Anasayfa / Ekonomi-Finans / Tek Vitesli Büyemeden Çok Vitesli Büyüme Dönemi

Tek Vitesli Büyemeden Çok Vitesli Büyüme Dönemi




cok vitesli buyumeBİR zamanlar dünya ülkelerinde ekonomik konjonktür hep aynı rüzgârdan etkilenir, büyüme ivmeleri aynı yönde hareket eder, gerçekleşen büyüme oranlan da birbirine yakın olurdu.

Örneğin ABD’de durgunluk ortaya çıktığında Avrupa’dan başlayarak tüm ülkelerde büyüme hızları düşerdi. Durgunluk yaygınlaşınca dünya ham petrol, metal ve gıda fiyatları gerilerdi. Bu gerileme sayesinde ülkelerdeki iç talep tekrar artışa geçer, ekonomistlerin “resesyon” diye adlandırdıkları dönem en geç 18 ay içinde yerini canlanmaya bırakırdı.

Bu durum 2005’ten itibaren değişmeye başladı. 2009 Krizi’nden sonra ise gelişen ülke ekonomilerinin önemli bir bölümü farklı bir yol izledi. Zengin ülkeler durgunluk yaşarken, gelişen ülke ekonomileri yüksek hızla büyümeyi sürdürdü. Ekonomistlerin “ayrışma” olarak tanımladıkları bu olgu, şu üç nedenden kaynaklandı:

■ Gelişen ülkelerde tüketime aç olan toplum kesimlerinin artan iç talebi, zengin ülkelere yönelen ihracattaki azalmayı fazlasıyla telafi etti.

■ Gelişen ülkelerin toplam ihracatları içinde kendi aralarındaki ticaretin 1990’da yüzde 29 olan oranı geçen yıl yüzde 50’yi aştı. Bu artış sayesinde gelişen ülkeler, zengin ülkelerdeki durgunluktan eskisine göre daha az etkilendi.

■ Ayrışma sürecinde gelişen ülkelerin artan talebi, ham petrol, metal ve gıda fiyatlarındaki gerilemeyi engelledi. Bu eğilim zengin ülkelerdeki durgunluğun, beklenenden daha uzun sürmesine neden oldu.

IMF uzmanlarının 2010 ve 2011 yılında “çift vitesli” veya “iki hızlı” diye tanımladıkları bu ayrışma, sonraki aylarda derinleşerek devam etti. IMF Başkanı Christine Lagarde, geçen nisan ayı sonunda yaptığı bir konuşmada “üç vitesli büyüme” terimini kullandı. Lagarde’a göre ilk büyüme grubunda işlerin iyi gittiği Asya ülkeleri vardı. İkinci grupta, “onarım” çabalarının olumlu sonuç verdiği ABD, İsveç ve İsviçre gibi ülkeler bulunuyordu. Lagarde, Euro Bölgesi’ndeki ülkelerin ve Japonya’nın ise iyileşmeden henüz uzakta olduğunu vurguluyordu.



FARKLI STRATEJİLER

IMF’nin projeksiyonları incelendiğinde dünya ekonomisinde çok vitesli (multi speed) büyüme dönemine girildiği ve büyüme oranlarındaki farklılaşma sürecinin devam edeceği ortaya çıkıyor. Çizelgede görüldüğü gibi ayrışma süreci 2018 yılına kadar etkisini sürdürecek. Ayrışma ülke grupları arasında da görülecek. Avrupa’nın güneyi ile kuzeyi arasındaki büyüme oranı farklılığı yeni önlemleri zorunlu kılacak.

Bazı ülkeler bulunduğu grupta sivrilecek ve yüksek büyüme hızlarına ulaşabilecek. Örneğin Ortadoğu ve Kuzey Afrika ülkeleri, beş yıllık süre içinde ortalama olarak yüzde 4 dolayında büyüme oranları ile yetinirken Irak ekonomisi yüzde 8’in üstünde oranları yakalayabilecek.

Türkiye’de ekonomi yönetiminin, dünya ekonomisindeki çok vitesli büyüme eğilimini dikkate alarak dış ticaret stratejisinde şu konularda strateji üretmesi gerekiyor:

■ Düşük büyüme hızlarının daha bir süre devam edeceği tahmin edilen Euro Bölgesi’nc, hem kaliteli hem de hesaplı kompakt ürünlerin ihracatı için yeni ürün konseptleri geliştirmek iyi sonuç verebiliyor.

■ Ekonomik büyümesini sürdüren Sahraaltı Afrika ülkelerinde kalıcı bir ticaret başarısı elde etmek için yeni politikaların geliştirilmesi dış ticaret açığını azaltabiliyor.

■ Çin’de ve Hindistan’da güçlenen orta sınıfın ihtiyaçlarının ve tercihlerinin etüt edilmesi, bu ülkelere yönelen ihracatı artıracak bilgileri sağlayabiliyor.

■ Çok vitesli büyüme eğilimi yalnız ülkeler arasında değil herhangi bir ülke ekonomisinin kendi içinde de ortaya çıkabiliyor. Ekonomilerin bir bölüm sektörü yüksek hızda büyürken, diğer bazı sektörlerde düşük hızlı büyüme görülüyor veya durgunluk yaşanıyor. Küreselleşme süreci ve teknolojik gelişmeler büyük şirketlerin işine gelirken, küçük ve orta büyüklükteki işletmelerde büyüme oranları daha düşük düzeylerde kalabiliyor.

Türkiye ekonomisinin kendi içindeki ayrışma sürecini ve çok vitesli büyümeyi gelecek haftalarda ayrıntılı olarak inceleyeceğim.

Faruk Türkoğlu






İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir