Anasayfa / Şirket Haberleri / Cem Boyner Parmaklarımızın Ucunda Hareket Ediyoruz

Cem Boyner Parmaklarımızın Ucunda Hareket Ediyoruz




Cem Boyner Parmaklarımızın Ucunda Hareket Ediyoruz

Kendisi için yeniliklerle dolu bir yılı büyümeyle kapatmaya hazırlanan Boyner Holding, 2012’de Türkiye’de yüzde 6-7’lik bir büyüme öngörüyor. Boyner Holding Yönetim Kurulu Başkanı CEM BOYNER, yeni yıla ilişkin iyimser olduğu kadar dikkatli. Global kriz ve Türkiye’nin karşı karşıya kaldığı risklere karşı “çok hafif bir yapıya” kavuşarak önlem aldıklarını söylüyor. “Bir yatırımda hantal yakalanmayalım diye parmaklarımızın ucunda hareket ediyoruz. Çok çabuk direksiyon kırabiliyoruz, çok çabuk genel giderleri kısabiliyoruz” diyor. Bu yapıyla 2012’de her alanda pazar payı artırma peşinde olduklarının da altını çiziyor. “Hiçbir fırsatı kaçırmamak konusunda da fevkalade agresifiz” diye konuşuyor.

Bu yıl için ekonomide yüzcle 7 civarında bir büyüme bekliyorduk. Beklediğimizi buluyoruz. 2012 yılında da yüzde 6-7 civarında bir büyüme tahmin ediyoruz. Bizim sektörümüz iyi yönetebilirsek Türkiye büyümesinin 3-4 misli büyüyebiliyor. Dolayısıyla 2012 ile ilgili fevkalade dikkatliyiz. Ama iyimseriz. Yatırımlarımızda açılmıyoruz. Hiçbir fırsatı kaçırmamak konusunda da fevkalade agresifiz.” Bu sözler Boyner Holding Yönetim Kurulu Başkanı Cem Boyner’e ait.

Boyner başarılı geçen 201 l’i geride bırakmaya hazırlanırken 2012 konusunda oldukça heyecanlı. Hedefi daha fazla büyümek ve her alanda pazar payını artırmak.  Perakendede her 3 günde bir mağaza açmayı planlıyor.

“Önümüzdeki dönemlerde hem gayrimenkul hem internet sektöründe yeniliklerimizle değer katabileceğimiz fırsatları takip ediyor olacağız. Bu açıdan 2012’de bizi önemli ve yoğun bir yıl bekliyor” diyor.

“Parmaklarımızın ucunda hareket ediyoruz”

BULUTTAN NEM KAPIYOR Türkiye buluttan nem kapıyor. İyiye de kötüye de çabuk reaksiyon gösteriyor. Ama sonra hemen düzeliyor, yeni normali buluyor. Türkiye’nin bu buluttan nem kapar piyasasına karşı hep tedbirliyiz.

GEREKÇE GEREKMİYOR Türkiye’de işlerin iyi ya da kötüye gitmesi için ille de çok anlamlı ekonomik gerekçeler gerekmiyor. Moral, korkular, ümitler, Galatasaray, Fenerbahçe bütün bunlar tüketiciyi müthiş etkiliyor.

ÇOK HAFİFİZ Onun için çok hafifiz, herhangi bir yerde, bir yatırımda hantal yakalanmayalım diye parmaklarımızın ucunda hareket ediyoruz. 2007-2008 krizinden sonra bu konuda çok akıllandık.

DİREKSİYON KIRABİLİYORUZ Çok çabuk direksiyon kırabiliyoruz, çok çabuk genel giderleri kısabiliyoruz. Ama gördüğüm şu var, yatırımı durdurduğunuz anda tekrar yatırıma başlamak bayağı bir zaman istiyor. Onun için yatırımları kısmak yerine devamlı ve dikkatli gitmeyi tercih ediyoruz.

Boyner, tüm bu planları yaparken Türkiye ve dünya ekonomisindeki her türlü gelişmeye de hazırlıklı. Buluttan nem kaptığını düşündüğü Türkiye ekonomisinin bu durumu için çok hafif bir yapıya kavuştuklarını söylüyor. Özellikle 2007-2008 krizinde çok akıllandıklarının altını çizen Boyner, bu konudaki tutumlarını da şöyle ifade ediyor, “Bir yatırımda hantal yakalanmayalım diye parmaklarımızın ucunda hareket ediyoruz. Çok çabuk direksiyon kırabiliyoruz, çok çabuk genel giderleri kısabiliyoruz. Ama gördüğüm şu var, yatırımı durdurduğunuz anda tekrar yatırıma başlamak bayağı bir zaman istiyor. Onun için yatırımları kısmak yerine devamlı ve dikkatli gitmeyi tercih ediyoruz.” Boyner Holding Yönetim Kurulu Başkanı Cem Boyner son dönem perakende sektöründe yaşanan gelişmeleri, grubun bu gelişmeler karşısında ne tür aksiyonlar aldığını ve 2012’ye nasıl hazırlandıklarını Capital’e anlattı:

Bugün sektörde en önemli gelişmeler neler?

En önemli değişiklik İstanbul’un ve Türkiye’nin dünyada kazandığı role paralel, toplam satışlarımız içinde turiste yapılan satışlarımızın çok ciddi bir büyüme göstermesi. Bizim grubumuzda 2008 yılında yüzde 2 civarında olan yabancıya satış yüzde 7’ye geldi. İstanbul ve Türkiye’nin çok daha turistik bir cazibe merkezi olmasına bağlı olarak bu rakamın 2014’e kadar yüzde 30’lara çıkmasını bekliyoruz.

Yıllardır en çok şikayet ettiğimiz konu Avrupa’daki meslektaşlarımızın bütün dünya milletlerine mal satarken, bizim sadece Türkiye’deki vatandaşlarımıza mal satışımızdı. Şimdi bunun tam tersini görmeye başladık. Bu bizim için çok önemli.

Mağazalarımızda değişik lisanlar konuşan satış arkadaşlarımızın kadrolara katılması ve çok daha enternasyonal bir perakendeci olmak konusunda üzerimizde ciddi baskı var. Bunun Türkiye’nin dalgalanmalarına da önemli bir yastık olacağını düşünüyorum.

Bir süredir perakendede fiyatların artırıla-madığı söyleniyordu, gelinen noktada durum nedir?

2007’den beri fiyatlar artmıyor, düşüyor. Bu durumu etkileyen en önemli faktörler kurların sabit olması, büyük dalgalanmalar olmaması, Çin’in getirdiği arz fazlası. Gerçekten 2007’den 201 l’e kadar fiyatlar anmadı, düştü.

Peki düşüş yüzde kaç oldu?

Her yıl yüzde 4 civarı düştü. Bu Türkiye’de bizim sektörde ilk defa yaşandı. 2011’e gelince, şu an kurlarda büyük bir zıplama var. Pamuk ve yün fiyatlarında artış söz konusu. Bir de onun üzerine Uzakdoğu’dan yapılan ithalata gümrük vergileri geldi. Bunları üste koyunca gerçekten ciddi, hiç göz ardı edilemeyecek bir maliyet baskısı var.

Bu maliyet baskısı perakendecinin muazzam stratejik adımlar atmasıyla bu kış sadece bir miktar yansıyor. Önümüzdeki yaz yine bunun izlerini hissedeceğiz. Ümit ediyorum 2012 sonbahar kışında artık normalleşmiş olacak. Fakat bu 5 yıllık düşük fiyat döneminden sonra ilk defa maliyet enflasyonundan ötürü fiyatların bütün sektörde yükseldiğini görüyoruz.

► Önümüzdeki dönemde fiyatlarda ne kadarlık artış olur?

Ben her sezon yüzde 10-12 üzerinde fiyatartışına izin vermeden bu sezonları çevirebiliriz diye düşünüyorum. Piyasadaki rakamlar da bunu gösteriyor. Ne kadar artarsa aitsin bir kısım yükü perakendeci sırtlanacak. Bunu olduğu gibi müşteriye yansıtmak doğru değil. Yansıtırsanız pazar kaybedersiniz, rakibiniz sizden iyi satar. Dolayısıyla bir miktar perakendecinin fedakarlık yapması gerektiği çok açık ortada.

Perakendedeki 5 yıllık düşük fiyat dönemi perakendecilere ne öğretti? Perakendecilerden ne götürdü?

■ 5 yıllık düşük fiyat dönemi bizim perakendenin temellerine odaklanmamızı, bu alanda uzmanlaşmamızı sağladı. Fiyatların artmadığı bir ortamda ciro artışı hedeflerini ancak perakendeciliğin ana ayakları olan mağazaya giren müşteri sayısı, satışa dönüşüm oranı, fatura başına satılan ürün adedi, servis kalitesi gibi noktalarda iyileşme sağlayarak tutturabilirsiniz.

Yani bu dönemde kendimizi geliş-timıek adına dersimizi iyi çalıştık, bu çalışmanın da çok güzel sonuçlarını gördük. Bu anlamda bizim adımıza yararlı bir süreç oldu.



•    Peki bu yıl Boyner Grubu olarak sizin açınızdan nasıl geçiyor, 2012’ye nasıl hazırlanıyorsunuz?

■ Bu yıl için ekonomide yüzde 7 civarında bir büyüme bekliyorduk. Beklediğimizi buluyoruz 2012 yılında da yüzde 6-7 civarında bir büyüme tahmin ediyoruz. Bizim sektörümüz iyi yönetebilirsek Türkiye büyümesinin 3-4 misli büyüyebiliyor. Dolayısıyla 2012 ile ilgili fevkalade dikkatliyiz. Ama iyimseriz. Yatırımlarımızda açılmıyoruz. Hiçbir fırsatı kaçırmamak konusunda da fevkalade agresifiz.

•    Yeni projeler var mı?

Çok var. Perakendede her 3 günde bir mağaza açıyor olacağız. 2012 bizim için çok yoğun bir yıl olacak.

•    Hangi açılardan önemli olacak?

Türkiye’de şahit olduğumuz hızlı büyüme rakamlarından biraz daha konserva-tif tahminler yapılıyor. Bu da kendi büyüme hedeflerimizi küçültmeden başarıya ulaşmak için daha fazla ve daha iyi çalışmamızı gerektiriyor. Bu yıl özellikle her alanda pazar payımızı artırmak üzerine çalışacağız. Bu açıdan 2012’de bizi önemli ve yoğun bir yıl bekliyor.

En çok ne heyecanlandırıyor?

YENİLİK DNA’MIZDA Boyner Grubu olarak zaten yenilik bizim DNA’mızda var. Yeni projeler üretmeye, düşünülmemişi yapmaya, müşterilerimizi şaşırtmaya bayılıyoruz. Yani 2012 yılı içinde her alanda yeniliklerle karşınıza çıkabiliriz. Ama özellikle internet ve gayrimenkul sektörleri bizleri bugünlerde en çok heyecanlandıran sektörler.

FIRSATLARI TAKİP EDİYORUZ 2011 yılında lstwest projesi ile gayrimenkul sektörüne, Morhipo ile de internet sektörüne ilk adımımızı attık. Her iki alanda da Boyner Grubu olarak sektörlerdeki mevcut koşullardan daha iyisini müşterilerimize sunabileceğimizi görüyoruz. Önümüzdeki dönemlerde hem gayrimenkul hem internet sektöründe yeniliklerimizle değer katabileceğimiz fırsatları takip ediyor olacağız.

•    Yeni yılda en çok hangi projelerzamanınızı alacak, size heyecan verecek?

■    Grubumuz özelinde 2011’de çok güzel başlangıçlar yaptığımız ve bizi heyecanlandıran yepyeni projelerimiz var. Yıllardır grubumuzun mottosu haline gelen ‘Koşulsuz Müşteri Mutluluğu’ ilkesini mağazalarımızın dışına taşıyarak Morhipo şirketimizle internet üzerinden müşterilerimizle buluşmaya başladık.

Mağazalarımızla ulaşamadığımız yerlerdeki müşterilerimize dokunma, eski müşterilerimizle ise yepyeni bir mecradan iletişime geçme şansını yakaladık. E-ticaretin bizim için değeri bu açıdan vazgeçilmez oldu.

Ayrıca son yıllardaki trendlerde de görüldüğü gibi, internetin artık perakendede önemli bir yer edindiğini ve konumunu güçlendireceğini biliyoruz. Biz Morhipo’da Türkiyenin ilk ‘online fashion department store’u olma iddiası ile 2011’de yola çıktık. 2012’de de Morhipo için 7 kat büyüme iddiamız var.

Grubumuza 2011’de yeni katılan bir diğer alan ise gayrimenkul oldu. Fer Yapı ile IstWest konut projesini başlattık. Bu sektörde de Boyner Grubu ilkeleri ve samimiyeti ile sektördeki mevcut imkanlardan daha iyisini sunabileceğimizi gördük. 2012’de hem mevcut IstWest projemiz hem yeni proje fikirleri konusunda son hız çalışıyor olacağız.

Geçtiğimiz yıl içerisinde mevcut markalarımızda da aslında yenilikler yılıydı.

•    Çarşı’yı yeniden gündeme getirdiniz, oradan neler bekliyorsunuz?

■    Grubumuzun göz bebeklerinden Çarşı mağazalarımızı yeni formatı ile yeniden canlandırdık. Bu yıl Çarşı mağazalarımızda sunacağımız daha uygun fiyatlı ürünler ile daha farklı bir müşteri segmentine ulaşıyor olacağız.

T-Box markamızı ise kutusundan çıkarttık, yepyeni capcanlı, baştan aşağı dolu üstelik çok uygun fiyatlı, cazip bir genç giyim koleksiyonu yarattık.

Aynı zamanda Beymen markamız portföyüne sadece ayakkabı ve çanta üzerine ‘Beymen Shu’ konsept mağazalarını eklemeye başladı. 2012 yılında bu keyifli yenilikleri hızla büyütmeyi, müşterilerimizle daha çok lokasyonda buluşturmayı planlıyoaız. Bunların yanında, bizim için 2012 yılında bir diğer heyecanlı proje ise Zorlu Center’ın açılması olacak. Yani görüldüğü üzere 2012 gerçekten çok yoğun, çok önemli ama bir o kadar da heyecan verici bir yıl.

•    Geçmişte gerçekleştirdiğiniz akıllı küçülme stratejisinin ne tür çıktıları oldu? Şu an stratejik yaklaşımınızı nasıl özetlersiniz?

■    Boyner Grubu olarak akıllı küçülme stratejimizden bizimle kalan en önemli sonuç, ayakları yere çok daha sağlam basan bir grup olmamız. Şirketlerimiz verimli, ciddi kâr üreten şirketler haline geldi. 2012 yılında da bu özelliğimizden hiç ödün vermeden, temkinli büyüme stratejisi ile yolumuza hızla devam edeceğiz.

•    Yeniden iş yapmayan işlerden çıkarız cesaretiniz ya da düşünceniz var mı?

■    Bütün işlerimiz kendi alanlarında çok iyi sonuç veriyor. Şu anda bu gidişi durduracak ciddi bir makro ekonomik gerekçe görmüyorum. Performansından mutlu olmadığımız bir alan yok. 2007-2008 krizinden sonra bunlar geride kaldı.

•    Perakendede yüksek rekabet sorunu var mı? Sektörde rekabetin yönü nedir?

ü Evet, perakendede yüksek bir rekabet ortamı var ama bunu bir sorun olarak tanımlamak yanlış olur. Rekabet hem müşteri açısından hemperakendeci açısından son derece pozitif t’ir özellik. Biz grup olarak rekabetten her zamaı î hoşlanmışızdır. Çünkü, işimizi daha iyi yapmak’ için zorlayan bir ortam yaratır. Tabii ki rekabetin yüksek olduğu sektörlerde başarılı olamayar ı oyuncular piyasanın dışında kalacak. Ancak bizim amacımız zaten bulunduğumuz her noktada lider konumda olmak.

•    Gıda dışı perakendede yeni trendler neler olacak?

■    Önümüzdeki dönemlere bakacak olursak , klasik mağazacılığın yanında perakendede artık: e-ticaretin öneminin giderek arttığını göreceğiz
■ Müşterilerimiz bundan sonra daha fazla internet ya da mobil uygulamalar aracılığı ile alışver iş yapıyor, vitrin geziyor olacak. Bu da hem bizi m için yeni mecralar yaratıyor hem sektördeki şeffaflığı artırıyor. Artık müşteriler her markanın ürününü, fiyatını, kalitesini bilerek bilinçli alışveriş yapılabilecek.

Tabi sosyal medyanın önemini unutmamık gerek. Sosyal medya üzerinden müşterilerle .24 saat birebir iletişime geçebiliyorsunuz. Bu çok büyük bir yenilik. Müşterilerimiz artık bize mağazalarımızda görmek istedikleri ürünleri, hizmetleri anında iletiyor. Önümüzdeki dönemlerde perakende sektörünü müşterilerimizle el ele geliştiriyor olacağız.

Capital 11/2011  Myfikirler.com

 






İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir