Anasayfa / Reklamlar-Reklamcılık / Reklamcılığı bırakmadım, işlerimin başındayım

Reklamcılığı bırakmadım, işlerimin başındayım



“Reklamcılığı bırakmadım, işlerimin başındayım”

Reklam dünyasının en ilginç simalarından olan Ali Taran, magazin figürü olmanın ardından suskunluğunu Ekonomist için bozdu. Bu süreçten bunaldığını ama reklamcılığı hiç bırakmadığını söyleyen Taran,

2012’de reklam dünyasının büyüyeceğine inanıyor ve “İşlemeyen ekonomi reklama zarar verir. Bu yıl da işlerin katlanarak büyüyeceğini düşünüyorum” diyor

Türk reklamcılığının en şaşırtıcı reklamlarına imza atan Ali Taran, son bir yıldır bu özelliğinden çok özel hayatıyla magazin dünyasının adeta fenomen isimlerinden biri oldu. Uzun süredir Mavi Jeans dışında iz bırakan bir reklam kampanyasına imza atmamış olması da buna eklenince, sanki reklam dünyasından uzaklaşmış izlenimini veriyor Taran. Fakat O, bir araya getirdiği 10 kişilik ekibiyle sektöre eski günlerdeki gibi yeniden damga vurmaya hazırlanıyor. Medyada yoğun şekilde yer aldığı zor günleri geride bıraktığını dile getiren Ali Taran, “Geçen süreçte bunaldım ama işlerim devam etti” diyor. Türk reklamcılık dünyasının en renkli ismi Taran sorularımızı yanıtladı.

Ekonomist: Boat ofis süreciyle başlarsak, sanki inzivaya çekildiniz bir dönem. Ardından medyada sıkça göründüğünüz bir dönem oldu. Reklamcılığınız hep geri planda kaldı gibi…

Ali Taran: Öncelikle şunu söylemek gerekir ki, 10 kişilik bir ekiple çalışıyorum ve önemli bir kısmı ile uzun yıllardır birlikteyiz. Reklamla ilgili aynı dili konuşabildiğinizde illaki yüz yüze olmanız gerekmiyor. Üstelik bu çok uzun bir zaman da değildi, 2-3 ay süren bir dönemdi. Sanki bir karar verilmiş ve inzivaya çekilmiş gibi algılandı. Ama öyle bir süreç değildi bu. Açıkçası son dönemde televizyonda görünüyor olmam nedeniyle artık reklamcılık yapmayacak diye anlaşıldığı izlenimini ben de aldım. Biz Ali Taran ajans olarak yaptığımız işlerin dışına hiçbir zaman çıkmadık. Ama niyeyse öyle bir izlenim doğdu.

Bu algının işlerinize yansıması negatif mi?

Sanmıyorum, eksi veya artısı olmadı.

Peki yaptığınız işleri düşündüğünüzde kendinizi nasıl tanımlıyorsunuz? Reklamcı, tasarımcı veya propagandist…

Çok net söyleyeyim ben reklamcıyım. Ekibimdeki herkes de öyle, biz öncelikle reklamcıyız. Ekipteki herkesin de reklam ajansının belirli bir yerini tutuyor olması, ama genel olarak reklamcı sıfatı, tavrı ve düşünce yapısını bırakmaması gerekiyor. Ekibin kuvveti de buradan geliyor.

Benim özelimde cevap verecek olursam, ajanstaki çalışmamızda ben işin kreatif tarafıyla ilgiliyim. Ekipteki diğer arkadaşlarım içinde müşteri ilişkileri, yazı, grafik tarafıyla ilgili olan var. Hepimizin bakış açısı reklamcı olduğudur. Müşteri ile ilişkinizde reklam dışında da size bir şey danışabiliyorlar. Ama bizim bakış açımız zaten bu genişlikte.

Pek çok reklam şirketi var, farkınız ne, i; anlayışınızdan biraz söz eder misiniz?

Bu iş çok profesyonel bir iş neticede. Sonuçta fikre dayalı iş yapıyorsunuz ve bu fikirlerin ayağının yere basması önemli. Buna dayalı ciddi paralar harcanıyor. Sanki oturup şiir yazıyormuş gibi, sanat boyutunda ele alıyormuşsunuz gibi algılanmamalı. Bu profesyonel bir iş, müşterinin arzulan beklentileri ve önerilerinizi yapaktan sonra ortaya çıkan işin kimseye sürpriz olmaması gerekiyor.

Çünkü o markanın konumlandınlması, yolculuğu ve algılanmasıyla ilgili ki de araçlarında bir şeyler söylendiği için sözcüklerle bunu açıklamak mümkün değil. Burada, ekonomik gidişatı, alım gücünü de bilmek durumundasınız. Bunları bilince, bunlardan beslenmelisiniz. Müşterinin bir takım arzulan olabilir bu arzulan da tartıyoruz. Bizim işi el alış biçimimiz böyle.




İsminiz şirketinin öniinde, o nedenle dışarıdan bir göz gibi baksanız, ajansınıza vereceğiniz not nedir?

Bu doğru olmaz. Reklam ajansı aslında saklı kalmalı. Ürün, marka ön planda olmalı. Onunla ilgili söyledikleriniz markanın sözleri olmalı. İyi bir reklamcı kendi duygulan ve düşünceleri hayata bakışını bir kenara bırakıp tamamen o markaya adapte olmayı gerektirir bu da bir profesyonellik gerektirir.

Ali Taran ile çalışmak için bir şirketin cebinde ne kadar olması gerekir, pahalı mısınız?

Pahalı sözcüğünün bizimle çok yan yana getirildiğini duyduk. Bu bizim için iyi diyemem. Bu algı nedeniyle ‘oraya gitmeyelim, onlar hep büyük paralar harcatmayı isterler’ diye düşünürse bizim kapımızı çalmaz, bunun da iyi bir şey olduğu söylenemez.

Bu algıyı aşmak için bir çalışma yaptınız mı?

Hayır. Bizi yanlış algılıyorsunuz diyemezsiniz. Bu yıl kişisel olarak 40’ıncı, Ali Taran AŞ’nin de 20’nci yılı. Geriye dönüp baktığınızda bir sürü işler var. İsmimizin bilinmesi var. Olumlu- olumsuz konuşanlar vardır. Bunlar ajansın bagajını oluşturur.

Artan rekabet tanıtım ve reklamcılığı da ön plana çıkarıyor. Geçen zamanda reklamcılıkta neler değişti?

Artık şu yok; pazar payı ve satışlar çok iyi ama biraz da reklam yapalım. Bu devir kapandı. Büyük rekabet var. Bu da iletişim, reklam ve pazarlamaya dayalı işlerin çok daha önemli hale gelmiş olması demek.

Dünya ölçeğinde bakarsak bir kriz ortamı ve şirketlerinde harcamalarını buna göre ayarladığı bir yıl önümüzde duruyor. Ekonomi ve reklam arasındaki dengeden söz eder misiniz?

Reklamcılığı, işlemeyen ekonomi öldürür. Toplumun satın alına gücünün olmaması, umutsuzluk, para kaza-namamave harcayamama gibi sıkıntılar reklamcılık için büyük tehlikeler.

2012 için nasıl bir süreç bekliyorsunuz, bütçelerde reklama ayrılan payda kesinti olur mu?

Son 10 yılda reklam konusunun giderek artması, ülkedeki olumlu hava ile ilişkili. O kadar ekonomik tecrübem yok ama, şu ana kadar aldığımız izlenimle bu yıl da ben işlerin katlanarak yol alacağını düşünüyorum.

Peki ticari bir işletme olarak bu dönemde ajansınız için belirlediğiniz hedefler var mı?

Çok yüksek hedefler ve taşımak istediğimiz bir yer yok. Bu rekabet içinde çözümsüzlük ve tatminsizlik yaşamış tam istediğini alamamış reklam verenler için her zaman düşünülmesi gereken bir yer olarak ortada olmak isteriz. Bugüne kadar işlerimizin başarısıyla gelmişiz gündeme, bundan sonrada böyle olmak istiyoruz.

Belli bir dönem medyadan uzak kaldınız, ardından da sizi televizyon programlarında gördük. Neden? Artık daha çok tanınıyorsunuz, bunun işlere yansıması nasıl oldu?

Tanınmamın hiçbir ilişkisi yok. Medyada ben hiçbir zaman görünmezdim. Bu ters de yorumlandı. Medyada yer almanın kendi ajansıma bir yararı olmayacağını düşündüm. Yaran varsa, medyada yer alırım dedim hep arkadaşlarımıza. Ne ajansa ne de müşterilerimize medyada yer almanın faydası olmaz deyip görünmedim medyada uzun yıllar. O görünmeme öyle sorunlar yarattı ki, ‘çıkmadığın televizyon seni nerelere getirdi’ eleştirilerine karşılık ben diyorum ki, ‘zaten reklamcı olduğum biliniyordu’ karar verici kesim tarafından.

Sıkıntılı bir süreci geride bıraktınız…Özel hayatınızda yaşanan hareketli sürecin ekibiniz ve işinize etkisi ne oldu?

O süreçte çok bunaldım tabii, ama o dönemde de işler yapmaya devam edildi. Ruh haliniz ne olursa olsun kendinizdeki bir takım duygulan sevinç ve üzüntüleri reklamlarınıza yansıtamazsınız. Yapmamalısınız. Ben de yapmadım…

Peki müşteri ayağına nasıl yansıdı?

Çalışmalarımız sürdü. Negatif algı oluştuğunu ben zannetmiyorum.

Son olarak 20’nci yılında ajansınızda yaptığınız reklamlara bakarsanız, altında ezildiğiniz işler oldu mu?

Evet oldu. Yayından çekelim diye reklam verene kendimiz gidip konuştuğumuz oldu. Ajans olarak kendimize hayranlığımız söz konusu değil. Çalışma sistemimizde, son ana kadar mecraya çıkmak bilemediğiniz bir şey, marka olarak beklentilerin olduğu bir iş.

“Siyasi propaganda yapmayı düşünmüyorum”

Bir dönem Cem Uzan’ın siyasi iletişim çalışmalarını üstlenen ve yeni kurulmuş Genç Parti’ye yüzde 7.5 oy oranı almasında büyük payı olan Ali Taran’a, bu başarının ardından neden kendisini tekrar böyle bir alanda görmediğimizi soruyoruz. Taran, “Sıfırdan yüzde 7 oy alan bir parti haline gelmek bir başarı olarak ifade edilebilir fakat diğer taraftan meclise girememesi de bir başarısızlık olarak yorumlanabilir, ben böyle bakıyorum. Önümüzdeki süreçte tekrar bir siyasi propaganda işine girmeyi de düşünmüyorum” diyor.

Sibel Sati




Bu Konularda İlginizi Çekebilir

Yazımızı beğendiniz mi?

Size daha güzel hizmet sunabilmemiz için lütfen bize destek olun. Yazımızı aşağıdaki sosyal medya sitelerinde paylaşabilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir