Anasayfa / Kariyer ve İş / Kelepir Emlak Kovalıyor

Kelepir Emlak Kovalıyor




Kelepir emlak kovalıyor

KAZIM KÖSEOĞLU Esas Holding, Ingiltere’nin ardından Fransa ve Almanya’da da gayrimenkul satın almak üzere harekete geçti. Yönetici ortaklardan Kazım Köseoğlu, “Yurtiçi ve yurtdışında doğru yer bulduğumuz anda elimizdeki parayı hemen harcarız” diyor…

GİRİŞİMCİLİK onun geninde var. Küçük yaşlardan itibaren ailesinin iş sohbetlerini dinleyerek büyümüş. Amerika ve İngiltere’de aldığı eğitimlerin ardından profesyonel iş yaşamına İngiltere’nin önde gelen gayrimenkul fonu şirketlerinden F&C Reit’te ‘analist’ olarak başlamış. Şimdi ise Türkiye’nin en zenginleri arasında yer alan ailesinin fonlarını yönetiyor…

Evet, Esas Holding’in inşaat ve gayrimenkulden sorumlu yönetici ortağı Kazım Köseoğlu’ndan bahsediyoruz. Köseoğlu, Esas Holding’in kurucularından Şevket Sabancı’nın en büyük torunu; Sadıka Sabancı’nın iki oğlundan biri…

Kazım Köseoğlu, Esas Holding’de iki yıldır sorumluluk üstleniyor. Dedesi Şevket Sabancı’nın teşvikiyle ailenin gayrimenkule yatırmak için ayırdığı fonları yönetiyor.

Aslında İngiltere gayrimenkul piyasası, son dönemlerde Kazım Köseoğlu adına hayli aşina olmuş. İngiliz Area Property Partners ve F&C Reit ile ortak olan Esas Holding, İngiltere’de bir alışveriş merkezi, bir alışveriş caddesi, 9 da ofis binası satın almış. Holding, İngiltere’nin yanı sıra şimdi de Fransa ve Almanya’da fırsat kovalıyor. Kazım Köseoğlu, yaklaşık 300 milyon euro’luk kaynağı gayrimenkule yatırabileceklerini belirtiyor…

F&C Reit ile gayrimenkulde ortak oldunuz. Nasıl gerçekleşti bu ortaklık?
İngiltere’de finans mastırı yaparken F&C Reit’te 2.5 yıl çalışmıştım. O dönemde dedem Şevket Sabancı, ısrarla patronumla tanışmak istedi. “Dede ben orada çalışıyorum, tanışmasanız” dedim ama durdurmak mümkün olmadı. Patronumla tanışıp dost oldular. F&C Reit, İngiltere’nin en büyük fon şirketlerinden biri. 8 milyar po-und’luk (sterlin) fon yönetiyor. Onlarla mutabakata vardık ve yüzde 30 Esas, yüzde 20 F&C Reit, yüzde 50 de Area olmak üzere ortak işler almaya başladık.

Biliyorsunuz Area, Marmara Forum Alışveriş Merkezi’nin de sahibi. Dünyanın en büyük fonlarından biri. Bugüne kadar 65 milyar dolarlık iş yapmışlar. Zaten F&C Reit ile Area uzun zamandır birlikte çalışıyorlardı. Bizi aralarına almaları ise yüzde 80 dedemin ısrarı, yüzde 20 benim orada çalışmamla oldu.

İngiltere’de aldığınız ilk gayrimenkul neydi?
Runcorn bölgesinde 46 bin metrekarelik bir alışveriş merkezi aldık. Bu AVM yılda 2.9 milyon pound kira topluyor. Londra’dan trenle 2 saatte ulaşabiliyorsunuz. Liver-pool’a çok yakın. AVM’nin 90 kiracısı var. O bölgenin tek alışveriş merkezi. Örneğin, Tesco’nun 70 yıllık kira kontratı var. Ortaklarımızla ilk işi sonuçlandırdıktan sonra birbirimize alıştık.



Daha sonra neler aldınız?
Londra’ya 20 dakikalık uzaklıkta Stevenage kasabasında bir alışveriş caddesi aldık. Bütün kasaba alışverişini buradan yapıyor. Sadece yaya trafiğine açık olan bu cadde, yılda 2.6 milyon pound kira topluyor. 29 bin metrekare kiralanabilir alanı var. Onu da çok iyi bir fiyata aldık. Ayrıca İngiltere’nin 7 şehrinde 9 ofis binası aldık. Manches-ter’dan Edinburg’a, Glasgow’dan Bristol’a kadar uzanıyor. Toplamda 55 bin metrekarelik kiralanabilir alanımız var. Bu ofisleri, Cevahir Alışveriş Merkezi’nin de sahibi olan Kuveytli St. Martins Group’tan aldık. Onlar da 6.7 milyon pound kira topluyor.

Peki bu gayrimenkulleri kaça aldınız?
Hepsini 110 milyon pound’a aldık. Tabii üç ortak olarak. Bizim payımız yüzde 30. Bana göre çok ucuza aldık. Kriz olmasaydı bunların değeri 150 ila 180 milyon pound arasında olurdu.

Yıllık kira beklentiniz nedir?
Yıllık 10 milyon pound kira beklentimiz var. Türkiye’de 11 yılda geri dönecek böyle bir işi bulmak zor. Aslına bakarsanız Ingiltere dışında bulmak da zor.

Neden?
İngiltere’de bankalar krizden çıkmanın yolunu buldular. Beğendikleri bir alıcı varsa tak diye satıp çıkıyor, bilançolarını temizliyorlar.

Esas’ın gayrimenkul işine ayırdığı para ne kadar?
Bu işler için harcamak istediğimiz 100 milyon euro’ya yakın bir sermaye var. Bunun bir kısmını yurtiçi, bir kısmını ise yurtdışında kullanacağız. Kullanacağımız finansmanla 300 milyon euro’luk bir yatırımı bu alana yapmak istiyoruz. 100 milyonu sermaye, 200 milyonu da kredi, borç…

Bu parayı ne kadar sürede harcarsınız?
Aslında Ali (Sabancı) bey “Bunu iki yılda harcayabilir misin” diye sormuştu. Doğru bir proje gelmezse yatırmayacağım. Sonuçta bu para benim ailemin parası. Doğru iş gelirse hemen harcarız. Gelmezse bekleriz.

İngiltere dışında baktığınız başka ülkeler var mı?
Fransa ve Almanya da radarımızda. Fransa’ya gidip geliyorum ama hemen olmuyor. Doğru ortaklar bulmaya çalışıyoruz. İtalya, İspanya ve Yunanistan kesinlikle radarımızda değil. Oralarda da çok iyi gayrimen-kuller var ama şimdilik alıcı ile satıcının anlaşması mümkün değil. Satıcı kendini hala kriz öncesi dönemde görüyor.

Türkiye radarınızda yok mu?
Henüz Türkiye’de gayrimenkul almadık. Ancak İstanbul Kurtköy’de Esas Business Park adıyla bir iş merkezi projemiz var. Pe-gasus’un genel merkezini oraya taşıyacağız. 60-70 milyon dolar arasında bir yatırım olacak. Ocak 2013 gibi her şeyiyle biter.

Peki Türkiye’de ne tür gayrimenkullerle ilgileniyorsunuz?
Aslında önümüzdeki üç ayda buna karar vereceğiz. Strateji oluşturmaya çalışıyoruz. Yurtdışında her şeyi hazır alacağız. Türkiye’ye ise kesin yatırım yapacağız.

Sizce Türkiye’deki gayrimenkul balonu çok şişti mi?
Ben orta fiyatlı konutlarda, AVM ve ofis projelerinde balon olduğuna inanmıyorum.

“Depoda çalıştım, televizyon sattım”
1983 doğumlu Kazım Köseoğlu, ABD’deki Brown Üniversitesinde işletme okudu. Londra’da finans mastırı yaptı. Temmuz 2009’da da Türkiye’ye döndü. Kazım Köseoğlu, öğrencilik yıllarından itibaren çalıştığını anlatıyor: “Biz hiç şımarık büyütülmedik. Örneğin, lise üçün yaz tatilinde City Farm’ın deposunda çalıştım. Yine bir yaz tatilinde Metrocity’deki Teknosa’nın satış katında görev yaptım. O zaman benim tatilimden çaldıklarını düşünüyordum. Şimdi ise ‘Vay be, bana neler öğretmişler’ diyorum. Ben de umarım kuzenlerime, çocuklarına bunları öğretebilirim.”

Cimbom, basket, sinema…
Kazım Köseoğlu, iş yaşamının stresini sporla atıyor. Haftada üç gün hoca eşliğinde kardiyo çalışması yapıyor. Cumartesi günleri ise mutlaka yakın arkadaşlarıyla basketbol oynuyor. Fanatik bir Cimbomlu olan Köseoğlu, maçları dayısı Ali Sabancı ve kuzenleriyle birlikte Türk Telekom Arena’daki localarında seyretmeyi tercih ediyor.

Rahîme Baş Uçar





İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir