Anasayfa / Ekonomi-Finans / Tatil Dönüşü Eylül Ayında Piyasalar

Tatil Dönüşü Eylül Ayında Piyasalar




Eylül’ün kaderi tatilcinin tavrına bağlı

Kriz dönemlerinde eylül sendromuna alıştık. Yine kritik bir eylül ayına girdik. ABD parasal genişleme, Avrupa ise tahvil alımına karar verecek. Uzmanlar, şişen fiyatlar nedeniyle tatil dönüşü bir satış dalgası yaşanabileceğine dikkat çekiyor…

DÜNYA ekonomisi, uluslararası piyasalar kritik eylül ayına kilitlendi. Aslına bakılırsa her yıl eylül ayı için klasik beklentiler oluşuyor. Bu beklentilerde kriz dönemlerinde “endişe”, normal dönemlerde ise alışveriş ve piyasaların canlanması yönünde “iyimserlik” hakim oluyor. Sonuçta her halükarda hem piyasalarda hem de reel ekonomide hareketlilik yaşanıyor.

Bu yıl küresel ekonomiyle ilgili birçok belirsiz durum söz konusu. Daha doğrusu krizin geleceğini etkileyecek birçok kritik toplantı ve karar var. “Geleceğini” diyoruz ama esas olarak krizin çözümüne yönelik öyle radikal kararlar alınmayacağım belirtmek lazım. Yine bir süreliğine de olsa iyimserlik yaymak ve piyasa beklentilerini karşılamak amaçlanıyor. Yani parasal genişleme ya da faiz düşüşü benzeri kararlar ekonomistlere göre küresel krizin çözümü olmayacak.

KADER AYI

Eylül ayında bu açıdan kritik gelişmeler bekleniyor. Nitekim IMF tarafından geçtiğimiz aylarda hazırlanan “Sistemik banka krizinde son durum” konulu raporda da eylül “kader ayı” olarak değerlendiriliyor.

Söz konusu rapor, 1970-2011 yılları arasındaki mali krizlerin toplu bir dökümünü veriyor. Ardından da bu yıl tehlikeli bir “kriz ayı” ile karşı karşıya kalınacağına dikkat çekiyor.

Evet, eylül ayında beklenen birçok önemli karar var. Önce 6 Eylül’de Avrupa Merkez Bankası (ECB) Kurulu toplanacak ve krizdeki devletlerden tahvil satın alıp alma yacağını tartışacak. ECB Kurulu karar vermeden önce, Avrupa Komisyonu’nun 11 Eylül’de açıklayacağı Avrupa banka denetimi taslağını, 12 Eylül’de de Almanya Anayasa Mahkemesi’nin ESM’ye (Avrupa Kurtarma Fonu) ilişkin kararını bekleyecek.

Almanya Anayasa Mahkemesi’nin vereceği karar çok önemli. Keza 500 milyar euro’luk yeni kurtarma şemsiyesi ESM’de Almanya’nın payı 190 milyar euro olacak.

12 Eylül’de ise Hollanda’da genel seçimler yapılacak. Burada tasarruf paketini tehlikeye sokacak bir sonuç çıkmasına muhtemel gözüyle bakılıyor. 14 EylüPde de Lefkoşa’da euro ülkelerinin maliye bakanları toplanacak.

ABD Merkez Bankası (FED) ise üçüncü parasal genişlemeyle ilgili kararını 13 Eylül’deki toplantısına ertelemişti. Yani FED’in Avrupa’nın alacağı kararlara bakarak yeni bir parasal genişleme kararı verebileceği öne sürülüyor. İşte tüm bu kritik kararlar, eylülü krizin seyrini değiştirebilecek kritik kader ayı haline getiriyor.

FİYATLAR ŞİŞTİ, SERT DÜŞEBİLİR”

Uzmanlar, IMF’nin eylüle ilişkin “kriz ayı” nitelemesini çok da abartılı bulmuyor. Çünkü piyasada parasal genişleme beklentisiyle yaz ayları boyunca fiyatların aşırı şiştiğini düşünüyorlar. Şimdi ise yaz rehaveti sona eriyor. Piyasalarda bir gerginlik var. Beklentiler karşılanmazsa sert bir düşüş dalgası yaşanabilir. Piyasanın uzun süredir yaratılan beklentilerle hareket ettiğini savunan uzmanlar, Türkiye’nin de yurtdı-şında olumsuz görünümden etkileneceği görüşünde. Hatta Merkez Bankası’nın bundan sonraki faiz politikasında eylül ayında alınacak kararların sonucunun etkili olacağını dile getiriyorlar.



Global Source Partners Türkiye Temsilcisi Dr. Murat Üçer, yaz tatilinden çıkacak piyasaların yönünü bulmaya çalışacağını belirtiyor. Üçer, parasal genişleme beklentisiyle piyasada bazı fiyatların şiştiğini düşünüyor. Bu yüzden de eylülle birlikte herkeste gerginlik olduğunu, düzeltme hareketi yaşanabileceğini savunuyor.

Eylül ayının ilk yarısındaki kararları çok önemli bulan Üçer, FED’in üçüncü parasal genişlemeye gideceğini düşünmüyor. Keza Uçer’e göre ABD’deki büyüme verileri çok da kötü değil. Ancak Avrupa kötü giderse o zaman FED devreye girecek. Türkiye ise şu ana kadar iyi gitti. Zaten bir hikayesi var. Cari açık ve enflasyonda “en kötü” geride kaldı. Temmuz ve ağustos döneminde not artışı olacağı mesajıyla ülkemize ciddi bir sermaye girişi oldu.

“HER HALÜKARDA DALGALI”

Garanti Yatırım Ekonomisti Gizem Öztok Altınsaç, çok istisnai bir yıl yaşandığını, hiçbir ayın öncekine benzemediğini hatırlatıyor. Örneğin, ekonomik veriler kötüye giderken bile piyasalar yükselebiliyor. Çünkü sürekli para genişlemesi beklentisi yaratılıyor. Piyasa oyuncuları bunu finansal bir davranış biçimi haline getirmiş durumda.

Altınsaç da tatil dönüşü piyasada biraz sıkıntı yaşanacağını düşünüyor. 6 Eylül’deki Avrupa Merkez Bankası toplantısında beklentiler karşılanmazsa sert bir düşüş dalgası öngörüyor. “FED’in de 13 Eylül’deki toplantısında parasal genişleme yapıp yapmayacağı belli değil” diyor Altınsaç ve sözlerini şöyle sürdürüyor:

“Genişleme kararı çıkmasa da piyasaları destekleyecek mesajlar verilebilir. Yurtdışındaki görünüm biraz gerilim yaratsa da Türkiye piyasaları genel olarak temkinli bir görüntü veriyor. Merkez Bankası, 18 EylüFde yapacağı Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında ECB ve FED’in kararlarını göz önünde bulunduracak. Eylül ayında Türkiye’yi zorlayacak global gelişmeler olabilir. Her halükarda ay dalgalı geçecek.”

“BALONU PATLATMAZLAR”

A Yatırım Yurtiçi Piyasalar Müdürü Murat Gürcan ise eylül ayında olumsuz bir gelişme beklemiyor. Aksine piyasaların alınacak kararlarla yükseliş eğilimini sürdüreceğini öngörüyor. FED’in ve ECB’nin birbirine paralel politikalar izleyeceğini savunan Gürcan’a göre, ABD’den çok büyük olmasa da üçüncü parasal genişleme gelebilir. Piyasada düzeltmeler olabilir ama sert düşüşler yaşanmaz. Gürcan, piyasada artan varlık fiyatlarını kastederek “Şişire şişire götürecekler, balonu patlatmazlar” diyor.

Murat Gürcan, içerde de Merkez Bankası’nın yıl sonuna kadar politika değişikliği yapmayacağını düşünüyor.

Gürcan, banka yönetiminin olaya uzun vadeli baktığını ve şu anda duruma hakim olduğunu savnuyor.

“TEMKİNLİ DURUŞ KORUNACAK”

Strateji Menkul Değerler Fon Müdürü Bülent Topbaş, en kritik gelişme olarak Alman Anayasa Mahkemesi’nin 12 Eylül’de Avrupa Kurtarma Fonu (ESM) ile ilgili vereceği kararı görüyor. Keza ESM devreye girerse her türlü genişlemenin önü açılacak. Euro bölgesinde iyimserlik artacak. Piyasa daha önce iki kez ertelenen ESM ile ilgili kararın bu kez olumlu sonuçlanmasını bekliyor.

Topbaş, içeride ise Merkez Bankası’nın süreci çok yakından takip etiğini, risk iştahına baktığını, vo-latiliteye göre esnek davrandığını düşünüyor. Ardından da belirsizliklerle dolu eylül ayında temkinli bir görünümün hakim olacağı öngörüsünü yapıyor.

Erkan Kızılocak / Para Dergisi






İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir