Anasayfa / Şirket Haberleri / Pamuk İplik Üreticisi Aslansoy Tekstil

Pamuk İplik Üreticisi Aslansoy Tekstil




Pamuktaki oyun tekstilcileri zor durumda bıraktı”, Aslansoy Tekstil, Pamuk İplik Üreticisi, Pamuktaki oyun, tekstil,pamuk polyester, Jakarlı dokuma, pamuk işletmeciliği,Tekstilde gelinen nokta, Pamukta yaşanan sorunlar, tekstildeki sıkıntılar

Bir aile şirketi olan Aslansoy Tekstil 3 nesildir tekstil sektöründe yer alıyor. Günlük 1 8 ton pamuk polyester karışımı rejenere iplik üreten şirket, bunun yüzde 60’ını bölgedeki halı fabrikalarına satıyor. Bu yıl pamuk fiyatlarındaki spekülatif iniş çıkışların sektörü ve kendilerini olumsuz etkilediğini söyleyen Aslansoy Tekstil Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Hakan Aslansoy, “Üretim kapasitemizi yüzde 25 düşürmek zorunda kaldık” diyor.

Aslansoy 3 nesildir pamuk işletmeciliği yapan bir aile. Dede, dokumacılık yapmaya 1930 yılında başlamış. Jakarlı dokuma makinelerinde çok usta olan dedeye bu hünerinden dolayı “Makinist Hüseyin” denirmiş. 1950’li yıllarda motorlu tezgahlar çıkınca dede bu işi bırakıp pamukçuluğa başlamış. Ailenin ikinci neslini temsil eden Mehmet Aslansoy, 1971’de Malatya Sümerbank’ın modernizasyon için elindeki makineleri çıkardığını öğrenmiş. Bunlardan 10 tane tarak, vater ve cer makinesini satın almış. Aile bu şekilde 1972 yılında pamuk ipliği üretimine başlamış. Son derece güçlü bir girişimci ruha sahip olan Mehmet Aslansoy 1974 yılında Japonya’ya giderek, o dönemin tekstildeki en yeni teknolojisi olan fitil ve bobin makinelerini satın alıp yurda getirmiş. Bu sayede işletme daha kaliteli, daha vizyonu geniş bir üretim şekline yönelmiş. Mehmet Aslansoy, halen Aslansoy Tekstil’in Yönetim Kurulu Başkanı olarak görevine devam ediyor. Ailenin üçüncü kuşak yöneticilerinden yönetim kurulu başkanı yardımcısı Hakan Aslansoy, tekstil eğitimi almak üzere Ingiltere’ye gidiyor ve memleketi Gaziantep’e tekstil mühendisi olarak dönüyor. 1993 yılından itibaren de şirketteki görevini yerine getiriyor. Bu yıl pamukta yaşanan istikrarsız fiyat iniş çıkışlarının tekstil sektöründeki birçok sanayiciyi zora soktuğunu belirten Aslansoy Tekstil Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Hakan Aslansoy, kendilerinin de üretim kapasitelerini yüzde 25 düşürmek zorunda kaldıklarını söylüyor. Birçok sivil toplum örgütünde kurucu ve yönetici olarak görev alan Hakan Aslansoy, dergimizin şirketi ve sektörü hakkındaki sorularını yanıtladı:

Aslansoy Tekstil’in üretiminden söz eder misiniz?

Biz, 10 bin metrekaresi kapalı olmak üzere 21 bin metrekarelik tesisimizde günlük 18 ton pamuk polyester karışımı rejenere iplik üretiyoruz. Bunun yüzde 60 kadarı halı sektörüne gidiyor. 2-24 numara arasında geniş bir skalada üretimimiz var.

Tekstilde gelinen nokta nedir?

Tekstil artık doğuya kayıyor. Hindistan, Pakistan gibi işgücünün ucuz olduğu bölgeler yükseliyor. Teknolojiye dayalı bir sektörüz. Tekstil makineleri pahalı. Bu alanda yatırım yapmak artık kaçınılmaz oldu. Doğuda işgücü ucuz olduğu için oraya yöneliyorlar. Bizim de bu fiyatlarla ve maliyetlerle baş etmemiz çok zor. Biz hala tekstil makinesi imalatı yapamıyoruz. Almanya bu alanda uzman. Onlar da artık kendi ülkelerinde değil, daha ucuz işgücünün olduğu ve lojistik avantaj sağladıkları Çek Cumhuriye-ti’nde yaptırıp bize satıyor. Elbette onlar da bu alandaki güçlerini korumaya çalışıyorlar. Bu yıl pamuk fiyatlarında anormal iniş çıkışlar oldu. Sektördeki pek çok şirket bundan olumsuz anlamda etkilendi. Konunun uzmanları pamukta 150 yıldan beri bu şekilde bir iniş çıkış yaşanmadığını söylüyor. Yeni mahsule rağmen fiyat çok yüksek rakamlara çıktı, sonra çok aşağı düştü.



Büyük oranda ABD’nin yarattığı bu durumdan sonra fiyatlar çok istikrarsız bir hal aldı. Şu anda belirli bir istikrar oluştu ancak dayanma gücü olmayanlar için çok ciddi sorunlar ortaya çıktı.

Sektörünüz Ar-Ge konusunda ne durumda?

Biz ülke olarak Ar-Ge açısından zayıfız. Yıllardır yurtdışına bağımlı olduk. Bugüne kadar günü kurtarmak üzere işler yaptık. Bu nedenle çözümü zor problemlerimiz oluştu. Bunlar da gün geçtikçe yığıldı. Bugün geldiğimiz noktada hep bunların sıkıntısını çekiyoruz.

Hangi ülkelere ne kadar ihracat yapıyorsunuz?

Biz üretimimizin yüzde 50’sini başta Akdeniz ülkeleri ve İngiltere olmak üzere ihracat ediyorduk. Fakat Avrupa ülkelerinde yayılmaya başlayan olası kriz yüzünden ihracat rakamımız yüzde 10’la-ra kadar düştü. Avrupa’daki bu durum giderek korkutucu bir hal alıyor. Doğal olarak sektörümüz de bundan olumsuz etkileniyor.

Tekstil sektöründeki bu sıkıntılar sizi başka sektörlerde arayışlara yönlendiriyor mu?

Vaktiyle hah sektörüne girebilirdik. Çünkü çok gelecek vaat ediyordu. Büyümeye açıktı ve gün geçtikçe büyüyordu. O zaman bunu gördük ancak o kadar çok tesis açılmıştı ki, biz oraya girmeyi istemedik. Fakat gelişmeler daha farklı oldu. Halıcılık güzel bir yöne gitti. Bugün gelinen noktada Gaziantep’in dünyanın halı merkezi olduğunu görüyoruz. Şu anda Gaziantep’te 800 halı tezgahı var. Bu oldukça yüksek bir rakam. Biz de riski azaltmak için farklı sektörlere yatırım yapmayı düşünüyoruz.

Sizin alternatifiniz nedir? Sektörümüzde yeni bir gelişme olarak halıda pamuk ipliği kullanılmaya başlandı. Bu bizim için önem taşıyor. Gaziantep’te bizim sektörümüzde 10-12 kadar şirket var. Bunlardan 3 tanesi hah ipliği yapıyor. Şu anda üretimimizin yüzde 60’ını hah sektörüne veriyoruz.

Pamukta yaşanan sorunlar, tekstildeki sıkıntılar ve ekonomik kriz beklentilerinin olduğu bugünlerde şirketinizin sıkıntıları nedir?

Bütün bunların sonucunda üretim kapasitemizde yüzde 25 düşüş oldu. Risklere girmemek için böyle yapmayı uygun gördük. Biz kredi kullanmıyoruz, kendi öz kaynaklarımızla yatırımlarımızı yapıyor, maliyetlerimizi karşılıyoruz. Bu biraz da halen şirketimizin yönetim kurulu başkanı olan babam Mehmet Aslansoy’un temkinli davranmayı alışkanlık haline getirmesinin bir sonucu. Bu tavır bizi kriz zamanında çok zor durumlara düşmekten de kurtardı. Eskiden babamızın riske girmemesini eleştirirdik. Bugün ne kadar doğru yaptığını çok daha iyi görüyoruz. Döviz bir anda yükselip düşüyor. Bu yüzden Türkiye’de şartlar çok çabuk değişiyor. Ama sonuçta hepimizin dayanabileceği sınırlar var. O yüzden riskleri azaltmak için yeni sektörlere yönelmek gerekir. Biz ailece çok çalışkanız. Elimizi taşın altına koyabiliyoruz, işimizi uzaktan yönetmiyoruz, her zaman işimizin başındayız. İnsanların bu anlayışla işlerini yapması, sorumluluklar alması gerekiyor.

Gaziantep ekonomisi şahlanmış durumda. Bu konuda neler söyleyeceksiniz?

Ben Sanayi Odası Yönetim Kurulu’nda da görev yapıyorum. Gaziantep sanayi Türkiye’nin lokomotifi halinde. Başta halı, tekstil, makine, gıda gibi birçok sektörde üretim yapılıyor. 167 ülkeye ihracatımız var. İhracat rakamları 5 milyar doları aştı. Böyle müteşebbis bir kent olduğumuz için aslında çok şanslıyız.

ASLANSOY PAMUK VE ASCOTON, İLE SEKTÖRDE YER ALIYOR

Aslansoy’un bir diğer şirketi de Aslansoy Pamuk. 1986 yılında kurulan şirketin yönetimi ailenin bir diğer oğlu Hüseyin Aslansoy’da. 2004’te I ‘inci OSB’ye taşınan şirket, günlük 25 ton kapasiteli telef açma ve üstübü geri dönüşümü üretiyor. Üretim atıkları Avrupa ülkelerinde para yapımı ve otomobil sektöründe kullanılıyor.Yeniden değerlendirilme imkanı olan üretim atıkları bu tesislerde çeşitli işlemlerden geçirerek ikincil hammaddeye dönüştürülüyor ve tekrar üretim sürecine dahil ediliyor. Bu ürünler pazarlandığı bazı Avrupa ülkelerinde para kağıdı yapımı, otomotiv sektörü, kadın pedi ve çocuk bezi, kartonpiyer gibi değişik sektörlerde de kullanıyor.Aslansoy’un buna ek olarak Ascoton ihracat ve ithalat adında bir şirketleri daha bulunuyor.






İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir