Anasayfa / Ekonomi-Finans / Bedeli 10 kat artırılınca yolsuzluk şikayeti zorlaştı

Bedeli 10 kat artırılınca yolsuzluk şikayeti zorlaştı




kamu ihale kurumuSon 10 yılda 140’tan fazla değişiklik gören Kamu İhale Kanunu, son yolsuzluk operasyonları ile tekrar gündeme geldi. Yapılan değişiklikler 100 milyar dolara yaklaşan kamu ihaleleri konusunda şüpheler yaratıyor. Yolsuzluk iddialarının araştırılması görevini Kamu İhale Kurumu’ndan alan 5812 saydı Kanun, şikayet başvuruları için ödenmesi gereken bedeli de yaklaşık 10 kat artırdı. Bunun şikayetlerin azalmasına neden olduğu söyleniyor.

Türkiye’nin gündemine bomba gibi düşen yolsuzluk ve rüşvet operasyonu, uzun zamandır tartışılan Kamu İhale Kanunu’nu yeniden gündeme getirdi. Son 10 yılda 37 farklı kanun çıkarılarak yasada 140’ın üzerinde değişiklik yapıldı. Bu durumun yılda ortalama 80-100 milyar TL’lik kamu alımı yapılan ihalelerde ciddi denetim eksikliklerine yol açtığı iddia ediliyor.

Kamu İhale Kanunu, demokratik hukuk sistemi ile yönetilen tüm ülkelerde, Bütçe Kanunu ve Ticaret Kanunu’ndan sonra ekonomik ve ticari hayatı etkileyen en önemli üçüncü hukuksal metin olma özelliğine sahip. Kanun, kamu hizmetinin görülmesinde ihtiyaç duyulan mal ve hizmetlerin satm alınmasında ve gerek duyulan yapım ve inşaat işlerinin yerine getirilmesinde dayanak olan ilkeleri ve bunlara ilişkin olarak uygulanacak kuralları belirliyor.

94,4 MİLYAR TL ALIM

Kamu İhale Kurumu (KİK) verilerine göre, 2012’de toplam kamu alımlarımn miktarı 94,4 milyar Türk Lirası olarak hesaplandı. Toplam harcama içinde belediyelerin ve belediye iktisadi teşekküllerinin payı yüzde 31,7, özel bütçeli kuruluşların payı yüzde 14,8, KIT’lerin payı yüzde 12, Sağlık Bakanlığı’nın payı yüzde 7,3, yüksek öğretim kurumlarınm payı yüzde 5,5, il özel idarelerinin payı ise yüzde 4,3 olarak sıralanıyor.

Türkiye’de kamu alımlarını düzenleyen ilk yasal metin 22 Nisan 1925’te yürürlüğe giren Müzayede, Münakaşa ve Ihalat Kanunu oldu. Daha sonra 1934 yılından 1983 yılına kadar yaklaşık 50 yıl 2490 sayılı Kanun yürürlükte kaldı. 1983 yılında ise 2886 sayılı Kanun yürüdüğe girdi. Avrupa Birliği’nin (AB) önerileri doğrultusunda 2002’de hazırlanan ve 1 Ocak 2003’te yürürlüğe giren 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu ise kendi alanında bir ilk olma özelliğine sahip. Zira halen yürürlükte olan bu kanun, Cumhuriyet tarihinin en şeffaf ve uluslararası standartlara uygun ihale kanunu olma iddiasını taşıyor.

NEDEN ŞEFFAF DEĞİL?

Ancak uzmanlar, 2003’ten bu yana kanunda yapılan değişiklikler ile AB müktesebatma uyum bir yana mevcut kamu ihalelerindeki şeffaflık ve denetim mekanizmalarının bile zayıflatıldığını savunuyor. Bu yüzden, Kamu İhale Kanunu’na ilişkin eleştiriler, her yıl yayınlanan AB İlerleme Raporu’nda da kendine yer buluyor.

Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı (TEPAV) Mali Çalışma Grubu’nun Kamu İhale Kanunu ile ilgili yaptığı çalışmaya göre, Kamu İhale Kanunu’na en fazla müdahale 42 adetle 4964 sayılı Kanun ile yapıldı. Bunu 32 ve 10 adet müdahale ile 5812 ve 4761 sayılı kanunlar takip etti. TEPAV’ın belirlemelerine göre, Kamu İhale Kanunu’na toplam 54 yasal düzenleme ile en az 140 civarında ekleme, değişiklik, istisna getirilmesi hükümleri şeklinde müdahale yapıldı.

İNCELEME YETKİSİ KALKTI

Kamu İhale Kurumünun basma yansımış iddiaları inceleme yetkisi 2009’da yürürlüğe giren 5812 sayılı Kanun ile birlikte kaldırıldı. Bu değişiklik, kamuoyu denetimine ilişkin işlevin ortadan kalktığına ilişkin ciddi eleştirilere yol açtı. Değişiklikle birlikte, kurumun incelemesi sadece şikayet başvuruları ile sınırlandırılmış oldu.



Kamu İhale Kurumu verilerine göre 2012’de 157 bin 558 kamu ihalesi yapıldı. Bu ihalelerin yalnızca yüzde 4,4l’i şikayet konusu oldu. Yani her 100 ihaleden yalnızca 4’ü Kamu İhale Kurumu tarafından denetime tabi tutuluyor. Geri kalan ihaleler hakkında ise şikayet olmadığı için inceleme yapılmadı. Üstelik iddiaların araştırılması görevini Kamu İhale Kurumu ’ndan alan söz konusu 5812 sayılı kanun, şikayet başvuruları için ödenmesi gereken bedeli de yaklaşık 10 kat artırdı. Yani hem yolsuzluk iddialarının araştırılması için şikayet şartı getirildi hem de bedeli artırılarak şikayet başvuruları zorlaştırılmış oldu.

7 MİLYAR TL’LİK İSTİSNA

Öte yandan özellikle 2002’den bu yana KİK denetiminden çıkarılan istisnai kuruluşların sayısının 6’dan 60’a çıktığı belirtiliyor. Eleştirilere karşılık Kamu İhale Kurumu’ndan 13 Kasım 2013’te yapılan basın açıklamasında, “2012’de istisnai kapsamdaki alımların toplam alımlarm yüzde 7,54’ü olduğu” ifade ediliyor. Ancak az gibi görünen bu oranın parasal karşılığı 7 milyar TL’yi aşıyor.

Kamu İhale Kanunu, 2012 başlarında da Ankara Cumhuriyet Baş-savcılığı’nın başlattığı bir yolsuzluk soruşturmasına konu olmuştu. Soruşturma kapsamında Kamu İhale Kurumu’nun sekiz yöneticisinden altısı değiştirildi. Kurumun bazı üyeleri ve röportörleri tutuklandı. Nisan 2012’de ise kurumun başına daha önce Mali Suçlar Araştırma Kuru-lu’nda (MASAK) başkan yardımcılığı görevini yürüten Mahmut Gürses getirildi.

İNŞAAT SEKTÖRÜ TEDİRGİN

Yolsuzluk operasyonu kapsamında Emlak Konut GYO Genel Müdürü Murat Kurum’un bilgisine başvurulması, Taş Yapı’nın sahibi Emrullah Turanlı ve Ali Ağaoğlu gibi dev müteahhitlerin gözaltına alınmaları inşaat sektöründe tedirginlik yarattı. TOKİ eski başkanı ve Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar’ın oğlu Abdullah Oğuz Bayraktar’ın da gözaltında olması, TOKİ projelerinde önümüzdeki dönemde aksamalar olup olmayacağı sorularını akıllara getiriyor. Ancak Başbakanlık Toplu Konut idaresi Başkanlığı (TOKİ) Türkiye genelinde 27 kentte 195 daireyi 25-31 Aralık’ta satışa çıkaracağı çalışmasından geri adım atmadı ve yürütme konusunda sorun çıkmayacağının sinyallerini verdi.

SATIŞLARI ETKİLEYEBİLİR

Gayrimenkul sektörünü temsil eden Gayrimenkul Yatırım Ortakları Derneği (GYODER), Konut Üreticileri Derneği (KONUTDER) ve İstanbul İnşaatçılar Derneği (İNDER) ortak açıklamalarında, operasyonun 100 milyar doların üzerinde büyüklüğe sahip inşaat sektörünü ve Türkiye’nin genel itibarını olumsuz etkileyecek bir noktaya gittiğini, bunu üzüntüyle karşıladıklarını ve acil çözüm beklediklerini vurguladılar.

Dumankaya İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Uğur Dumankaya, “Operasyonun olumsuz etkilerini görmeye başladık. Yaşanan olaylar konut satışlarını olumsuz etkileyebilir. Şu anda hakim olan rüzgarın dinmesini bekliyoruz. Ortalık durulunca yeniden çeşitli

kampanyalarla müşteriye odaklanma yollarını arayacağız. Yurtdışına satışa odaklanmak da bir başka çıkış yolu olabilir” diyerek sektörde yaşanan huzursuzluğu özetliyor.

Operasyonun konut satışlarının düşük olduğu bir dönemde yapıldığı için sektörü çok fazla etkilemesini beklemediklerini belirten Konut Üreticileri Derneği (KONUTDER) Başkanı Ömer Faruk Çelik ise satışların tekrar canlanacağı mart ayına kadar sorunların çözülmesini umduklarını vurguluyor.






İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir