Anasayfa / Kariyer ve İş / Esnek çalışma büyüme dostu olabilir!

Esnek çalışma büyüme dostu olabilir!




Türkiye işgücü esnekliği meselesini tartışıyor İş dünyası yasaların katılığından, çalışanlar hak kaybından şikayetçi Ekonomistler ise, “güvenceli esneklik” yönteminin ekonomik büyümeye destek olabileceğini savunuyor.

esnek calismaGÜNDEMİMİZDE esnek çalışma var. Türkiye çok taraflı bir şekilde bu konuyu tartışıyor. Aslına bakılırsa esnek çalışma konusu uzun süredir hükümetin gündeminde. Bu konuyla ilgili pek çok düzenleme, 2003 yılında yasalaşan 4857 sayılı İş Kanunu ile çalışma hayatına girdi. Ancak esneklikle ilgili yeni düzenlemeler sıklıkla talep ediliyor. Evden ve uzaktan çalışma biçimlerinin İş Kanunu’nda tanımlanması isteniyor. 2011 yılında çıkan 6111 sayılı torba yasada bu konuda düzenleme girişimi olmuş ancak daha sonra bunlar geri çekilmişti. Esnek çalışmayla ilgili başlıklar şimdi yeniden gündemde. Bu konu, hükümetin 2013 yılı programında ve Ulusal İstihdam Stratejisi Belgesi’nde yer alıyor.

KAYITLI VE KAYIT DIŞI FARKI

Esneklik ya da katılık iş gücü piyasasında işveren ve işçi açısından farklı şeyler ifade ediyor. Uzmanlara göre, işgücü piyasasının esnekliği işgücü piyasalarının değişen koşullara ne kadar hızlı cevap verebildiğini cem Ne9r’n gösteriyor. Teoride esnekliğin tek bir ölçüsü yok. Farklı kavramlar için farklı ölçüler kullanılabiliyor. Örneğin, ücretlerin aşağı ya da yukarı yönlü katılıkları…

Bireysel ya da toplu işten çıkarmaların kolaylığı gibi ölçütler işgücü piyasasının esnekliğini belirliyor. Uzmanların dikkat çektiği önemli bir konu ise, Türkiye’de kayıtlı ve kayıt dışı işgücü piyasası arasındaki büyük fark. Kayıt dışı işgücü piyasası alabildiğine esnek ve bu piyasada hiçbir hukuki düzenlemenin bağlayıcılığı yok. Diğer taraftan kayıtlı işgücü piyasası ise oldukça katı ve daha çok işi koruyan bir piyasa. Türkiye kıdem tazminatı ödemeleri açısından OECD ülkeleri arasında en katı düzenlemeye sahip. İşten çıkarma prosedürleri açısından ise OECD ortalamasına yakın. İşten çıkarma zorluğu açısından ise OECD ortalamasının altında.

Ekonomistlere göre, ekonominin büyüme dönemlerinde firmalar yeteri kadar istihdam yaratmak konusunda çekingen davranıyor. Oysa işgücü piyasasında esneklik olsa büyümenin istih-dama yansıması daha hızlı gerçekleşebilir. Ancak ekonomistler, bu esnekliklerin çalışanlara verilecek diğer güvencelerle birlikte uygulanması gerektiği konusunda uyarıda bulunuyor. Diğer bir konu ise sendikalaşma oranı. Türkiye’de son 30 yıldır sendikalaşma oranı giderek düşüyor. 80Tİ yıllarda kayıtlı işgücünün yüzde 20’si seviyelerinde olan bu oranı bugün yüzde 5.7’ye düşmüş durumda. Sendikalılık oranı da işgücü esnekliği konusunda önemli bir ölçü.

GÜVENCELİ ESNEKLİK



Bahçeşehir Ekonomik ve Toplumsal Araştırmalar Merkezi (Betam) uzman araştırmacısı Dr. Zümrüt İmamoğlu, Türkiye’de işgücü piyasasının ikili bir yapıya sahip olduğuna dikkat çekiyor. Buna göre, kayıt dışı işgücü piyasası alabildiğine esnek iken, kayıtlı işgücü piyasası oldukça katı ve daha çok işi koruyan bir piyasa. Türkiye kıdem tazminatı ödemeleri açısından OECD’deki ülkeler arasında en katı piyasaya sahip. İşten çıkarma prosedürleri açısından ise OECD ortalamasına yakın. İşten çıkarma zorluğu açısından ise OECD ortalamasının altında. Genel olarak Türkiye’de oluşan iş ilişkilerinin bozulmasının maliyeti görece yüksek düzeylerde. Bu nedenle firmalar büyüme dönemlerinde istihdam yaratmakta çekingen davranırken, küçülme dönemlerinde çalışanın işine son vermek konusunda aceleci bir tavır alıyor.

Buna karşın İmamoğlu, daha esnek bir piyasada çalışanlar aleyhine yaşanacak sorunlara da dikkat çekiyor. Büyümenin yavaşladığı ya da ekonominin daraldığı dönemlerde işsizlik oranları artabilir. Iş ilişkilerini bozmak kolaylaştırılırsa işsiz kalanların mağdur olmaması için çalışanı koruyan sistemlerin etkin çalışmasının önü açılmalı. Kuzey Avrupa’da benimsenen güvenceli esneklik yöntemi, tam da bu tür durumlara yanıt vermek üzere geliştirilmiş.

“ESNEKLİK KURALSIZLIK DEĞİL”

DİSK Araştırma Müdürü Dr. Serkan Öngel, çalışma hayatında “esneklik” kavramının “keyfilik’Te aynı anlamda kullanıldığını savunuyor. Esnek modelde evden ya da uzaktan çalışmanın söz konusu olduğuna dikkat çeken Öngel’e göre, Türkiye’de bu tarz çalışma Avrupa Birliği (AB) ülkeleri ile karşılaştırıldığında yaygın bir uygulama değil. Ancak AB ülkeleri ile Türkiye’nin çalışma koşullarım karşılaştırmak çok da anlamlı değil. Türkiye’de istihdamın yüzde 40’ının kayıt dışı olduğu sektörler var. Buralarda iş kanunu hükümleri uygulanamıyor.

Lastik-İş Eğitim Dairesi Müdürü Üzeyir Ataman ise, 2012 yılında kabul edilen Ulusal İstihdam Strateji Belgesi’ne dikkat çekiyor. Belgeye göre, işgücü piyasasının katılıkları ve ücret dışı işgücü maliyetlerinin yüksekliği, ekonomik büyümenin istihdam yaratması önündeki en önemli engeller. İstihdam yaratan bir büyüme için işveren ve çalışan rollerinin yeniden tanımlanması ve esnek çalışma modellerinin aktif olarak hayata geçirilmesi gerekiyor. Belgede, iş güvencesi yerine, tek bir işverene bağlı olmadan çalışmanın sürdürülmesini ifade eden istihdam güvencesinin önem kazandığı belirtiliyor. Ataman, yeni istihdam düzeni oluşturulmaya çalışılırken, çalışanların mevcut haklarının ve güvencelerin korunmasının şart olduğunu savunuyor.

“AVRUPA ZARARINI GÖRDÜ”

Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği (TGSD) Başkanı Cem Negrin’e göre, Avrupa ülkeleri son yaşanan krizde bu durumun olumsuzluklarını anladılar ve şimdi farklı arayışlara yöneldiler. Türkiye’nin çalışan hakları açısmdan AB’ye yeni girmiş birçok ülkeyle aynı olduğunu savunan Neg-rin, “Türkiye işgücü maliyeti açısından gelişmiş Avrupa’ya göre ucuz ama Doğu Avrupa ülkelerinden bir farkı yok. 2023 hedefleri için Doğu Avrupa’ya dikkat etmemiz lazım” diyor.

Erkan Kızılocak






İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir