Anasayfa / Haberler / Fransız Malı Almıyorum, Var mı? Diyeceğiniz

Fransız Malı Almıyorum, Var mı? Diyeceğiniz



Oğuz Uçar

Bu nasıl iştir? Ey Fransa…

Hiç aynaya bakmadan, Cezayir’de işlediğiniz insanlık suçunu görmezden gelecek ve hiç üstünüze vazife değilken parlamentonuzda “sözde ermeni soykırımı”nı kabul edeceksiniz. Sonra terör örgütü ile yakınlığınızı sürdürürken “soykırım olmamıştır” diyenleri 1 yıl hapis ve 45 bin Euro para cezasına çarptırmak için kanun çıkartma hazırlığında olacaksınız ve biz de size tavır koymayacağız?

Var mı? Böyle bir şey…

* * *

Bir önceki yazımı okuyanlar biliyorlar…
Ülkemize karşı düşmanca tavırlarını sürdüren Fransa’ya karşı “Biz de, onların mallarını boykot edelim” çağrısı yapmıştım.

Bu çağrıyı yaparken Başbakan Erdoğan’ın Fransa Cumhurbaşkanı Sarkozy’e yazdığı mektupta yazdıklarını desteklediğimi ancak bunun Danimarka Başbakanı Rasmussen’in NATO Genel Sekreterliğine aday olduğu süreçtekine benzememesi temennisinde bulunmuştum.

Ama o da ne?

2012 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısının TBMM Genel Kurulundaki görüşmeleri devam ederken Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’den beni şok eden bir açıklama geldi.




Bakan Şimşek, hükümetin Fransız mallarına boykot kararı olmayacağını söyledi. Gerekçe olarak da, Gümrük Birliği Anlaşmasını gösterip, hükümetin bu yüzden böyle bir boykota öncülük yapamayacağının altını çizdi.

Ülkemiz bu süreci 31 Temmuz 1959 tarihinde o zamanki adı ile Avrupa Ekonomik

Topluluğuna yaptığı resmi başvuru ile yaşamaya başladı. Bunu 1963 yılında

imzalanan Ankara Anlaşması, 1970 yılında imzalanan Karma Protokol izledi.

Sonra, 17 Aralık 2004 tarihinde Gümrük Birliğinin imzalanmasıyla AB’ye giriş sürecimiz başladı.

Ama ne süreç (!)

Şimdiye kadar hiçbir aday ülkeden istenmeyenler bizden talep ediliyor.

Adamların bu gidişle gözlerinin doyacağı yok.

Her yerde taviz istiyorlar.

Kıbrıs ile ilgili yapılan referendum daha dün gibi, hafızalarda yaşıyor.

Sözde bir çözüm planı, halk oylamasına sunuldu. Adanın Güneyinde yaşayan Rumlar “Hayır”,
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti vatandaşları da “Evet” dedi. Nasıl bir değerlendirme? Nasıl bir takdirse? Rumlar AB üyesi oldu. Bizimle ilgili süreç devam ediyor.

Yani daha fazla taviz bekliyorlar…

İmzalandığı tarihten bu yana ülkemizi zarara uğratmaktan başka bir şeye yaramayan “Gümrük Birliği” anlaşmasına bakın hele;

Hükümet bile bu konuda bir boykot çağrısında bile bulunamıyor.

Damarında zerre kadar Türk kanı olan insanların buna tepkisiz kalması mümkün değil. Hadi diyelim hükümet resmi ağızdan bunu böyle söylemek zorunda. Ama bu ülkeyi seven sivil toplum kuruluşları nerede?

Onları ve sivil vatandaşları bağlayan bir durum var mı?

Mecburmuyuz Fransa’yı zengin etmeye.

İsveç Parlamentosunda “sözde ermeni soykırımı” kararı alınmadan once bu ülkede yapılan bir otomobili satın almak üzereydim. O karar bir oyla bile çıktıktan sonra vazgeçmiştim.

Şimdi de Fransız mallarına boykot başlatıyorum;

Al-mı-yo-rum……

Var mı diyeceğiniz?




Bu Konularda İlginizi Çekebilir

Yazımızı beğendiniz mi?

Size daha güzel hizmet sunabilmemiz için lütfen bize destek olun. Yazımızı aşağıdaki sosyal medya sitelerinde paylaşabilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir