Anasayfa / Kültür Sanat / Molla Câmî’den ‘Evliya Menkıbeleri’

Molla Câmî’den ‘Evliya Menkıbeleri’



Ebu Ali Dekkâk’a sormuşlar: “Gereğince amel etmek imkanına sahip olmayınca sûfilerin ve velilerin sözlerini dinlemenin hiç faydası olur mu?” “Evet” demiş: “Onların sözlerini dinlemenin iki faydası vardır.

Birincisi şu: Şayet dinleyici talip ise himmeti kuvvetlenir, talebi çoğalır. Diğeri de şu: Şayet dinleyicide ilmî gurur, kibir ve benlik varsa bunları terk eder, dava sahibi olmaz, iddiacılığı dışarıya atar. Bu takdirde eskiden yaptığı ve iyi gördüğü işlerin aslında fena olduğunu görür. Şayet kör değilse kendini müşahede eder.”

Tasavvuf erbabının hayatını anlatan pek çok eser kaleme alınmış, hatta ‘tabakât-ı sûfiyye’ adı altında bu konuyu ele alan bir alan ortaya çıkmış. Tabakat kitaplarının en eskisi Sülemî’nin “Tabakâtü’s-Sûfiyye”si. Herevî, Sülemî’nin eserini ilavelerle Farsçanın Herat şivesine tercüme etmiş. Abdurrahman Câmî (1414-1492), “Tabakâtü’s-Sûfiyye”yi Herevî’den sonra adeta yeni baştan kaleme almış. Bu yeniden inşa edilen kitaba “Nefehâtü’l-Üns” adını vermiş. “Nefehatü’l-Üns”, Bursalı mutasavvıf Lâmiî Çelebi (1472-1531) tarafından birtakım ilavelerle, özellikle Anadolu sufilerinin eklenmesiyle Türkçeye çevrildi. Sülemî’nin 103 mutasavvıfın hayatını anlattığı “Tabakâtü’s-Sûfiyye”, “Nefehatü’l-Üns” olarak Türkçeleştirildiğinde 502 erkek, 34 kadın sûfiden bahseden bir tasavvuf ansiklopedisi halini almıştı.




Tasavvuf tarihinin en önemli eserlerinden “Nefehâtü’l-Üns”, Lâmiî Çelebi’den beş asır sonra Prof. Dr. Süleyman Uludağ ve Prof. Dr. Mustafa Kara tarafından sadeleştirilerek günümüz okurunun istifade edebileceği tarzda hazırlandı. 1995’ten itibaren iki farklı yayınevi tarafından basılan Nefehât, tekrar elden geçirilerek “Evliyâ Menkıbeleri” adıyla son kez Pinhan Yayınları’ndan çıktı.

Lâmiî Çelebi, bazı dostlarının Nefehât’ın tercümesi için kendisine müracaat ettiklerinde ilk başta cesaret edemediğini anlatır: “Hangi kapıyı açtıysam onu kapattılar, hangi cevabı verdiysem onu reddettiler. Senden istenen o kitabı Türkçeye çevirmek ve Rum’un (Anadolu’nun) samimi taliplerine hediye göndermektir, dediler. Ahretin için azık olur, isminin âlemde hayırla yâd edilmesine vesile olur. Zira ‘Salih kişiler anılınca rahmet iner’ diye buyurdular”. Rahmet inmesi için Nefehât üzerine yapılan çalışmalarda dikkat çeken bir nokta da Lamiî Çelebi ile Süleyman Uludağ ve Mustafa Kara’nın bu çalışmaları beş asır arayla aynı şehirde, Bursa’da gerçekleştirmeleri.




Yazımızı beğendiniz mi?

Size daha güzel hizmet sunabilmemiz için lütfen bize destek olun. Yazımızı aşağıdaki sosyal medya sitelerinde paylaşabilirsiniz.

Bunu da İnceledinizmi ?

En Güzel Babalar Günü Mesajları ve Babalar Günü Kartları

Etkileyici babalar günü mesajları, en güzel babalar günü mesajları, duygusal babalar günü mesajları, facebook babalar …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir