Anasayfa / Ekonomi-Finans / Borsada Almalı mı Satmalı mı? Ekim 2012

Borsada Almalı mı Satmalı mı? Ekim 2012




Borsa biraz daha yükselebilir. ama risk artıyor

Borsa yatırımcısı açısından büyük fırsatların ve yine büyük risklerin olduğu bir dönemdeyiz. Büyük fırsatlar var çünkü parasal genişlemelerden önemli ölçüde faydalanan İMKB’de not artışları da fiyatlara yansıyor. Not artışı ile birlikte önce 71.500 zirvesi ardından daha yukarı seviyeler öngörülüyor. Ancak aynı oranda risklere de dikkat çekiliyor. Bunların başında da Suriye belirsizliği var. Yine İMKB’deki yüksek değerlemeler sonrası olası kâr satışları da önemli. Riski alabilen yatırımcılar, doğru hisse seçimi ile uygun seviyelerden hisse alabilir. Ancak bu oran toplam portföylerde yüzde 25-30’ların üzerine çıkmamalı.

Sermaye piyasası, Suriye ile yaşanan gerginliği fiyatlamak bir yana tamamen göz ardı etmiş gibi hareket ediyor. Çünkü geçen hafta içinde İMKB, 2011 Mayıs’ından bu yana en yüksek seviyesinden 69.603 seviyesinden kapanış yapmayı başardı. Yani tarihi rekor seviyeleri olan 71.500 seviyelerine doğru yükselişine devam etti. Burada dikkat çekilmesi gereken bir nokta da yüksek işlem hacmi oldu. Günlük hacmin 2.2 milyar TL’yi aştığı görüldü.

“İMKB’de 66.500 üzerinde kaldıkça ‘rekor görme iştahı’ devam edecek söylemimizi koruyoaız” diyen Gedik Yatırım Araştırma Müdürü Onur Mutlu, zirve seviyelerinde para girişinin devam etmesi ve işlem hacminin 2 milyar TL’yi aşmasıyla yükselişin yeni zirvelere doğru devam edebileceğini ifade ediyor.

NELER İZLENECEK?
■    Merkez bankaların bol likiditeyle, gevşek para politikalarının devamı, sabit getirili enstrümanlar yerine, emtia ve gelişen ülke piyasalarına ilgiyi artırıyor.
■    Kötü global resimde gelişen ülkeler varlık sınıfı olarak daha iyi yerde. Türkiye güçlü bankacılık sistemi, borç rasyoları ve iç taleple güçlü bir görüntü sergiliyor.
■    Bunların sonucunda yatırım yapılabilir ülke notu beklentisi iyice artmış durumda.
■    Ancak riskler de var. Suriye en büyük soru işareti.
■    Gelişen piyasalara göre artık İMKB’nin iskontosunun ortadan kalkması önemli.
■    Dış piyasalarda stagflasyon riskine dikkat çekiliyor.

NOT DAHA ÖNDE

Suriye ile yaşanan gerginliğe rağmen son günlerdeki bu yükselişin arkasındaki temel faktör, not artırımı beklentileri. Kredi derecelendirme kuruluştan Moody’s ve Fitch’ten gelen açıklamalar, not artırımı sinyali olarak algılandı.



Sonuç olarak Türkiye, kredi notu artırılabilir bir ülke konumunda ve Haziran ayında Moodys’in kredi notunu yatırım yapılabilir seviyenin bir basamak altına çıkarması ve görünümü pozitif olarak belirlemesiyle yatırım yapılabilir ülke olma yoluna girdi. Global likidite artışı Eklentileri ve sonrasında geçen ay içinde bu yönde verilen kararlar, İMKB’nin gelişen borsalar arasında ayrışmasını sağladı. Gelişen ülkeler endeksi ile İMKB arasında yüzde 13-14’lerdeki fark da sıfırlandı.

PARA GİRİŞİ SÜRER

Daha önce not artırımı sürecinden geçen Rusya ve Brezilya gibi ülkelere sermaye girişinin 12-18 ay öncesinden başladığı göz önünü alınırsa, Türkiye’ye mayıs ayından bu yana devam eden sermaye akışını normal karşılamak gerekiyor.

Burada anormal olan durum ise Suriye gerginliğinin fiyatlara etki etmiyor olması. Büyük bir bankanın genel müdürü, “Bu konu o kadar belirsiz ve riskli ki piyasalar, bunu düşünmek bile istemiyor” değerlendirmesini yapıyor.

Yatırımcılar, hem endeksin geldiği seviyeler ve yüksek değerlemeler hem de Suriye gerginliğinin artıp artmayacağı endişeleri ile İMKB’yi izliyor ve yukarı trendde yatırımcıların iştahını kabarttığı için ‘al’ veya ‘sat’ kararı vermekte hayli zorlanıyor.

RİSKLER VAR

İş Yatırım, Haziran ayından itibaren İMKB’de ‘azalt’ olan notunu ‘biriktir’ şeklinde değiştirdi. İMKB’nin 55.000’lerden 69.000’lere yükselişinde de bu notunu şu ana kadar değiştinnedi. Hisse senedi piyasalarında Suriye ile yaşanan gerginliklerin fiyatlara yansımadığını ifade eden İş Yatırım analisti Dr. Uğur Küçük, belirleyici faktörün şu aşamada not artınmlan olduğu-nu kaydediyor.

Yatırım yapılabilir seviye no- V’ tu öncesinde, diğer ülkelerde de Q benzer gelişmelerin olduğunu Q kaydeden Küçük, “Piyasalarda ^-s. not artırımları satın alınıyor, artı-rım gerçekleştikten sonra da bu süreç devam edecektir. Ancak arkasından ciddi kâr satışları ile karşılaşılıyor. Türkiye’de de benzer bir trendle karşı karşıya olabiliriz” diyor. Uğur Küçük, gelinen seviyeler sonrasında hisse oranını bir miktar düşürmenin doğru olabileceğini de sözlerine ekliyor.

HİSSE NEDEN CAZİP?

Yönettiği Strateji Menkul A Tipi yatırım Fonu’nda yüksek getirilerle dönem dönem haber olan Strateji Menkul Fon Yöneticisi Bülent Topbaş, yıl içinde biraz tedirginlik olsa da merkez bankalarının kararlığı ile birlikte portföyde hisse oranını artırdıklarını kaydediyor. Özellikle de bankacılık hisselerine dikkat çekiyor. Yıl başından bu yana gösterilen yüksek performansa rağmen Fiyat /Kazanç çarpanlarına bakıldığında endeksin gideceği yer olduğunu söyleyen Topbaş, şunları söylüyor: “Global koşullara bakıldığında yatırımcılara daha fazla hisse öneriyorum. Portföylerde endeksteki gevşemelerde yüzde 25-35 hisse olmalı. Parasal genişleme altını güçlü tutmaya devam edeceğinden yüzde 10 altın tutulabilir. Yüzde 50-60 oranında ise TL ve döviz cinsinden Özel Sektör Tahvili alınabilir.”

Ekonomist






İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir