Anasayfa / Ekonomi-Finans / Bazı Doğal Bitkilerin Kültüre Alınması Yeni Tür ve Çeşitlerin Süs Bitkileri Sektörüne Kazandırılması

Bazı Doğal Bitkilerin Kültüre Alınması Yeni Tür ve Çeşitlerin Süs Bitkileri Sektörüne Kazandırılması




Süs bitkileri, Türkiye tarımının gizli potansiyelini oluşturuyor.
Tarım ve tarıma dayalı endüstri her zamankinden daha fazla ülkelerin gündeminde yer alıyor. Tüm dünya ülkeleri “Tarımda nasıl fark yaratabilirim, nasıl öne çıkabilirim”in derdinde.

Doğal olarak bereketli topraklara, farklı iklim koşullarına ve coğrafi yapıya sahip Türkiye de bu alanda son dönemde öne çıkan yaklaşımlar geliştiriyor. Entegre projeler, kurumsal işbirlikleri ile sunuluyor ülke gündemine.
TAGEM’in öncülüğünde, TÜBİTAK, çok sayıda akademik kurulun ve özel sektör kuruluşlarının çözüm ortaklığında yürüyen Türkiye’nin gizli tarımsal değeri süs bitkilerine dönük ortaya konan bir proje de bu noktada çok anlamlı ve yerinde konu başlıklarını içeriyor.

Tarımsal Araştırmalar Genel Müdürlüğü’nün (TAGEM) TÜBİTAK desteğini alarak 7 araştırma enstitüsü, 8 üniversite ve 19 özel sektör şirketiyle birlikte yürüttüğü ve 2009 yılında tamamladığı “Bazı Doğal Bitkilerin Kültüre Alınması Yeni Tür ve Çeşitlerin Süs Bitkileri Sektörüne Kazandırılması” projesi, meyvelerini vermeye başladı.

Bütçesi yaklaşık 1.5 milyon lirayı bulan çalışmalarla Türkiye florasının her bölgesi taranarak bin 200 lokasyondan 220 doğal bitki türünün toplandığı bu proje önümüzdeki yıllarda çok ciddi girişimlerin önünü açacak. Girişimcilere yeni alanlarda kendilerini gösterme imkanı yaratacak.

Sözleşmeli üretim başladı
Yapılan çalışmalarla acı çiğdem, ters lale, sümbül, süsen, zambak, ballı sarımsak, mührü Süleyman, lale, kum zambağından oluşan dokuz cins ve bunların 15 türüne ait başlangıç materyalleri, yetiştirme tekniği paketleriyle üreticilere verilmeye başlandı.
Her türün yaklaşık 1 milyon dolara kadar ticari hacminden söz ediliyor. Türkiye’nin halen 100 milyon dolara yaklaşan süs bitkileri (Kesme çiçek ve dış mekan bitkileri) ihracatının yeni türlerle birlikte ciddi bir artış ivmesi yakalaması bekleniyor.

Bu arada henüz fazla bilinmeyen bu süreç ile ilgili de üreticilerin yeni türlere olan ilgisi her geçen gün artıyor. Bugün sınırlı da olsa yurt dışındaki müşterilerine kesme çiçekte artık karanfil, gerbera ve kesme yeşilliğin yanı sıra bu türleri de sunmaya başlayan ihracatçı şirketlerin, hem sayısının hem de ürün çeşitliliğinin gelecekte ciddi bir şekilde artması bekleniyor. Çünkü birçok ihracatçı şirket bu yeni yeni tezgahlarda yer almaya başlayan ürünler için sözleşmeli üretim yapmaya başladı. Dolayısıyla bu alana girmek isteyen girişimciler için de yeni fırsatlar söz konusu.

Kesme çiçekte büyük fırsat
Bu projedeki asıl hedef ise dünyadaki geofit (soğanlı, yumrulu, yumru köklü, rizomlu) bitki türlerinin 850’sine sahip olan Türkiye’nin, doğal süs bitkileri alanında dünyaya kaptırdığı pazarı tekrar geri alma çabası. İşte bu keşif sürecini Türkiye’de başlatan kurum da TAGEM. TAGEM’in bu alandaki çalışmaları yaklaşık 10 yıl öncesine dayanıyor. TAGEM önderliğinde 2000 yılında önce şakayık bitkisi için başlatılan çalışma, 2006 yılında TÜBİTAK desteğiyle daha geniş bir boyuta ulaştı. 2000 yılında başlanan şakayık projesiyle Türkiye’de dünyanın hiçbir yerinde olmayan yeni bir tür bulundu. Bu türden de dört yeni çeşit yaratıldı. TÜBİTAK, şakayık bitkisinde gerçekleştirilen bu başarıdan yola çıkarak, 1007 programı kapsamında TAGEM’i “Bazı Doğal Bitkilerin Kültüre Alınması Yeni Tür ve Çeşitlerin Süs Bitkileri Sektörüne Kazandırılması-I” isimli dokuz iş paketinden oluşan 105G068 no’lu bu proje ile destekledi.
2009 yılında tamamlanan bu proje ile ekonomik öneme sahip 49 acı çiğdem, 38 ters lale, 2 sümbül, 47 süsen, 11 zambak, 3 ballı sarımsak, 8 mührüsüleyman, 16 lale taksonu, diğer cinslere bağlı 23 taksonla birlikte toplam 197 geofit taksonu, 16 kumul bitki türü ve 27 dış mekan bitki türü yaklaşık 200 bin kilometre yol gidilerek, Türkiye şorasının hemen hemen her bölgesi taranarak keşfedildi.
Bu çalışmalar kapsamında bin 200 popülasyondan canlı bitki toplandı. Bu bitkilerin şu anda TAGEM’e bağlı Yalova Atatürk Bahçe Kültürleri Merkez Araştırma Enstitüsü’nde incelemeleri sürüyor. Amaç keşfedilen yeni türlerden, yeni çeşitler yapmak. Bu çeşitlerin ıslahatçı haklarının alınması, bu hakların da üreticilere satılmasını sağlamak. Islahatçı hakkını alan üreticiler için özellikle kesme çiçekte önemli iş fırsatları var.

15 türün üretimi başladı
Proje kapsamında Türkiye şorasından 9 cins ve bunlara bağlı 220 tür bitki toplandı. Acı çiğdem, ters lale, sümbül, süsen, zambak, ballı sarımsak, mührü Süleyman, lale, kum zambağın- dan oluşan 9 cins ve bunların 15 türüne ait başlangıç materyalleri, yetiştirme tekniği paketleriyle birlikte üreticilere verilmeye başlandı. Başlangıç materyali satışta olan bitki türleri lilium candidum lilium martagon, bulgaricum, siculum, polygonatum latifolium, polygonatum multiflorum, paeonia daurica, paeonia peregrina, paeonia tenuifolia, iris orientalis, iris schachtii, iris suaveolens, iris purpureobractea, tchihatchewia isatidea, fritillaria imperialis, fritillaria persica, pancratium maritimum’dan oluşuyor. Her bir türün yaklaşık ticari hacminin 1 milyon dolar olduğu belirtiliyor.
Türkiye florasında 10 bin civarında çiçekli bitki türü var. Bu türlerden 3 bin 500’e yakını endemik. Yani sadece Türkiye’de yetişiyor. Avrupa ülkelerinin toplamında ise yaklaşık 2 bin 500 endemik tür varlığı düşünülürse, ülkemizin floristik zenginliği ortada… Türkiye’nin bu zenginliği içinde yaklaşık 850 geofit (soğanlı, yumrulu, rizomlu) bitki türü olması, ülkemizi doğal süs bitkileri açısından cazip bir konuma getiriyor.
Ancak Türkiye, bu alandaki ticari potansiyeli maalesef kullanamıyor. İşte bu fikirlerle yola çıkan aslında bir toplum gönüllüsü olarak de değerlendirilebilecek olan bir uzman kişi Erdal Kaya. Ziraat mühendisi olan Kaya, Gaziosmanpaşa Üniversitesi’nden 2000 yılında Yalova’ya tayin ediliyor. Halen TAGEM’e bağlı Yalova Atatürk Bahçe Kültürleri Merkez Araştırma Enstitüsü’nde uzman olarak görev yapan Kaya, 2000 yılında TAGEM’in desteğini alarak kendini yollara vuruyor, kendi aracıyla 37 bin km yol yapıyor. Bunun bir kısmını TAGEM’in desteğini alarak yapıyor, bir kısmını da kendi imkanlarıyla…



Bu araştırma için yıllık iznini bile kullanarak… 2000 yılından beri doğal bitkilerin etkin değerlendirilmesi konusunda çalışan Kaya, öncelikle ‘Şakayık Projesi’ geliştiriyor.
Türkiye florasında mevcut şakayık türlerinin kültüre alınması, yeni tür ve çeşitlerin geliştirilmesi için Türkiye’nin bütün yaylalarını gezen Kaya, Kazdağları’nda yeni bir şakayık türü buluyor. Türün adına da Paeoniakaya ismini veren Kaya, bunu botaniğe kayıt ettiriyor. Daha sonra bu türden Yolavo’daki çalışmaları sonucunda yine dünyada hiçbir benzeri olmayan dört yeni çeşit yaratan Kaya’ya işte bu başarısının ardından kapılar açılıyor. Bu kez devreye TÜBİTAK giriyor.

1 milyon 100 bin TL’lik proje
Aslında bu, Türkiye adına yapılan bir şahıs girişimi. Tabii Erdal Kaya’nın şakayıkta yaptığı çeşit başarısı TÜBİTAK’ı etkiliyor. Bu çeşitlerin amacı şu. Eğer siz doğada var olan çiçekleri soğanlarından sökmek yoluyla ihraç ederseniz, bunun bir kotası var. Ve doğadaki çiçekler, kesme çiçek ihracatı için uygun değil. Bu çiçekler her ortamda yetişemez, kesme çiçek boyutunda olmayabilir ve çiçekleri de istenilen büyüklükte değildir. Ancak siz doğadan bir tür bulur, bunun da laboratuar ortamında çeşitlerini üretirseniz, bu çeşitlerin ıslahatçı yani üretim hakkını alarak, istediğiniz kadar üretir, bunun da ticaretini yapabilirsiniz. Amaç bu bitkilerin ticari potansiyel oluşturması.
Bu kapsamda, Erdal Kaya’nın şakayıktaki başarısını gören ve TAGEM’i desteklemeye karar veren TÜBİTAK, bunun için 1 milyon 100 TL’lik bir bütçe verdi TAGEM’e. Projenin adı ‘Bazı Doğal Bitkilerin Kültüre Alınması Yeni Tür ve Çeşitlerin Süs Bitkileri Sektörüne Kazandırılması-I”. Temmuz 2006’da başlanan projeye ayrıca TAGEM’e bağlı yedi araştırma enstitüsü, sekiz üniversite, 18 özel sektör kuruluşu da katıldı. 2009’ta tamamlanan projeden önemli sonuçlar çıktı. Erdal Kaya ve diğer araştırma enstitüleri, toplam 200 bin km yol katetti. Toplam 220 tane tür bu proje kapsamında kültüre alındı. Kültüre alınma merkezi Yalova. Bu araştırma sonucunda zambak, süsen, mührü Süleyman, ballı sarımsak, ters lale, acı çiğdem, lale, sümbül, kumul bitkiler ve dış mekan çalılar olmak üzere 9 cins toplantı.
Bu cinslerin de onlarca türleri var. Bu türlerin hepsini yani 177 tane geofit toplayan Kaya ve ekibi, kumul bitkiler ve dış mekan bitkileriyle birlikte toplam 220 tane türü bu proje kapsamında kültüre aldı. Bunların yetiştirme teknikleri belirlendi. Erdal Kaya, “Amacımız yeni çeşitler geliştirerek, bunların üretim tekniklerini paket haline getirerek son kullanıcıya teslim etmek. Bunu yapmaya çalışıyoruz” diyor.

Üreticiye büyük fırsat
Diğer türler dışında şakayıkta da çok ciddi bir yol kat edilmiş durumda. Kaya, “Şakayığın fidesi, olgun bitkisini, her aşamada satıyoruz 3-4 yıldır. Bu şimdi yeni bir sektör oluşturacak şakayıkta” diyor. Kesme çiçekte tek ürün var. O da karanfil. Kesme çiçek ihracatının tek başına yüzde 90’ına sahip.
Bu proje ile de şakayığın karanfile muadil olması hedefleniyor. Şu anda Yalova’daki kesme çiçek üreticilerinden lilyum, gül üretenlerden, Antalya’da karanfil üretenlerden onlarca kişinin kesme şakayık üretimi için girişimleri var. Kaya, “Geçen gün aldığım bir telefon karşısında çok şaşırdım. Hollanda’da kesme şakayık üreten bir çiftçi geçen yıl 3 milyon Euro para kazanmış. Şakayıkta Türk üreticiler için büyük fırsat var” diyor.

Yine üretim paketi verilen bitkiler arasında lilyumun birçok türü var. 1 milyon Euro’luk lilyum kandidum ihracatı olan Türkiye, TAGEM’in TÜBİTAK’la yaptığı bu araştırma sonucunda yeni lilyum türlerine sahip oldu. Kaya bu konuda da şu bilgileri veriyor:
“Şu anda başlangıç paketini verdiğimiz, süsen, mührü Süleyman var. Örneğin yine kesme çiçekçiler yeşillik konusunda büyük sıkıntıya girmişti. Şu anda mührü Süleyman’ın kesme yeşillik olarak kullanılması gündemde. Bunun da biz başlangıç materyalini hazırladık. Üretim patlayacak.”
Ballı sarımsak da başlangıç paketi verilenler arasında. Yalova’da 1982’den beri çiçek üretimi yapan Lezgi Çiçekçilik’in sahibi Mehmet Zengin, şakayık ve lilyum üretimine başladıklarını söylüyor.
Şu anda piyasaya çıkacak kadar üretimleri olmadığını ancak üretim kapasitelerini artırdıklarını söyleyen Zengin, “Bu yeni türlerin bizlere tanıtılması bizim için önemli bir potansiyel yarattı. Yıllardan beri ihraç ettiğimiz karanfile rakip çiçekler devreye giriyor” diyor.
Tıbbi potansiyeli de var
Erdal Kaya, “Projenin amacı, seçilen ekonomik potansiyeli olan türlerin öncelikle eksütü yani yerinin dışında muhafazası… Üretimden önce muhafaza gerekiyor. Bu bitkiler arasında tıbbi özellikleri olanlar da var. Örneğin şu anda ters lale bitkisiyle Alzhaemir’a çare arıyoruz. Tıbbi araştırmaların başında Prof. Dr. Bilge Şener var. Mührü Süleyman üzerine Fransızlar’la çalışıyoruz şeker hastalığı için” diyor. Yine bu araştırma sonucunda acı çiğdem’in yeni 9 türünü bulan Kaya ve ekibi, koşkum da denilen bu bitkiyle önemli hastalıklar üzerinde çalışmaların yürütülmesini sağlıyor. Türkiye, şu anda koşkum dispert adlı ilacı ithal ediyor. Akdeniz ateşinin bir numalaralı ilacı bu. Gut, osteoporz, kansere karşı kullanılıyor.
Acı çiğdemin 90 tane türü var dünya üzerinde. 50 tür Türkiye’de. Çok büyük ekonomisi var. Dokuz tane daha bulundu bu çalışmayla. Ancak Türkiye şu anda koşkum’dan hiç para kazanmıyor. Yalova’daki merkezde yeni çeşitlerin yaratılması üzerine çalışmalar yapılıyor.
Şu anda Yalova’da bulunan 220 türün 5 bin küsur tane çeşit adayı var. Ancak bunların belirlenmesi için 3-4 yıllık bir süreç gerekiyor. Yeni türlerin piyasaya kazandırılması için de öncelikle bir piyasa araştırması yapılıyor. Bu türler piyasada tutar mı? İşte dört çeşidi yaratılan şakayık son aşamasına gelmiş, ıslahatçı hakkı alınmış ilk yerel kaynaklı süs bitkisi olmuş durumda.

İkinci proje başladı
Türkiye’de toplam 850 türün varlığından söz ettik. TAGEM, TÜBİTAK desteğiyle bunların 220 tanesini birinci proje kapsamında topladı ve Yalova’ya getirdi. Ancak geriye 650 tür kalmıştı. İşte yine TÜBİTAK; 650 türün de Yalova’ya getirilmesi için TAGEM’e 3 milyon 250 bin TL’lik bir bütçe desteği sağladı.
Yeni projenin ismi “Türkiye Geofitlerinin kültüre alınması, yeni tür ve çeşitlerin ilgili sektörlere kazandırılması” olarak kondu. Birinci projede ‘süs bitkileri sektörü’ denmişti. Ama bu ikinci projede devreye süs bitkileri sektörünün yanı sıra, tıbbı bitkiler sektörü ve ilaç sanayi de girdi. İkinci proje kapmasında bu kez yine 200 bin km yol alınacak. Ekimden bu yana 30 bin km’si yapılmış ve şimdiden 200 geofit toplanmış bile. Ekonomist





İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir