Anasayfa / Ekonomi-Finans / İş dünyası, Suriye’deki gelişmeleri büyük risk olarak görmüyor

İş dünyası, Suriye’deki gelişmeleri büyük risk olarak görmüyor




İş dünyası, Suriye’deki gelişmeleri büyük risk olarak görmüyor.

Bu konuda, benzer sorunları yaşayan Irak ve Libya’nın Türkiye için yeniden önemli pazarlar haline gelmesi örnek gösteriliyor…

EKONOMİ için yılın son çeyreği her zaman umut demektir. Yaz tatilinin bitmesi ve okulların açılmasıyla bu dönemde ekonomide deyim yerindeyse canlanma başlar. Tekstilden gıdaya, otomotivden teknolojiye, kırtasiyeden ayakkabıya birçok sektörde işler açılır, yeni yıla yönelik hazırlıklar tamamlanır. Yaz aylarındaki kayıpların telafisi için kollar sıvanır.

Ekonominin bu klasik döngüsünün bu yıl da aynı trendle devam edeceği görülüyor. Nitekim eylül ayında birçok sektörde beklentilerin üzerinde satışlar elde edildiği ifade ediliyor. Yaptığımız araştırmaya göre sektör temsilcilerinin, Suriye’yle yaşadığımız krize rağmen yılın son çeyreğiyle ilgili umutları gayet yüksek. Ancak gelişmeleri dikkatli bir şekilde izlediklerini de belirtelim.

“ALIŞVERİŞ ERTELENMEMELİ”

Yılın son çeyreğinde başta kırtasiyeciler olmak üzere hazır giyim, yapı ve elektronik marketlerinin iyi iş yaptığını söyleyen Alışveriş Merkezleri ve Perakendeciler Derneği (AMPD) Başkanı ve Teknosa Genel Müdürü Mehmet Nane, “Aynı trendin bu yıl da devam etmesini bekliyoruz. Eylül ayındaki veriler bunu teyit ediyor” diyor. Nane’ye göre, Suriye’yle yaşanan gerginlik konusunda hükümet gerekli adımları atıyor, tedbirleri alıyor:

“Aslında hiçbirimiz komşularımızla sıkıntı yaşamayı istemeyiz. Ancak olaylar bu noktaya geldi. Hükümetimiz Avrupa Birliği, NATO ve Birleşmiş Milletler gibi uluslararası kuruluşları akılcı politikalarla, son derece yerinde taktiklerle yanına çekti. Halk olarak bize düşen itidalli olmak. Normal hayatımızı sürdürmemiz, alışverişi ertelemememiz gerekiyor.”

Piyasaların tekrar canlanması için sonbaharın iyi bir fırsat olduğunu düşünen Damat-Tvveen markalarının sahibi Süleyman Orakçıoğlu ise Merkez Bankası yönetimine çağrıda bulunuyor. Piyasaların kendi içinde bir dinamiği olduğunu söyleyen Orakçıoğlu, “Merkez Bankası üçüncü çeyrekte uyguladığı para politikalarıyla piyasaları aşırı derecede sıktı. Tamam, dünyada genel bir sıkıntı var. Ancak dünyada bizim girişimcilerimiz kadar aktif başka bir girişimci de yok. Tedbiri elden bırakmayalım ama Merkez Bankası’nın bu kadar ihtiyatlı olmasını gerektiren bir durum olduğunu da düşünmüyorum” diyor. Kemerler aşırı sıkıldığında bıınun sonuçlarının kötü olduğunu ifade eden Süleyman Orakçıoğlu, şöyle devam ediyor:

“Piyasaların yeniden hareketlenmesi için sonbahar iyi bir dönem. Üçüncü çeyrekteki kayıplarımızı bu dönemde telafi etmemiz lazım. Suriye’yle yaşanan gerginliğin bunu önleyeceğini zannetmiyorum. Belki bölgesel olarak etkilenme beklenebilir. Ancak Hatay ve İskenderun gibi Suriye’ye yakın şehirlerde bile satışlar şu anda gayet iyi.”

“TARIM VE GIDADA FIRSAT VAR”

Gıda ve tarım, genel krizlerden en az etkilenen sektörlerin başında gelir. Yılın son çeyreği de bu sektörler için oldukça canlı geçer. İstanbul Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Zekeriya Mete’nin verdiği bilgiler de bunu teyit ediyor. Mete, eylül ayında tarım ve gıdanın yüzde 15 büyüme gerçekleştirdiğini belirterek önümüzdeki aylarda da yükseliş trendinin devam edeceğini söylüyor. Mete, “Tarım, uçsuz bucaksız fırsatlar sunan bir sektör. Büyüme potansiyeli çok yüksek. Sektördeki yüzde 10-15 büyüme bize göre artık sıradan. Akıllı stratejilerle tarım ve gıda sektörleri ülke ekonomisini sırtında taşıyacak gü ce sahip” diyor.



Zekeriya Mete’nin Suriye konusundaki görüşleri ise şöyle: “Suriye bizim için olmazsa olmaz bir pazar değil. Bizim için geçiş bölgesi özelliği daha önemliydi. Kısa vadede zarar ediyor gibi görünsek de bu durum bizi farklı pazarlara yönlendirir. Ülke normal sürece girdiğinde daha fazla satışlar yapacağımız kesin. Bunu Irak’ta gördük. Şimdi Libya’da yaşıyoruz.”

“PANİK YOK AMA DİKKATLİYİZ”

Son yıllarda yıldızı en çok parlayan sektörlerden biri de makine… 10 milyar doları aşan ihracat, 20 milyar doların üzerinde ciroya sahip olan makine sektörü de eylül ayına iyi başlamış. Makine Tanıtım Grubu [Z- İH*”“: Başkanı ve Dalgakıran Kompresör Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Dalgakıran, ekim, kasım ve aralık aylarında da yükseliş trendinin devam edeceğini düşünüyor: “Geçen yılın son çeyreği kötüydü. Bu nedenle iyileşme biraz da göreceli. Ancak piyasadan gelen bilgilere bakılırsa bu iyileşme kalıcı. Suriye’deki gelişmeleri biz de yakından takip ediyoruz. Ancak daha ağır bir gelişme olacağına ihtimal vermiyoruz.”

3 milyar doları ihracattan olmak üzere 5 milyar dolarlık hacme ulaşan deri sektörü ise eylül ayında yüzde 10 büyümüş. Deri Sanayicileri Derneği Başkanı Mehmet Ali Dinç, “Eylül ayında daha fazla bir büyüme olurdu ama havalar sıcak geçtiği için sınırlı kaldı” diyor. Dinç’in sektörün en önemli ihracat pazarı Rusya’ya ilişkin görüşleri ise şöyle: “Rusya pazarı daha çok ekim-kasım aylarında hareketlenir. Ancak satış kanallarında değişimler oluyor. Müşteri portföyleri markaların eline geçti. Markaların siparişleri de 7 ayda sevk edildi. Şimdi butik tarz çalışan mağazaların talepleri gidiyor. Ekim, kasım ve aralıkta iyi satış bekliyoruz.”

KIRTASİYE YÜZDE 20 BÜYÜDÜ

Eylül ayının en hareketli sektörü ise kuşkusuz kırtasiye. Okulların açılmasıyla bu sektör en iyi satış dönemini her yıl eylülde geçirir. Sektör bu yıl eylül ayına yüzde 20 büyümeyle girmiş. Kırtasiye Dünyası Genel Müdür Yardımcısı AlPer Kısa, ekim ayının da eylül gibi iyi başladığını söylüyor. Ancak Suriye’yle yaşanan son gerginliğin tedirginliğe yol açtığını belirtmeden de geçemiyor:

“Türkiye, bölgesel güç olma yönünde bazı girişimlerde bulunuyor, bulunacaktır da. Tüm bu politikaların Türkiye’ye ve Türk ekonomisine zarar vermemesini umuyorum.”

Art Boya Genel Müdürü Muhammet Köymen, eylül ayında yüzde 25 büyüme sağladıklarını söylüyor. 20J2 yılı için sektörün yüzde 10-15 büyüme beklediğini hatırlatan Köymen, “Ancak bu tablo Suriye krizinin büyüyüp büyümeyeceğine göre değişir. Suriye gerginliğiyle bize göre risk algılaması yükseldi. Gerginlik ve savaş ihtimali büyük ölçüde daralmaya neden olur. Tüketiciler frene basabilir. Bu nedenle sektörde keyifli bir geleceğin bizi beklediği söylenemez” diyor. Öte yandan, bölgeye yakınlığı nedeniyle Suriye’yle ilgili gelişmelerden en çok Hatay ve Gaziantep etkileniyor.

Ancak Gaziantep merkezli Royal Hah’nın Genel Müdürü Aydoğan Yıldır da eylül ayında satışların arttığını belirtiyor. Ancak Suriye’deki durumun şehirdeki her kuruluşu direkt etkilediğini o da kabul ediyor: “Gaziantep güçlü bir sanayi şehri. Halı sektöründe dünyada söz sahibi. Ancak Suriye’yle yoğun olan ticari ilişkilerimiz yaşanan sıkıntılardan dolayı olumsuz etkilendi.”

İDRİZ ÇOKAL





İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir