Anasayfa / Kariyer ve İş / İnsan Oyunla Başlar

İnsan Oyunla Başlar



Özgür Ozan

İnsan Oyunla Başlar

Çocuklar Duymasın’ın Light Selamisi, Arka Sokaklar’ın Hüsnü Komiser’i Özgür Ozan, 2006 yılından bu yana şirketlere tiyatro ile eğitim veriyor. Kurucu ortağı olduğu Edutainment şirketi pek çok firmaya oyunlarla, yaratıcı dramalarla, skeçlerle motivasyon, liderlik, takım ruhu eğitimleri verdi.

Şimdilerde oyuncu kadrosunu geliştiren Edutainment’ın kemik kadrosunda, Şevket Çoruh, Alp Korkmaz, Ali Sunal, Gökçe Bahadır, Şehsuvar Aktaş, Dolunay Soysert, Erdem Baş, Ferdi Akarnur gibi ünlü isimler yer alıyor.

Ekrandaki gibi eğlenceli bir kişiliğe sahip olan ve bunu her fırsatta çevresine yayan Özgür Ozan, oyunla verilen eğitimin hem daha kalıcı hem de daha eğlenceli olduğunu söylüyor: “Okul bile eğitime oyunla başlıyor, insan oyunla başlıyor, insanlar birbirleri ile ilişkiye oyunla başlıyorlar. Bunu gündelik yaşama ve iş hayatına nasıl katarız diye düşündük. ‘İş hayatı bir tiyatrodur’ sloganı ile başladık bu işe.”

85 yılından buyana tiyatrodasınız, hiç farklı işler de denediniz mi?
İlk işim öğrenciyken İzmir Fuarı’nda animatörlük yapmak oldu. Bu sayede harçlığımı çıkarıyordum. Öğrencilik dönemimde çocuk tiyatrosu ile uğraştım. Yazları animasyon yaptım, sonrasında hep oyunculuk yaptım. Oyunculuktan para kazanmaya başlayınca otomotiv servis işine girdik, bir yer açtık ama benim bilmediğim bir iş olduğu için çok fazla yürümedi. Ondan sonra da hep bildiğim işi yaptım.

Öğrencilik döneminde oyunculuk yaparken daha çok nasıl karakterleri canlandırıyordunuz?
Hep okulda kötü adamı oynarken kendimi daha sempatik ve insanları güldüren tarafında buldum bu işin. Birşeye eğlenceli başlayıp, kendi motivasyonumu kendim sağladığım için olumsuzlukları dışarıda bırakmaya çalışıyorum hep. Öyle olunca ciddi bir şeyde bile oynasınız bu iş bitse de eğlenceli birşeye başlasam diyorsunuz. Bu dizide de (Arka Sokaklar) polislik işinin eğlenceli tarafındayım. Sette de onunla bununla uğraşmayı çok seviyorum. Kendinizi eğlendirirken daha yaratıcı oluyorsunuz. Eğlencenin yaratıcı olma kısmı beni daha çok ilgilendiriyor. Bu ‘ben bir komedyenim’ demek değil, değilim de zaten ama komediyi oynayanlar en dramatik olanlardır derler. Komediyi oynayanların ağlaması insanları daha çok üzer, çünkü o kişilerle daha bir empati sağlarsınız. O nedenle eğlenceli bir iş yaparken bu aralar ters köşe bir iş yaparsam başka bir yöne gidebilir. Ben işin hep eğlenceli kısmında durdum ve beni de öyle görüyorlar.

Sette halı saha maçı

Özel hayatınızda da böyle misiniz?
Gerek iş hayatında gerek sosyal hayatımda, insanlar benimle iyi zaman geçiriyorlar, ben onlarla iyi zaman geçiriyorum. Kendi etrafımdaki insanları öyle seçiyorum, olumsuz negatif insanlarla olmamaya çalışıyorum. Set ortamında da sosyal bir ortam yaratıp kendimizi eğlendirecek şeyler bulmaya çalışıyoruz. Sette halı saha maçları, futbol maçları yapıyoruz. Oyunculardan bir ben varım, diğerleri set çalışanları, birisi şoför, birisi ışıkçı, setçi, asistanlar, yönetmen yardımcıları vs. Bizi bir arada tutsun diye yaptığımız şeyler bunlar. O gün o motivasyonu sağlarsak ertesi gün daha üretken, daha yaratıcı oluyoruz, bunun da sonuçlarını alıyoruz.

Edutainment şirketi nasıl kuruldu?
Böyle bir yapıya sahip birisi olduğum için bunu iş hayatında nasıl başka bir kanala sokarız diye düşünürken Coşkun da (eğitim ve konferans hizmetleri sunan Edworks’ün yönetim danışmanı ve Edutainment’ın kurucu ortağı Coşkun Çoroğlu) niye böyle birşey yapmıyoruz dedi.

Nereden tanışıyorsunuz Coşkun Bey ile?
Eşlerimiz bebeklik arkadaşı, benim oğlumla onun oğlu da bebeklik arkadaşı, ikisi de aynı okula gidiyor.

Edutainment 2006 yılında kurulduğunda, tiyatro ile eğitim vermek çok yeniydi. Sizin aklınıza nereden geldi?
Okul bile eğitime oyunla başlıyor, insan oyunla başlıyor, insanlar birbirleri ile ilişkiye oyunla başlıyorlar. Çıkış noktası hep oyun, büyü, maske ve dans… Bunu gündelik yaşama ve iş hayatına nasıl katarız diye düşündük. ‘İş hayatı bir tiyatrodur’ sloganı ile başladık bu işe. Eğitim ne kadar eğlenceli olursa, sıradan olmanın dışına çıkarsa o kadar verimli ve üretken olur. Biz kafalarını ellerindeki not defterlerinden kaldırıp biraz daha uzağa, karşıya bakmalarını sağlıyoruz. O baktıkları tarafta da biz varız, biz onları eğlendiriyoruz, alacakları eğitimi, birbirleri ile iletişim kurarak, tartışarak veriyoruz. Almış oldukları eğitimi ya da deneyimi daha kalıcı, konuşulabilir hale getirmek yaptığımız şey aslında.




Sunumla eğitim vermenin modası geçiyor artık.
Ben sıradan eğitimi gereksiz bulmuyorum ama şirketler zaten rutin bir hayata girmişler, ev-iş, iş-ev arasında sıkışıp kalıyorlar. Biz insanları biraraya toplayıp, görsel bir biçimde insanlarla iletişim kuruyoruz. Çalışanların iletişim kurdukları insanlar da televizyon dünyasından aşina oldukları insanlar. Bu kişilerle bir arada olmak onlara heyecan veriyor. Sokakta görüp imza almak istedikleri insanlarla birlikte birşeyler yapıyorlar. Biz onlarla aynı empatiyi kurup onları oynuyoruz.

Nasıl hazırlanıyorsunuz oyunlara?
Öncesinde şirkete gidip bilgi topluyoruz; bu arkadaşlar kimdir, aralarında nasıl iletişim kurarlar, onların terminolojisi, jargonu nedir vs. Ve sahneden Burcu Hanım ile ilgili birşey söylediğinizde insanlar şaşırıyor. Patronun, üst düzey yöneticilerin bilmediği şeyleri konu alıyoruz. Biz onlarla empati kurmaya başladığımız zaman kendilerini daha işin içinde bulmaya başlıyorlar, dikkatlerini çekiyor.

Çalışanlar da katılabiliyor mu?
Tabii bu işin en güzel tarafı interaktif olması. Şirket çalışanlarının da içinde olduğu bir senaryo yazılıyor ve onların da rol aldığı işler oluyor.

Şirketler en çok ne tür eğitimler talep ediyor sizden?
Motivasyon, takım ruhu, liderlik eğitimleri en çok talep gören eğitimler. İlaç firmaları ve bankalar yeni bir ürün sunacakları zaman ürün lansmanları için eğitim istiyorlar. Kendi ürünleri ile ilgili bilinirliği arttırmak için tanıtım faaliyetleri yapıyorlar, biz de o tanıtımların içinde yer alıyoruz. Mesala bir ilaç şirketlerinde satış ekibine verdiğimiz eğitimlerde zor müşteriyi oynuyoruz.
Performans yönetimi, satış, pazarlama gibi eğitimler de veriyoruz. Her şirkete farklı bir senaryo. Eğitim filmleri de yapıyoruz. Eğitim filmi maliyetli gibi gözükse de yılda 3 defa yapacağı eğitimi bir CD’ye sığdırıp, yıllarca kullanabiliyor, sürekli eleman değiştiren firmalar için çok ideal bir yöntem.

Oyuncu kadrosunda kimler var?
Şevket Çoruh, Alp Korkmaz, Ali Sunal, Gökçe Bahadır, Şehsuvar Aktaş, Dolunay Soysert, Erdem Baş, Ferdi Akarnur. Bu bizim kemdik kadro, şöyle birisi olsun, onu çok seviyoruz denirse ona da teklif gidiyor.

Oyuncu kadrosunu siz mi seçiyorsunuz?
Oyuncu kadrosu her geçen gün genişliyor; ilk zamanlar oyunculara da edutainmet’ın ne olduğunu anlatmak zor oldu. Oyunlarda doğaçlama yapmıyoruz, eğitim olduğu için bazen bir cümlenin aynen o şekilde söylenmesi gerekiyor, başka türlü değil. Eğlenceli tarafı ağırlıklı oluyor, oynayan kişinin eğlenceli olması da onu daha sempatik hale getiriyor. Buna uygun olduğunu düşündüğümüz, bunu yapabileceğine inandığımız, insanların gözünde sempatisi olan insanları bir araya getirmeye dikkat ediyoruz.

Sert bir karakter ne kadar başarılı olurdu bu işte?
Olabilir, eğlenceli bir karakterde de kullanabilirsiniz, sert bir karakteri de uygun bir rolde kullanabilirsiniz. Burada sonsuz bir hayal gücü var. Mesela bu hikaye Şirinler’e çok uygun diyoruz, koca koca adamları Şirinler kılığında sahneye çıkıp, ciddi ciddi birşeyler anlatıyor.

Sahnede bizi görünce şaşırıp toparlanıyorlar

Sizi sahnede görünce şaşıranlar oluyor mu?
Tabii haberleri olmuyor, ilk defa sahnede görüyorlar, hatta onların içinden bazı insanlar skeçler içinde yer alacaksa arkadaşlarına da söylemiyorlar. Süpriz oluyor. Biri çıkıyor sahneye ardından diğeri çıkıyor, seyirciler ‘aa, aaa, aaaa’ diyorlar.
Geçtiğimiz günlerde gittiğimiz bir firmada katılımcılar hep erkekti, bizi sahnede gördüklerinde şaşırdılar, aralarında toparlananlar oldu. Bakalım ne olacak diye beklediler heyecanla.

Şirketlerden gizli yetenekler de çıkıyor mu?
1 ay önce bir şirkette çalışanlar bir oyun hazırladı, bizim oyuncu arkadaşlarımızdan birisi yönetmenlik yaptı. Oynayanlar da hep çalışanlar oldu, biz sadece oyuncu koçluğu verdik.

Çalışanlar arası iletişimi nasıl arttırıyor?
Örneğin sürekli asık suratlı bir müdürü, sahnede eğlenceli bir şekilde görürlerse, çalışanlarda ‘bak adam aslında eğlenceli ve sempatik bir adammış’ fikri uyanıyor. Söyleyemeceğini söyleme gücü buluyor kendinde, ast-üst arası iletişim artıyor.

Sizin nasıl bir çalışma temponuz var? Arka Sokaklar’dan vakit bulabiliyor musunuz?
İstanbul içinde bir günlük birşey olursa gidebiliyorum ama 2-3 günlük işlere gidemiyorum. Eğer tatilse zaman ayırmaya çalışıyorum. Dizi çekimleri hergün oluyor, genelde sabah 10.00’dan en geç gece 23.00-24.00’e kadar sürüyor. Alıştık tabii herkes yapacağı işi çok iyi biliyor. Yönetmenimiz çok pratik, asistanlar çok hızlı, öyle oluyor ki artık bir polis refleksine sahip oluyorsunuz. Gerçekten böyle bir olay benim başıma gelse ne yaparım fikri yerleşiyor, bu da bizim işimizi kolaylaştırıyor.

Edutainment yapmak ne demek?
2006 yılında kurulan Edutainment; education (eğitim) ve enterntainment (eğlence) kelimlerinin birleşiminden oluşuyor, yani eğlenerek öğrenme anlamına geliyor. Türkiye’de bu işe ilk kendilerinin başladığını söyleyen Edutainment Kurucu Ortağı Coşkun Çoroğlu, jenerik marka olduklarını söylüyor: “Amerika’da bu işin adı edutainment yapmak olarak anılıyor. Eğitimlerde, bayi toplantılarında, ürün lansmanlarında, fuarlarda ünlü oyuncularla birlikte yaratıcı dramalar, skeçler, oyunlar düzenliyoruz. Şirketlere ilk gittiğimiz zamanlarda anlamıyorlardı, ‘bu ne şimdi’, ‘ya yöneticiler beğenmezse’ diye soruyorlardı. Şimdi çok fazla referansımız var, büyük firmalardan, CEO’lardan geri dönüşler çok iyi oldu, yapan bir firmanın birkaç kez daha istemesi ile edutainment yayıldı. Hem organizasyon hem eğitim konusunda tecrübeli bir ekibimiz var. Bu kadar geniş ünlü kadrosu kimse de yok.”




Bu Konularda İlginizi Çekebilir

Yazımızı beğendiniz mi?

Size daha güzel hizmet sunabilmemiz için lütfen bize destek olun. Yazımızı aşağıdaki sosyal medya sitelerinde paylaşabilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir