Anasayfa / Ekonomi-Finans / Ekonominin Geleceğini İlk Üç Ayın Göstergeleri Belirleyecek

Ekonominin Geleceğini İlk Üç Ayın Göstergeleri Belirleyecek




YILIN ilk ayında son dönemde açıklanmış göstergeler incelendiğinde bazı göstergelerde olumlu işaretler ortaya çıktığı görülüyor. Ancak göstergelerin çoğunluğu, aşağıda görüldüğü gibi ekonominin şimdilik yatay seyir izlediğini ortaya koyuyor.

■    öncü göstergelerde yatay seyir; Ekonominin gelecek aylardaki gidişi hakkında ipucu veren ve TCMB ile OECD tarafından yayınlanan bu endeksin verileri, gelecek üç ayda ekonominin bugünkü üretim düzeylerini koruyacağını gösteriyor. Bu gösterge, gelecek hakkında ipucu veren sekiz göstergenin verilerini tek bir oranda birleştiriyor.

■    PMI’de canlanma işareti: HSBC’nin PMI (Satın Alma Yöneticileri Endeksi), kasım ayından sonra aralıkta da canlanma işareti verdi. 400 sanayi şirketinin yöneticileri ile yapılan bu anket, büyük şirketlerdeki durumun, küçük ve orta boy işletmelere göre daha iyi olduğunu düşündürüyor.

■    Kapasite kullanımı düşük: TCMB tarafından hesaplanan ve ekim ayında yüzde 74.9, kasımda yüzde 74.0 olan imalat sanayii kapasite kullanım oranı aralık ayında yüzde 73.6’ya geriledi.

■    Sanayi üretiminden iyi haber: Ekim ayındaki düşüşten sonra sanayi üretimi kasım ayında biraz da baz etkisi sayesinde iki haneli bir oranda arttı. Ancak aynı baz etkisi aralık ayında düşük bir oranın açıklanmasına yol açacak. Baz etkisi bir tarafa bırakıldığında sanayi üretimi genelde yatay bir seyir izliyor.

■    İhracat siparişlerinde artış: Yurt içi sipariş beklentisinde yatay seyir eğilimi gözlemleniyor. Bu nedenle yılın ilk aylarında sanayi üretiminde önemli bir artış beklenmiyor. Buna karşılık eğilim anketlerinde ihracat siparişlerinin arttığı belirtiliyor. Siparişlerin artışı sayesinde ocak ve şubat aylarında ihracattaki artışın devam edeceği söylenebilir.



■    Tüketim harcamalarında durgunluk: 2012 yılında duraklama eğilimine giren tüketim harcamalarının yılın ilk aylarında da bu seyrini sürdürmesi bekleniyor. Durgunluk beklentisi, TÜ-1K ile TCMB’nin birlikte hazırladıkları Tüketici Güven Endeksi verilerinde ve TOtK’in perakende ticaret iş hacmi beklentilerini yansıtan sektörel güven endeksinde de ortaya çıkıyor. Ürün bazında bakıldığında ağustos ile kasım arasındaki dört aylık sürede geçen yıla göre satışların otomobilde yüzde 9.1 oranında, beyaz eşyada ise sadece binde 7 oranında arttığı hesaplanıyor.

■    İşsizlik artış eğiliminde: Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış işsizlik verileri, ekonomideki yumuşak iniş nedeniyle artış eğilimini sürdürüyor. Geçen yılın haziran ayında yüzde 9.0 olan bu oran eylülde yüzde 9.4’e yükseldi.

KRİTİK ÜÇ AY

Makroekonomik göstergelerin yılın ilk üç ayındaki düzeyi, hem yılın geri kalan bölümünde hem de sonraki yıllarda izlenecek ekonomik politikalar üzerinde belirleyici bir etki yapacak.

■    Hükümet ve Merkez Bankası, enflasyon oranı ve cari işlemler açığındaki düşüş sayesinde, ekonominin yılın ilk aylarından başlayarak canlanacağı beklentisi içinde bulunuyor. Bu beklentiler gerçekleştiği takdirde, mevcut kur, faiz ve para politikalarının, bazı değişiklikler yapılarak sürdürülmesi söz konusu olacak.

■    Geçen yılın son aylarındaki yatay seyir, bu yılın ilk aylarında da devam ettiği takdirde, faiz oranlarındaki düşüş eğiliminin hızlandırılması gündeme gelecek. Bu durumda politika değişiminin gerekli olup olmadığı, ikinci çeyrek için açıklanacak göstergelerin değerlendirilmesinden sonra ortaya çıkacak.

■    Yılın ilk üç ayında üretim, talep ve harcama göstergeleri beklenen düzeylerin altında kaldığında, ekonomiyi canlandıran politikaların öncelik kazanması gerekecek. Resesyon tehlikesi nedeniyle, AB’de ve ABD’de olduğu gibi Türkiye’de de enflasyon hedefi ister istemez ikinci planda kalacak.

Hükümetin 2010 ve 2011’de uyguladığı yeni sanayi ve girdi tedarik stratejisi ile teşvik ve tasarruf paketlerinin ilk sonuçları da, politikaların belirlenmesinde etkili olacak. Bu konularda olumlu işaretler alınması, politika değişimine gerek bırakmayacak. Olumlu sonuçların gecikmesi durumunda ise ekonomide bir rota değişikliği kaçınılmaz olacak.





İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir