Anasayfa / Ekonomi-Finans / Sonbaharda Piyasaların Durumu

Sonbaharda Piyasaların Durumu




Reform zamanı

Moody’s’in not indiriminin yankıları sürüyor. Ekonomistler etkilerin orta vadede ortaya çıkacağı görüşünde. Ancak bu durumun fırsata çevrilerek ekonomideki yapısal reformlar için değerlendirilmesi öneriliyor..

SONBAHARLA birlikte küresel piyasalar da hareketlendi. ABD’de başkanlık yarışının yanı sıra ekonomiyle ilgili veriler de yakından takip ediliyor. Japonya ve Avrupa tarafında büyümeyi desteklemek yönünde merkez bankalarının attığı adımların sonu geliyor. Yine de küresel likidite açısından şartlar olumlu.

İçeride geçen hafta kredi derecelendirme kuruluşu Moody’s’in yaptığı not indiriminin yankıları sürüyor. Türkiye’yi bir süre önce negatif izlemeye alan Moody’s 15 Temmuz sonrasında, Türkiye’nin darbe girişiminin şok etkisini atlattığını açıklamıştı. Buna karşın not indirimi yapması piyasa ve ekonomi çevrelerinde tepki çekti. Kısa vadede piyasalarda büyük bir dalgalanma yaşanmasa da orta vadede olumsuz etkilerin ortaya çıkması muhtemel. Bu etkiler arasında büyüme performansının zayıflaması, sermaye girişinin azalması ve borçlanma maliyetinin yükselmesi var.

Reel sektör

Deniz Yatırım Araştırma Birimi, kredi notu açısından Türkiye’nin dengi ülkelerinin makro ve piyasa verilerini inceledi. Bu ülkelerin not düşüşü öncesi ve sonrasmda bu iki alandaki göstergelerinin nasıl değiştiğini ortaya koydu. Deniz Yatırım’ın analizine göre, Moodys’in Türkiye’nin Baa3 seviyesindeki yatırım yapılabilir notunu düşürerek Bal seviyesine çekmesinin ardından Türkiye üç büyük kredi derecelendirme kurumlarından yalnızca Fitch tarafından yatırım yapılabilir ülke statüsünde bulunuyor.

BÜYÜMEDE ZAYIFLAMA

Türkiye’ye eşdeğer ülkelerin yatırım yapılabilir notu kaybetmeden önceki ve sonraki makroekonomik performanslarına bakıldığında hemen hemen hepsinin not düşüşü yaşadığı yıl ve sonraki bir yılda GSYH’de zayıflama yaşadıkları ortaya çıkıyor. Örneğin, Macaristan’ın GSYH büyümesi, yatırım yapılabilir notu kaybettiği 2011’in son çeyreğinde önceki yılın aynı çeyreğine oranla yüzde 0.6 düşerek yüzde 1.3 oldu. Kredi notunun kaybedilmesinin bir yıl sonrasmda ise ekonomide yüzde 2.5 daralma yaşandı. Benzer şekilde Portekiz’in not indiriminin bir yıl öncesi olan 2010’un üçüncü çeyreğinde GSYH büyümesi yüzde 1.7 iken kredi notunu kaybetmesiyle 2011 üçüncü çeyrekte yıllık GSYH’de yüzde 2.2’lik düşüş, not indiriminin bir yıl sonrasmda ise yüzde 4.4’lük daralma yaşandı. Brezilya da geçtiğimiz yılın ilk çeyreğinde yüzde 2.0’lik daralma ve bu yıl ilk çeyrekte Moody’s tarafından kredi notu düşürüldükten sonra GSYH’de yüzde 5.4’lük düşüş yaşadı.

“ENFLASYON DÜŞÜYOR”

Kredi notu düşürülen ülkelerin ekonomisindeki yavaşlama nedeniyle cari açık dengesinde iyileşme gözlenirken, çoğunda döviz kurunda yaşadıkları zayıflama sebebiyle enflasyonda bir bozulma yaşanıyor. Ancak bazı ülkelerde not indirimi sonrasında büyümedeki yavaşlama enflasyonun düşmesine neden oluyor.



Ek olarak, kredi notunu kaybeden çoğu ülke mali performansta sorun yaşıyor. Portekiz’de borçlanmanın GSYH’ye oranı not indiriminin bir yıl öncesinde yüzde 93.5 iken 2011 ’de not indirimiyle borç rasyosu yüzde 107.8’e bir yıl sonra ise yüzde 123.6’ya kadar çıktı. Benzer şekilde Brezilya’da oran yüzde 57.19 iken Şubat 2016’da not indirimiyle yüzde 66.23’e yükseldi.

“EKSTRA BOZULMA OLUYOR”

Deniz Yatırım Başekonomisti Özlem Derici, incelenen diğer ülke performanslarından GSYH’nin orta vadede olumsuz etkilenmesinin beklenebileceğini belirtiyor. Bu yıl için yüzde 3.5 ve 2017 yılı için ise yüzde 4 büyüme bekleyen Derici, Moody’s’in not indirimi sonrasmda sermaye girişinin zayıflaması ve borçlanma maliyetinin artacak olması nedeniyle büyüme tahminini aşağı doğru revize edilebileceğini söylüyor. Derici’ye göre, ülkede sorunlar olduğu için not indirimi oluyor. Büyüme zayıflıyor, not düşüyor, not düşünce büyüme zayıflıyor. Birbirini karşılıklı etkileyen iki faktör söz konusu.

“FIRSATA ÇEVRİLEBİLİR”

Marmara Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Burak Arzova, borçlanma maliyetlerinin artacağına dikkat çekiyor. Arzo-va’ya göre, halihazırda sendikasyon kredisi almış bazı bankalar var. Bu bankaların zaten yapmış oldukları anlaşmalara ek madde konmuştu. O da diyor ki, Türkiye yatırım yapılabilir not düzeyini kaybederse “li-bor+” olarak alman kredi faizlerinde artış olabilir. O nedenle bankaların yurtdışından sağladıkları sendikasyon kredilerinin faizlerinde 40-50 baz puan artış olması bekleniyor.

Önümüzdeki dönemde Türkiye piyasasında bazı pasif fonlardan para çıkışları olacak. Emeklilik fonları gibi sözleşmelerinde hüküm var. Bir ülkeye yatırım yapılabilmesi için en az iki kredi derecelendirme kuruluşundan yatırım yapılabilir düzeyinde olması gerekiyor. Ekim sonuna kadar yaklaşık 4.5-5 milyar dolar arasında bir çıkış olması muhtemel. Bundan sonra artık daha sağlam fonların Türkiye’de olmak yerine başka ülkelere gitme tehlikesi var.

Olumlu tarafından bakarsak Türkiye açısından yapılacaklar açısından ivme de kazandırabilir. Türkiye bundan sonra reformlara odaklanarak bu durumu fırsata çevirebilir.

“GETİRİ ARAYIŞI CAZİP YAPAR”

Finansbank Başekonomisti Gökçe Çelik, not düşüşünden önce de ekonomide belirli alanlarda reform gerektiğinin hep konuşulduğuna dikkat çekiyor. Bu nedenle Çelik’e göre, not indirimi sonrası oluşan olumsuz algıyı hükümet reformları hızlandırmak için kullanabilir. Yani olumsuz olan bir durumu olumluya çevirebilir. Nitekim Maliye Bakanı Mehmet Şimşek yapısal reformlara dikkat çekerek ders çıkarılması gerektiğini söyledi.

Gökçe Çelik, bundan sonraki sürecin dış koşullara bağlı olarak değişeceğini belirterek, not düşüşünden sonra oldukça sınırlı bir piyasa hareketi görüldüğünü söylüyor. Keza Çelik’e göre, not indiriminin piyasada fiyatlandığı kanaati vardı zaten. Önümüzdeki dönemde not indiriminin sonucu olarak borçlanma maliyetinin arttığını görebiliriz. Bu da büyüme üzerinde olumsuz etki edebilir. Olumlu küresel koşullar sürdükçe dışar-da daha yüksek getiri arayan yatırımcılar açısından Türkiye cazip olmaya devam edebilir.





İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir