Anasayfa / Ekonomi-Finans / Havalar ısınıyor, ekonomi soğuyor

Havalar ısınıyor, ekonomi soğuyor




Önce CHP, ardından AK Parti kongreleri siyaset cephesinde sıcaklığın daha yüksek hissedilmesine sebep olacak. Dış ticaret dengesi, cari açık ve merkezi yönetim bütçesinin görünümü iyi. Ancak bunların sürdürülebilirliği konusunda ciddi kuşkular var…

SICAKLAR iyice çöktü. İç politikada da ısınma var. Hem de ne ısınma… Bu hafta ana muhalefet partisi CHP’nin büyük kongresi var. Kongreleriyle ünlü CHP, şimdi de hafta içerisine aldığı kongre takvimiyle yine herkesi şaşırttı. Çok sıcak ve hafta içi bir günde binlerce insan Ankara yolunda olacak…

Sıcak iç politika gündemlerinden biri de HAS Parti ile AK Parti’nin birleşme çabaları. Daha doğrusu HAS Parti’nin tüzel kişiliğini feshedip AK Parti’ye katılma süreci. Ancak bu sürecin şimdiden başlayan sancıları söz konusu. HAS Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Bekaroğlu isyan bayrağını ilk çeken isim oldu. Her zamanki net ve açık duruşunu yine ortaya koydu. Psikoloji ve aynı zamanda sosyoloji uzmanı bir bilim adamı olarak tavrını gösterdi. Onu izleyenler olacak gibi görünüyor. Özellikle yerel düzeyde iki partiye ait önemli adaylar arasında ister istemez çekişme yaşanacak. Dolayısıyla yerel ve genel seçimlere kadar sürecek sessiz isyan, bazı noktalarda yerini gürültüye bırakacak. Artık bu gürültünün kum olup olmadığını da sandıklar gösterecek.

Tabii yeni AK Parti’nin yeniden yapılanma ve kadrolaşma konusu da yakında tüm sıcaklığıyla gündeme gelecek. AK Parti’nin büyük kongresi 30 Eylül 2012’de yapılacak. Bu sıradan bir kongre değil. Zira parti tüzüğüne göre üç dönem üst üste milletvekilliği ve teşkilat görevi yapanların süresi dolacak. Yani üç dönem görev yapan AK Parti milletvekilleri artık aday olamayacak. Galiba bu durumda olanların sayısı 65-70 civarında. Kimi bakanlara yol görünecek, kimine parti yönetiminde yer verilecek, kimi de yerel seçimlerde belediye başkanı adayı yapılacak. Hatta bu süreçte Numan Kurtulmuş’a da bazı görev ve unvanlar yakıştırılıyor. Anlayabildiğim ve bilebildiğim kadarıyla AK Parti içinde derinlerden gelen bir sıcaklık var.

EKONOMİ KÜÇÜLÜYOR



Havalar ve özellikle siyasi hava ısınırken ekonomi aksine soğuyor. Hem de ciddi bir biçimde. Geçen yılın ilk çeyreğinde yüzde 12’ye yaklaşan (yüzde 11.9) büyüme oranı bu yılın ilk çeyreğinde yüzde 3.2’ye gerilemiş. Geçen yılın her çeyreğinde büyüme var ve yüksek oranda. Üstelik 2011 yılı büyüme oranı da yüzde 8.5. Demek ki geçen yıla göre yaklaşık dörtte üç oranında performans kaybı söz konusu. Bunun temel nedenlerinden biri iç tüketimin durma noktasına gelmesi, diğeri de aynı şekilde ithalat artış oranının düşmesi… İç talepteki daralma gerçekten büyümenin motoru olarak adeta motoru rölantiye almış durumda.

DIŞ TİCARET DENGESİ DÜZELDİ

TÜIK (Türkiye İstatistik Kurumu) ile Gümrük ve Ticaret Bakanlığı işbirliğiyle oluşturulan geçici dış ticaret verilerine göre mayısta, 2011 yılının aynı ayına göre ihracat yüzde 20.3 artışla 13.2, ithalatsa yüzde 3.1 artışla 21.7 milyar dolar oldu. Aynı dönemde dış ticaret açığı 10.2 milyar dolardan 8.6 milyar dolara geriledi. Geçen yıl mayıs ayında yüzde 51.8 olan ihracatın ithalatı karşılama oranı ise yüzde 60.5’e yükseldi.

Özellikle ihracat odaklı büyüme stratejisi ve bu yönde oluşturulan politika tedbirleri bu olumlu gelişmenin işaretlerini oluşturuyor. Ancak bunun kalıcı olmasını beklemek gerekiyor. Yoksa mevsimlik veya konjonktürel gelişmeler doğru sonuç vermez. Bu arada yatırım malı ve ara mal ithalatının da büyümemizin vazgeçilmez bir gerçeği olduğunu unutmamak, dolayısıyla ağırlıklı olarak ihracata yönelmek gerekiyor.

BÜTÇENİN FİNANSMAN KALİTESİ

Merkezi yönetim bütçesinin sonuçları görünüşte kötü değil, hatta olumlu. Ancak ayrıntıya ve kalitesine bakıldığında ortaya çıkan sonuç olumsuz. Bütçe giderlerinde yüzde 15.2 artış var. Bütçe gelirleri ise yüzde 15.1 artmış. Yani ilk 5 ayda bütçe gelir ve giderleri dengeli seyretmiş. Ocak-Mayıs 2012 döneminde bütçe açığı, bir geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 85.4 artışla 432 milyon TL olmuş. Faiz dışı fazla ise geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 16 artarak 23.9 milyar TL’ye çıkmış.

Ancak bütçe giderleri arasında faiz giderlerinin yüzde 17 civarında arttığı görülüyor. Daha da önemlisi, bütçe gelirlerinin en büyük ve istikrarlı kalemi olan vergi gelirlerinin çok esneklik gösterdiği anlaşılıyor, örneğin, ithalat düştüğü için ithalde alınan KDV’nin sadece yüzde 1.3 arttığı görülüyor. Aynı şekilde iç talep düştüğü için dahilde alınan KDV artışı da yüzde 9.4’te kalıyor. Yine vergi gelirleri içerisinde çok büyük bir paya sahip olan ÖTV de yüzde 5.8 artmış görünüyor. Bu durum, bütçenin finansman kalitesinin sağlıklı olmadığını gösteriyor. Özelleştirme, vergi ve sigorta affı, imarla ilgili gelirlerse yüzde 40 gibi sürdürülemez büyüklükte bir artışı ortaya koyuyor.

PROF. DR. NEVZAT SAYGILIOĞLU / Para





İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir