Anasayfa / Ekonomi-Finans / Bütçe Açığı ve Zengine Ek Vergi

Bütçe Açığı ve Zengine Ek Vergi




Zengine vergi ve evdeki bulgur hesabı

Sadece rekortmen 100 kişiye yüzde 20 ek vergi konulsa 250-300 milyon TL ek gelir elde edilebilecek. Ancak vergi uzmanları ve ekonomistler, daha ziyade kayıt dışı zenginlere yönelinmesi taraftarı. Aksi takdirde “kümesteki kazlar” da ürküp kaçabilir…

BÜYÜME tartışmalarıyla geçen 2012 yılının son aylarına giriyoruz. Ekonominin en önemli gündemi bozulan bütçe dengesi. Açığın kapatılması için gelir artırıcı tedbirler konuşuluyor.

Hatırlanacağı gibi kamu zamlarının yanı sıra birçok üründe KDV ve ÖTV artırıldı. Halen de sağlık harcamalarının kısılmasından tutun da emeklilik yaşının ertelenmesine kadar birçok ilave tedbir gündeme geliyor.

Maliye cephesinden gelen mesajlar, tedbirlerin bunlarla sınırlı kalmayacağını gösteriyor. Son olarak gündeme gelen tedbir ise “zenginlik vergisi” oldu. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın geçtiğimiz günlerde “Zenginlere ek vergi olabilir” açıklamasının ardından Maliye Bakanlığı bu konuda çalışma başlattıklarını açıkladı.

SERVET VERGİSİ Mİ AUNACAK?

Zengine vergi getirilmesi aslında krizle boğuşan ve bütçe dengesi şaşan Avrupa ülkelerinde de konuşuluyor. Örneğin, Fransa’da hükümetin sunduğu 2013 yılı bütçe tasarısında zenginlere ek vergi konuldu. www.myfikirler.com Tasarıyla yılda 1 milyon euro ve üzerinde kazananlardan alınan verginin oranının yüzde 75’e çıkarılması öngörülüyor.

Türkiye’de ise henüz ne zenginliğin kriteri belirlenmiş durumda, ne de hangi gelirlerden yüksek vergi alınacağı belli. Keza ücret gelirleri, gayrimenkul gelirleri, faiz gelirleri ya da borsadan elde edilen gelirlerin kapsama alınması söz konusu. Ayrıca bugüne kadar bir defalık alınan servet vergisi benzeri bir uygulama olup olmayacağı da merak ediliyor.

Ancak vergi uzmanları, bütçe açığını kapatmak için sadece bir defalık vergi alınmasına sıcak bakmıyor. Bunun yerine eğer alınacaksa sürekli olması gerektiğini savunuyor. Üstelik de servetten değil servet artışından alınması gerektiğini ifade ediyorlar. Yani yıllık kazançlar üzerinden her yıl düzenli bir şekilde alınması öneriliyor.

Ancak uzmanların endişesi elbette kayıt dişilik. Kimin ne kadar geliri olduğu kesin olarak bilinmediği için kaç kişiden yüksek vergi alınacağını belirlemek çok zor. Keza toplanacak miktarı hesaplamak da… Kişilerin nereden ne kadar gelir sağladıkları belirlenemiyor. Nitekim vergi uzmanları da bu konuda “en zenginler” listesinde yer alanların çoğunun en çok vergi verenler listesine girmemesini örnek gösteriyor.

Ekonomistlerse konuya sosyal politikalar açısından bakıyor. Onlara göre gelir dağılımını düzeltmek açısından zengine vergi doğru bir uygulama olabilir.

İLK 100’E 300 MİLYON TL EK VERGİ

Uluslararası vergi ve denetim kuruluşu KPMG Türkiye’nin Vergi Bölüm Başkanı Abdulkadir Kahraman, zengin vergisinden toplanacak gelirle ilgili vergi rekortmenleri listesinden yola çıkarak şöyle bir hesap yapıyor:

“2011 yılı gerçek kişi vergi rekortmenleri listesinin ilk 100’üne baktığımızda, hesaplanan yani tahakkuk eden vergi 530 milyon 534 bin 945 TL. Listedeki en yüksek vergi tutarı 35 milyon TL civarında. 100’üncü sıradaki kişinin vergisi 2 milyon TL’ye yakın. İlave yüzde 20 vergi yükü geleceği varsayılırsa elde edilecek ek gelir 250-300 milyon TL arasında olabilir.”

Buna karşılık Kahraman, vergi ödeyenlerden daha fazla vergi alınması yerine, beyan edilmeyen ve kayıt dışı elde edilen gelirlerden vergi alınmasını savunuyor. “Aksi takdirde gelirini beyan eden kişilerin daha fazla vergilendirilmesi eşitlik ilkesine aykırı olacaktır” diyor.

Abdulkadir Kahraman, bütçe dengesine de dikkat çekerek, gelir vergisinin toplam bütçe gelirleri içindeki payının yüksek olmadığını belirtiyor. Keza bütçe gelirleri içinde gelir vergisinin payı sadece yüzde 24.



Zenginliğin ölçütüne gelince… Kahraman, bunun kişi başına düşen gelirlere bağlı olarak ülkeden ülkeye değiştiğini belirtiyor. Örneğin, bazı ülkeler bu tutarın 10 katı üzerindeki gelirleri, bazı ülkelerse 50 katı üzerindekileri bu kapsamda değerlendiriyor. Örneğin, Fransa’da öngörülen düzenleme 1 milyon euro üzerinde yıllık gelir elde eden kişilere yönelik…

“HUKUKİ GÜVENCE LAZIM”

Galatasaray Üniversitesi Vergi Usul Hukuku Anabilim Dalı Başkanı Hakan Uzeltürk, zengine vergi konusunda geçmişteki uygulamaları hatırlatarak söze başlıyor:

“Tarihte bu tip vergiler, farklı isimler adı altında zaman zaman alındı. Özellikle de savaş ve ekonomik kriz dönemlerinde gündeme geliyor. Türkiye’de ise mükelleflerin yüzde 50’si kayıt dışı. Ayrıca kişilerin sadece belirli gelirleri kayıt içinde. Örneğin, en zenginler listesinde yer alan isimlerin vergi rekortmenleri listesine girmemesi çok şaşırtıcı.”

Halen Maliye Bakanlığı’nın yurtdı-şındaki örnekleri incelediğini hatırlatan Uzeltürk’ün bu konuda ciddi bir uyarısı var: “Zengin vergisi getirirken dikkatli olmak lazım. İnsanları korkutur, vergisini düzenli vereni de kaçırtabilirsiniz. İnsanları kaçırmamak içinse hukuki güvence verilmesi yani toplanan vergilerin nereye harcanacağının bilinmesi lazım.”

Hakan Uzeltürk, toplanabilecek verginin boyutunu ise “Kaç kişinin yakalanacağına bağlı. Tüm mükellefler kayıt altına alınabilirse gelir vergisi iki katına çıkabilir” şeklinde değerlendiriyor.

“SICAK PARAYI DA KAÇIRABİLİR”

İstanbul Serbest Muhasebeci ve Mali Müşavirler Odası (1SM-MMO) Başkanı Yahya Arıkan da “zengin vergisi”nin zaten yüksek tutarda vergi ödeyen zenginlerden alınmamasını istiyor. Arıkan’a göre, zengin olup da vergi ödemeyenler tespit edilmeli ve onlar üzerinde çalışma yapılmalı. Beyana dayanan gelir vergisinin toplam vergi gelirleri içindeki payı oldukça düşük. Bu oranı yükseltmeden, dolaysız vergilere ağırlık vermeden zaten yüksek vergi ödeyen zenginlerden daha fazla vergi almanın pek anlamı olmayacak.

Bu arada Arıkan, finans piyasalarından, faiz, repo gibi kazançların artan oranlı tarifeye göre vergilendirilmediğine dikkat çekiyor. Bankalar ve aracı kurumlar tarafından yapılan vergi kesintilerinin nihai vergi olduğunu ve bunların ayrıca beyannameyle beyan edilmediğini vurguluyor. Buna karşılık çok hassas dengelerin söz konusu olduğunu belirterek şu uyarıyı yapıyor: “Bu kazançlar üzerine yüksek oranda vergi koymak sıcak yabancı sermayenin de kaçışına neden olabilir. Bu da zaten cari açıkla mücadele etmeye çalışan ülkemiz için istenmeyen sonuçlar doğurabilir.”

“GELİR DAĞILIMI İÇİN DOĞRU”

Trakya Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sadi Uzunoğlu, zengine vergi uygulamasını sosyal politikalar açısından doğru ve yerinde buluyor.

Ancak bunun bütçe açığını kapatmaya değil gelir dağılımının düzeltilmesine katkıda bulunması gerektiğine vurgu yapıyor. Hatta bu yapılırken asgari ücretin de vergiden muaf tutulmasını istiyor. Uzunoğlu’na göre, ikisi birlikte yapıldığında bu ciddi bir sosyal politika uygulaması olabilir.

Ekonomist Güngör Uras da “Bir defalık vergi olmasın” diyor. Zengine vergi konulmak isteniyorsa bunun yıllık gelir artışına endeksli ve sürekli alınmasını istiyor. Uras’a göre, bugüne kadar “nereden buldun” gibi pek çok çalışma yapıldı. Ancak hiçbirinden sonuç alınamadı. Bu kez de artan bütçe açığı için böyle bir çalışma yapılmak isteniyor.

Yani sıkışınca çare aranıyor.

Güngör Uras, Avrupa ülkelerindeki çalışmaları da bundan ayırıyor. Keza o ülkelerde konu kriz nedeniyle gündeme geldi. Oysa Türkiye’de yapısal bir sorun var. Aslında Uras’ın zengine vergi konusundaki beklentisi biraz karamsar.

Sadece bir makyajla yetinileceğim ve bütünüyle bir düzenleme olmayacağını düşünüyor.

Erkan Kızılocak / Para






İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir