Anasayfa / Ekonomi-Finans / Risk istemeyen TL limanından ayrılmasın

Risk istemeyen TL limanından ayrılmasın




Risk istemeyen TL limanından ayrılmasın

Küresel risk iştahının etkili olduğu gösterge tahvilin bileşik faizinde, iç piyasada bu yıl beklenen birkaç veri bulunuyordu. Hazine itfalarının yoğun yaşanacağı yılın ilk üç ayında, tüm yıl yapılacak itfaların yarısından fazlası gerçekleşti. Bu dönemde enflasyonda da yukarı yönlü seyrin devamı bekleniyordu. Veriler de bu öngörüyü doğruladı: TÜFE son ay yüzde 10.43, ÜFE yüzde 9.15 seviyesindeydi.

Piyasalarda değişkenliğin belirginleştiği son dönemde petrol fiyatlarındaki yükseliş kaynaklı enflasyonist baskılar ve faizde diğer önemli iç etken olan Merkez Bankası’nın ek parasal sıkılaştırmaya gitmesi, kısa vadeli faizlerin yüzde 9-75-10, bileşik, orta ve uzun vadeli faizlerin ise yüzde 9.5-9.75 bileşiklere kadar yükselmesine neden oldu. Bu dönemde bankaların efektif fonlama maliyeti ise yüzde 10 seviyelerine kadar çıktı.

MERAK EDİLEN SORULAR

Yüzde ll’lere çıkan mevduat faiziyle birlikte adres gösterilen “Hazine bonosu faizlerindeki yükseliş sürecek mi”, sorusunda ise analistler birkaç noktaya dikkat çekiyor. Petrol fiyatları kaynaklı enflasyonist baskıların Merkez’in para politikasını gevşetmesine engel teşkil ederken, bu politika duruşunun kısa vadeli bonoları olumsuz etkilemesi beklenebileceği söyleniyor.

PETROL İZLENMELİ

Bu beklentilerin ağırlıklı olarak fıyatlandığı düşünüldüğünde, kısa vadede yüzde 10.00-10.25, orta ve uzun vadede ise yüzde 9.50-9.75 seviyeleri yatırım için cazip seviyeler olabilir. Eğer petrol başta olmak üzere emtia fiyatlarında bir gevşeme ve TL’nin diğer para birimlerine karşı bir değer kazancı görülürse gösterge faiz yeniden yüzde 9 seviyelerine kadar gerileyebilir.



Enflasyonun mayıs ayında gerileyeceğini, sonrasında bir miktar daha yukarı geleceğini, ancak ekim ayına kadar önemli bir hareket görmeyeceğini belirten Garanti Yatırım Stratejisti Tufan Türenç, “Ancak enerji fiyatlarına zam gelir, yani doğal gaz elektrik fiyatlarına zam gelirse bu durum faizleri yeniden çift haneye yaklaştırabilir. Yüzde 9-10 arasında dalgalanan bir faiz göreceğiz” diyor.

8.5 – 11.5 ARALIĞI

HSBC Portföy Yönetimi Genel Müdürü Namık Aksel ise kısa vadede önemli bir değişiklik beklememekle birlikte, dünyadaki büyüme, enflasyon, faiz görünümü de dikkate alındığında gösterge tahvilin faizinin 2012 boyunca yüzde 8.5-11.5 arasında dalgalanacağını öngörüyor. Kısacası üç ay içinde ciddi bir düşüşe girmesi beklenmeyen faizlerde uzun vadeli alım fırsatı getirisi azalsa da korunuyor.

HANGİ FONLAR CAZİP?

Geçen yılı neredeyse eksi getiriyle kapatan birçok fon arasında bu yıl hangilerini tercih etmek gerektiği merak ediliyor. Uzmanlara göre fon işletim bedellerinin düşmesinin de etkisiyle fonlarda getiriler artacak.

•    Önümüzdeki dönemde en çok işaret edilen fonların başında yüzde 8-9’a varan getirileriyle likit fonlar geliyor. A tipi fonların ise yılın başından bu yana getirisi yüzde 8.60’ı bulurken, B tipi fonlar, yatırımcısına yüzde 1.33 kayıp yaşattı.

•    Bireysel emeklilik fonlarında ise esnek ve hisse fonların ön plana çıkması bekleniyor. Orta ve uzun vadede faizlerin yükselme ihtimalinin azalması nedeniyle düşük faiz ortamında içinde belli oranda hisse senedi taşıyan esnek ve hisse fonların daha cazip olduğu düşünülüyor. Yatırımcılara emeklilik fonu tercihlerinde hisse senedi içeren fonların önerilmesinin diğer bir önemli sebebi de Türkiye’deki şirketlerin ileriye dönük yüksek getiri potansiyeli olması.

•    Son dönemde sayıları giderek artan anapara korumalı fonlar ise anaparasını riske etmeden, Hazine bonosunun en çok birkaç puan üzerinde getiri hedefleyen yatırımcıların adresi olabilir.





İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir