Anasayfa / Ekonomi-Finans / Borsa rallisi ve reel sektördeki parasal gelişmeler

Borsa rallisi ve reel sektördeki parasal gelişmeler




İMKB’de 2012 yılı haziran ayında başlayan ve hâlâ devam eden yükseliş, 1998-2000 yılları arasındaki ralliye benziyor. Düşüş için bir B planı olmayanlar bu dönemde mutlaka profesyonel kuruluşlardan yardım alarak hareket etmeli…

GEÇEN hafta İMKB rekorlarını sürekli olarak yeniledi. Endeks haftalık bazda yüzde 5.5 civarında bir artış yaptı. Cuma günü bir ara çok sert satışlar gelse de endeks ikinci seansta tekrar toparlandı. Borsanın bundan sonra izleyeceği yön konusunda çok fazla görüş var. Kimileri çok sert düşüşlerin olabileceğini söylerken kimileri de 100-120 bin seviyesine kadar yükselebileceğinden bahsediyor.

Geçen haziran ayından bu yana başlayan yükseliş son zamanlarda bir ralliye dönüştü ve bu ralli adeta 1998’in sonunda başlayıp 2000’in başlarında biten ralliye benziyor. Şimdi bu süreci biraz hatırlayalım… İMKB endeksi temmuz 1998’de gördüğü 4.600 zirve seviyesine Mart 1999’da ulaşmıştı. Yükseliş sadece 5 aya sığmıştı. “Endeks ha döndü, ha dönecek” derken bir yıl dolduğunda tam 10 kat artmıştı ve Ocak 2000’de 20 bin seviyesini görmüştü. O süreç içinde insanlar çılgın gibiydi. Borsanın amansız yükselişi her gün devam ediyor ve hisse senetleri sürekli değer kazanıyordu. Tabii ki bu durum o günlere kadar borsayla hiç ilgisi olmamış çok fazla yeni yatırımcıyı da borsaya çekmişti. Ama 1999’un sonlarında ya da 2000 yılının başlarında büyük yükselişin sonunda trene binen yatırımcıları, 2005’e kadar sürecek sancılı bir dönem bekliyordu.

YÜZDE 60’DAN FAZLA ARTTI

Şu anki havaya bakıyorum. Bence benzer gelişmeler oluyor. Faizler dip seviyelere gerilemiş durumda. Terör örgütü lideri ile görüşmeler yapılıyor ve Türkiye, önemli bir safrayı en az maliyetle üzerinden atmaya çalışıyor.

Moody’s’ten yeni bir not artırımı bekleniyor. Şirket kârları artıyor. Bireysel emeklilik fonlarının borsaya ayırdıkları fon miktarı artıyor. Çünkü tahvil ve bonoda getiri düşünce, BES (bireysel emeklilik sistemi) müşterileri portföylerini hisse fonlarına doğru yönlendiriyor. Birçok fon yöneticisi alım yapabilmek için endeksin düzeltme yapmasını bekliyor ama düşüşler çok cılız kalıyor. Borsamız Haziran 2012’den bu yana eylül ayı hariç her ay arttı. Bu süreç içinde 54 bin 366 seviyesinden 82 bin civarına gelerek yüzde 60’tan fazla getiri sağladı. Önümüzdeki birkaç aylık süre içinde yeni ralliler görülebilir. Ancak böyle zamanlarda ayakkabı boyacısı da borsaya ilgi duymaya başlamışsa işte o zaman dikkatli olmak gerekir. Borsanın geleceği çok parlak görünüyor olsa da kaçışa ilişkin B planınız yoksa veya daha önce borsaya hiç girmemişseniz, bu işi kendi başınıza değil de profesyonel kuruluşlardan yardım alarak yapmanızda fayda var. Paranızın hisse senedinde değerlendirmek istediğiniz kısmını portföy yönetim şirketlerinde değerlendirmekte fayda var.



Biraz da ekonomideki reel sektördeki parasal gelişmelere bakalım… Özel sektörün ( kamu bankaları hariç özel bankalar, bankacılık dışı finansal kuruluşlar ile finansal olmayan kuruluşlar) yurtdışından sağladığı kredi borcuna ilişkin Kasım 2012 verileri, TCMB tarafından yayımlandı. Sektörün uzun vadeli kredi borcu Kasım 2012 sonunda bir önceki ay sonuna göre 2.8 milyar dolar artışla 133.8 milyar dolar olurken, 2011 sonuna göre 7.3 milyar dolarlık bir yükseliş göstermiş.

Borç sınıflamasına göre dağılım incelendiğinde, bir önceki yıl sonuna göre bankaların kredi biçimindeki borçlanmaları yüzde 7.9 oranında azalırken tahvil biçimindeki borçlanmalarının yine bir önceki yıl sonuna göre yüzde 173 oranında arttığı (5.7 milyar dolarlık bir artış) dikkat çekiyor.

Alacaklıya göre dağılım incelendiğinde, özel alacaklılara ( alacaklı sınıfının yüzde 90.1’ini oluşturuyor) olan borç, 2011 yıl sonuna göre değişim göstermezken tahvil alacaklılara olan borç yüzde 131 oranında (2011 sonuna göre 5.9 milyar dolar) artış göstermiş durumda. Özel sektörün yurtdışından döviz olarak sağladığı borçlar (126.4 milyar dolar) 2011 sonuna göre yüzde 5.5 artış gösterirken, döviz kompozisyonunun yüzde 59.9’unu dolar, 37.7’sini ise euro oluşturuyor.

YABANCILARIN DİBS PAYI

TCMB verilerine göre yabancıların Türkiye’de devlet iç borçlanma senetlerine (DİBS) yatırım tutarı, 11 Ocak haftasında net 433 milyon dolar (önceki haftaya göre piyasa fiyatı değişimi ve kur farkından arındırılmış olarak) artış göstererek toplam stok 62.6 milyardan 63.6 milyar dolara yükseldi. Böylelikle yabancıların DİBS portföyünün toplam pazar içindeki payı yüzde 28.8’den 29’a ulaştı. Yabancıların Türkiye’deki Hazine kağıtlarına olan ilgisi ülkemizdeki faiz oranlarının cazipliğinden kaynaklanıyor. Türkiye’deki faiz oranları her ne kadar düşüş eğiliminde olsa da dünyadaki birçok ülkeninkine göre hala yüksek seviyede bulunuyor. Bu durum da ülkemize olan yatırım iştahını artırıyor.

Yaşar Erdinç / Para Dergisi






İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir