Anasayfa / Ekonomi-Finans / Bankalar, risk olsa da enerjiye karşı bonkör

Bankalar, risk olsa da enerjiye karşı bonkör




Bankalar, risk olsa da enerjiye karşı bonkör

Büyümenin lokomotifi enerji projelerinin finansman ihtiyacını fonlamak için son yıllarda seferber olan bankalar, bugüne dek 20 milyar dolara yaklaşan finansman sağladı. Fonlama kaynaklarını yaklaşık yüzde 15-20 oranında yurtdışından sağlayan bankalar 2012’de de enerjiye yönelik kredilerde seçici olmak koşuluyla bonkör olacak. Özelleştirmeler ve yeni santral yatırımlarını göz önüne alan bankalar, gelecek 5-6 yılda toplamda 25-30 milyar dolarlık bir finansman hedefliyor.

Türkiye ekonomisindeki büyümeye paralel artan eneıji ihtiyacı ve enerjinin yarısından fazlasının ithal ediliyor oluşu, enerji projelerinin çeşitliliği ve hacminde kendini gösteriyor. Enerji yatırımları, son döneme kadar ağırlıklı olarak doğrudan devlet tarafından veya devletin sağladığı alım garantileriyle finanse edilen projeler yoluyla gerçekleştirildi. 2011 yılında özel sektör yatırımlarını teşvik edici kanunların çıkarılmasıyla birlikte 2000’li yılların başında yaklaşık 3 bin MU7 ile Türkiye kurulu gücünün yüzde 10’una sahip olan özel sektör (yap-işlet ve yap-işlet-devretler hariç) 2011 yılı sonunda yaklaşık 20 bin MW kurulu güç ile yüzde 35’in üzerinde pazar payına ulaştı.

Enerji projelerinin finansmanı, bankaların bir süredir atağa kalktıkları bir alan olmuştu. Ancak son dönemde gerek Merkez Bankası’nın maliyetleri artırıcı önlemleri, gerekse küresel durgunluk sinyalleri göz önünde bulundurulduğunda projeler uzun vadeli finansman gerektirdiğinden finansmanın devamında sorunlar yaşandığı gündeme gelmişti. Bankaların önümüzdeki dönemde bu alandaki planlarını ve benzer sorunların gündeme gelip gelmediğini sorduk.

Öne çıkan projeler

Enerji projelerinin sahipleri, son yıllarda bankaların en popüler kredi müşterileri arasında haklı bir yere sahip. Dört beş yıldır bu projelere bankaların sağladığı kredi miktarının 20 milyar dolara yaklaşan bunu gösteriyor. Projelerde en öne çıkan ise önceki yıllarda olduğu gibi bu yıl da çevresel kaygılar ve alternatif kaynak arayışının etkisiyle yenilenebilir eneıji yatırımları.

Enerji projelerini değerlendirirken, yenilenebilir eneıji projeleriyle termik santral projelerini ayrı ele almak gerekiyor. Yenilenebilir eneıji projelerinde öncelikli olarak projenin yer alacağı sahada ilgili kaynağın yeterli düzeyde olup olmadığı değerlendiriliyor. Termik santral projelerinde ise kaynaktan ziyade teknoloji ve piyasa riski ön plana çıkıyor.

Devamda sorun yok

TSKB Proje Finansmanı ve Kredilerden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Ufuk Bala Yücel, 2011 yıl sonu itibariyle toplam kurulu 3 bin MW olan 93 yenilenebilir eneıji projesi finanse ettiklerini ifade ediyor. Yücel, “Projelerin yatırım tutan 6 milyar dolar, bizim taahhüt ettiğimiz finansman ise 1.7 milyar dolar. Bu tutarın 1,2 milyon dolannı fiilen kullandırdık. 2012 yılında TSKB olarak, hem mevcut durumda finanse ettiğimiz eneıji projelerinde devam eden kredi taahhütlerimiz kapsamında kredi kullandırmaya hem de yeni projeleri incelemeye devam edeceğiz. Eneıji verimliliği finansmanına ağırlık vermeye devam edeceğiz. Bunların toplamında yeni kredi kullandırımı olarak 600-700 milyon dolara ulaşacağımızı tahmin ediyoruz” diyor.

2011’de 22 eneıji projesine toplam 2 milyar dolar finansman sağlayan İş Banka-sı’ndan Genel Müdür Yardımcısı Suat İnce, kalkınma bankaları ve uluslararası finans kuruluşları ile işbirliklerine devam edecekleri mesajını verdi. Bugüne dek toplam 114 eneıji projesine 5 milyar dolar finansman sağlayan İş Bankası, proje planlan çerçevesinde yürütülen projelerinden bugüne dek geri çekilme yaşanmadığını, analiz çalışmalannda finansöre yaslanmadan, projeyi destekleyebilecek mali bünyeye sahip olunup olunmadığına dikkat ettiklerini açıklıyor.

Detaylı süreç

Türkiye gibi liberalleşme ve gelişme sürecinde olan bir piyasada gelecek dönemde piyasanın nasıl bir noktaya geleceği ve bu koşullarda bankanın finanse edeceği santralin teknolojik olarak piyasada rekabet açısından hangi konumda olacağını tahmin edebilmek finansman karan için en önemli konulardan birini teşkil ediyor. Bunların dışında yatırım bütçelerinin sağlıklı bir şekilde hazırlanmış olması, yatırım maliyetlerinin detaylı ve piyasa fıyatlannı yansıtır bir şekilde oluşturulması, yatırımcının ve proje müteahhidinin tecrübesi ve sermaye gücü, projenin çevresel etkilerinin değerlendirilmesi, gerekli lisans ve izinlerin temin edilmiş olması, yapılan yatınmlann güvenilir şekilde sigortalanması değerlenme süreçlerinde öne çıkan ana hususlar. Bu nedenle bankalar eneıji projelerini değerlendirirken teknik, çevre, piyasa, sigorta ve hukuk konularında pek çok danışmandan görüş alarak kapsamlı bir değerlendirme sürecinden geçiriyorlar.

Altı ay inceleniyor

Yapı Kredi Kummsal ve Ticari Bankacılıktan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Mert Güvenen, proje finansman sürecinin uzun ve detaylı bir inceleme gerektirdiğini, bu sürecin projeden projeye değişmekle birlikte iki ila altı ay kadar sürebilen bir zaman dilimini kapsadığının altını çiziyor.



Özellikle son yıllarda özelleştirmeler, satın almalar, üretim tesisi kuruluınlan, yabancı ve yerli yatırımlarda büyük artışlar yaşanmasını sağladı. Bıı artışlar proje finansmanı kredilerinde de hızlı bir D endin yakalanmasında etkili oldu. Bankalar ise özelleştirme programları içinde gerçekleştirilen varlık, hisse satışları ile alt yapı ve hidı o elektrik santrali yatırımlarına büyük ilgi göstermeye başladı. Ayrıca son yıllarda artan şirket satın almalarının da proje finansmanında etkin rol oynadığını ekleyebiliriz.

Ağırlık hidroelektrikte

2011’de özellikle eneıji üretimi, elektrik iletimi ve dağıtımı projelerine odaklanan Yapı Kredi, 2011 yılında sektöre 122 farklı enerji projesinde toplanı 4 milyar dolarlık finansman sağladı. Yapı Kre-di’nin proje finansman kredi portföyündeki eneıji projelerinin yüzde 76’sı yenilenebilir eneıjiden oluşuyor. Ayrıca Yapı Kredi’nin portföyündeki 4819 MW kapasiteli yenilenebilir eneıji projelerindeki kredi taahhüdü yaklaşık 3 milyar dolar. Kapasite olarak bakıldığında ise eneıji projeleri arasında en büyük ağırlık yüzde 57 ile hidroelektrik santrallerinde bulunuyor.

Güvenen, 2012’de tüm dünyada likidite darlığının daha da artmasını ve bunun hem kaynak teminini zorlaştırmasını, hem de maliyetleri daha da yükseltmesi beklentisine kaülıyor. Dünyadaki olumsuz ekonomik beklentilere paralel olarak uzun vadeli kredilerde yavaşlama beklentisi olmasına karşın, Güvenen uzun vadede eneıji sektöründe Türkiye’de elektrik arz açığının eneıji sektörü proje finansmanı projelerini desteklemesini, dolayısıyla bankaların bu konudaki istekliliğinin devam edeceğini öngörüyor. Yapı Kredi, projeler onaylandıktan sonra geri çekildiği bir projeleri olmadığını vurguluyor.

Beklentiler, önceki yıllara göre, görece olarak frenlense de, bankalar, henüz özel sektöre devredilmeyen elektrik dağıtım özelleştirmesini projelerinin önümüzdeki 2-3 yıl içerisinde 5-6 milyar dolarlık bir hacim yaratmasını bekliyor. Ayrıca, elektrik üretim tesisi özelleştirmele-ri de çok yüksek tutarlı finansman ihtiyaçlarını gündeme getirmesi bekleniyor. Bu da 7-8 milyar dolarlık bir finansman ihtiyacı anlamına geliyor. Eneıji sektöründe yeni santral yatırımları, EÜAŞ özelleştirmeleri ve Elektrik Dağıtım özelleştirmelerini eklediğimiz zaman 5-6 yıllık bir süreçte toplamda 25-30 milyar dolarlık bir finansman ihtiyacı olacağı öngörülüyor.

Seçicilik artacak

Projelerin bir kısmını toplanan yabancı para cinsinden mevduatlarla, bir kısmı da yurtdışından aldığımız uzun vadeli kredilerle fonlanıyor. Avrupa kaynaklı borç krizi ve likidite sıkışıklığı nedeniyle, eneıji arz ve talep dengesine de bağlı olarak, eneıji projelerine aktarılan finansman kaynağının 2012’de daha seçici davranmasını bekleniyor.

Bununla birlikte, bankaların ülkemizdeki eneıji sektöründe hem üretim hem de dağıtım özelleştirmelerine, fosil kaynaklı ve yenilenebilir enerji projelerine sağladığı proje finansmanındaki ve yapılandırılmış kredilerdeki büyümenin, kısalan vade yapılan ile 2012 yılında da devam etmesini öngörülüyor.

Sürdürülebilirlik

Bankalann dikkati çektiği diğer bir konu da projelerin sürdürülebilirliği. Finanse ettikleri projelerin çevresel ve sosyal etkilerinin daha iyi analiz edilebilmesi ve çevresel etkilerin minimuma indirilebilmesi adına politikalar geliştiriliyor.

Finansbank Kurumsal Bankacılık Genel Müdür Yardımcısı Ömür Tan, gerek eneıji üretim projelerinin finansmanında, gerekse sektörde gerçekleşen ve beklenen özelleştirmelerin finansmanında aktif rol almayı hedeflediklerinin altını çiziyor. Finansbank, son üç yıl içinde toplamda yaklaşık 4500 MW kıınılu güce sahip, hidroelektrik, rüzgar ve termik olmak üzere 60’ın üzerinde eneıji santrali projesini finansmanına yönelik 1,8 milyar dolar kredi verdi.

Finansman devam edecek

Halkbank, 2011 Eylül ayına kadar yatırım tutan yaklaşık 80 milyon Euro olan projelere finansman sağladı. Aynı dönemde Halkbank’ın finansman deseği sunduğu ve toplam yatırım tutan yaklaşık 130 milyon Euro olan projelerinin ise ya-tınm süreci devam ediyor. Halkbank Kredi Politikalan Genel Müdür Yardımcısı Şahap Kavcıoğlu, 2012’de kredilendirme aşamasında olan projelerin yatırım büyüklüğünün yaklaşık 173 milyon Euro, ön değerlendirmesi yapılan projelerin ise toplam yatınm büyüklüğünün 452,3 milyon Euro olacağını tahmin ettikleri bilgisini veriyor.

Halkbank, yenilenebilir eneıji yatırımları finansmanında geçen yıl Fransız Kalkınma Ajansı ile 100 milyon Euro’luk yeni bir kredi protokolü imzaladı. Kaynağın 60 milyon Euro’luk kısmı eneıji verimliliği yatınmlan için, 40 milyon Euro’luk kısmı ise yenilenebilir eneıji yatı-nmları için kullandırıyor.

ÇED de gözetiliyor

2011’de EKO kredi ile enerji verimliliği alanında 310 milyon TL’nin üzerinde kaynak kullandıran Şekerbank’ın Genel Müdür Yardımcısı Cem Muratoğlu, “Banka olarak daha çok, küçük ve orta büyüklükte olan (maksimum 15-20 MVV kapasiteli), yatırım süresi 2 yılı aşmayan, bütün ÇED prosedürleri yerine getirilmiş HES projelerine finansman sağlıyoruz. 2012’de de girişimcilerimizin yaurımlan-na destek olmaya devam edeceğiz” diyor.

2011’de 1 milyar 350 milyon dolar tutarında kredi tespiti yapıldığını ifade eden Vakıfbank Genel Müdür Yardımcısı İbrahim Bilgiç ise söz konusu projeler kapsamında 247 milyon dolar tutannda kredi kullandınlmış olduğunu ifade ederek, 2012’ye ilişkin, “2012 yılında tüm sektörler için 2.5-3 milyar dolar seviyesinde, eneıji projeleri için ise 1.3-1.5 milyar dolar seviyesinde proje finansmanı sağlayacağımızı öngörmekteyiz” diyor.

Kıvanç Özvardar






İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir