Anasayfa / Ekonomi-Finans / Küresel Ekonomi Resesyonun Kıyısından Döndü

Küresel Ekonomi Resesyonun Kıyısından Döndü




ikinci çeyrekte neredeyse durma noktasına gelen küresel ekonomi üçüncü çeyrekte bir miktar toparlandı. Küresel ekonomideki büyümenin göstergesi olarak kullandığımız OECD genelindeki mevsimsel düzeltilmiş büyüme oranı, revize edilmiş son verilere göre, ikinci çeyrekte yüzde 0,3’e kadar düşmüştü, Üstelik bu oran revizyon öncesinde yüzde 0,2 olarak biliniyordu. OECD genelindeki büyüme üçüncü çeyrekte ise yüzde 0,6’ya yükseldi, Küresel ekonominin ikinci çeyrekte durma noktasına gelmesi, finansal piyasalarda ağustos ayında başlayan son çalkantının nedenlerinden biriydi. Açıkçası bu yavaşlama ilk başta bizi de epey endişelendirmişti, Fakat IMF’nin eylül ayında yayınladığı son World Economic Outlook (WEO: Dünya Ekonomisinin Görünümü) raporunda bu yavaşlamanın iki geçici faktöre bağlandığını gördükten sonra biraz rahatlamıştık. Bu geçici faktörler mart ayında Japonya’da yaşanan büyük deprem ve tsunami felaketinin özellikle otomotiv sektöründeki küresel tedarik zincirinde yarattığı tahribat ile Ortadoğu ve Kuzey Afrika’daki siyasi karışıklıklar nedeniyle yılın ilk dört ayında petrol fiyatlarında yaşanan yüzde 25’in üzerindeki sıçramaydı. IMF uzmanlarının hesaplarına göre, ikinci çeyrekte gelişmiş ülkelerdeki büyümeyi ilk faktör 0,5 puan, ikinci faktör ise 0,25 ile 0,5 puan arasında geriye çekmişti, IMF, bu faktörlerin etkisinin ortadan kalkmasıyla üçüncü çeyrekte küresel ekonominin yeniden toparlanacağını tahmin ediyordu.

Hatırlarsanız, geçen ekim ayında “Küresel Ekonominin Rotası” başlıklı Konjonktür yazısında bunlardan bahsetmiş ve dünya ticaretine ve sanayi üretimine ilişkin eldeki son verileri inceleyerek de IMF’nin bu tespitine katılmıştık. Üçüncü çeyrek dönemin büyüme verileri IMF’yi haklı çıkarmış oldu.



Üçüncü çeyrekte küresel ekonominin toparlanmasında Japonya’nın üç çeyrek dönem süren resesyondan hızlı bir çıkış yaparak yüzde 1,5 büyümesinin önemli katkısı var. Yılın ilk yarısını durgun geçiren ABD’de üçüncü çeyrekte büyümenin yüzde 0,6’ya çıkması da küresel büyümenin yukarıya taşınmasında etkili oldu. İngiltere’de büyümenin yüzde 0,1 ‘den yüzde 0,5’e yükselmesi, Fransa’nın yüzde 0,1 ‘lik küçülmeden yüzde 0,4’lük büyümeye dönmesi ve Almanya’da büyümenin yüzde 0,3’ten yüzde 0,5’e çıkması da üçüncü çeyrekte küresel ekonominin toparlanmasına katkıda bulundu. Fakat iki lokomotif ülkedeki toparlanmaya karşın, özellikle güneyli üyelerin içler acısı durumu nedeniyle, Euro Bölgesi’ndeki büyüme üçüncü çeyrekte değişmedi ve yüzde 0,2’de kaldı, Euro Bölgesi’ndeki bu durumun küresel ekonominin geleceği konusunda endişe yaratmaya devam ettiğini de burada belirtelim.

OECD genelindeki büyümeyi küresel büyümenin göstergesi olarak kabul etmemizin nedeni, dünya ekonomisine ilişkin üçer aylık milli gelir verilerinin olmaması ve OECD ülkelerinin de dünya ekonomisinde epey ağırlığa sahip bulunması. Esasında Hollanda’da kurulu Netherlands Bureau for Economic Policy Analysis (CPB) isimli kuruluşun aylık bazda yayınladığı dünya ticaretine ve sanayi üretimine ilişkin verilerden de bu konuda bilgi sahibi olmak mümkün. CPB’nin verilerine göre, ikinci çeyrekte yüzde 0,2’ye kadar inen dünya sanayi üretimindeki artış üçüncü çeyrekte yüzde 1,4’e çıktı, ikinci çeyrekte yüzde 0,4 düşüş gösteren dünya ticareti ise üçüncü çeyrekte yüzde 0,9 yükseldi, Yani bu veriler de üçüncü çeyrekte küresel ekonomide toparlanma olduğunu doğruluyor.






İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir