Anasayfa / Emlak Haberleri / Cari Açığı Frenlemek İçin Alınan Tasarrufu Artırıcı Önlemler

Cari Açığı Frenlemek İçin Alınan Tasarrufu Artırıcı Önlemler




pinar abayING Bank Türkiye Genel Müdürü Pınar Abay, cari açığı frenlemek için alınan tasarrufu artırıcı önlemlere ilişkin açık konuştu: “İyi kredi ile kötü krediyi ayırmak gerek. İstikamet olarak düzenlemeleri destekliyoruz ama üzerinde ince ayar yapılması gerekiyor.” Abay, kredi kartalarma ilişkin düzenlemeleri eleştiriyor ve “Gerekirse bu segmentten çıkmayı düşünebiliriz” diyor.

ING Bank Türkiye Genel Müdürü Pınar Abay, bankacılık sektörü ve ING’nin gelecek stratejilerine ilişkin öngörülerini Kahramanmaraş’ta yeni bankacılık üssü olarak tanımladıkları operasyon ve çağrı merkezinde düzenlenen toplantıda anlattı. BDDK’nın 2012’de kredi büyümesini daraltıcı önlemleri ile başlayan, son dönemde ise kredi kartı limitlerine ve taksit sayılarına getirilen sınırlamalar ile devam eden düzenlemeleri konusunda Abay, “istikamet doğru ama tedbirler yeterince ince elekten geçirilmiyor. Son düzenlemelere ince ayar gerekiyor” diyor. Abay’m ING Bank’ın hedeflerinden, son regülasyonlara kadar verdiği mesajları başlıklar halinde şöyle sıralarız.

KREDİDE MÜŞTERİ KALİTESİ DE ÖNEMLİ:

İyi ve kötü kredi ayrımını yapmak gerekiyor. İkisini bir arada değerlendirmek doğru değil. Kredinin verildiği müşterinin kredibilitesi de önemli. Cari açıkla mücadelede ihtiyaç kredilerinin tümüne sınırlama getirilmesi doğru değil. Geliri düşük segmente yüksek kredi verilmesinin önlenmesini biz de destekliyoruz. Tasarrufu en çok destekleyen bankalardan biriyiz. Ancak cari açıkla mücadelede ihtiyaç kredisi segmentinin tümündeki kredileri sınırlamak doğm değil. İstikamet olarak çok destekliyoruz. Ancak üzerinde çok çalışılması gerekiyor.

ING Bank, bir süre önce Kredi Kayıt Bürosu (KKB) Risk Raporu skoru 1.700 ve üzeri olana daha düşük faizli kredi imkanı sağladı. Kredilendirmeye getirilen tümden sınırlamalar yerine müşteri gelir ve borçluluğunu gözetecek bir sistem getirilmesinin daha sağlıklı olacağını düşünüyoruz. Böylece hem ekonomi kayıt altma alınabilir hem de iyi tüketim yapan müşterilerin ekonomiyi canlandırması engellenmemiş olur.

Son düzenlemelerde karar alma süreçlerinde yer almadık, sonradan haberimiz oldu. Kısa vadede de değişeceğini düşünmüyorum. TBB’de (Türkiye Bankalar Birliği) ortak karar almamız da zor. Çünkü her bankanın farklı kâr ve bilanço yapısı var.

KREDİ KARTINDA REKABET KURULU’NA BAŞVURABİLİRİZ:

Kredi kartına getirilen düzenlemeler büyük bankaların lehine, küçük bankaların aleyhine. Kredi kaıtı pazarında pazar payımız yüzde 1. Düzenlemelerin daha da sıklaşması durumunda gerekirse bu segmentten çıkmayı bile düşünebiliriz. Düzenlemeler netleştikten sona Rekabet Kurulu na başvurmayı gözden geçirebiliriz.

Bankacılık sektörünün üzerinde çok fazla yük var. Beklemediğimiz düzenlemeler nedeniyle bilanço yaparken zorlanmaya başladık. Mevcut regülasyonların üzerinde detaylı çalışmak gerekiyor. Uzun vadede etkili olacak düzenlemeler bunlar. Ekonominin sağlığı bankacılık sisteminin de güçlü ve sağlıklı olmasına bağlı. Yabana yatırımcıları çekmek için de gerekli. Gözümüzün önünden ne fırsatlar gidiyor.



SERMAYE YETERLİLİKLERİ DÜŞEBİLİR:

ING Bank, yabancı sermayeli bir banka ve sermaye açısından sorun yaşamıyor. Ancak sektör kârlılıkları düşünce yurtdışından sendikasyon alacak ve gereksiz prim ödenecek. Sermaye yeterlilik oranımız yüzde 14. İçimizde gerekli stres testlerimizi yaptık. Kredi kartı ağırlığı yüksek bir banka olmadığımız için büyük oranda etkilenmeyiz. Fakat sektörün sermaye yeterlilikleri yüzde 10’a kadar düşebilir.

KOBİ KREDİLERİNDE REKABET ARTACAK:

2014 te ING Bank’ın kredi büyümesi yüzde 20, mevduat büyümesi ise yüzde 25 olacak. Şimşeklerin her geçen gün biraz daha üzerinde toplandığı bankacılık sektörünün odaklanacağı alan KOBİ segmenti olacak. Rekabet KOBl’de artacak. Faizler de bu alanda düşebilir. Bankacılık sektöründe maliyet yönetimi en çok odaklanacağımız alan olacak. Eskisi gibi yüksek promosyonlar, reklamlar olmayacak. Beş yıl sonraki ING, bugünkünden çok farklı olacak. Sektör maliyet yönetimine odaklanacak.

ÜÇÜNCÜ ÇEYREK HEDEFLERİ TUTTU:

Üçüncü çeyrek sonunda kredi büyümesinde 2012 sonuna göre yüzde 20 büyümeyle 22,5 milyon TL’ye ulaştık. Kredi büyümesinde hedefi tutturduk. Mevduat büyümesinde ise 2012’de yüzde 25’lik bir büyüme yakalamıştık. 2013 üçüncü çeyrek sonunda ise yüzde 15,6lık bir büyüme gerçekleştirdik. Gider/gelir rasyosunda ise sektörün 2012 sonundaki yüzde 62,3 oranından bu yıl üçüncü çeyrek sonunda yüzde 65,3’e çıktık. Bu oranı yüzde 50’ye çekmeyi hedefliyoaız.

FARKLI ÜRÜN VE HİZMETLERLE BÜYÜYECEĞİZ:

Sektörde herkesin yaptığı işi yaparak büyümek istemiyoruz. Farklı ürünler ve farklı hizmetler vererek, yeni şubeler açarak değil, mevcutların kârlılığını artırarak büyümek istiyoruz. Şube başına verimlilikte anahtar ürünlerde en hızlı büyüyen bankalardan biriyiz. Kredi kartında ücret ve komisyon almıyoruz. Bunu almadan da kâr edebileceğimizi gösterdik.

Şube başına hacim büyümesinde ihtiyaç kredisinde yüzde 33,7 ile ilk sırada yer alırken, kredi kartında yüzde 33,9 ve kurumsal kredilerde yüzde 17,7 ile ilk üçte yer alıyoruz. Bireysel mevduatta ise yüzde 7,7 büyüme elde ederek beşinci sıradayız. Yüzde 5 pazar payı elde etmeyi hedefliyoruz. Bireysel TL mevduat pazar payımız 15 Kasım itibarıyla yüzde 3,13.

Kredi kartında şube başına hacim büyümesinde yüzde 43 ile 2012’de birinci, 2013 üçüncü çeyreğinde yüzde 33,9 ile üçüncü olduk. ADK’nın (alternatif dağıtım kanalları) toplam içindeki oranının yüzde 22’den yılsonunda yüzde 25’e çıkacağını tahmin ediyoruz. Yeni internet bankacılığı hizmetimiz ING Direkt ile yüzde 28 olan mobil bankacılık penetrasyonumuzu artıracağız. Özel ürünler ve alternatif dağıtım kanallarına odaklandık.

ING Bank Operasyon Genel Müdür Yardımcısı Görkem Köseoğlu, Kahramanmaraş’a taşıdıkları Operasyon ve Çağrı Merkezi yatırımına ilişkin ayrıntıları şöyle paylaşıyor:

“20 milyon dolarlık yatırım yaptık. Banka olarak İstanbul dışında hem çağrı hem operasyon merkezi olarak teşviksiz en büyük özel sektör yatırımlarından birini yaptık. Çağrıların yüzde 65’i İstanbul’dan, yüzde 34’ü Kahramanmaraş’tan yapılıyor. 2014 sonunda hedefimiz çağrıların yüzde 65’inin Kahramanmaraş’tan yapılması. Yıllık minimum 3.9 milyon adet operasyon yapabilecek kapasitemiz var. Kasım 2013 itibariyle operasyonların yüzde 41’i Kahramanmaraş’tan yönetiliyor, 2014’te yüzde 100’ü buradan yönetilecek.”






İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir