Anasayfa / Teknoloji / Microsoft’un bulut bilişim teknolojileri tanıtıldı

Microsoft’un bulut bilişim teknolojileri tanıtıldı




İş’te bulut kullanımı, süreçleri kolaylaştırıyor

Açılışında Microsoft Türkiye ekibinin hazırladığı yeni pencere videosunun izlendiği ‘Microsoft Bulut Yaklaşımı’ oturumunda Microsoft’un bulut bilişim teknolojileri tanıtıldı. Microsoft Türkiye Office Grubu Pazarlama Müdürü Çiğdem Kayalı ve Microsoft Türkiye Ürün Pazarlama Müdürü Atalay Aktaş’ın sunum yaptığı oturumda, Microsoft’un bulut teknolojilerinin nasıl kullanılacağı anlatıldı.

isinizde bulut

* Çiğdem Kayalı: Mobilite diyoruz. Artık hayatımızda mobilite her yerde. Akıllı cihazlar her gün artıyor. 20l6’da 1 milyar cihaz olacak. Artık her zaman, her yerden, her cihazdan bilgiye ulaşmak istiyoruz ve gerçekten mobilite önemli. Diğer taraftan sosyal ağlardan bahsettik. Son yıllarda sosyal ağlar büyük bir gelişme elde etti. Aynı şekilde bunun kurum içi yansımaları oldu ve yeni bir birlikte çalışma, bilgi birikiminin paylaşılması devri başladı. Diğer taraftan veriler her geçen gün artıyor ve bu verilerin depolanması, incelenmesi ve analiz edilmesi de başlı başına önemli bir konu. Ve bugünün asıl konusu olan bulut. Artık şirketler teknolojiyle rekabet avantajı sağlamak istiyor ve bulut teknolojileriyle de en iyi ve en son teknolojiyi en avantajlı şekilde elde edebiliyor. Bu trendlere baktığınız zaman aslında Microsoft’un, hepinizin tanıdığı, kullandığınız, ürünleri, çözümleri kullanarak hepsini istediğiniz çözümlere adresleyebiliyorsunuz. Windows telefonlarla, tabletlerle, PC’lerle, istediğiniz her yerde çalışabilir, dokümanları paylaşabilir, rahatlıkla verimliliğinizi artırabilirsiniz.

Yammer ve SharePoint ile kurum içerisinde bir sosyal ağ kurup çalışanlarınızın daha yakın çalışmasını sağlayabilirsiniz. Ya da verilerinizi veri tabanında depolayıp, Office ile analizlerini yapıp istediğiniz şekilde kullanabilirsiniz. Bugünün konusu olan buluta geldiğimiz zaman, daha detaylı konuşacağımız Office 365, Windows Intune, Windows Azure ile ihtiyacınız olan bulut çözümlerini uçtan uca almanız mümkün. Peki Bulut, çağına hazır mısınız? Baktığımız zaman bilişim teknolojileri çok hızlı ilerliyor. Telefonla başladık, bilgisayarlar hayatımıza girdi, PC hayatımıza girdi, internet derken artık günümüzde bulut çağına geldik ve bugün hep beraber istiyoruz ki bulut çağına nasıl beraberce geçebiliriz ve bunu nasıl bir avantaj olarak kullanabiliriz, bunlar hakkında daha detaylı bilgi edinelim. İşletmelere baktığımız zaman bugünkü hayatımızda hepimizin farklı zorlukları, aynı zamanda da fırsatları var. Artık pek çok farklı lokasyonda çalışıyoruz. Hem farklı şehirlerde hem farklı ülkelerde şubelerimiz olabilir. Üretim merkezlerimiz, ekiplerimiz olabilir. Bunların hepsinin beraberce çalışıp en efektif şekilde iş yapmasını bekliyoruz. Bu neyi getiriyor? İletişim maliyetlerimiz artıyor. Seyahat maliyetlerimiz artıyor. Bir taraftan da karmaşık bir ortam karşımıza çıkıyor. Bir diğer yaşadığımız zorluk artık sahada hepimizin daha fazla elemanı var ya da ofis çalışanlarımızın sahada daha çok vakit harcaması lazım. Mesela Türkiye’deki şirketlerin yüzde 70’i diyor ki “Ben böyle bir teknolojik altyapı istiyorum.

Bütün çalışanlarım mobil olarak da işlerini yürütebilsin.” Bir diğer konu maliyet. Bütün bunları yaparken tabii ki hepimizin önceliği bunu en ekonomik şekilde, en öngörülebilir maliyetlerle, başlangıç yatırımının minimum olduğu daha düzenli ödemelerle halletmek. Bir diğer konu da tabii ki BT’ye çok fazla odaklanmak yerine bunu bir elektrik su gibi bir hizmet olarak kullanmak ve asıl işinize odaklanmak ve enerjinizi buna harcamak. Bunlar hepimizin yaşadığı zorluklar ama bir taraftan da bunları da fırsata çevirip avantajlı bir hale getirebiliriz. Peki, Microsoft olarak bizim buradaki çözüm önerimiz nedir? Microsoft’un buluta getirdiği yaklaşım nedir? Dilerseniz biraz o konuyu da de aylandıralım. Baktığımız zaman Microsoft’un 15 yılı aşkın bir bulut deneyimi var. Bu deneyimimiz Hotmail ile Messenger ile başladı biliyorsunuz. Bu sayede hepimiz bulutla tanıştık, bulutu kullanmaya başladık ve bugün de kurumlara bunu nasıl indirebiliriz bunu konuşuyoruz. Diğer taraftan Skype’ta 280 milyon insan iletişim kuruyor. Hepimizin bildiği Office uygulamalarını 50 milyon kişi internet üzerinden düzenli olarak kullanıyor. Bulut tarafında da çok fazla gelişme var. Microsoft olarak biz veri merkezlerimize 3 milyar dolardan fazla yatırım yaptık. Daha da yapmaya devam ediyoruz. Artık çıkardığımız her ürünü bulut teknolojisi ile çalışabilir şekilde tasarlıyoruz. Konusunda lider olan bu çözümlere dilerseniz şirketinizde kendi veri merkezinizde çalıştırabilir ya da bazı uygulamaları bulut üzerinden çalıştırabilir ya da her ikisine yani hem kendi veri merkezlerinizde bazılarını da buluttan kullanıp hibrit bir altyapıda çalışmanız da mümkün. Bakacak olursak eğer, hepinizin tanıdığı ürünler mesela Office dedik, Office 365’i Tamer Bey çok güzel anlattı. Hem bildiğiniz masaüstü uygulamaları hem de elektronik posta, portal, sesli görüntülü iletişim gibi pek çok servisi Office 365 üzerinden çok ekonomik almamız mümkün.

Windows Azure’da ise artık uygulamalarınızı buluta taşıyabiliyorsunuz. Böylece de çok büyük kullanıcı talebinin olabileceğini tahmin ettiğiniz uygulamalarınızı buluta taşıyıp daha esnek bir şekilde çalışabilirsiniz. Ya da veri depolama amaçlı kullanabilirsiniz. Ya da test amaçlı, bazı pilot uygulamalarda yine Azure’u deneyebilirsiniz.

Yine mobiliteden çok bahsettik. Artık çok fazla cihaz çeşitliliği var dedik. Bu cihazları da çok daha iyi yönetmemiz lazım ki verimliliğimiz artsın.

Sahadaki elemanlarımızı sürekli ofise çağıramayacağımızı düşünürsek, bu cihazları uzaktan yönetmek, cep telefonlarını, tabletleri, PC’leri uzaktan yönetmek işimize çok değer katacak. Windows Intune ile de bunu yapmamız mümkün. Peki, bulut bilişimle bu anlattığımız teknolojileri kullanarak nasıl rekabet avantajı sağlarız? Öncelikle her zaman, her yerden, her cihazdan çalışabiliriz. İhtiyacımız olan bilgiye istediğimiz zaman, istediğimiz cihazdan erişebiliriz. Bir şirketin en büyük değeri bilgisi. Elindeki en büyük gücü bu. Eğer bunu doğru şekilde kullanamıyorsa o zaman rekabet avantajı sağlayamıyor demektir. Yine aynı şekilde, ihtiyacınız olan bütün çözümler en ekonomik şekilde karşınıza çıkıyor ve tabii ki yönetiminin de kolay olması lazım. Uçtan uca bu çözümün, en küçük işletmeden en büyük işletmenin ihtiyacına cevap vermesi ve aynı zamanda da çok daha kolay bir kullanım avantajı sağlaması gerekir. Bütün bunlarla donanım, yazılım, bakım maliyeti gibi ya da ekip maliyeti gibi yatırımların altına girmeden, çok daha kolay bir şekilde, çalışanlarınızın ihtiyacına göre hizmet olarak almanız mümkün. Böylece üretim maliyetlerinizi azaltabilirsiniz ve daha katma değerli servislere odaklanıp şirketinizin büyümesine odaklanabilirsiniz. Peki, diyoruz ki buluttaki ofisiniz her şeyiyle eksiksiz. Evet, artık buluttaki ofisinize taşınma vakti geldi. Bunun için gerekli olan bütün altyapı hazır. Sizin ihtiyaçlarınıza uygun, sizi bekliyor. Burada neler sağlıyoruz derseniz? Hepimizin hayatında olan Word, Excel, PowerPoint gibi uygulamaları öncelikle buluttan alabilirsiniz. Bunu yaparken dilerseniz yine bunu PC’nize yüklemeniz mümkün.

Böylece kullanıcı için hiç deneyim değişmeden aslında buluttan bu servisi almak mümkün. Böylece en son Office uygulamalarına çok rahat şekilde ulaşma ve kurulumu şirket içinde çok kolay bir şekilde yapılması mümkün. Yine aynı şekilde işletmelerde en çok talep edilen uygulama elektronik posta. Bugün hepimiz elektronik posta, takvim gibi farklı şekillerle bu servisi alıyoruz. Fakat müşterilerimizden duyuyoruz ki farklı sıkıntılar olabiliyor. Bazen iletişim kesintileri olabiliyor. Ya da kişi başına verilen e-posta alanı limitli olabiliyor. Böyle olunca istenilen verimlilik elde edilemiyor. Oysa Exchange ile beraber bunu bir hizmet olarak alıp kişi başına 25 GB’lik bir alan verip hem elektronik postaya ulaşmak hem bunu bir arşivleme alanı olarak kullanmak mümkün. SharePoint sayesinde ise kurumsal web sitenizi geliştirebilirsiniz. Aynı zamanda şirket içinde bir paylaşım ortamı yapıp dosyaların, bilgilerin en güncel şekilde paylaşılmasını sağlayabilirsiniz. Yine sosyal ağlardan bahsettiğimiz Yammer’ı da Office 365’e dahil ettik ve kurum içindeki sosyal iletişiminizi de dilerseniz Yammer üzerinden yapmanız mümkün. Lync ile de sesli görüntülü video konferans, iletişim yapmak mümkün. Özellikle farklı şehirlerle, farklı ülkelerle, farklı lokasyonlarla çalışıyorsanız artık bu iletişim maliyetlerini düşürmek için kullanabileceğiniz çok güzel bir altyapı. Biz Microsoft olarak Ortadoğu ve Afrika bölgesine bağlıyız. Farklı şehirlerde operasyonlarımız var. Lync ile beraber çok rahatlıkla seyahat etmeden, istediğiniz ekiplerle sesli görüntülü konferans yapmak, aynı doküman üzerinde paylaşmak, toplantılar yapmak artık çok daha kolay. Seçim gücü diyoruz. Bu nedir? Baktığınız zaman Office 365 diyoruz ama uçtan uca size çok farklı paketler, çok farklı çözümler sunuyoruz. Ev kullanıcılarına, üniversite öğrencilerine yönelik Office 365 paketlerimiz varken, küçük işletmelere, orta ölçekli işletmelere ve büyük kurumlara yönelik farklı paketlerimiz var. Böylece de siz kendi ihtiyacınıza göre uygun olan çözümlere en ekonomik şekilde alıp kullanabiliyorsunuz. Burada da size yüzde 99,9 ayakta kalma, servis alabilme garantisi ve bu finansal olarak destekli, bu şu demek; eğer serviste herhangi bir kesinti olursa biz size bunun ücretini geri ödüyoruz. 7X24 hizmet kalitesi veriyoruz.



En güvenli şekilde bu içeriği sunarken size içeriğinizin hiçbir şekilde okunmayacağının, bunun bir reklam amacıyla taranmayacağının garantisini veriyoruz. Belki sizin kurumlarınız içerisinde sağlayamayacağınız güvenlik yöntemleriyle, en son teknolojilerle bunu bir hizmet olarak sunuyoruz.

• Atalay Aktaş: İlk olarak Office 3ö5’i hem istemci deneyimiyle hem bizim kullandığımız Office deneyimiyle hem de web tarafında yapabileceklerimizle birlikte anlatıyor olacağım. Office 365 aslında bugün kullandığımız Office uygulamalarının en güncel sürümü ve sunucuların sağladığı olanaklar anlamına geliyor bakıldığında. Office 365’e ilk girdiğimiz zaman bizi bir ekran karşılıyor. Office 365’in yeni sürümü Nisan’da Türkiye’de Türkçe olarak hizmette. office365.com’dan hemen bir deneme hesabı açabilir ve kullanmaya başlayabilirsiniz. Ya da satın alabilirsiniz. Office 365’e girdiğiniz zaman sizi merkezi bir ekran karşılıyor. Burada hem kullanıcı yönetimi hem de hizmetlerin servis kalitesini görebiliyorum. Böylece bir bilgi teknolojileri çalışanı da olsam veya bir şirkette çalışan birisi de olsam bu teknolojilerin sağlık durumunu son derece yakından takip edebiliyorum. Bir adım sonraya geçtiğimiz zaman bu Office 365’in bir parçası ve bir tıkla, yaklaşık birkaç dakikada, streaming adı verilen bir teknoloji ile ofis bilgisayarınıza akıtılıyor ve birkaç saniyede Word, Excel, PowerPoint kullanmaya başlayabiliyorsunuz. İşin bir güzel kısmı da şu; bir kişi, beş farklı PC’de, Mac’de ya da mobil cihazda Office’i lisanslı olarak kullanabiliyor. “Kur” dediğimiz zaman otomatik olarak Office kurulmaya başlıyor ve bildiğimiz Office karşımıza geliyor. Outlook’un en güncel versiyonu. İçerisinde bugün Serpil Hanım’ın da çok güzel örnek verdiği gibi, teknolojide fırsat eşitliğini doğuran, bugün pek çok kurumsal şirketin kullandığı, belki biraz daha orta ölçekli, biraz daha küçük ölçekli işletmelerin bir takım sebeplerden ötürü çok fazla sahip olamadığı teknolojilere de sahip olma olanağı var. Elektronik postalarımı, takvimimi, gündemimi, görevlerimi yönetebiliyorum. Takvime göz atabiliyorum. İstanbul’da, Ankara’da havalar nasıl görebiliyorum. Sıklıkla çalışmak istediğim kişileri görebiliyorum. Kişilere gelmişken, kişiler aslında o anki anlık durum bilgileriyle görünüyor. Bu da az önce bahsettiğimiz, Lync adını verdiğimiz teknoloji ile gerçekleşiyor. Sadece e-posta ile mesajlaşma kurumların iletişim ihtiyaçlarının tamamını karşılamıyor. Artık anlık iletişim, iletişim durum bilgisini görmek, karşı tarafın müsait olup olmadığını görmek, onlarla anlık iletişim kurmak veya sesli, görüntülü olarak bir web konferansı içerisinde görüşmek de onlardan bir tanesi. Lync’i açtığımız zaman, iletişim kurduğum kişilerin tamamını görüyorum. Lync’i müşterileriniz ya da tedarikçileriniz kullanmıyor olsalar bile yükleyebilecekleri basit bir eklenti ile bu sesli ve görüntülü görüşmeye tüm deneyimi ile katılabilecekleri, oradaki sunumu görebilecekleri bir ortama doğru gidebiliyoruz. Panoromik Görüntü adını verdiğimiz bir ortamda ben toplantıya katılan herkesin seslerini duyabiliyor, görüntülerini görebiliyorum ve eğer bir sunum paylaşılıyorsa o sunumu buradan izleyebilmem mümkün oluyor.

Lync’te canlı olarak sesli, görüntülü, verili bir toplantıya istediğimiz yerden, istediğimiz cihazdan, istediğimiz mobil ya da PC tabanlı ya da Mac’ten katılabiliyoruz. Lync gerçekten de iletişimin e-posta dışındaki tüm ihtiyaçlarını karşılayabilen, benim sihirli dediğim bir teknoloji. Lync deneyimini aynı anda farklı ortamlara da taşıyabiliyoruz. Aynı Exchange’de olduğu gibi. Outlook’ta gördüğüm her neyse aynı şeyleri buradan da görebilmem mümkün. OneNote adını verdiğimiz uygulama ile de Office 365 ile entegre bir şekilde toplantı notlarımı buradan alabiliyorum. Bilgi paylaşımı, özellikle bilgi ile çalışırken kullanabileceğimiz platformlardan bahsedelim. Bunların başında SharePoint geliyor. SharePoint yine SharePoint Online adında 365 üzerinde bulutta sunulan bir hizmet. Artık kurumlar ağ klasörleri kullanmak yerine bilgi paylaşımlarını daha yenilikçi yollarla yapmayı tercih ediyorlar. İşte intranet kavramı bu şekilde hayatımızın bir parçası haline geliyor. Dokümanlarınızı koyabileceğiniz, günlük yemek menünüzü paylaşabileceğiniz, yani en küçük ihtiyacınızdan en kompleks ihtiyacınıza, bir iş uygulamasını üzerinde taşıyabileceğiniz ve her şeyi, tek bir portal tek bir kapı üzerinde bir araya getirebileceğiniz bir ortam haline getiriyor SharePoint. SharePoint’te doküman kütüphaneleri de var.

Bu dokümanları hem internetim varken hem de eğer internetim yoksa bile SkyDrive Pro adını verdiğimiz yine Office 365’le gelen bir uygulama sayesinde offline olarak kullanabiliyorum. Yani bu dokümanların tamamını bilgisayarıma da indirebiliyorum. Yaptığım herhangi bir değişiklik senkronize oluyor. Ya da SharePoint’te yaptığım herhangi bir değişiklik bilgisayarımdaki SkyDrive Pro ortamında senkronize oluyor. Dolayısıyla hiçbir veri kaybı yaşamadan hem çevrimiçi hem çevrimdışı çalışabilmem mümkün. Tabii ki SharePoint sadece intranet ortamlarını adreslemiyor aynı zamanda kurumların internet ihtiyaçlarını da adresliyor. Örnek bir şirketin web sitesi. Çok basit, birkaç dakikada Ofis 365 üzerinde, kendi domain’inizle host edebileceğiniz web sitesi oluşturabilmeniz mümkün. Basit web siteleri, orta seviye web siteleri Office 365 üzerinde oluşturulabiliyor. Ya da daha önce gerçekleştirdiğimiz başka bir web sitesi gibi. PC tarafını ve web tarafını gördük. Bizim hikâyemizde hep anlattığımız bir şey vardı. PC, telefon ve web’de en iyi üretkenlik deneyimi. Az önce bahsettiğim her şeyi telefon üzerinde de yapabilmek mümkün. Örneğin e-posta. E-postalarıma girdiğim zaman e-postalarımı burada görebiliyorum. Sadece görmek, yazmak, cevaplamakla kalmıyor, arşivlenen, mesela yedi yıl önce, içinde Çiğdem Kayalı geçen, Excel dokümanı eki olan e-postaları bana getir dediğimde, Office 365 üzerinde bu aranıp, birkaç saniye içerisinde size arama sonucu olarak getirilebiliyor.

Kontrolü her yerden sağlıyorsunuz, nerede olursa olsun verinize ulaşabiliyorsunuz.

Lync Mobile uygulaması ile de toplantıya artık cep telefonumdan da katılabiliyorum. Hem de sesli ve görüntülü olarak. İstersem 3G istersem Wi-Fi kullanabiliyorum. Sadece Windows Phone için değil iPhone ve Android için de bu uygulama var. Eğer Office 365 kullanıyorsanız içinde olan Lync’le bu tarz olanaklara kavuşabilmek mümkün.

Yatırımın geri dönüşü çok hızlı oluyor. Ayrıca doküman kütüphanesine aynı şekilde yine cep telefonumdan da girebiliyorum. Burada güzel olan şey şu; doküman neyse, ne şekilde görünüyorsa, aynen bilgisayarımda ve web’de ne şekilde görünüyorsa telefonumda da aynı şekilde görünüyor. İstersem telefonumdan dokümanı düzenleyebiliyorum. İstersem biçimini değiştirebiliyorum.

Office 365’in bir özelliği, güvenli bir hizmet olduğu için herhangi bir cihazla, her an her yerden erişime olanak sağlaması.

Son olarak Windows Azure’dan bahsetmek istiyorum. Windows Azure da aslında bu hazır hizmetleri bir adım öteye götürüp, bulut altyapısı platformunu almak isteyen, sahip olmak isteyen kurumlara yönelik bir hizmet. Ne yapıyor Windows Azure? Bir web siteniz var, bir depolama hizmetiniz var, kendi ortamınızda oluşturmak istemiyorsunuz. Böyle bir ihtiyacınız var daha doğrusu. Doğrudan Windows Azure üzerinde bir ERP sisteminizi, bir CRM sisteminizi, bir depolama ortamınızı, web sitenizi oluşturmanız mümkün. Müsaitlik, kullanım, başarı oranlarını görebiliyorum. Bildiğiniz sunucumu Bulut’a koymuş oluyorum Windows Azure’da. Üzerinde herhangi bir şey çalıştırabilirim. Bu özel bir iş uygulaması, bir CRM, ERP uygulaması olabilir.

Depolama amaçlı kullanabilirim. Compute komutuyla sanal makine oluşturabilirim. Virtual Machine’i seçerek buradan hızlıca oluşturabilmem mümkün. Windows Intune’la da burada bulunan cihazlarınızı, PC’lerinizi ve diğer cihazlarınızı bulut üzerinden verilen bir hizmetle yönetebiliyorsunuz.





İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir