Anasayfa / Ekonomi-Finans / Türk Çiftçisi Yıllık Cirosu İle Bankaların Efendisi Oldu

Türk Çiftçisi Yıllık Cirosu İle Bankaların Efendisi Oldu




Türk Çiftçisi Yıllık Cirosu İle Bankaların Efendisi Oldu

Türk çiftçisinin 63 milyar dolara ulaşan yıllık cirosu bankaları harekete geçirdi. Bankalar, tarım ve hayvancılık kredileri vermenin yanı sıra çiftçilerin Bağ-Kur ve bireysel emeklilik primleri, konut kredileri gibi düzenli ödemelerini de üstleniyor. Böylece eli rahatlayan çiftçi, borçlarını hasat döneminde ödüyor…

ÇİFTÇİLERİN kara gün dostu artık bankalar. Yaklaşık beş yıl önce borcuna sadık çiftçileri izlemeye başlayan bankalar, bu kesimi kendilerine çekmek için neredeyse hemen her gün yeni bir ürün çıkarıyor. Bunun nedeni ise Türkiye’de tarım sektörünün yıllık cirosunun yaklaşık 63 milyar dolara ulaşması. Ve bu cironun yaklaşık 56 milyar TL’lik kısmının bankacılık sektörü dışında, deyim yerindeyse babadan kalma yöntemlerle finanse edilmesi…

işte bu 56 milyar TL’lik pastadan pay kapmayı hedefleyen bankalar, çiftçilere yönelik yeni ürün çıkarmak için adeta yarışıyor. Bankalar, klasik tarla alımı, besicilik kredisi, sera yapımı gibi kredilerin yanı sıra sulama kredisi, mazot, gübre ve tohum kredisi de veriyor. Üstelik hasattan hasada ödeme yapma imkanı sağlayan kredi kartlarıyla da çiftçileri önemli ölçüde rahatlatıyorlar. Genelde hasat sonrasında ve yılda bir kez gelir elde eden çiftçiler, bu sayede Bağ-Kur veya bireysel emeklilik primlerini, konut kredilerini, telefon, elektrik, doğalgaz gibi ödemelerini düzenli biçimde ödeyebiliyorlar. Nakit ihtiyacı nedeniyle ürünlerini tarlada ucuz fiyata satmak zorunda kalmıyor, bankaların kredi kartları ve ek hesapları sayesinde ödemelerini çok daha kolay yapabiliyorlar.

SEKTÖRÜN KÂR 112-13 MİLYAR $

DenizBank Genel Müdür Yardımcısı Gökhan Sun, tarım ve hayvancılık sektörünün Türkiye GSMH’sında yüzde 8 (63 milyar dolar) civarında pay oluşturduğunu vurguluyor. Ortalama yüzde 20 gibi kâr marjı hesabıyla da sektörün yıllık kârının 12-13 milyar dolar civarında olduğunu tahmin ediyor. Sun, tarım ve hayvancılık sektörünün yıllık maliyetini ise 50 milyar dolar civarında hesaplayıp, “Bunun yaklaşık 10 milyar dolarlık kısmı bankacılık sektörü tarafından sağlanan kredilerden oluşuyor. Geriye kalan 40 milyar dolarlık kısmını ise çiftçi öz-kaynaklarından veya piyasadan borçlanarak kapatıyor” diyor.

Gökhan Sun’un verdiği bilgiye göre, çiftçinin mazot, gübre ve diğer ihtiyaçları için harcadığı paraların önemli bir kısmı banka dışı finansman yöntemleriyle karşılanıyor. Bankalar, Sun’un ‘gri alan’ olarak nitelendirdiği bu 40 milyar dolarlık pazarı sisteme çekmeyi amaçlıyor. Hasat sonrası ödemeli ürünlerin başlıca amacı da bu…



MUSLUK AÇILDI

Sistem dışında kalan 56 milyar TL’lik pasta, deyim yerindeyse bankaların iştahını kabartıyor. Birçok banka “Harca, hasatta öde” sloganıyla art arda yeni ürünler çıkarıyor. Tarımsal kredilerde özellikle son yıllarda ciddi artış yaşandığına dikkat çeken Garanti Bankası Genel Müdür Yardımcısı Nafiz Karadere, “2010’un son çeyreğinde bankaların toplam aktif tarımsal kredi büyüklüğü 22.81 milyar TL idi. 201 l’in ikinci çeyreği sonunda ise yüzde 24 artışla 28.26 milyar TL’ye ulaşıldı” diyor.

Tarım bankacılığı, et ve süt konusunda hayvancılığı, arıcılığı, balıkçılığı ve daha birçok farklı alanları da destekliyor. Bankalar, bu alanda lOO’ii aşkın farklı kredi veriyor. İşte bankaların tarım ve hayvancılık sektörüne yönelik mevcut ve yakında çıkarmayı planladıkları ürünleri…

LİSANSLI DEPOCULUĞA KREDİ

Garanti Bankası, yılın ilk yarısında yaklaşık 60 bin çiftçiye toplam 458 milyon TL kredi verdi. Banka, yıl sonuna kadar bu rakamı 550 milyon TL’ye çıkarmayı hedefliyor. Önümüzdeki dönemde tarım sektörüne yönelik iki yeni ürün çıkaracaklarını söyleyen Nafiz Karadere, bunlarla ilgili şu bilgiyi veriyor:

“Yeni ürünlerimizden biri Lisanslı Depoculuk Kredisi. Çiftçinin ürün senedi teminat olarak alınıp kredi verilecek. Lisanslı Depoculuk Kredisi’ni 2012’den itibaren sunacağız. Yakından izlediğimiz diğer konu ise Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK) tarafından yürütülen Katılım Öncesi Mali Yardım Programı (IPARD) kapsamında, hibelerden yararlanacak tarımsal işletmelere eş finansman desteği sağlamak. IPARD programının özelliklerine uyumlu, maksimum iki yıla kadar yatırım döneminde anapara ödemesiz, beş yıla varan vadelerle bir kredi paketi hazırladık. Önümüzdeki dönemde bu kredi paketimiz de uygulamaya girecek.”

Çiftçiler için ürün bazında ve faaliyet döngülerine uygun vadelerde finansman imkanı sağladıklarını ifade eden Karadere, sektöre özel hazırladıkları Tarım Sektör Paketi’ni ise şöyle anlatıyor: “Ürün ön finansman kredisiyle tarım işletmelerinin üretim dönemi öncesindeki tarımsal girdi ihtiyaçları karşılanıyor. Tarım destek kredisiyle işletmelerin üretim ve hasat döneminde ortaya çıkabilecek masrafları ile işçilik maliyetleri karşılanabiliyor. Makine-ekipman kredisiyle ise traktör hariç, çiftçilerin her türlü mekaııize tarım aleti ve ekipmana yönelik finansman ihtiyacı karşılanabiliyor.

Bunların dışında çiftçilere yılda bir ödemeli ve beş yıla varan vadelerle oto ve traktör kredileri veriyoruz. Modern sera yapımına yönelik yatırımlarda ise 7 aya kadar ödemesiz 36 aya varan vadelerle sera kredisi kullandırıyoruz.” Nafiz Karadere, Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) depolarına bıraktıkları ürünler için düzenlenen makbuz senetleri karşılığı üreticilere TMO Makbuz Senedi Kredisi kullandırdıklarını da sözlerine ekliyor.





İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir