Anasayfa / Ekonomi-Finans / Not artışı sonrası TL ve cari açık ne olacak?

Not artışı sonrası TL ve cari açık ne olacak?




Geride bıraktığımız hafta cari açık rakamları açıklandı.

Bu haftaki yazımızda Eylül ayı cari açık rakamlarının ne olduğunu ile Fitch’in not artırımının kurlar üzerindeki olası etkisini, bunun cari açığa olabilecek olası yansımalarını ve Merkez Bankası’nın Türk Lirası’nın değerini kontrolü için tutumunun ne olacağını inceleyeceğiz.

2012 yılı Eylül ayı cari açık rakamlarına kısaca bakalım.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, ilgili dönemdeki cari işlemler açığını 2 milyar 697 milyon dolar olarak açıkladı.

Böylece, cari açık piyasanın beklentisi olan 3 milyar doların altında kalmış oldu. Rakamlara kümülatif bakarsak; 2012 yılından bu yana olan dokuz aylık dönemdeki cari açık 39 milyar 281 milyon dolara ulaştı, bu miktar geçen yılın aynı dönemine göre 21 milyar 185 milyon dolar daha aşağıda bulunuyor. Cari açık işlemlerindeki bu iyileşmenin kaynağı, dış ticaret açığındaki azalma, hizmet dengesinden kaynaklanan net gelirlerin artması ve gelir dengesindeki net giderlerin azalmasıdır. Dış ticaret açığı 19 milyar 6 milyon dolan azalarak 50 milyar 736 milyon dolara düştü, hizmet dengesinden kaynaklanan net gelirler 1 milyar 514 milyon dolar arttı, gelir dengesindeki net giderler ise 878 milyon dolar azaldı. Ancak, not artınmı alan ülkelerden görüldüğü üzere, not artırımının cari dengenin seyri açısından bir risk yarattığı bir gerçek.



Fitch derecelendirme kuruluşu tarafından Türkiye’nin notunun ‘yatırım yapılabilir’e çıkarılmasının ülkeye girecek uluslararası sennayeyi artırması beklenen olası bir etki. Ancak, bu paranın greenfield yatırımlar ve özel sermaye fonları gibi yollarla mı (bu tarz yollarla gelen para ülke içerisinde uzun dönem kalır) yoksa daha çok sıcak para şeklinde mi geleceği, çok önemli bir soru işareti. Sıcak para girişinin fazla olma ve Türk Lirası’nın aşın değerlenme olasılığı, şu an en çok ihracatçıların ve Merkez Bankası’nın gündeminde. Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkanı Mehmet Büyükekşi, konu ile ilgili kaygısını belirtti ve Merkez Bankası’nın faiz koridorunu azaltmasının yanında politika faizlerini de hedefine alması ve aşağı çekmesi gerektiğini söyledi. Türk Lirası’nın aşırı değerlenmesi durumunun ihracatın, dolayısıyla da dış ticaret ve cari açık rakamlarının aleyhine olacağı bir gerçek.

Peki TL üzerinde değerlenme baskısı varken Merkez Bankası’nın duruşu nedir? Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı’nın yaptığı açıklamalar ihracatçıları sevindirecek yöndeydi. Açıklamalara göre Ekim ayı itibariyle 117.4 seviyesinde olan reel efektif kur endeksi değerli Türk Lirası’nı işaret ediyor. Başkan, değer kazanma sürecini yumuşatmak için ölçülü faiz indirimi düşünebileceklerini belirtti. Bu açıklamalar faizleri aşağıya doğru etkiledi, döviz kurunu ise yükseltti. Merkez Bankası’nın bu açıklaması, kur hedefinin olmadığı açıklamaları ile çelişti.

Ceren Önder Kantitatif Analist cereno@gunduzcapital.com






İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir