Anasayfa / Ekonomi-Finans / Ekonomide ilk çeyrek sonuçları canlanma sinyali veriyor

Ekonomide ilk çeyrek sonuçları canlanma sinyali veriyor




Ekonomide ilk çeyrek sonuçları canlanma sinyali veriyor. Cari açıkta U dönüşü yaşanırken enflasyonda nisandan itibaren düşüş bekleniyor. Ekonomistler, asıl çıkışın ikinci yarıda olacağını söylüyor…

DÜNYADA yeni bir parasal bolluk yaşanıyor. Buna karşın IMF, global ekonomiyle ilgili 2013 büyüme tahminini yüzde 3.5’ten 3.3’e düşürdü. Türkiye için ise öncekine göre 0.1 puanlık çok sınırlı bir revizyonla 3.4’e çekti. Geçen yılki sert düşüşten sonra bu yılki büyüme beklentileri biraz daha temkinli. IMF’nin tahmini ekonomi aktörlerinin beklentilerini karşılamıyor. Bu arada 2013’ün ilk çeyrek verileri büyümeye ilişkin ilk ipuçlarını verdi.

ekonomi sonuclari

2013 yılının ilk çeyrek verileri şu ana kadar büyük oranda ortaya çıkmış durumda. İlk sonuçlara göre, talepte canlanma var. Özellikle banka kredilerinde nisan ayının ilk haftası itibariyle yüzde 20’ye yakın bir artış dikkat çekiyor. Bu yıl büyümenin dengelenmesi, başka bir deyişle iç ve dış talebin aynı oranda katkı yapması bekleniyor. Merkez Bankası’nın geçen hafta faizde yaptığı büyük çaplı indirim, büyümeye ciddi desteğin işareti olarak görülüyor.

TOPARLANMA VAR

İlk çeyrek büyüme rakamı henüz netleşmedi ancak tahminler yüzde 2.5 civarında. Diğer yandan cari açıkla ilgili en son veri şubat ayına ait. Ekonomide U dönüşü makası açmaya başladı. Şubatta cari işlemler açığı, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 20.5 artarak 5.1 milyar dolara çıktı. Yılın başında yapılan vergi düzenlemeleri ilk çeyrekte enflasyon ortalamasını yüzde 7.2’ye çıkardı. İlk çeyrekte en büyük düzelme bütçe açığında gözlendi. Keza geçen yıl ocak mart arasında bütçe 6.5 milyar TL’ye yakın açık verirken bu yıl açık aynı dönemde 900 milyon dolara geriledi. Ocak dönemine ait işsizlik oranı ise geçen yılın son çeyreğinde düşük büyümenin izlerini taşıyor. İşsizlik 0.5 puanlık artışla yüzde 10.6’ya yükseldi. Ekonomide üretim temposuna ilişkin en güncel veri olarak kabul edilen imalat sanayi kapasite kullanım oranı ise, mart ayında bir önceki aya göre 0.5 puan artarak yüzde 72.7 seviyesine yükseldi, ilk üç aylık ortalama ise yüzde 72.4.

Ekonomistlere göre, ekonomide ilk çeyrekte toparlanma ikinci yarıda daha fazla hissedilecek, ilk çeyrekte özellikle not artışıyla birlikte sermaye girişinde artış olduğu dikkat çekiyor. Bu da beklentileri düzeltiyor. Diğer yandan Barış Süreci’ne yönelik olumlu hava beklentileri güçlendiriyor. Ayrıca 2014 seçimleri için makro verileri iyileştirici her türlü tedbirin alınacağını düşünen uzmanlar, dış piyasada daha kötü bir senaryo gerçekleşmediği taktirde 2013’ün daha verimli bir yıl olacağını savunuyor.

“DAHA İYİ BİR YIL OLACAK”



ING Bank Başekonomisti Şengül Dağdeviren, ekonomide ilk sonuçların iyileşmeye işaret ettiğini belirtiyor. Dağ-deviren’e göre, sanayi üretiminde özellikle şubat ayında genele yayılan ivme-lenme, güçlü seyreden kredi büyümesi, güçlenen sermaye ve tüketim malı ithalatı gibi birçok öncü gösterge bunu teyit ediyor. Ancak büyümedeki ivme istenen düzeylere ancak yılın ikinci yarısında ulaşabilecek. Bunun temel nedeni küresel belirsizlikler ve bu belirsizliklere karşı Türkiye’de risklerin kontrol edilmek zorunda olması. Diğer bir deyişle büyümede dengenin gözetilmek zorunda olması. Diğer yandan, ekonomideki canlanma ile birlikte cari açıktaki iyileşme de sona erdi. Ancak iç talepteki canlanmaya karşın henüz çok hızlı bir ithalat artışı yok. işsizlik ise her ne kadar son dönemde mevsimsel etkilerle artış gösterse de, mevsim etkisinden arındırılmış verilerin 2012 son çeyrek düzeyini koruduğu görülüyor. Enflasyonda gıda fiyatları önemli bir oynaklık unsuru olmaya devam ediyor.

Dağdeviren, 2013’ün daha iyi bir yıl olacağını düşünüyor. Buna sebep olarak özellikle gelişmiş ekonomilerde parasal genişlemeyi gösteriyor. Bu durumun Türkiye gibi yapısal gücünü koruyan ekonomilere kaynak girişini artıracağını ifade ediyor.

“PEMBE TABLO MUTLU EDECEK”

Okan Üniversitesi Finansal Riskleri Araştırma Merkezi (OKFRAM) Direktörü Doç. Dr. Dilek Teker, 2012’de yüzde 2.2’lik düşük büyümenin ihracat sayesinde sağlandığını belirtiyor. Teker, “İhracatta olumlu bir tablo yaşanmasaydı ekonomide daralma bile yaşanabilirdi” diyor. Bu nedenle 2012 yılının son aylarından itibaren ayağın frenden çekildiğini belirtiyor. Bu amaçla faizde indirimler devam ediyor. Düşük faiz politikası bu yıl da devam edecek. Teker, bu yıl enflasyonu önemli bir risk olarak görmüyor. Bunun nedeni, hem iç talepte önemli bir patlama beklentisinin olmaması hem de Merkez Bankası’nm enflasyonist baskılar nedeniyle zorunlu karşılık silahını her an devreye sokabilecek olması. Teker’e göre, cari açıkta ise şubat verisi artışı destekliyor. Zaten büyümenin arttığı bir ekonomide de beklenti bu doğrultuda. İlk iki aylık dış ticaret rakamlarında altın ihracatının gerilediği gözleniyor. Altın dışlandığı taktirde yılın kalan kısmı için cari açık riski yaşanabilir.

Dilek Teker, 2013 yılı için olumlu görüş belirtiyor. Teker’e göre, öncelikle düşük faiz ortamı büyümeyi destekleyecek. Daha da önemlisi, 2012 çeyrek bazlı büyüme rakamları sırasıyla, yüzde 3.3, yüzde 2.9, yüzde 1.6 ve yüzde 1.4 olarak açıklanmıştı, ilk çeyrek yılın en parlak büyümesi yaşanmıştı. Geçen yılın sonuna doğru azalan bir trend vardı. Bu 2013 büyümesinde baz etkisinin yaratacağı pembe tablonun bizi mutlu edeceği anlamına geliyor. Diğer yandan, kredi derecelendirme kuruluşları da Türkiye’de iç siyaseti destekleyecek not artışları sinyali veriyor. Kredi notunda artış beklentileri de piyasaya olumlu yansıyacak. Yaz aylarında bir artış olası görünüyor.

“İÇ TALEP ARTACAK”

Bahçeşehir Üniversitesi Ekonomik ve Toplumsal Araştırmalar Merkezi (Betam) uzman araştırmacısı Zümrüt tmamoğlu, yavaşlayan ekonomiyi canlandırmak amacıyla Merkez Bankası’nın uyguladığı genişleyici para politikasının yılın ilk çeyreğinden itibaren etkisini gösterdiğini söylüyor ve çok net olmasa da canlanma işaretlerinin alındığını belirtiyor.

Geçen yılla karşılaştırıldığında ocak şubat arasında kapasite kullanım oranında ve ihracat artışında küçük düşüşler, sanayi üretim endeksi ve ithalatta ise ivmelenme olduğuna dikkat çekiyor. İmamoğlu, yıl içinde ekonominin iç taleple büyümeye geçeceğini ve cari açığın artmaya devam edeceğini tahmin ediyor.

Erkan Kızılocak / Para





İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir