Anasayfa / Kariyer ve İş / İş Stresi Panik Atak Yapıyor

İş Stresi Panik Atak Yapıyor




İş Stresi Panik Atak Yapıyor, Panik atak, Anksiyete bozukluğu, tedirginlik hali, gerginlik hali, İş dünyasında rekabet, işkolikler, Mükemmeliyetçi, Rekabetçi iş dünyası, İş Stresi

Anksiyete (kaygı) bozukluklarına ve panik atak nöbetlerine toplumda çok sık rastlanıyor. Stresin oldukça yoğun yaşandığı mesleklerde panik atak olma riski daha fazla. Uzmanlar, çalışanların sürekli rekabet altında çalışmasının, uzun süreli işyeri streslerine maruz kalmalarının da riskleri arttırdığını söylüyor.

Anksiyete (kaygı) bozukluğu ve panik atak çok sık rastlanan ruhsal rahatsızlıklar. Çoğu zaman çalışma hayatının ve stresin körüklediği bu rahatsızlıklar kişinin verimini düşürüyor, işyerine ve sosyal çevresine uyumunu zorlaştırıyor.

Panik atak çoğu kez fiziksel belirtilerle ortaya çıkan, korku ve endişe yaratan bir ruhsal rahatsız olarak kabul ediliyor. Ataklar sırasında kalp krizi geçirdiğini düşünen bir panik ataklı birey, gerçekten kalp krizi geçirmiş birinden daha yüksek korku yaşayabiliyor.

Anksiyete bozukluğunda kişide nedensiz bir sıkıntı, tedirginlik ve gerginlik hali oluyor. Kişi kötü bir haber alacakmış gibi hissediyor. ABD’de anksiyetenin görülme oranı yüzde 18.
Panik atak rahatsızlığı olan pek çok çalışan olduğunu söyleyen International Hospital’dan psikolog Ferahim Yeşilyurt, stresin panik atak olma riskini artırdığını söylüyor: “Stresin oldukça yoğun yaşandığı mesleklerde panik atak olma riski daha fazla görülüyor. Çalışanların sürekli rekabet altında çalışması, uzun süreli işyeri streslerine maruz kalınması riskleri artırıyor. İşyerinde olumsuz iletişimin yaygın olması da en önemli stres kaynaklarından birisidir” diyor.

İş dünyasında rekabet günden güne artış gösteriyor. Bu rekabet ortamında çalışanlar sürekli olarak daha iyi performans göstermek durumunda kalıyorlar. Artan çalışma süreleri, dinlenmek için daha az vakit bulunması, trafikte geçirilen uzun saatler ve çalışanlar arasında yalnızlaşmanın artması, insanların kendilerini yalnız ve desteksiz hissetmelerine neden oluyor. Yeşilyurt, çalışma koşullarının doğadan kopmasının, uzun katlı plazalarda çalışanların kapalı birimlerde ve düşük havalandırmalı ortamlarda çalışmasının da negatif etkiler yarattığını söylüyor.

Mükemmeliyetçi ve işkolikler
Yeşilyurt, panik ataklılar genellikle titiz ve mükemmeliyetçi kişiler olmaları nedeniyle iş için daha fazla efor sarfetmeye meyilli olduklarını söylüyor: “Hatta bazıları tam bir işkolik olabilir. Daha uzun saatler iş başında kalmak isteyebilirler ya da sürekli işle meşgul olabilirler. Sorumluluk duygularının yoğun olması nedeniyle de birçok kişinin yaptığı işi de kendi sırtlarına alabilirler. Bu bakımlardan işyerlerine önemli katkılar sağlarlar. Ancak atakların başlaması ile birlikte özellikle de tedavi edilmediğinde iş performansında düşmelere sebebiyet veriyor.”
Panik atak daha çok bankacılık, gazetecilik, tekstil sektörü gibi zaman ve maliyet baskısının ağır olduğu iş kollarında daha sık görülüyor. Yeşilyurt hem zaman baskısı hem de para baskısı nedeniyle bankacılığa özellikle dikkat çekiyor.



Kadınlarda daha sık görülüyor
Panik atak diğer anksiyete bozukluklarında olduğu gibi kadınlarda daha sık görülüyor. Bazı araştırmacılar panik bozukluğu olan erkek sayısının sanıldığından daha fazla olduğunu, çünkü erkeklerin, panik atakla ilgili zorlukları kabullenmeye eğilimli olduklarını savunuyor. Bazıları ise erkeklerin bu nedenle daha fazla alkol kullanmaya eğilimli olduklarını, panik atağın altta gizlendiğini, sonuçta madde kullanımı sebebi ile tedaviye başvurmak zorunda kaldıklarını savunuyorlar.
Rekabetçi iş dünyasının, özel çalışma koşullarının ağırlığının özellikle kadınlarda akut ve kronikleşmiş anksiyeteyi artırdığını söyleyen Acıbadem Kadıköy Hastanesi ve Acıbadem Bağdat Caddesi Tıp Merkezi’nden Psikiyatri Uzmanı Doç. Dr. Ece Orhon, panik atağın ise genellikle 20-45 yaş arasında ve kadınlarda erkeklere göre yüzde 60 daha fazla görüldüğüne dikkati çekiyor.

Solunum ve gevşeme çalışmaları yapılmalı
Panik atak nöbeti aniden başlayan çarpıntı, nefes darlığı, sık nefes alma, korku, terleme, kasılma ve uyuşmalarla giden bir nöbet. Kişi ‘Bana bir şey oluyor, kalp hastası mıyım, ölüyor muyum?’ korkusuna kapılır. Panik atağın tedavi edilebilir bir hastalık olduğunu söyeleyen Doç. Dr. Ece Orhon, “Kişiye solunum çalışmaları ve gevşeme teknikleri gösterilmeli. Atak sırasında en önemli şey sakin olmaktır. Kişinin sık soluk alıp vermesi gözlendiğinde doğru önerilerle hızlı değil yavaş almasını ve soluk vermesini uzatmasını önermek gerekir. Derin soluk almadan kaçınılmalıdır. Bir tedavi kurumuna götürülene kadar solunumun düzenlenmesi çok önemli. Panik atak tanısı alana kadar hastaların yüzde 70-80’i organik bir hastalık var mı endişesi ile doktor doktor dolaşıyor. Tam sağlık kontrollerini yaptırmış olarak psikiyatri uzmanına geliyor. Psikiyatrik tedavilerde ise, gerilim giderici ve antidepresan ilaçlar ile birlikte dinamik psikoterapi uygulanır. Ayrca bilişsel davranışçı tedavilerden yararlanabilirler” diyor.

Belirtileri neler?
– Çarpıntı, kalp atışlarını duyumsama
– Terleme
– Titreme ya da sarsılma
– Nefes darlığı ya da boğuluyor gibi olma
– Soluğun kesilmesi
– Göğüs ağrısı ya da göğüste sıkıntı duyma
– Bulantı ya da karın ağrısı
– Baş dönmesi, sersemlik hissi, düşecekmiş ya da bayılacakmış gibi olma
– Derealizasyon ya da depersonalizasyon (Dış dünya ya da kendisi gerçekliğini kaybetmiş gibi hissetme)
– Kontrolünü kaybedeceği ya da çıldıracağı korkusu
– Ölüm korkusu
– Uyuşma ve karıncalanma duygusu
– Üşüme, ürperme ve ateş basması

İlgi çekmek için yapıyor diye düşünmeyin

Psikolog Ferahim Yeşilyurt, panik ataklıların kendilerini hiç kimsenin anlayamadığına inandıklarını ve onların yaşadıklarına çalışma arkadaşlarının genellikle bir mana veremediklerini söylüyor: “Sürekli ölüyorum diyerek apar topar hastaneye taşınan kişi ile yan yana olan bir çalışma arkadaşı, arkadaşının numara yaptığını ya da ilgi çekmeye çabaladığını düşünebilir.” Yeşilyurt panik atak rahatsızlığı olan kişilerin çalışma arkadaşlarına ve yakınlarına şu önerilerde bulunuyor:
– Onu yargılamayın. Siz de bir gün panik atak yaşayabilirsiniz.
– İlgi çekmek için değil, rahatsızlığı nedeniyle bunları yaşadığını unutmayın.
– Rahatsızlık nedeniyle ortaya çıkan kaçınmaları tanıyın. Örneğin asansör fobisi olabileceğini, bu nedenle sizinle asansöre binemeyeceğini söylediğinde onu zorlamayın.
– Bu durumu şımarıklığından yaptığını düşünmeyin.
– ‘Senin bir şeyin yok’ demeyin ya da ‘takma kafana’ gibi işe yaramayacak önerilerde bulunmayın.
— Rahatsızlığın zayıf olduğu için başına geldiğini düşünmeyin.
– Atak esnasında onu sakinleştirmeye çalışın, rahatlaması için ortam hazırlayın. Suçlayıcı ve alaycı tavırlar içinde olmayın.
– Onu tam olarak anlamanız mümkün olmasa da dinlemeniz onun işine yarayabilir.





İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bir yorum

  1. bir bankacı olarak benim de panik atağa yakalanmamadaki en önemli etkenlerden biriydi iş stresi. Bir tedaviye başlamasam işimi her an bırakabilirdim. Sağolsun doktorumla iyi bir tedavi sonucunda atlattım.
    Yaşayan herkese geçmiş olsun. Bunu en iyi yaşayanlar bilir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir