Anasayfa / Ekonomi-Finans / Arz fazlası elektriği ucuzlatır mı?

Arz fazlası elektriği ucuzlatır mı?




Elektrikte artık açık değil, arz fazlası konuşuluyor. 5 bin MW’lık arz fazlası fiyatları önümüzdeki dönemde düşürebilir. Bu durum yatırımcıları üzecek. Ne var ki, tüketici için ucuz elektrik, EPDK tarifeleri nedeniyle hemen mümkün değil…

elektrik

ENERJİ piyasasında son yıllarda hızlı bir yatırım hamlesi yaşanıyor. Özellikle yenilenebilir enerji kaynaklarından elektrik üretiminde önemli artış sağlandı. Son verilere göre, Türkiye’nin toplam kurulu gücü 61 bin MW’ye (megavat) ulaştı. Buna karşın, “emre amade” denilen yani üretim halindeki aktif kapasitesi 44 bin MW civarında. Buna karşın yıl içindeki puant (elektrik tüketiminin zirveye ulaştığı dönemler) seviyesi 39 bin MW. Elektrik tüketiminin yıllık artış ortalaması ise kriz dönemleri hariç yüzde 7’yi buluyor. Örneğin, geçen yıl ekonomide yüzde 2.2’lik düşük büyümeye karşın toplam elektrik tüketimi yüzde 5 artışla 242 milyar kWh (kilovatsaat) oldu.

Eneıji yatırımlarının teşvik edilmesinde en büyük itici güç arz güvenliğini sağlamak. Son yıllarda büyük oranda özelleştirilen enerji piyasasında, inşaat halinde çok sayıda santral var. Her yıl 3 bin 500 ila 4 bin MW arasında bir kurulu güç şebekeye bağlanıyor. Ancak gelinen aşamada ekonomik büyümenin beklendiği gibi gerçekleşmemesi elektrik talebini düşürüyor. Enerji piyasasında uzun yıllar için talep ve fiyat tahminleri yapan Enerji Danışmanlık ve Risk Yönetim Şirketi ETRM’nin gelecek beş yıllık analizine göre, elektrik talebi yüzde 4.2, puant talep ise ortala ma yüzde 4.6 artacak. ETRM’nin tahmini TEÎAŞ’ın yüzde 6.3’lük düşük senaryosundan bile daha düşük bir talep artışı öngörüyor. Arz tarafında ise 5 bin MW civarında bir fazla ol duğu ortaya çıkıyor.

Enerji yönetimi de 4 bin 500 MW civarında bir arz fazlası olduğunu kabul ediyor. Arz fazlası nihai tüketiciye henüz ucuz enerji olarak yansımış değil. Ancak spot piyasada elektrik fiyatı kilovat saat bazında 15.8 kuruş ile 2011 seviyesinin geri-I sinde bulunuyor.

TÜKETİCİ UCUZLUK BEKLİYOR

Elektriğin şu anda sadece yüzde 15’i Piyasa Mali Uzlaştırma Merke-zi’nde (PMUM) satılıyor. Satışların yüzde 85’i ise ikili anlaşmalarla gerçekleşiyor. Ancak spot piyasada düşen fiyatlar ikili anlaşmaları da etkiliyor. Anlaşmaların vadesi bir yıldan üç aya kadar değişiyor; hatta bir aya kadar gerileyen sözleşmeler bile olduğu söyleniyor. Sektör temsilcileri, özellikle maliyet karşılaştırması yaparak, küçük ölçekli doğalgaz santrallerin zararına çalıştığına dikkat çekiyor. Bu durum, yani arz fazlası doğalgaza dayalı santrallerle üretim yapan elektrik üreticilerini zora sokarken, yenilenebilir kaynakların payını artırıyor.

Diğer yandan, tüketici cephesinde ise doğal olarak ucuzluğun olup olmayacağı merak konusu. Aslına bakılırsa, fiyatlar ne kadar düşerse düşsün, bunun hane halkına yansıması mümkün olmuyor. Çünkü EPDK tarafından belirlenen tarifelerde çok sayıda sabit ücret kalemi var.

“FİYATLAR BEŞ YILDA DÜŞECEK”

ETRM Yönetici Ortağı Candaş Gülez, elektrik piyasalarında puant talebin güvenilir kurulu güce oranına dikkat çekiyor. Gü-lez’in verdiği bilgiye göre, bu oran elektrik piyasasında “rezerv marjı” olarak adlandırılıyor. Bu rezerv marjın artması, yani arz fazlası fiyatlarda bir gerilemeye işaret ederken, rezen’ marjın düşmesi tam tersini gösteriyor. Buna göre 2012 yılında yüzde 6.3 olan rezerv marjının 2013’te yüzde 11, 2014’te yüzde 13.3, 2015’te yüzde 20.6, 2016’da yüzde 23.1, 2017’de yüzde 23.3 ve 2018’de yüzde 19.3 olması bekleniyor.



“Bu aşamada elektrik piyasalarındaki arz fazlası ve kaynak çeşitliliği stratejisinin meyvelerini yiyeceğiz” diyen Gülez’e göre, Türkiye’nin son yıllarda elektrik üretiminde doğalgazı azaltıp, hidroelektrik ve kömür gibi yerli kaynaklara yönelmesi sonuç verdi. Bu sayede, temmuz ayında kurlardaki artışa karşın elektrik fiyatları yükselmedi. Orta vadede elektrik fiyat eğrisinin aşağı yönlü seyredeceği söylenebilir. Bu durum piyasa oyuncuları açısından farklı şeylere işaret ediyor, örneğin, en çok doğalgaz yatırımcıları bundan olumsuz etkileniyor. Tüketiciye yansıması konusunda ise Gülez umutlu. Buna göre, eğer fiyatlardaki düşüş trendi devam ederse bunun tarifeye yansımaması düşünülemez.

Bu gelişmeler doğalgaza dayalı üreticiler arasında bir ayrışma yaşanmasına yol açıyor. Doğalgaza dayalı elektrik üretiminde ibre küçük ölçekli üreticilerden daha verimli olan büyük ölçekli santrallere kayıyor.

“ARZ FAZLASI GÖRECELİ”

Elektrik Üreticileri Derneği (EÜD) Başkanı Önder Karaduman ise, arz fazlası olduğunu düşünmüyor. Karaduman’a göre, kurulu güçten ziyade üretim rakamı önemli. Kamu santralleri arasında ömrünü tamamlamış çok sayıda santral var. Bunları hariç tutmak gerekiyor. Karaduman, üretim fazlası ya da eksikliğinin kış veya yaz mevsiminde çok değişebileceğinin altını çiziyor. Türkiye’nin elektrikte talep eğrisi yıllık yüzde 7’nin altına düşmüyor. Şu anda elektrik fiyatlarının zaten düşük olduğunu savunan Karaduman da, doğalgaza dayalı santrallerin zararına üretim yaptığını savunuyor. Bunun için Başbakan Recep Tayyip Er doğan’a bir mektup yazacaklarını belirten Karaduman, “Doğalgaz santralleri Botaş ile yaptıkları ‘al yada öde’ yükümlülüğü nedeniyle üretimlerini sürdürmek zorunda kalıyor” diyor.

“ELEKTRİK İHRACATI ARTABİLİR”

Enerji Ticareti Derneği Başkanı ve Tur-cas Petrol CEO’su Batu Ak-soy da arz fazlası veya eksikliğinin anlık olarak değişkenlik gösteren bir durum olduğunu söylüyor. Ak-soy’a göre, Türkiye’nin enerji üretim portföyünde hatırı sayılır oranda rezervu-

arlı olmayan hidroelektrik santraller ve üretim seviyeleri düşük olan rüzgar santralleri bulunuyor. Ayrıca mevsimsel olarak termik kaynaklı kömür ve doğalgaz santrallerinin üretim kapasiteleri de artış ve azalış gösteriyor. Önemli olan güvenilir üretimle birlikte yedek rezervi sağlamak.

Batu Aksoy, Türkiye’nin tüm komşularına elektrik iletim hatlarıyla bağlanmış olmasından dolayı, özellikle Yunanistan, Bulgaristan, Suriye ve Irak’a, ihracat imkanının mümkün olduğunun altını çiziyor.

Ahmet OCAK / EPDK Elektrik Piyasası Daire Başkanı
“Güven arttı, yatırımlar patladı”

Türkiye’de son yıllarda ekonomide çok istikrarlı bir gidişat var. Ekonomiye duyulan güven arttı. Enerji yatırımları uzun vadeli yatırımlar. Bir santralin devreye girmesi üç dört yılı bulabiliyor. Şimdi “arz fazlası var” gibi görünse de örneğin iki yıl yatırım yapılmazsa bu kez arz açığı doğabilir. Örneğin, eğer yatırım yapılmazsa 2015 yılında arz açığı doğabilir. Devreden çıkan küçük doğalgaz santralleri var. Beş altı yıl sonra yap-işlet santrallerin vadesi doluyor. O zaman 7 bin MW güç bir anda devreden çıkabilir. Bunları göz önüne almak ve hesap etmek gerekiyor. Fiyat konusunda ise, tarifeleri EPDK olarak biz belirliyoruz. Fiyatların düşmesi dolar kuruna da bağlı.

Erkan Kızılocak / Para





İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir