Anasayfa / Ekonomi-Finans / Bu yıl çiftçinin yüzü birçok üründe gülecek

Bu yıl çiftçinin yüzü birçok üründe gülecek




Bu yıl çiftçinin yüzü birçok üründe gülecek

Devreye giren barajlar Türkiye’nin tarım kimliğinde değişime yol açıyor. Diyarbakır ve Şanlıurfa ovalarındaki kuru bakliyat tarım yavaş yavaş mısır, ayçiçeği ve pamuğa bırakıyor. Türkiye tarımının en karakteristik ürünlerinden kırmızı mercimek için imdat çanları çalıyor. Bu yılki rekolte beklentilerine gelince, yağışlar birçok ürün için yeterli ve yüzler gülecek gibi.

bugdayiklim koşullarının elverişli gitmesi sonucu tarımın birçok ürünü için rekolte beklentileri yüzleri güldürüyor. Özellikle yüzde 25’lik verim artışı beklenen bakliyat sektöründe ekim alanlarının daralması ise dikkat çekiyor. Bunun en büyük nedeni ise bakliyat ürünleri ekiminin en fazla olduğu bölgelerde sulu tarıma geçişin getirdiği dönüşüm. Birçok üretici artık bakliyat yerine, pamuk, sebze, mısır ve ayçiçeği gibi ürünlere yöneliyor.

Bakliyat ürünlerinin ekim alanla-nnın daralmasının Türkiye’yi 5 -10 yıl içinde ithalatçı konuma düşürebileceğine vurgu yapan Arbel Grubu ve Ulusal Baklagil Konseyi Yönetim Kumlu Başkanı Mahmut Arslan, “Türkiye’nin en iyi ihracat kalemi olan kırmızı mercimeğin ekiminin desteklenmesi gerek. Çiftçi başka ürünlere yönelir ve bunların ekimine alışırsa tekrar dönüş yapmaz. Bu da dünyada rağbet gören kırmızı mercimeğimizin sonu olur. Ancak kendi kendine yeten bii’ ülke konumuna düşeriz” diyor.

REKOLTE BEKLENTİLERİ

Bu yılki rekolte beklentilerine gelince… Geçen yılki 410 bin tonluk kırmızı mercimek ve 518 bin tonluk nohut rekoltesinin bu yıl yine aynı seviyede olması bekleniyor. 2012’de 20.1 milyon ton olarak gerçekleşen buğday rekoltesinin ise bu yıl 21 milyon ton seviyesinde olacağı tahmin ediliyor. Uzmanlar, geçen yıl 7.1 milyon ton olan arpa rekoltesinin ise 7 milyon ton civarında olacağını hesaplıyor.

Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçı Birlikleri verileri, geçen sezon 450 bin ton olan Türkiye’nin zeytin rekoltesinin 2012-2013 sezonunda 455 bin ton olarak gerçekleşeceğini gösteriyor. Geçen yıl Türkiye’nin zeytinyağı rekoltesinin ise 192 bin ton olduğu biliniyor. Bu yıl 201 bin tonluk zeytinyağı rekoltesi öngörülüyor. Dünya zeytinyağı pazarının yüzde 45’ine hakim olan Ispanya’nın her yıl 1 milyon tonun üzerinde gerçekleştirdiği zeytinyağı rekoltesinin bu yıl 650 bin tona kadar düşmesi, Türk zeytinyağının dünya pazarlarında talebini artırıyor.

Dış pazarlarda böyle olumlu bir tablo söz konusuyken iç pazarda Suriye’den giriş yapan kaçak zeytinyağı nedeniyle sorun yaşanıyor. Kasım ayından bu yana Suriye’den 40 bin tonluk kaçak zeytinyağı girişi olduğunu söyleyen Tariş Zeytin ve Zeytinyağı Tarım Satış Kooperatifleri Birliği Başkanı Cahit Çetin, “Sezon sonuna kadar bu rakamın 80 bin tonu bulacağını tahmin ediyoruz. Bu durumu ilgili birimlere ilettik. Türk zeytinyağı zarar görüyor” diye anlatıyor.

YAĞIŞLAR GENELDE YETERLİ

2012-2013 yılı tarımsal üretim dönemi 2012 Ekim ayı itibariyle başlamış bulunuyor. Bugünlerde ise yazlık- ekilişler halen devam ediyor. Ülke genelinde kuru tanm alanlarında gerçekleştirilen ürünler için nisan ve mayıs ayı yağışları önem taşıyor. Bu yıl Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde-ki bazı kısımlar hariç tutulursa bölgelerden alınan veriler, sözü edilen bahar yağışlarının yeterli olduğu yönünde. Özellikle yaklaşık 8.1 milyon hektar alanda ekilişin olduğu buğdayın gelişme dönemlerinde düşen yağışların böyle devam etmesi halinde, bu yıl verimin yüksek olacağı tahmin ediliyor.



Ülke genelindeki yağışlann üreticileri rahatlattığını belirten Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, bu yağışların mayıs ayının ilk yarısında da kısmen de olsa devam etmesine dikkat çekiyor ve bunun da buğdayın son su ihtiyacını önemli ölçüde karşıladığını vurguluyor.

Bu durumun aynı zamanda ilkbaharda ekilecek olan şekerpancarı, mısır, pamuk, ayçiçeği gibi ürünlerin tohumlarına da çimlenme ve gelişimi için uygun toprak nemini sağlaması açısından önem arz ettiğini belirten Bayraktar, “Ürün fiyatlarına baktığımızda ocak-mart döneminde üretici ve marketlerde fiyatı en çok artan ürünler domates ve biber oldu. Bu ürünlerimiz yaş sebze meyve ihracatında da öne çıktı” diyor.

LİMONDA REKOLTE DÜŞTÜ

Bugüne kadar yapılan yaş sebze ve meyve üretimi ışığında verim düşüklüğünün en çok olduğu ürün limon. Bu sezon mandalinada da istenilen kalitede ürün olmadığını söyleyen Akdeniz Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kavak, çabuk çürüme sorunu yaşandığını ve son 2-3 yıldır birim fiyat düşüklüğünün bu ürününün üretimine olan ilgiyi azalttığını belirtiyor.

Kavak, “Buna karşın portakal üretimi yüksek ancak Türkiye’de yüzde 75 gibi büyük bir oranda yaygın yetiştirilen çeşit olan Washington’ cinsinde artış söz konusu. Bu üründe de sezon ortası hasat edildiğinden fiyat düşüklüğü var” diye ekliyor.

Öte yandan Malatya ve Elazığ’da hava sıcaklıklarının mart ayında eksi değere düşmesi nedeniyle kayısı ağaçlarında yüzde 90’a varan oranlarda don zararı meydana geldiği, bunun da kayısıda bir miktar rekolte düşüşüne neden olacağı belirtiliyor.

FINDIKTA YOK YILI

2013 yılı fındık rekoltesi de temmuz ayı sonunda yapılacak rekolte çalışması ile belirlenecek. Fakat fındık bahçelerindeki gözlemlere dayanarak 2013 yılı rekoltesinin 2012 yılından az olacağı tahmin ediliyor. 2012 yılı fındık rekoltesinin 2009, 2010 ve 2011 yıllarına oranla çok yüksek olduğunu hatırlatan Giresun Ziraat Odası Yönetim Kurulu Üyesi Özer Akbaşlı, 2012’de mahsulün çok olmasının doğal olarak bu yıl rekoltenin az olmasına neden olduğunu söylüyor.

Geçen yıl fındık rekoltesinin 770 bin ton civarında gerçekleştiğini belirten Akbaşlı, şunları anlatıyor: “Fiyatlar 4.5 – 5 lira bandının altına inmedi. Artık Türk fındık çiftçisi pazar fiyatlarını kontrol edebiliyor diyebiliriz. Rekoltenin fiyatlar üzerinde etkisi her zaman vardır. Rekolte yüzde 10 fazla olsa, fiyatlar yüzde 50 düşer. Fakat fiyatlarda bu sezon böyle bir durum yaşanmadı. Çünkü fındık ihracatı geçmiş zamanların en büyük rekorunu kıracak. Sezon sonunda beklenen miktar ise, 310 bin ton iç fındık. Bu da yaklaşık 640 bin ton kabuklu fındık demek.”

Tütünde artış yüzde 15

Bu yıl rekolte artışı beklenen ürünlerden biri de tütün. 2011 yılında tütün rekoltesi 44 bin ton ile son yılların en düşük seviyesinde gerçekleşmişti. 2012 yılında ise fiyatlarda talebe bağlı bir artış ile beraber üreticilere avans mahiyetinde ciddi destekler sağlandı ve rekoltede yüzde 60 oranında bir artış yakalandı. Böylece geçen yıl tütün rekoltesi 70 bin ton olarak gerçekleşti. 2013 yılında da bu fiyat artışının etkisi ve avans desteklerinin devamı ile rekoltede artış beklentisi olduğunu belirten Türkiye ihracatçılar Meclisi Tütün ve Tütün Mamulleri Sektör Konseyi Üyesi Noyan Gürel, rekoltenin geçen yıla göre yüzde 15 artarak toplam 80 bin ton mertebesinde olacağını tahmin ediyor.

Özlem Bay Yılmaz / Ekonomist





İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir