Anasayfa / Kariyer ve İş / İş Hayatının Gerçekleri

İş Hayatının Gerçekleri



Bu yazıyı yazmamdaki amaç iş hayatınızın son bulması ve sonrasındaki süreçlerde yaşayabileceklerinizi başımdan geçen olaylardan örnekler de vererek anlatmaya çalışacağım.

Ben yıllarca özel bir şirkette üst düzey yöneticilik yaptım. Gerçi yaşım 38 olmasına rağmen iş hayatındaki yöneticilik vasfım 15 yıllık bir süreyi kapsamaktadır. İnsanlar belirli süre sonunda yaptıkları işten sıkılmaya başlarlar ve kendilerine yeni uğraşlar bulmayı veya iş konuları bulmayı araştırırlar.

Bu sıkıntıların sonucunda ya patronunuzun ufak tefek eleştirileri sizin zorunuza gitmeye başlar, ya maaşınızın düşüklüğünü dert edinirsiniz veya buna benzer sorunlar işyerinizden kopma noktasına getirir. Hele bir de çok cazip bir iş teklifi ile karşılaşırsanız bu yeni bir hayatın da başlangıcını oluşturur. İşinizden ayrılırsınız ve bahsettiğim yeni hayata yelken açarsınız.

Fakat göz önüne alınması gereken en önemli husus yeni iş hayatınızda sizleri nelerin beklediği konusudur. Ben de bu tarz bir olayın neticesinde yurtdışında bir şirkete Genel Müdür pozisyonu ile transfer oldum. Tabii ki sonrası da açık bir görevle başladım. Çünkü belirli bir süre sonra grubun CEO’luğu da teklif edilmişti. İş hayatında sıkça rastlanılan problemlerden birini yaşadım ve ortakların ayrılması sonucu belirli bir süre daha görevime devam ettim ve sonrasında ayrılıp Türkiye’ye döndüm.




Çevremdeki insanların fikirlerini ve desteklerini alarak hemen iş bulabileceğimi planladım. Ve dönüşümü gerçekleştirdim. Çevremdeki insanlar derken de kastım iş hayatında samimi olarak görüştüğüm işadamları ve meslek sahipleri v.b. kişilerdi. Türkiye’ye döndükten sonra ilgili kişilerle görüşmeler yaparak bir yön çizmeye karar verdim. Artık işsizler ordusuna katılmış bir mühendistim.

Çevremdeki insanlarla birinci görüşmelerden sonra baktım ki ikinciye aramanın anlamı kalmamış. Yani herkes siz iş sahibiyken belirli pozisyonlardayken arkanızda yer alırken boşta kaldığınızda hiç bir menfaatleri olmadığını düşünerek telefonlarınıza çıkmamaya başlarlar. Veya randevulaşırsınız ama randevu günleri sürekli değişir durur. Her görüştüğünüzde de sanki borç isteyecekmişsiniz gibi işlerinin kötü olduğundan bahseder dururlar. Neticede sizi arayıp soran bir kaç kişinin dostunuz olduğunu anlarsınız.

Ellerinden bir şey gelmemesine rağmen arada sizi arayıp sorduklarında mutlu olursunuz. Bayramlarda ve özel günlerde cep telefonunuzda mesajlar veya aramalar bitmek bilmediği dönemlerden gözünüz cep telefonunuzda arayan olacak mı diye bakar ve beklersiniz. İş başvurularınızda referans verecek kişileri düşünürsüz. “Çünkü Artık Zirvede Değilsiniz”. Ancak unutmamanız gereken çok önemli bir şey daha vardır. Zirvedekiler eğer gerçekten zirveyi hak ettikleri şekilde yaşadılarsa mutlaka tekrar zirveye çıkarlar.

İşte belirli bir süre iş bulamayan kişilerin en büyük destekçisi olması gereken ana fikir budur. Çünkü insanlar kendilerini boşlukta hissedip bir de umutsuzluğa kapıldıklarında ruhsal açıdan bunalım başlar. Bunu aşmak yine insanın elinde olan bir olgudur. Kendisini yeniden zirveye çıkmayı hedefleyerek motive ederse sıkıntılarını atar. Başvurularını da ona göre yaparsa (şirket seçimi, pozisyon seçimi v.b.) başarıya ulaşmak zor olmaz.

Makale Kaynağı: Murat Ayan – MakaleMarketi




Bu Konularda İlginizi Çekebilir

Yazımızı beğendiniz mi?

Size daha güzel hizmet sunabilmemiz için lütfen bize destek olun. Yazımızı aşağıdaki sosyal medya sitelerinde paylaşabilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir