Girişimcilik

Savunma Sanayi Girişimcilere İş Fırsatları Sunuyor

Savunma Sanayiinden Kobi'lere Çağrı

NASIL İHRACATÇI OLUNUR?

Küçükseyhan, Türkiye savunma sanayinde faaliyet gösteren firmaların, özellikle KOBl’lerin nasıl ihracatçı olacağını da anlattı. Sektörde yer alan özellikle küçük ve orta ölçekli firmalar alt sistemler bazında ve ürünün ömür devrine ilişkin yedek parça ve bakım onarım alanında ana sistem satıcısı firmalar ile birlikte çalıştığına işaret eden Küçükseyhan, bazı ithalatçı ülkelerin alt sistemleri değişik ülkelerden alabildiğini vurguladı, ihracatçı ana yüklenici ölçeğindeki firmaların çözüm ortağı olan KOBI’leri koltuklarının altına alıp onlarm ihracatına vesile olmaları gerektiğini belirten Küçükseyhan, “Tam olarak oturmamış bir sistem olmakla birlikte yavaş yavaş bu iş birliktelikler gelişiyor. KOBl’ler projelere uygun olarak teknolojiyi takip etmeli, kalite konusunda ve fiyat teslimat konularında hassas olmalılar. Devlet büyüklerimizin hedef ülkelere yaptıkları ticaret heyetleri ziyaretlerine katılmalı, fuar ve sergilere, uluslararası etkinliklere katılmalılar. Verdikleri sistem ve alt sistemleri devamlı takip edip markalaşmayı hedeflemeleri ve bunu başardıktan sonra markalaşmalarını korumalıdan Kara ve deniz platformlarına ilişkin alt sistemler, yazılımlar ve bakım onanın yenileştirme hizmetleri konuları ihracatta önemli hizmetler. Kişisel koruma, güvenlik konularındaki ihtiyaçlar ve hafif silahlar, giyim kuşam malzemeleri genelde Afrika, deniz ve kara platformlarına ilişkin ürünler Ortadoğu ve Asya Okyanusya bölgelerinde alıcı buluyor. ABD ve Avrupa genelde sanayi katılımı off-set kapsamında yazılım mal ve hizmet talep ediyor. Pazarlama stratejileri, destekleri ve hedef ülke lisanı da yardımcı vasıtalar” diye konuştu. Küçükseyhan, ihtiyaç duyulan önemli alanlardan birinin de nitelikli insan gücü kaynaklarının desteklenerek sektöre uygun insan gücü istihdamı olduğunu dile getirdi.

TOP ŞAHİ 209 BLOK 2 GÖRÜCÜDE

Savunma sanayinde üretici olmayı başaran genç girişimciler ve başarılarına da kısaca değinmekte fayda var. İDEF 2019 Fuarı’nda Top ŞAHI 209 BLOK 2’yi görücüye çıkaran Yeteknoloji A.Ş., Türkiye’de savunma sanayi alanında özellikle “Yönlendirilmiş Enerji Sistemleri ve İleri Teknolojilere Sahip Sistem Entegrasyonları” yapmak ve geliştirmek üzere kuruldu. ŞAHI 209-BLOK 2 sistemi tüm testleri tamamlandığında ve tam kapasiteye çıktığında 50 km menzile, etkili olacak bir mühimmatı sevk edebilecek bunu mobil ya da platform (gemi-karakol) konuşlu olarak yapabilecek. Entegre güç yönetim sistemi ile çok sayıda salvo atışı artarda gerçekleştirecek bir sistem olacak.



Firmanın kurucusu Fazıl Hızal, Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi mezunu. Hı-zal, yüksek gerilim ve yüksek akım konularında yüksek lisans programlarına katılmış. Firmasının savunma sanayi alanlarında öncelikli olarak yönlendirilmiş enerji teknolojisinin savunma sanayi uygulamaları olan çalışmaları yaptığını söyleyen Hızal, “Kurulduğumuz günden bu yana çalıştığımız en önemli ve hayat geçirmiş olduğumuz projemiz elektromanyetik fırlatma sistemi olarak ŞAHI 209 Elektromanyetik Top Silah Sistemi’dir. Ayrıca yüksek güçlü mikro dalga sistemleri ve karşılık koruma tedbirleri ile robotik sistemlere yönelik ilgili çalışmalarımız da var” dedi.

DÜNYADA İLK 3’TE

“ŞAHI 209-BLOK2, Türkiye’de ilk olarak bizim başladığımız Elektromanyetik Fırlatma Sistemi (E.M.F.S.) ile ilgili 2008’den bu yana süren çalışmalarımızın son aşaması” diyen Hızal, ŞAHI 209-BLOKİ Saha Prototip’i ile bu teknolojinin sahada şartlarında ve mobil olarak uygulanabilir olduğunu, teknolojik yetkinlik gösterimini 2018’de yaptıklarını aktardı. SSB’nin tedarik ettiği bu şekilde de teknolojilerin geleceğine teknoloji hazırlık seviyesinin altı ve üstü olabileceğini gösteren bu proje ile E.M.F.S.’nin silah platformu olabilecek yetkinlikte olduğunun gösterildiğini dile getiren Hızal, “Bu aşamadan sonra 2019 içinde BLOK2 çalışmasını gerçekleştirdik. BLOKİ sistemde 1 megajul enerji depolayarak gözle görünür hedeflere zırh delici kinetik özelliklerde mermileri iletebilir iken, BLOK2 ile 10 Megajul enerji depolayarak artık topçu menzili ve ötesinde hedeflere etkili olabilecek yüksek kalibrede mermileri iletebileceğiz. Buna uygun olarak da sistemin namlu boyu, güç depolama ve şarj kaynakları da oldukça büyümüş durumda. Bu teknolojinin en büyük avantajı olan barutlu silahlardan çok daha yüksek enerji ve hızlarda mermileri hipersonik olarak atılabilmesi yanı sıra bunun çok daha ucuz ve güvenli ve kolay bir şekilde olması. Dünyada şu anda daha yüksek güçlerde olmak ile birlikte sadece ABD ve Çin bu şekilde bir silah sistemini sahada test edebiliyor” diye konuştu.

DEMİRHAN, İDEF 2019’DAYDI

Sektörün dikkat çeken yeni oyuncularından biri de İDEF 2019’da ilk defa ürünlerini görücüye çıkaran firmalardan biri olan Oguzkagan Savunma Teknolojileri. Şirket, Türkiye’nin en büyük orta sınıf silahlı insansız kara aracı “DEMİRHAN” ve Türkiye’nin ilk ve tek kamikaze insansız kara aracının “DELÜ” tasarımından üretimine kadar bütün süreçlerini kendi bünyesinde gerçekleştirdi. Şirket, insansız sistemler alanında araştırma yapan iletişim ve tasarım mezunu Ahmet Coşkun ile bilgisayar mühendisi Atıf Yılmaz tarafından 14 Kasım 2018’de kuruldu.




DEMÎRHAN’ın bugün Türkiye’nin orta sınıf en büyük silahlı insansız kara aracı olduğunu söyleyen Coşkun, geliştirme aşamasında bizzat asker ve özel harekatçıların deneyimleri, sıkıntıları ve isteklerinden yararlanarak tasarımı ve üretimi gerçekleştirdiklerini söyledi. Araçta “ve milliliğin ön planda tutulduğunu belirten Coşkun, “Yazılım, iletişim, tasarım kendi bünyemizde gerçekleştirildi. Aracımızdaki silah sistemi ve motor dahi yerli ve milli ürünler” dedi.

Bilkent Üniversitesi tahsillerini bitirdikten sonra Atıf Yılmaz ile şirket kurma faaliyetlerine hız verdiklerini söyleyen Coşkun, dört ay gibi kısa bir sürede dört silahlı ve silahsız insansız kara aracı geliştirip, üretimini yaptıklarını söyledi.

AR-GE BÜTÇELERİ ARTTI

Technopc Kurucu Ortağı Murat Yücel ise, son yıllarda bilişim sektöründeki değişimler ve yeniliklerin özellikle 20. yüzyılın ortasından itibaren daha önemli bir rol oynamaya başladığını vurgulayarak, paralelde bilimsel ve teknik ilerlemenin özellikle silahlı kuvvetlere sağladığı bu potansiyelin çoğu sanayi ülkesinin Ar-Ge bütçelerini artırmasına sebep olduğunu kaydetti. Savunma sanayisinin teknolojik üstünlük ve yenilik arayışı sebebiyle gelinen noktada, savunma sektöründe kullanılan ürünlerin yüzde 45’inin BT ürünleri olduğunu dile getiren Yücel, “Savunma sanayimdeki bu gelişmeleri takip eden, sektör özelinde birçok ürün geliştiren ve tasarlayan bir firma olarak, her sene daha fazla ülke ve firmanın katıldığı IDEF Savunma Sanayii 2019 Fuarı’nda yer aldık. Böylece fuardaki yenilikleri, önemli fırsatları tespit edebilme ve önemli işbirlikleri gerçekleştirme imkanına sahip olduk” dedi.

KÜMELENME DOPİNGİ

Yurt içi savunma sanayi firmalarının teknolojik yetkinliklerini arttırmalarının yanı sıra tedarik zincirlerinin geliştirilmesi, firmaların ürün ömür devrinin tamamında etkin rol alması, ihracatın teşvik edilmesi ve sektörde rasyonelleşmenin sağlanması adına kümelenme yaklaşımının uygun bir model olduğu değerlendiriliyor. Bu nedenle kümelenmeler ve teknoparklar teşvik ediliyor. OSTİM Savunma ve Havacılık Kümelenmesi (OSSA) üyesi Yeteknoloji Kurucusu Fazıl Hızal, kümelenmelerin özellikle savunma sanayi gibi çok dinamik ve rekabetçi bir sektörde sinerjinin ve mümkün olan maddi manevi ortak paydaların paylaşılabilmesini sağlayarak faaliyet gösteren firmaların ufkunu, çözümlerini, işbirliklerini geliştirdiğini, büyümeleri, gelişmeleri ve projelerde çözüm ortaklıkları kurarak çalışmalarına çok ciddi bir imkan sağladığını söylüyor. Hızal, kümelenmelerin sektöre girmek isteyen firmalara da ihtiyaç duyulan alanlara ve konulara, özellikle bürokrasi ve sektörde ilgili yetkili noktalara ilk erişimlerini sağlamakta çok ciddi bir avantaj sağladığına dikkat çekiyor.



Önceki sayfa 1 2 3 4 5 6 7 8Sonraki sayfa

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu