Anasayfa / Ekonomi-Finans / Ekonomi ikinci not artışına kilitlendi

Ekonomi ikinci not artışına kilitlendi




Ekonomi ikinci not artışına kilitlendi

S&P Türkiye’nin notunu artırdı ama ne piyasalar ne de ekonomi yönetimi bu artıştan memnun. Ekonomistlere göre, ancak ikinci artış gelir ve ülke notu “yatırım yapılabilir” seviyesine çıkarsa 2013 büyümesine ciddi bir doping etkisi olur…

ikinci nor artisi2013 yılına ilişkin ilk veriler henüz büyüme konusunda net işaretler vermiyor. Beklentiler yüksek olmasına karşın, gelen veriler karışık sinyaller sergiliyor. Global ekonomide de belirsizlik var. Avrupa, Güney Kıbrıs kriziyle uğraşırken, ABD’de Merkez Bankası (FED) likiditeyi azaltma kararı verebilir. Dünyada negatif havaya karşın, geçen hafta Türkiye ile ilgili gelen not artışı, havayı yumuşattı.

Türkiye’de piyasalar aslına bakılırsa S&P tarafından yapılan not artışına çok büyük tepki vermedi. Keza not artışı uzmanlara göre bir yerde “malumun ilanı”, yani Türkiye’nin ekonomik performansı bu notu çoktan hak ediyordu. Bundan sonra ikinci bir kademe artışı ya da Mo-ody’s’den “yatırım yapılabilir” notu beklentisi oldukça güçlenmiş durumda. Bu konuda beklenti ekonomi yönetimi tarafından dile getirildi. Maliye Bakanı Mehmet Şimşek yılsonuna kadar ilgili kuruluştan böyle bir beklentileri olduğunu açıkladı.

En son geçen yıl kasım ayında Fitch tarafından “yatırım yapılabilir” notu verilen Türkiye şu anda diğer iki kuruluş S&P ve Moody’s’un derecelendirmesinde “yatırım yapılabilir” seviyenin sadece bir kademe altında bulunuyor. Yılın başındaki bu not artışı piyasada çok büyük yankı bulmasa da bundan sonraki makro dengelere ve görünüme katkısı yadsınamaz. Ekonomistlere göre, özellikle büyüme konusunda ihtiyaç duyulan finansman, önümüzdeki dönem fon akışı sayesinde karşılanabilir. Son bir ayda yurtdışı görünümün bozulması nedeniyle Türkiye’den gerek hisse senedi gerekse de tahvil piyasasından kısa vadeli portföy çıkışı yaşanıyordu. Uzmanlar, not artışıyla fon hareketlerinin tersine dönmesini bekliyor.

Not artışına en temkinli yaklaşan uzman ise Ünlü Portföy Danışmanlık şirketinin sahibi ve yatırım danışmanı Murat Gülkan.

Ona göre, kredi kuruluşları eskisi gibi etkili değil. Piyasalar ve ekonomik aktörler her türlü bilgiye çok rahatlıkla ulaşabiliyor, bu açıdan reyting kuruluşlarının vereceği raporlara ihtiyaçları yok. Hatta onlardan önce her konuda veri ve analize ulaşabiliyorlar. Hatta Gül-kan, reyting kuruluşlarının ?20 yıl öncesinin kuruluşları” olduğunu savunuyor ve günümüzde piyasada etkisinin çok sınırlı olduğunu söylüyor.



“SEÇİM ÖNCESİ ETKİLİ”

Garanti Yatırım Ekonomisti Gizem Öztok Altınsaç, piyasanın not artışına gecikmeli tepki vereceğini düşünüyor. Not artışının azımsan maması gerektiğini savunan Al-tınsaç’a göre, Türkiye Fitch’in ardından S&P ve Moody’s tarafından da yavaş yavaş “yatırım yapılabilir” seviyeye çekiliyor. Türkiye’ye yılın başında sermaye akışı olduğunu ancak mart ayında para çıkışı yaşandığını belirten Altınsaç, bundan sonra fon akışı olabileceğine dikkat çekiyor. Not artışının aslında Türkiye’nin ekonomik performansı göz önünde tutulduğunda geç kalınmış bir adım olduğunu belirten Altınsaç, yine de yatırımcıların algısını olumlu etkileme gücüne sahip olduğunu kaydediyor. Altınsaç, önümüzdeki dönemde Moody’s’in yılsonun-da, S&P’nin ise 2014 yılında “yatırım yapılabilir” notu vermesini bekliyor. 2014 yılında iki seçim olduğuna dikkat çeken Altınsaç’a göre, ekonomide seçimler nedeniyle yaşanacak olası olumsuzluklar gelecek not artışıyla telafi edilecek.

“BÜYÜMEYİ DESTEKLER”

ING Bank Başekonomisti Şengül Dağdeviren, Güney Kıbrıs’ın Avrupa ve diğer piyasalar üzerinde yarattığı olumsuz havanın son aylarda sermaye hareketlerini olumsuz

etkilediğine dikkat çekiyor. Türkiye’nin bu durumdan olumsuz etkilendiğini belirten Dağdeviren, not artışının sermaye girişini güçlendireceğini ve böylece Güney Kıbrıs’ın olumsuz etkisini telafi edebileceğini söylüyor. Bu yıl büyüme konusunda iyimser olduklarını ifade eden Dağdeviren, ilk üç aydaki verilerin ekonomide ivmelenmeye işaret ettiğini savunuyor. Not artışının bu yılki büyüme beklentilerini güçlendireceğini ve finansman ihtiyacına katkıda bulunacağını dile getiriyor.

“MALUMUN İLAMI OLDU”

A Yatırım Hazine Müdürü Özcan Geçer, daha önce bu tarz notların artırıldığını bunun “malumun ilanı” olduğunu vurguluyor ve Türkiye’nin not artışına karşın halen “yatırım yapılabilir” seviyenin altında olduğuna dikkat çekiyor. Geçer, piyasada tahvil ve hisse senedi piyasasında fazla hareket olmadığını belirterek, tahvilde gösterge faizin yüzde 6.40’tan 6.36’ya gelebildiğini söylüyor. Yabancı fonların kısa vadede Türkiye’ye giriş yapmayacağını savunan Geçer, DIBS (Devlet Iç Borçlanma Senedi) portföyünde son aylarda yaşanan gerilemeye de dikkat çekiyor. Geçer’in yaptığı hesaba göre, 15-22 Mart haftasında yabancıların menkul kıymet portföyü DIBS bazında 166 milyon dolar kadar azaldı. Hafta içinde 8.4 milyar borç geri ödemesi bulunan Hazine buna karşılık 8.1 milyar TL borçlandı. İtfadan dolayı yabancı yatırımcıların 2013 vadeli menkullerinde 1.8 milyar TL kadar azalma olurken, gerçekleşen ihalelerden alım gerçekleştirdiler. Önümüzdeki dönemde S&P’nin not artırımının yabancı yatırımcıların tercihlerindeki etkisi ise izlenecek.

Erkan Kizilocak / Para





İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir