ben ‘Her şeyden önce eğitim’ dedim. Eğitim anlamında çok önemli bir yol kat ettiğimize inanıyorum. Sadece genel okullaşma anlamında değil, mesleki eğitim anlamında da Türkiye’de ilk sıradayız.

Ara kademede en çok eleman sıkıntısı olan sektör turizm sektörü. Sektörün uzun vadede sürdürülebilirliği ise kaliteli insan gücü sermayesine sahip olmasıyla mümkün. Bu çerçevede 3. Turem’i imzaladık.

Yılda 600 kişiyi turizm sektörüne kazandırıyoruz. Kız meslek ve endüstri meslek liselerimizde turizme yönelik eğitimler mevcut. Bunların sayısını her geçen gün daha da arttırmaya çalışıyoruz. Ekonomik anlamda Antalya’ya değer katacak yatırımlar yapıyoruz. En önemli ekonomik kazancımız limanın genişlemesi. Şu anda mevcut sorunları tek tek çözüyoruz.

Çiftçimize destek olmak adına tropikal meyveleri önceledik. Şu anda sekiz ayrı tropikal meyvenin bahçeleri kuruldu, fidanları getirildi. İnşallah bu ürünler de rahatlıkla alabileceğimiz meyveler olarak karşımıza çıkacak.”

Para Dergisi





İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir