Anasayfa / Haberler / CEO’larda Gezi Parkı’nda Topçu Kışlası’na Karşı

CEO’larda Gezi Parkı’nda Topçu Kışlası’na Karşı




ceolar gezi parkiGezi Parkı ile ilgili herkes konuştu ama en az görüş iş dünyasından geldi. Ekonomist, araştırma projeksiyonunu bu kesime tuttu ve oldukça çarpıcı sonuçlara ulaştı. Ekonomist ve Capital’in oluşturduğu CEO Club platformu üyeleri arasında yaptığımız anketten çıkan en çarpıcı sonuç, eylemci gençler gibi CEO’ların da Gezi Parkı’nda Topçu Kışlası’na karşı çıkması oldu. Hükümetin bu krizi yönetmedeki yeterliliğine 10 üzerinden 1 veren CEO’lar, olayları tırmandıran faktörlerin başına Başbakan’ın üslubunu koyuyor. CEO’lar son gelişmelerin ekonominin performansına olumsuz yansıyacağını ve şirket değerlerini düşüreceğini öngörüyor.

Taksim Meydanı’mn gizlenmiş küçük vahasıdır Gezi Parkı. İstanbul’da yaşayanlar, binlerce kez geçmiş olsa da oralardan, belki yıllarca farkına bile varmamışlardır bu güzelliğin. Çünkü Elmadağ’dan Taksim’e doğaı yürürken, sol taraftaki tek katlı yapılar (bugün yıkılan) perdelerdi parkı. Arka paraleli teşkil eden Mete Caddesi ise yayaların pek kullanmadığı bir cadde olduğu için ve meydandan da parka doğru yükselen merdiven, parkın far-kındalığını hep azaltan faktörlerdi. îşte kimine göre gündüz biraz nefes almak için İstanbul’da bulunmaz bir nimet, kimine göre ise gece pek tekin olmayan bu park, 20 gündür Türkiye’yi sallıyor.

Konu malum, Taksim Meydanı’nın yayalaştırılması kapsamında Gezi Parkı’na da atılmak istenen neşter. Bu kapsamda bir zamanlar o parkın bulunduğu yerde olan Topçu Kışlası’nın, biraz da irorıik bir şekilde yeniden yapılmak istenmesi. myfikirler.com Tabii bunun için yapılması gereken ilk şey oradaki ağaçların bir bir kesilmesi (gerçi son zamanlarda bunun adına ağaçların taşınması da deniyor). Zaten yapılıyordu da bu. Bu proje gündeme geldiğinden beri, çevreci gruplar Gezi Parkı’ndaki ağaçların üzerindeki nedeni belirsiz kırmızı işaretlere dikkat çekip duruyordu. Sonra ilginç bir şekilde budanmaya başlandı bu ağaçlar.

KURBAĞA HİKAYESİ

Yok olmaları adeta zamana bırakılan, sayılan yeterince ve ‘doğal’ olarak azaldığında da iş makinalannın rahatça sokulabileceği bir inşaat alanı yaratmak için. Gezi Parkı için yazılan hikaye, doğrusunu söylemek gerekirse suyu yavaş yavaş ısıtılan kurbağanın hikayesine benziyordu.

Fakat 27 Mayıs’ı 28 Mayıs’a bağlayan gecenin bir yansında, Gezi Parkı ile ilgili farkındalığı yüksek olan ve işinden çıkıp oradan geçen bir gencin gördüğü ağaç söküm operasyonunu arkadaşlanna bildirmesi ile başlayan olaylar dizini bugün bambaşka bir mecraya büründü.



Herkesin kabul ettiği ve 20-25 kişilik bir gruptan oluşan bu masum karşı koyuşa, engeleme çabalarına karşı kullanılan güç birçok vicdanı yaralayacak ölçüdeydi. O ağaçların sökül-memesi için gece nöbeti ananların kurduklan çadırlardan şafak operasyonuyla sürüklenerek çıkanknalan, çadırlarının ateşe verilmesi, en apolitik insanlan bile üzdü.

KİTLESEL HALE GELDİ

Sonuçta olaylar kimsenin beklemediği bir boyuta sıçrayarak kitlesel gösterilere dönüştü. Türkiye’nin dört bir yanında gerçekleşen çatışmalı görüntüler, dünya haber ajanslannda uzun süre ilk sıralardaki yerini korudu.

En önemlisi ise her şeyin yolunda göründüğü Türkiye ekonomisini sarmalayan dalgalanmaydı. Ekonominin tüm bu olup bitenden olumsuz etkilenmemesi zaten düşünülemezdi. Fakat yine de dalgaların boyunun sönük kalması yüreklere su serpen faktör oldu. Bu durum da ekonominin temel yapısının bir bozulmaya yol açmayacak kadar güçlü olmasıyla açıklandı kuşkusuz.

Bütün bu olaylar süresince hemen hemen her kesimden ses yükseldi. Esnaftan bürokrasiye, akademisyenlerden avukatlara, üniversite çevrelerinden sokaktaki vatandaşa kadar her kesim, gelişmeler karşısında düşüncelerini, yorumlarını çeşitli medya mecralannda kamuoyu ile paylaştı.

CEO’LAR KONUŞTU

Sivil toplum kuaıluşlannın başındaki isimler ile birlikte iş dünyasından da gelişmeleri yorumlayan bazı bireysel sesler yükseldi. Fakat Türkiye’nin en güçlü şirketlerinin nabzını tutan, yüz milyonlarca liralık ya-tınmlann kararlarını veren, binlerce kişiye istihdam yaratan şirketleri yöneten CEO’lann ayrıntılı görüşlerini yansıtan bir haber-araştır-ma yer almadı medyada.

Ekonomist işte bu noktada üzerine düşen bu sorumluluğu yerine getirerek, sahip olduğu network ağını da kullanarak bu kesimin nabzını tuttu. Capital Dergisi ile birlikte oluşturduğumuz CEO Club platformunu kullanarak Gezi Parkı algısına yönelik bir araştırma yaptık. Bu araştırmadan oldukça çarpıcı sonuçlar çıktı. Araştırma kapsamında kuşkusuz pek çok soaı sorulabilirdi. Fakat CEO’lara bu araştırma için gönderdiğimiz ankete katılımı artrmak ve daha fazla geri dönüş alabilmek için mümkün olduğu kadar kısa sürecek bir anket formu hazırladık.

137 CEO’DAN YANIT

11 soruyu kapsayan bir Gezi Parkı anketine beklediğimizden daha yüksek bir katılım oldu. 530 kişiden oluşan CEO Club üyelerinden bu ankete yanıt verenlerin sayısı 137’yi buldu.

CEO’lann verdikleri yanıtlar arasında iki konu oldukça dikkat çekiciydi. Örneğin Gezi Parkı’nı yok edecek bir Topçu Kışlası projesini büyük bir ağırlıkla ret eden ve eylemci gençlerle “Yapılmamalı” görüşünü paylaşan CEO’lar, Gezi Parkı için orada yatıp kalkan Taksim Platformu’nun “AKM Yıkılmasın” söylemini ise paylaşmıyor.

Bu konudaki sorumuza verdikleri ağırlıklı yanıtlar “Yıkılmalı ve yerine daha modem bir bina yapılmalı” şeklinde. Bunu vurgulamamızın nedeni CEO’ların “Gezi Parkı Terazisi”nin adaletine ilişkin küçük bir veri oluşturmasından kaynaklanıyor.






İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir