Anasayfa / Şirket Haberleri / Çağlayan Sera Plastik Kalite ve Hijyende İddialı

Çağlayan Sera Plastik Kalite ve Hijyende İddialı




CSP kalite ve hijyende iddialı

Çağlayan Sera Plastik (CSP) Antalya Organize Sanayi Bölgesi’nde hayata geçirdiği fabrikası ile taşıma kasaları üretimine ağırlık verdi. Teknolojiye yaptığı yatırımla rakiplerine göre bir adım öne geçen CSP, kalite ve hijyen konusunda da çok iddialı.

Salih Çağlayan, 2004 yılında eşi Emine Çağlayan ile birlikte ağabeyi ve ortağı İbrahim Çağlayandan Çağlayan Plastik’i devraldı.

Antalya’daki örtü altı üretiminin büyük bir hız kazanması sonrasında 3 makine ile taşıma kasası üretimine başlayan CSR 2008 yılında Antalya Organize Sanayi Bölgesi’nde tahsisini aldığı arsaya 18 ay içinde fabrikasını kurarak imalattan dev bir üretici pozisyonuna geldi.

En büyük tedarikçi

Cesur ve girişimci yapısı ile dikkat çeken Salih Çağlayan, Antalya ve çevresindeki bölgede lider firma olma hedefiyle hareket ettiklerini söyledi. Kurduklan tesis ile üretim kapasitelerini çok yukarılara taşıdıklarını söyleyen Çağlayan, “Özellikle tek kullanımlık ürünlerimizin yüzde 95’i yurtdışma gidiyor. Biz ihracat yapmıyoruz ama ihracat yapan firmaların en büyük tedarikçisiyiz” dedi.

24 saat üretim

Üretim kapasitelerinin basılan ürünün hacmine göre değiştiğini söyleyen Salih Çağlayan, “Fabrikamıza yaptığımız teknolojik yatınm sayesinde tek kullanımlık kasalarda 24 saat üretim yapabiliriz. Adet olarak üretim kapasitemizi soracak olursanız, bu ürünün gramajına göre değişiyor. Fabrikamızda gramajı düşük ürünlerde günde 10.000 baskı alıyoruz. Ama taşıma kasalarında gramaj arttığı için günlük 1500 adet taşıma kasası üretimi yapabiliyoruz. Tek kullanımlık ürünlerde ise günlük üretim kapasitemiz bir hayli yüksek. Günlük bütün makinelerimizle tek kullanımlık kasadan 80 bin adet üretim yapabiliyoruz. Anlaşılacağı gibi iyi bir üretim kapasitesine sahibiz. Bu üretim kapasitesini son teknoloji ürünü makinelerimize borçluyuz” diyor.
Pazar lideri olmak istiyor



Yeni fabrikalan ile sermaye birikimlerini plastik sanayisine yönelttiklerini ifade eden Çağlayan, “CSP olarak pazar lideri olmak istiyoruz. Kasa sektöründe müşterinin bütün ihtiyaçlarına cevap veren tek adres olmak ve kasa denince akla ilk CSP’nin gelmesini istiyoruz” dedi. Salih Çağlayan, aile boyu yıllardır ticaretle uğraştıkları için tecrübeleriyle çabuk ve iyi kararlar verebildiklerini söyledi. Çağlayan şöyle konuştu; “Şu ana kadar hep kurumsal firmalarla çalıştık. Kalitemiz ve hizmetimizle farklıyız. O yüzden firmaların tercihi haline geldik. Aynca fiyat-kalite-hizmet bizim için önemli bir üçgen. Bu üçgeni kurduğumuz zaman müşterilerimiz bizi tercih ediyor. Bu üçünü her zaman bir araya getiriyoruz. Gıdaya uygunluk belgemizin de olması bizi farklı kılıyor. Bu belgeye sahip olmak önemli değil. Önemli olan bu belgeyi aldıktan sonra bunun devamlılığını getirmektir.”

İnsan sağlığına duyarlı

Hammadde konusunda da çok dikkatli olduklarını belirten Salih Çağlayan, özellikle tek kullanımlık kasalar için lisanslı fabrikalardan geri dönüşümlü hammaddeler aldıklarını ifade etti. Çağlayan, “Ama kesinlikle lisansı olmayan fabrikaları tercih etmiyoruz. Çünkü kötü ve insan sağlığına zararlı olabilecek maddeleri kullanan fabrikalar var. Kalitemizden ödün veremeyiz. Ürünlerimize garanti verebilmemiz için iyi hammadde kullanmak zorundayız. Ürünümüzün her zaman arkasında durmak bizi mutlu ediyor. Çünkü ürettiğimiz ürünler ortada” diye konuştu. Hedef pazar

Örtü altı üretimin yüzde 90’ımn Fethiye-Gazipaşa arasındaki kesimde yapıldığım hatırlatan Salih Çağlayan, “Göller Bölgesi de bu pazara dahildir. Bizim hedef pazarımız da bu bölgedir. Termalden dolayı Afyonkarahisar, Denizli ve Kütahya’da örtü altı üretim önümüzdeki senelerde bir hayli gelişecek. Bu bölgelerde büyük yatırımlar var. Bu iller de bizim hedef pazarlarımız arasında yer alıyor. Zaten kurduğumuz tesis Antalya pazarına fazla gelir. O yüzden yeni pazarlar yaratmaya mecburuz. İsparta tarafında kalitemizde özellikle aranan bir marka olduk” şeklinde konuştu.

Kalite ve hijyen

Türkiye genelinde CSP kadar kaliteli ve hijyenik üretim yapan tesis olmadığım ve bu konuda iddialı olduklarını açıklayan Salih Çağlayan, sözlerim şöyle sürdürdü; “Tanm il Müdürlüğü, Sağlık Müdürlüğü, Sanayi Bakanlığı da bunu teyid eder. Bu konuda iddialı olan varsa karşımıza çıksın. Bütün dostlarımız da bunu görsün. Onlar da kalitesini yükseltsin. Zaten birçok firma gıda uygunluk belgesini bu özelliklere sahip olmadıkları için alamıyorlar. Bu hijyeni sağlamak için ciddi bir harcama yapıyoruz. Merdiven altı üreticiler pis ortamlarda üretim yaparak maliyetlerini düşürüyor. Rekabet ortamı yaratıyorlar. Denetimler olsa asla üretim yapamazlar. Biz sabunlu sularla makinelerimizi ve fabrikamızı yıkıyoruz. Kasa taşıyan araçlarımız da yıkanıyor. Bunu yapan var mı yok mu bilmiyorum ama biz bunu yaparak CSP’nin farkını bir kez daha ortaya koyuyoruz, işimize özen gösteriyoruz.

Çalışanlarımıza bu bilinci aşıladık. Bu bilinç ve ilke ile katma değer yaratmaya devam etmek istiyoruz.”






İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir