Anasayfa / Kariyer ve İş / İş dünyasında ‘bağımsız üye’ kapma yarışı başladı

İş dünyasında ‘bağımsız üye’ kapma yarışı başladı




İş dünyasında ‘bağımsız üye’ kapma yarışı başladı

Türk iş dünyası SPK’nın getirdiği bağımsız yönetim kurulu üyeliğine ısınıyor. En son geçen hafta Koç Holding, iki ünlü ismi Feyhan Yaşar ve Muharrem Kayhan’ı yönetim kurulu üyeliğine getirdi. İş dünyasının birbirinden uzman isimleri bünyelerine katma konusunda adeta yarış içine girerken, isim seçimlerinin doğru ve yerinde yapılabilmesi için büyük çaba harcandığı gözleniyor.

Sermaye Piyasası Kurulu’nun yayınladığı tebliğ, bağımsız yönetim kurulu üyeliği konusunda önemli düzenlemeler getirdi. SPK tebliğine göre bankalar dışındaki halka açık şirketlerde yönetimin üçte biri bağımsız üyelerden oluşacak. Bu konuda pek çok şirkette atamalar yapılmaya başlandı. Doğuş Otomotiv’den Arçelik’e, Anadolu Sigorta’dan Boyner’e kadar birçok şirket bağımsız yönetim kumlu üye atamalarını gerçekleştirdiklerini açıkladı. En son geçen hafta Koç Holding’ten bu yönde bir açıklama geldi. Yeni bağımsız yönetim kumlu üyelerinin atanmasıyla birlikte şirketin yönetim kumlu, üçte bir bağımsız üye kuralına uygun hale getirildi.

Sadece halka açık şirketlerde değil, yeni TTK ile birlikte, her ne kadar yasada bağımsız üyelik konusunda şirketleri bağlayıcı zorlayıcı bir hüküm olmasa da, kıınımsal yönetim gereği, diğer şirketlerin yönetim kurullarında da en az üçte bir oranında bağımsız üyeye yer verilmesinin söz konusu olması bekleniyor. Bu konuda bazı şirketler arayışlarını danışmanlık şirketlerini yetkilendirerek yaparken, bazı şirketler de Koç Holding’deki gibi, şirket bünyesinde kumlan aday belirleme komiteleri aracılığıyla seçim gerçekleştiriyor.

ARANAN ÖZELLİKLER

Bağımsız yönetim kurulu üyeleri, aile ve işle çıkar çatışması olmayan, hissedar olmayan, şirket dışı bağımsız isimler, dolayısıyla kummsal bütüne daha objektif ba kabilen kişilerden seçiliyor. Bu üyelerin seçiminde de adayların portföyleri ve kariyerlerinin yanında aslında her şeyden önce stratejik düşünebilen, vizyon sahibi isimler olmaları önem taşıyor.

Bağımsız üyelerde şirket faaliyetleri ve sonuçlarını iyi tahlil edebilme, kurumun mali yapısını kontrol edebilecek fınans bilgisine, tecrübesine sahip olmaları da önemli şart olarak aranıyor. Bağımsız yönetim kumlu üyesi ataması yapılırken dikkat edilen önemli bir konu da ilgili isimlerin şirkette genel müdüre bağlı çalışan ya da danışmanlık yapan kişilerden olmaması gerektiği. My Executive Kurucu Ortağı Müge Yalçın bunun nedenlerini şöyle açıklıyor:



“Çünkü yönetim kurulunun, genel müdürü ve icrayı denetleme görevi var. Aynca bağımsız yönetim kurulu üyesinin şirketle tedarikçi veya bayilik ilişkisi içinde olmaması da gerekiyor.”

LİDERLİK ÖNEMLİ

Bağımsız yönetim kurulu üyeleri belirlenirken liderlik yetkinlikleri öne çıkıyor. Aynca şirketin içinde bulunduğu sektör ve bu sektörün dinamikleri bağımsız üyelerin profilini belirliyor. Ancak sanılanın aksine sektörel tecrübe, birincil beklenti değil.

Egon Zhender Kurucu Ortağı Murat Yeşildere, bu kişilerde kamu ve regülatörle ilişki kurabilme kapasitesinin olması, finansal bilgi, ekonomi ve pazar tecrübesi, halka açık ya da SPK mevzuatına tabi şirketlerde çalışmış olmanın öne çıkan beklentiler arasında yer aldığını söylüyor. Rakiplerin YK’nda yer almaması önemli bir kriter iken, henüz YK üyelikleri sayısının kısıtlanması talep edilmiyor; ancak halen profesyonel görevler üstlenmiş yöneticiler daha fazla sorgulanıyor.

Bağımsız YK üyesinin görev alacağı şirket sayısı konusunda ise elbette bir sınırlama, bir kısıt yok ancak burada belirleyici olan verimlilik.

Bir bağımsız yönetim kurulu üyesi kurumsal yönetim ilkelerini ve kendi verimli çalışma temposu açısından performans dengelerini gözeterek birkaç şirkette görev alabiliyor. Bağımsız üyenin birden çok kurumda görev yapıyor olmasında yönetim kurulu toplantıları, öncesi ve sonrası çalışmalar açısından ayrılacak zaman gözönüne alındığında üyeler muhakkak kendi şartlarında verimli olabilecekleri bir sayının üzerine çıkmıyorlar. Müge Yalçın, Türkiye’deki fiili durumdan hareket edilecek olursa bir üyenin en çok 3 ya da 4 farklı yönetim kurulunda yer alabildiğini anlatıyor.

NEDEN ÜYE OLUYORLAR

Türkiye’de bugüne kadar bağımsız yönetim kurulu üyelerinin genellikle profesyonellerden oluştuğunu söyleyen Odgers Bemdtson Yönetici Ortağı Ayşe Öztuna, patronlann bağımsız yönetim kurulu üyesi olması konusunda örneklerin daha da anacağını söylüyor. Bu anlamda yurtdışındaki şirketler için pek çok proje gerçekleştirdiklerini anlatan Öztuna Türkiye’de bağımsız yönetim kurulu üyeleri için şirket yöneticilerinin daha çok tanıdıklanna teklif götürdükleri gözlemini de paylaşıyor.

Şirketlerin BYK üyesi seçimlerinde stratejik düşünen ve Türkiye gerçeklerini bilen, şirket yönetimi konusunda bilgi ve tecrübesi olan kişileri tercih edeceklerini söyleyen Amrop International Yönetici Ortağı Yeşim Toduk girişimci olan ve stratejik düşünebilen profesyonellerin de tercihlerde ön sıralarda olduğunu ve olacağını anlatıyor.

Peki patronlar neden üyelik tekliflerini kabul ediyorlar? Bu soruya ise Ayşe Öztuna şu şekilde cevap veriyor:

“En önemli neden özellikle aile şirketlerinde çalışan kişilerin farklı şirketlere değer katarken farklı yapı deneyimi ve uygulamalarını görerek ufuklarının da gelişmesini sağlamak istemeleri.”






İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir