Anasayfa / Ekonomi-Finans / Dış Ticarette Yeniden Eylem Planı

Dış Ticarette Yeniden Eylem Planı



Dış ticarette yeniden eylem planı

Krizin büyük darbe vurduğu ihracatta yeni önlemler gündemde. Bakan Kürşad Tüzmen, kolları sıvamış durumda.

Dünya ekonomisinin İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana en düşük seviyede büyüyeceği 2009 yılı, ihracatçılar için “en zor yıl” olacak belki de… Dış Ticaretten Sorumlu Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen böyle bir tablonun Türkiye için çöküntü yaratmaması için yeni politikalar peşinde koşuyor.

Bu süreçte finansal piyasaların baskı altında kalmaya devam edeceği ve küresel ekonomide toplam üretim ve uluslararası ticarette keskin bir düşüş yaşanacağı düşünülüyor. Türkiye’nin başlıca ticaret ortağı olan Almanya, Fransa, İngiltere, İtalya ve Rusya ihracatında yüzde 20’yi aşan düşüşler oldu. Küresel krizden Türkiye’nin de keskin bir şekilde etkilendiği, 2008 Ekim ayından itibaren ihracat verilerinden de anlaşılmaya başlandı. Ocak 2009’da yaşanan yüzde 28’lik azalma, krizin ihracatı nasıl vurduğunun göstergesi. İhracattaki ve iç talepteki daralma ve petrol fiyatlarındaki düşüş, ithalatı da ciddi bir şekilde etkilemeye başladı. Bunlar yaşanırken dış ticaret yapanlar, tüm ihtiyaçlarıyla gözünü devlet kapısına dikmeye başladı.
Muhatap ise Dış Ticaretten Sorumlu Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen….




Tüzmen’e göre, krizin derinliği ve süresi konusunda belirsizlik devam ediyor ama dış ticaret, turizm ve yabancı sermaye hareketleri özellikle bu yıl ciddi bir şekilde daralacak. Gelişmiş ülkelerin uluslararası ticaret sisteminde telafisi mümkün olmayan tahribatlara yol açacak milyarlarca dolar değerinde sübvansiyonlar uygulayacaklarına dikkat çeken Tüzmen, “Bu gelişmeler önümüzdeki dönemde dünya ticaretinde bugün için geçerli olan kural ve disiplinlerin köklü değişikliğe uğrayacağına işaret ediyor” diyor.

Tüzmen, küresel krizin dünya ekonomisi ve ticaretinde şimdiye kadar tahmin edilenden daha fazla bir daralmaya yol açacağını tahmin ediyor. Bunun uzantısı ise ona göre korumacı politikalar ve çok taraflı ticaret sistemi yerine ikili ve bölgesel ticaret anlaşmalarının ön plana çıkması şeklinde olacak. Bu konuda en önemli kararlılığı ise korumacı politikalarla mücadele konusunda… “Ülkelerin aldığı ticareti bozucu önlemlerden yurt içi üretimimizin ve ihracatımızın olumsuz yönde etkilenmesini önlemek için de uluslararası hak ve yetkileri sonuna kadar kullanacağız. Bu anlamda, başka ülkelerin uygulamaya koyduğu korumacı politikalara karşı proaktif ve tavizsiz önlemler geliştirip uygulayacağız” diyor Tüzmen.

Krizden önce gelişmekte olan ülkeleri suçlayan ve korumacılıktan vazgeçmeleri için hem uyaran hem yaptırım uygulayan gelişmiş ülkelerin şimdi korumacı politikaya keskin dönüş yapmaları ve bunda ısrarlı olacaklarına ilişkin sinyal vermeleri Tüzmen’i endişelendiriyor. Bu nedenle, önümüzdeki dönemde Dünya Ticaret Örgütü’nün (DTÖ) Bakanlar Konferansı’nda gelişmiş ülkeleri uyarmaya hazırlanan Tüzmen, önceliklerini şöyle sıralıyor: “DOHA ‘Kalkınma Gündemi Ticaretin Kolaylaştırılması’ kapsamında, transit geçiş kotaları ve buna bağlı ticaret üzerinde olumsuz etkileri olan uygulamaların kaldırılması amacıyla DTÖ üyeleri arasında bir çerçeve anlaşması sonuçlandırılması bizim temel önceliğimiz.

Myfikirler.com




Bu Konularda İlginizi Çekebilir

Yazımızı beğendiniz mi?

Size daha güzel hizmet sunabilmemiz için lütfen bize destek olun. Yazımızı aşağıdaki sosyal medya sitelerinde paylaşabilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir