Anasayfa / Kariyer ve İş / Diren Şarapları Ortağı Orhan Direnden Şarapçılık Serüveni

Diren Şarapları Ortağı Orhan Direnden Şarapçılık Serüveni




Orhan Diren

Diren Şarapları Ortağı Orhan Diren, Tokat’ta evlerinin bir odasında başlayan ,şarapçılık serüvenini anlatıyor.

babam mustafa VASFİ DİREN tarım meslek lisesinde eğitim görürken, şarapçılıkla ilgilenmeye başlıyor. Ülkenin ziraatla kalkınacağına inancı ve Orta Anadolu’nun üzümün anavatanı oluşu ilgisini daha da artıyor. 1950’lerin sonlarında evimizin içindeki imalathanede ürettiği şarap miktarı 15 ton. O dönemlerde şarapçılıkta ileri teknolojiye sahip Almanya’nın Ren ve Mosel vadilerindeki şarap tesislerini inceleyerek mevcut tesisleri modernize edecek yeni makine siparişleri vermeye başlıyor.

Babam, işi devam ettirmemiz için alacağımız eğitimi de planlıyor. Aslında ben pilot olmak istiyordum. Bu yüzden Hava Harp Okulu’na başvurdum. Fakat babam başvurumu postane müdürüyle konuşup geri almış. Yıllar sonra postane müdürü itiraf etti; “Başvuruyu geri ver, ben onu Fransa’ya şarap eğitimine göndereceğim” demiş. Babamın kurduğu iş modeli, vizyonu, belki de bugünkü başarımızın temelinde yatıyor.

Her akşam otobüsle Tokat’tan Ankara Üniversitesi’ne giden babam, dünya çapında tanınmış Arif Akman, Fevzi Topaloğlu gibi profesörlerden tavsiye alıp üretimi daha iyi hale getiriyordu. Ürün kalitesinin yüksek olması da sadık tüketici kitlesinin oluşmasını sağladı ve markalaşma biraz da kulaktan kulağa, tüketicinin ürünü beğenmesiyle geldi. 1963’te ilk kez şarapçılık yarışması yapıldığında en yüksek puanı biz aldık.



Hızlı büyüme dönemlerimizi değerlendirince genellikle kriz dönemlerinde büyüdüğümüzü görüyorum. Hep kârlılıktan çok taviz vermeden büyümeye odaklandık. Köklü bir marka olmanın sırrı da daima markaya yatırım yapmaktan geçiyor. Tokat’ta bugün 18 çeşit üzümle 200 dönüm bağımız var. Narince üzümü dışında yeni çeşitlerin yetiştiriciliğini de yapıyoruz. Türkiye, ürettiği 3 milyon 600 bin ton üzüm ile dünyada altıncı sırada. Fakat bunun yalnızca binde 2’sini şaraba işliyoruz. Üretimin yüzde 80-90 civarındaki miktarı ise, kuru üzüm olarak üretiliyor. Halbuki şarap, üzümden en yüksek katma değerin yakalanacağı ürün. Biz de cinslerimiz çoğaldıkça şarap üretimini yavaş yavaş artırmayı planlıyoruz.

1-1,5 milyon şişe civarında olan üretimimizi 2014’te 5 milyon şişeye çıkaracağız. Son yıllarda daha fazla ürün kategorisi ve çeşidi yaratılması ve bunların tüketiciye duyurulması gibi pazarlama alanında faaliyetlerimiz sürüyor. Fransa, İngiltere, Belçika ve Hollanda’ya ihracatlarımız devam ederken gelişmekte olan ülkelere de yatırım planları yapıyoruz. Afrika’da yatırım yapma düşüncemiz var; araştırıyoruz. Hedefimiz, 2011’i 350 milyon lira ciro ile kapatmak.

Tavsiyem

•    Bu pazara girersem fark yaratabilir miyim diye düşünün, analiz yapın. Hacim, çeşitlilik, fiyat, kalite seviyeleri olarak tüketicilerin birçok ihtiyacını karşılamak nispeten büyük işletmelerden geçiyor. 0 yüzden yeterli boyutta bir iş modeli kurmanız gerek.

•    Temelde para kazanmak için yola çıkan birçok hikayenin başarısızlıkla sonuçlandığını görürsünüz. Yeni bir değer yaratmak üzerine yola çıkarsanız zaten para kazanırsınız.

Tuğba İskefli





İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir