Anasayfa / Haberler / Belgrad Ormanın’dan 5 Kamyon, 220 Torba 15 Bin Litre Çöp

Belgrad Ormanın’dan 5 Kamyon, 220 Torba 15 Bin Litre Çöp



Belgrad Ormanında Çöp Temizliği, 5 Kamyon Çöp, 220 Torba Çöp, 15 Bin Litre Çöp

Çeşitli sektörlerden gelen ve bisiklet tutkunu olan 50 kişinin oluşturduğu İkiteker Grubu, Belgrad Ormanı’nı temizliyor. Yıllardır bu ormanda pedal çeviren grup, mesire yeri dışında piknik yapanların bıraktığı çöplerden rahatsız olunca kolları sıvayarak temizliğe başlamış. 1 Ekim’de yaptıkları ilk temizlikte 5 kamyon, 220 torba, 15 bin litre çöp toplamışlar.

İkiteker, doğa ve bisiklet tutkunu sporseverlerin bir araya gelmesiyle oluşmuş elli kişilik bir topluluk. Üyeleri çeşitli meslek gruplarından geliyor. Aralarında Doğadan Genel Müdürü Cem Pasinli, Alternatifbank Hazine Genel Müdür Yardımcısı Tolga Şenefe, Ferroli Türkiye Genel Müdürü Çetin Çakmakçı, Standart Ünlü Menkul Değerler A.Ş. Yönetici Direktörü Batur Özyar, Bilgi Üniversitesi Eğitmen ve Koçu Ufuk Çakmakçı, BP Eski Genel Müdürü ve YASED Eski Başkanı Tahir Uysal gibi isimler var.

Grup üyelerinin en büyük zevki bu orman alanlarında her hafta en az iki, bazen üç kere pedal basarak 25 ile 50 km arasında değişen parkurlarda dağ bisikleti turları yapmak. 7-8 sene önce kurulan İkiteker grubunda 50 kişi bulunuyor. Bu kişilerin yaklaşık 15’i aktif. Her hafta perşembe, cumartesi ve pazar günleri bir araya gelip bisiklete biniyorlar. 2-3 saat ile 7 saat arasında pedal çeviriyorlar.

İkiteker’in gezdiği mekanlar arasında Belgrad Ormanı, Polonez ormanları, Bolu, Safranbolu, Çanakkale, Kıyıköy, Durusu Milli Parkı, Kazdağları, İsviçre ve Avusturya Alpleri bulunuyor.
İkiteker, şu günlerde Belgrat Ormanı’nı çöplerden arındırmak için bir sosyal sorumluluk projesi yürütüyor. Ekim ayında başladıkları ilk temizlik operasyonunda 12 kilometrelik bir alanda 5 kamyon, 220 torba, 15.000 litre çöp toplamışlar. Grubun hedefi Belgrad’ın temizlenmesi ve temiz kalması için herkesi harekete geçirmek.

5 kamyon, 220 torba 15 bin litre çöp
İkiteker grubunun pedal çevirdiği ormanlara piknikçiler de gidiyor. Ancak bu piknikçilerin birçoğu alanı terk ederken etrafta çöplerini bırakıyorlar. Toplanmayan, çöpe atılmayan poşetler, şişeler, artıklar zamanla çoğalarak büyük kirliliklere neden oluyor. Bunun en büyük nedeni de bazı kişilerin piknik için ayrılan alanlarda değil de girişin yasak olduğu yerlerde piknik yapmaları. Bu kısımlarda çöp kutuları, konteynerlar bulunmadığı için temizlik de yapılmıyor. Hal böyle olunca bırakılan çöpler oldukları yerde kalıyor ve sürekli işgal edilen alan nedeniyle dağ gibi de büyüyorlar. Ormanlarda bisiklete binen ve çöpler içinden geçmek zorunda kalan, bu durumdan da çok rahatsız olan İkiteker grubu internette görüp okudukları eski New York Valisi Rudolf Giuliani’nin şehri nasıl kökünden temizlediğini anlatan ‘Kırık cam teorisi’ adlı yazıdan esinlenerek ormanı bu çöp yığınlarından kurtarmak için harekete geçmiş ve bir sosyal sorumluluk projesi başlatmış. İlk etkinlik 1 Ekim Cumartesi yapılmış. Grup elemanlarından 15 kişi ve aileleri ormana dağılıp, en yoğun çöp birikmiş noktalardan başlayarak 5 kamyon, 220 torba, 15.000 litre çöp toplamışlar. Sabah 8.30’da başladıkları çöp toplama işini akşam 6’ya kadar devam etmiş.




Fikir akıllarına ilk geldiğinde gruptan bazı kişiler “Başkalarının çöpünü biz mi temizleyeceğiz“ diye karşı çıkmış ve çöp toplamak istememiş. Böylece 15 kişiyle yola çıkılmış. Çöplerin arasından binlerce pet şişe ve naylon torba, yüzlere, binlere varan cam içki şişeleri ve bira kutuları, halı, yataklar, düzinelerle eski ayakkabı, kirli bebek bezleri, bir amplifikatör enkazı, mangallar, ızgaralar, eski futbol topları, koltuk takımları, binlerce gazete, kağıt ve ıslak mendil ve daha birçok ıvır zıvır çıktığını belirten Planet Health Club kurucusu ve eski sahibi Ziya Cecan, topladıkları alanların pırıl pırıl parladığını söylüyor. Çöpleri toplarken bir ağacın etrafında 17 şişe rakı bulmuşlar. Hatta aralarında eski tip, bilyesiz şişeler bile varmış! Ferroli Türkiye Yönetim Kurulu Üyesi ve Genel Müdürü Çetin Çakmakçı: “Tabii ki bir günde bütün ormanın çöpünü temizlemek fizikman mümkün değil. Ama bu bir başlangıç oldu, girişildiği takdirde en yoğun çöp alanlarının bile kısa zamanda tertemiz olabildiğini gördük ve yaşadık” diyor ve diğer sporculara, halka ve de en önemlisi piknik yapan vatandaşlara da örnek olup, onları da bu yönde hareket etmeye teşvik etmek istediklerini ifade ediyor. Öncelikli hedef bu alanlara hiç çöp atılmaması. Diğer bir amaçları ise biraz bezmiş ve yorgun olan orman idaresinin de bu işe yeniden dört elle sarılması ve daha çok konteyner koyup, bunları daha sık boşaltması. Ayrıca kurulacak fiziki engel ve bariyerlerle piknikçilerin arabalarıyla yasak alanlara girmelerini engellemek. Böylece bu alanların kirlenmemesi de sağlanabilir.

Yakın zamanda ormana tekrar gidip etkinliğin ikincisini yapmayı planlayan İkiteker grubu bu sefer 50 kişilik bir ekiple temizliğe girişmeyi planlıyor. Çöpleri topladıklarında, etrafı temiz gördüklerinde motive olduklarını belirten Çakmakçı, artık yanlarından çöp poşeti taşıdıklarını ve sokaklarda gördükleri şişeleri de çöpe attıklarını söylüyor.

Kırık cam teorisi nedir?
“Suçlarla mücadeleyi nasıl başardın?” sorusuna eski New York Valisi Rudolf Guiliani‘nin cevabı şöyle olur: “Metruk bir bina düşünün. Binanın camlarından biri bile kırık olsa, o camı hemen tamir ettirmezseniz, çok kısa sürede, oradan geçen herkes bir taş atıp, binanın tüm camlarını kırar. Ben ilk cam kırıldığında hemen tamir ettirdim. Bir elektrik direğinin dibine biri çöp bıraksın. O çöpü hemen oradan kaldırmazsanız, çok kısa bir sürede dağlar gibi çöp birikir. Ben ilk konan çöp torbasını kaldırttım.” Bir sokağın suç bölgesine dönüşme süreci önce tek bir pencere camının kırılmasıyla başlıyor. Cam hemen tamir edilmezse, oradan geçenler o bölgede bir otorite olmadığını düşünüyor, diğer camları da kırıyor. Ardından daha büyük suçlar geliyor. Bunu anlayan New York polisi, önce küçük suçların peşine düşmüş. Metroya bilet almadan binenleri, apartman girişlerini tuvalet olarak kullananları, kamu malına zarar verenleri, hatta içki şişelerini yola atanları yakalayıp haklarında işlem yapmış. Kırık cam teorisi, ABD’li suç psikoloğu Philip Zimbardo’nun 1969’da yaptığı bir deneyden ilham alarak geliştirilmiş. Zimbardo, suç oranının yüksek olduğu, yoksul Bronx ve daha yüksek yaşam standardına sahip Palo Alto bölgelerine birer 1959 model Oldsmobile marka araba bırakmış. Araçların plakası yokmuş, kaputları aralıkmış. Olup bitenleri gizli kamerayla izlemiş. Bronx’taki otomobil üç gün içinde baştan aşağıya yağmalanmış. Diğerine ise bir hafta boyunca kimse dokunmamış. Ardından Zimbardo ile iki öğrencisi sağ kalan otomobilin yanına gidip çekiçle kelebek camını kırmış. Daha ilk darbe indirilmişti ki çevredeki insanlar (zengin beyazlar) da olaya dahil olmuş. Birkaç dakika sonra o otomobil de kullanılmaz hale gelmiş.

“Demek ki” diyordu Zimbardo, “İlk camın kırılmasına ya da çevreyi kirleten ilk duvar yazısına izin vermemek gerek. Aksi halde kötü gidişatı engelleyemeyiz.”





İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Yazımızı beğendiniz mi?

Size daha güzel hizmet sunabilmemiz için lütfen bize destek olun. Yazımızı aşağıdaki sosyal medya sitelerinde paylaşabilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.