Anasayfa / Kariyer ve İş / Kriz çalışanların dengesini bozdu

Kriz çalışanların dengesini bozdu




Küresel danışmanlık firması Hay Group’un “Çalışan Bağlılığı 2013” araştırmasma göre, finansal krizler yüzünden iş yükü giderek artan çalışanların “iş-yaşam” dengesi alt üst oldu. Dünya genelinde çalışanların yüzde 39’u “Hayatıma ayıracak vaktim yok” diyor. Çalışanların yüzde 27 gibi büyük bir bölümü de iki yıl içinde işinden ayrılacağım ifade ediyor.

dusunen kadin

Küresel ekonomide yaşanan durgunluk ve geleceğe ilişkin büyüme endişelerinin artıyor olması, şirketlerin ‘daha fazla iş’ yapmak için tam gaz çalışmalarına neden oluyor. Ancak şirketlerdeki iş yükünü önemli ölçüde artıran bu durum, çalışanların kuruma bağlılığına büyük zarar veriyor.

48 ülkede faaliyet gösteren küresel danışmanlık firması Hay Group’un ‘Çalışan Bağlılığı 2013’ araştırmasının sonuçlarına göre, küresel çapta iş-yaşam dengesi ile ilgili endişeler artıyor. Dünya genelinde 400’ü aşkın şirketteki 5 milyondan fazla çalışanın verdiği yanıtlar sonucunda hazırlanan araştırmaya göre, Türkiye’de çalışanların yüzde 3ö’sı, iyi bir iş-yaşam dengesine sahip olmadıklarını söylüyor. Çalışanların yüzde 52’si kendi alanlarındaki işi yapmak için yeterli sayıda çalışan olmadığını ifade ederken, yüzde 27’si “İki yıl içinde işimden ayrılacağım” diyor. İş ve kişisel yaşam arasında makul bir denge kurmalan için çalışanlara destek sağlama konusunda çalışma yapan şirketlerde ise bu oran yüzde 17’ye geriliyor.

Araştırmaya göre, 10 bin çalışanı bulunan bir şirket için iki yıllık bir süre içinde çalışan değişim oranlarında yüzde 10’luk bir azalma, maliyetlerde 17,5 milyon dolarlık bir tasarruf anlamına geliyor.

YÜZDE 39’UN DENGESİ BOZUK

Çalışan Bağlılığı 2013 araştırmasına katılan çalışanların yüzde 39’u, iş ve kişisel yaşamları arasında ‘iyi bir dengenin’ olmadığını belirtiyor. Türkiye’de de durum dünya ortalamasına benzer seyrediyor. Türkiye’deki çalışanların da yüzde 36’sı “İş ve kişisel yaşantım arasında iyi bir denge yok” diyor.

Öte yandan istenilen işi tamamlamak için gerekli mevcut çalışan sayısı hakkındaki endişeler de dikkat çekici. Araştırmaya göre, çalışanların yüzde 52’si kendi alanlarındaki işi yapmak için yeterli sayıda çalışan olmadığını ifade ediyor.



Araştırmayla ortaya çıkan bir diğer önemli sonuç da iş-yaşam dengesinin şirketlerince desteklendiğini gören çalışanların aldıkları ücretlerden daha fazla memnun olması, İş-yaşam dengesinde başı çeken kurumlarda “Yaptığım iş karşılığında adil bir ücret aldığıma inanıyorum” ifadesine katılan çalışanların oranı yüzde 58 iken, çalışanların özel yaşamlarını önemsemeyen şirketlerde bu oran yüzde 36’ya geriliyor. Ayrıca çalışanlara “şirketin yüksek kalitede çalışanları çekme kabiliyeti” ile ilgili düşünceleri sorulduğunda, iş-yaşam dengesi konusunda çalışan hassasiyetini gözeten şirketlerdeki çalışanlann yüzde 71’i “iyi” veya “çok iyi” değerlendirmelerinde bulunuyor. İş-yaşam dengesinde geri kalan kuramlarda aynı değerlendirmelerde bulunan çalışanların oranı ise yüzde 45’te kalıyor.

EN İYİ ABD, EN KÖTÜ FRANSA

Araştırma sonuçlan bölge ve ülkelere göre incelendiğinde ortaya ilginç bir tablo çıkıyor. Dünyanın en büyük ekonomisi olsa da son yıllarını krizlerle geçiren ABD, çalışanların iş-yaşam dengesi açısından en sağlıklı ülke görünümünde. Özellikle Orta Amerika’daki şirketler, iş-yaşam dengesinde listenin başında yer alıyor. Çalışanların yüzde 70’i şirketlerinin iş ve kişisel yaşam arasında makul bir denge kurmada kendilerine destek olduğunu ifade ediyor. Orta Amerika’nın hemen arkasından ise yüzde 65’lik bir oranla Kuzey Amerika geliyor.

Son dönemde finansal kriz ve durgunluktan başını alamayan Avrupa ülkelerindeki çalışanlar ise birbirinden çok farklı yanıtlar veriyor. Avrupa’da çalışanların sadece yüzde 44’ü şirketlerinin makul bir iş-yaşam dengesi kurmalannda kendilerini desteklediğini söylüyor. Bu oran 2012’de elde edilenden yüzde ll’lik bir düşüşü ortaya koyuyor. Buna karşılık Doğu Avrupa’da şirketlerinin iş-yaşam dengesi kurmalarında kendilerini desteklediğini söyleyen çalışanların oranı yüzde 56’ya çıkıyor. Yani Avrupa’daki krizi en ağır şekilde yaşayan Ispanya, Yunanistan ve İtalya’daki çalışanların yarısından fazlası, şirketlerinin iş-yaşam dengesi konusunda kendilerine destek olduğunu belirtiyor.

“Çalışanlar hiç olmadığı kadar uzun çalışıyor”

Araştırma sonuçlarını Ekonomistte değerlendiren Hay Group Hızlı Büyüyen Pazarlar Genel Müdürü Sylvia De Voge, ‘Tüm dünyadaki kurumlar, çalışanlarından daha fazla şey yapmalarını istemeye devam ediyor.

Bu da iş-yaşam dengesi söz konusu olduğunda gün geçtikçe daha fazla memnuniyetsizliğe yol açıyor” diyor. Şirketlere işgücü ile ilgili stratejik kararlar almalarını öneren De Voge, “Çalışanlar hiç olmadığı kadar değişken çalşma programlarıyla ve çok daha uzun saatler çalışıyor, iş-yaşam dengesi konularına eğilmek ve üstün yetenekli çalışanların iş yüklerini azaltmak için kurumların hangi kilit görevlerin dışarıdan desteklenmesi gerektiği hakkında stratejik kararlar almaları gerekiyor” diye konuşuyor. Evden çalşma veya esnek çalışma programlan gibi taktiksel çözümlerin artan endişeleri gidermekte başarılı olamayacağını savunan De Voge, şunları söylüyor: “Kurumlar, çalışanların daha verimli bir şekilde çalışmalarına yardımcı olarak ve işgücünü tekrar kurmalarını sağlayacak fırsatları belirleyerek uzun vadeli çözümlere odaklanmak zorunda. Şirketler, çalışanların ellerindeki görevleri mümkün olduğunca verimli bir şekilde gerçekleştirmelerine yardımcı olabilir.”





İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir