Anasayfa / Kariyer ve İş / İş yaşamının tabuları

İş yaşamının tabuları




Dilimize hakim olmak ya da olmamak… İşte çalışma hayatımızın en önemli meselesi bu. Neler söylersek rezil oluruz, hangi sözlerden kaçınırsak vezir oluruz? Hiç merak ettiniz mi?…

İŞ dünyası hayatımızın en zorlu dönemi. Yapacağımız bir hata, bize pahalıya mal olabilir ya da söyleyeceğimiz kritik bir cümle bizi vezir edebilir. İş hayatında nelere dikkat etmeliyiz? Hangi sözlerden kaçınmalıyız? Patronumuza, müdürlerimize ya da meslektaşlarımıza ne gibi sözler söylemeli ya da söylememeliyiz?

is dunyasi tabulari

İnternette Linkedln adlı bir site mevcut. Çalışanlar arasında bir bağ kurmayı amaçlıyor. 2003 yılında kurulan bu sitenin halen 238 milyon kullanıcısı var. Yıllık 972 milyon dolar geliri bulunuyor. Siteyi 20 farklı dilde kullanmak mümkün. Bunlar arasında Türkçe de var. ABD/Kaliforniya merkezli şirketin 74 milyon üyesi ABD’den. İlginç bir istatistik vermek gerekirse, en çok üyesi olan ülkeler sıralamasında ikinci sırada, 20 milyon üye ile Hindistan bulunuyor.

Sitenin 4 bin 200 çalışanı var. Bunların çoğu, iş dünyasında engin tecrübeleri olan yönetim uzmanları. Site, geçtiğimiz haftalarda bu uzmanların tavsiyelerinden oluşan bir çalışma yayınladı. Şimdi Linkedln uzmanlarından, bir işyerinde neler söylenmesi, neler söylenmemesi gerektiğine dair önerileri görelim.

CÜMLEYE NASIL BAŞLAMAMALI?

İş dünyası, günlük konuşma rutinlerinin yanı sıra binlerce mesleki kelimeyle dolu. Konuşurken çoğu zaman ne söylediğimize dikkat etmeyiz. Ama bazı kelimeler vardır ki, yanıp sönen kırmızı ışık gibi hemen dikkatimizi çeker. Önce iş hayatında en korkulan üç kelime ile başlayalım:

– “Ne yazık ki…”

Cümle böyle başlıyorsa, arkasından iyi bir şey gelmeyeceği kesindir. Daha cümle tamamlanmadan karşı tarafın morali bozulur. Bu ifadenin arkasından belki, “kahve makinesi bozuldu” gibi önemsiz bir cümle gelecektir. Ama “İş akdiniz feshedildi” cümlesi de gelebilir. Önemi az ya da çok olsun bu ifade korkutucudur. Fakat ne yazık ki, “ne yazık ki” ifadesi iş yerlerinde çok kullanılıyor.

– “Çöküş…”

Küresel ekonomi, bir çöküşün sıkıntılarını yaşıyor olabilir. Sizin çalışmakta olduğunuz sektör, çöküyor olabilir. Ya da çok daha basiti, yönetim, şirket içinde bir çöküş hissediyor olabilir. Bu kelime, bir sonraki cümleye her zaman olumsuz anlamlar yükler. Maliyeti azaltma, eleman çıkarma, kapasite kısıtlaması, bazı hakların tırpanlanması gibi…

– “Performans…”

Masum bir kelime gibi görünüyor. Fakat bu kelimeyi duymak bile insanın irkilmesine sebep oluyor. “Personelimizin performansı inanılmaz” gibi bir cümleyi çok nadiren duyarsınız. Bu kelime daha çok olumsuz anlamda kullanılır. Çalışmakta olduğunuz şirket, öngörülen hedeflere ulaşamamıştır. Satış departmanının çalışmaları yetersiz kalmış, hayal kırıklığı yaratmıştır. Siz satış departmanında görevli olmayabilirsiniz. Ama sonuç, size dolaylı olarak yansıyacaktır.

Bu üç kelimeyi bir arada duyuyorsanız, iş başvuru biyografinizi gözden geçirme zamanıdır.

PAYLAŞILMAYACAK 10 KONU



Şimdi de iş yerinde çalışmakta olan bir elemanın, hiç kimseyle paylaşmaması gereken 10 konuya değinelim.

1) Para veya maaş

İş yerinde asla para konuşmayın. Bırakın maaşınızı, yeni aldığınız otomobile kaç para saydığınızı bile söylemeyin. Hem hiç kimseyi ilgilendirmez, hem de çevrenizde, siz farkında bile olmadan bir kıskançlık, bir kızgınlık çemberi oluşur.

2) Aşk hayatınız

Çok iyi bir aşk yaşıyor da olabilirsiniz, özel hayatınız perişan bir durumda da olabilir. Ama ne olursa olsun, böyle konular, iş yerinde konuşulacak şeyler değildir.

3) Alkollü içkiler

Hiç alkollü içki almıyor ya da her akşam barlara takılıyor olabilirsiniz. Bu durumu, iş yerinde konuşmanız hoş karşılanmayacaktır. Bu sizi profesyonel görünmekten uzak tutar. Sizin için iyi puan olmaz.

4) Siyasi görüşler

İş yerinize, siyasi kimliğinizi askıya asıp girmelisiniz. Böyle bir konuyu ortaya atmak ve tartışmak, çalışma arkadaşlarınızın ikiye bölünmesine neden olur. İş yerinde siyasi görüşlerinizi anlatmak, Pandora’nın kötülükler kutusunu açmaya benzer.

5) Dini görüşler

Siyasi görüşler gibi dini görüşler de konuşulacak bir konu değildir. En büyük çatışmalar, dinsel farklılıklardan doğar.

6) Kaba şakalar

Herkes, iş yerinde küçük esprilere gülmeyi sever. Şakalar, ciddi iş akışında açılmış ferahlatıcı minik pencerelerdir. Ama şaka veya espri yaparken hiç kimseyi incitmemeye özen göstermelisiniz.

7) Facebook hesabınız

İş yerinde arkadaş edinmek, harika bir sosyal etkinliktir. Fakat Facebook’ta arkadaş edinmek, çok farklıdır. Linkedln’i meslektaşlarınız, Facebook’u da yakın arkadaşlarınız için kullanıyor olabilirsiniz. Ama sosyal ağlarda yaptıklarınız, kimseyi ilgilendirmiyor. Bu etkinlikler, size özel olmalı.

8) Sağlık durumunuz

Her ne sebeple olursa olsun, hastalıklardan bahsetmeyi severiz. Yara bere içindeki dizlerini gösteren, ele avuca sığmaz çocuklardan farkımız yoktur. Ama iş yerleri, sağlığınızla ilgili detayları anlatacağınız bir yer değildir.

9) Dedikodu

Dedikodu yapmak, ya da iş yerindeki diğer arkadaşlarınız hakkında negatif yorumlarda bulunmak insanın doğasında vardır. Fakat böyle kötü alışkanlıklardan sıyrılmanız gerekir. Unutmayın ki dedikoduların neredeyse tamamı gerçek dışıdır.

10) İş arayışı

İşinizden memnun olmayabilir, yeni iş arıyor olabilirsiniz. Ama bunu meslektaşlarınıza söylemeyin. Aksi halde herkes size karşı cephe alabilir. Hele yeni iş bulamayıp eski işinizde kalırsanız; durum sizin için hiç de iç açıcı olmayacaktır.

Geriye konuşacak ne kaldı diyebilirsiniz. Ama bunları biz sıralamadık. Linkedln’in yönetim uzmanları hazırlamış.

Patronlar bunları söylememeli

“Burada patron benim!”

“Çok meşgulüm, sonra gel!” “Son dedikodular ne?”

“Senin neyin var?”

“Bu müşteri beni çıldırtıyor?” “Sorunu olan tek kişi sensin.” “Umurumda değil!”

“Benimle tartışma!”

“Bu işi hep böyle yapıyoruz.” “Bu, benim şirketim!”

“Senin sorunun?”

“Bu, küçük bir satış?”

“Ne düşündüğünden bana ne!”

Çalışanlar da bunları söylememeli

“Günün sonunda?”

“Dürüst olmak gerekirse?”

“Ne demek istediğimi biliyorsun?” “Bilirsin?”

“Şunu söylemem gerekir ki?” “Demek istiyorum ki?”

“Diyeceğim şu?”

“Harfi harfine?”

Alev Rigel / Para Dergisi / www.myfikirler.com






İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir