Anasayfa / Ekonomi-Finans / Tahvil Bono Piyasasına İlgi Arttı 20 Yıllık Tahvil Geliyor

Tahvil Bono Piyasasına İlgi Arttı 20 Yıllık Tahvil Geliyor




Not artışı sonrası Türk tahvil piyasasına ilgi arttı. Hazine, tahvilde vadeyi önce 12 yıla, ardından da 15-20 yıla çıkarmaya hazırlanıyor. Uzmanlara göre bu karar, gelecek yıl yapılacak yüklü itfalarda Hazine’nin elini rahatlatacak…

ULUSLARARASI derecelendirme kuruluşu Fitch kredi notunu artırınca Türkiye’nin varlıklarına ilgi arttı. Kısa vadeli portföy girişi hızlandı. Daha uzun vadeli yatırım fonları da fırsat kolluyor. Özellikle tahvil bono piyasasına ilginin artması faizleri hızla aşağı çekiyor. Gösterge tahvil faizi geçen hafta yüzde 6’ya kadar gevşedi.

Borç dinamikleriyle krizde pozitif ayrışan Türkiye, düşen faizlerle daha da rahatlıyor. Hazine ise borçlanmada yıldan yıla vadeyi uzatıyor. Örneğin, 2011’de ortalama 3.5 yıl olan TL cinsi DlBS’lerin (devlet iç borçlanma senedi) vadesi bu yıl 5 yıla çıktı. Gelecek yıl ise Hazine’nin yüklü bir itfa (borç geri ödemesi) takvimi var. Keza 2013 yılında 139.6 milyar TL’si anapara ve 49 milyar TL’si faiz olmak üzere toplam 188.6 milyar TL tutarında borç servisi bulunuyor. Borç servisinin 172.1 milyar TL’si iç borç, 16.5 milyar TL’sinin ise dış borç servisi olarak yapılması öngörülüyor. Bu doğrultuda 2013 yılında 150.6 milyar TL tutarında iç borçlanma yapılması ve toplam iç borç çevirme oranının yüzde 87.5 olması bekleniyor. Hazine 2013 yılı borçlanma stratejisini ise ortalama vadenin uzatılması ve vadesine 12 aydan az kalmış senetlerin payının azaltılması üzerine kuruyor.

KADEME KADEME ARTACAK

Hazine, geçtiğimiz günlerde piyasa yapıcısı bankalarla yaptığı koordinasyon toplantısında, önümüzdeki yıl 10 yıldan daha uzun vadeli borçlanabileceğinin mesajını verdi. Hazine’nin ön; 12-13 yılı deneyeceği, yeterli ilginin olması durumunda vadeyi 15 hatta 20 yıla çıkaracağı belirtiliyor. Bankacılık

Şengül Dağdeviren Çevreleri, Hazine’nin daha uzun vadeli borçlanma isteğini prestij olarak değerlendiriyor ve bunu not artışı sonrasında Türk tahvil piyasasına artan ilginin bir yansıması olarak görüyor. Hazine’niıı bu olumlu şartlardan yararlanarak borcun vadesi uzatmak istemesi doğru bir karar olarak yorumlanıyor. Ancak piyasa yapıcısı büyük bankaların likidite konusundaki çekincesine de dikkat çekiliyor. Keza uzmanlara göre bankalar, yeni çıkacak tahvillerin likit olmasını istiyor. Bunun için de bu kağıtların gösterge niteliğinde olması gerekiyor. Piyasa yapıcısı bankalar, söz konusu kağıtların ikincil piyasada işlem görmesini tercih ediyor.

HER AY 12 MİLYAR TL İTFA

Halkbank Hazine Yönetimi Genel Müdür Yardımcısı Murat Uysal, 2013 yılında hâzinenin yüklü bir iç borç geri ödeme takvimi bulunduğuna dikkat çekiyor. Ardından da her ay yaklaşık 12-13 milyar TL’lik ödeme yapılacağını hatırlatıyor. Uysal, bu şartlarda borcun vadesinin uzatılmasının Hazine’yi rahatlatacağını düşünüyor.



Halen en uzun vadeli TL hazine kağıdının 2022 yılı vadeli olduğunu hatırlatan Uysal’a göre, Türkiye’ye not artışı öncesi ve sonrasında yabancı sermaye girişi hızlandı. Özellikle DİBS’lere yabancı yatırımcı ilgisi arttı. Yurtdışı yerleşiklerin portföylerindeki TL cinsi tahvillerin miktarı 100 milyar TL’yi aştı. Hazine bu ilgiyi değerlendirmek için 20 yıl vadeye kadar TL cinsi tahvil ihraç edebilir. Ancak uzun vadeli kağıtların likit olması için “benchmark” yani gösterge kağıt olarak benimsenmesi gerekiyor. Nitekim piyasa oyuncularının tercihi de bu tahvillerin ikincil piyasada aktif bir şekilde işlem görmesi yönünde.

Anadolubank Hâzineden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Recep Atakan, Hazine’nin tahvilde ilk aşamada 12 ve 15 yılı denemek istediğine dikkat çekiyor. Atakan’a göre Hazine, bunu öncelikle prestij için yapmak istiyor. Vadeyi daha fazla uzatmak, örneğin 20 yıla çıkarmak için nabız yoklayacak. Buna karşılık piyasa yapıcısı bankalarsa çok uzun vadeli kağıt istemiyor. Çünkü yenisi çıkınca eskisi “benehmak” yani gösterge olmuyor. Bankalar çıkmak istedikleri zaman bu tahvilden rahat çıkamıyor. Genel olarak bankacılar “Prestij için deneyin ama bize çok güvenmeyin” diyor.

İşte bu yüzden asıl ilgi yabancıdan bekleniyor. Atakan, not artışı sonrasında faiz dibe gelmişken Hazine’nin borcu uzun vadeye yaymak istemesini doğru bir karar olarak değerlendiriyor.

“BİREYSEL KREDİLERE DE YANSIR”

Piyasa yapıcısı bankalardan ING Bank’ın Başekonomisti Şengül Dağdeviren, Hazine’nin iç borç stokunun likidite, faiz ve döviz kuru risklerine karşı hassasiyetini önemli ölçüde azalttığını düşünüyor.

Vadenin uzatılması borcun sürdürülebilirliğini daha da olumlu etkileyecek. Dağ-deviren’e göre, Hazine’nin daha uzun vadeli borçlanması halinde TL faizlerde daha uzun vadede bir referans oluşacak. “Yatırım yapılabilir” seviyeye yükselen bir ülkede enflasyon kaygısının da azalmasıyla birlikte vadelerin uzaması zaten beklenen ve olması gereken bir gelişme. Burada Hazine öncülük yapmış olacak. Hazine’nin vadeyi uzatmasının piyasada mortgage ve tüketici kredilerine yansıyacağını düşünüyor.

Sermaye akımlarının güçlendiği bir dönemde Hazine’nin getiri eğrisinin vadesini biraz daha uzatmasını doğru bulan Dağdeviren, yurtiçi borçlanmalar açısından Türkiye’yi benzer ülkelerle şöyle karşılaştırıyor: “Devlet tahvillerinde en uzun gösterge vade Brezilya’da 10, Macaristan’da 15, Meksika’da 30, Polonya’da 25, Rusya’da 25, Güney Afrika’da ise 30 yıl. Türkiye bu ülkeler içinde Rusya’dan sonra en düşük kamu borcu/GSYH oranına sahip. Dolayısıyla makro ekonomik olarak vadenin uzaması için koşullar bir süredir zaten oluşmuş durumda.

Tek izlenmesi gereken talep. Bunun için de (özellikle ikinci bir yatırım kategorisinde kredi notundan sonra) alıcı havuzunun genişlemesi önemli bir eşik olabilir.”

ERKAN KIZILOCAK / PARA





İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir