Anasayfa / Ekonomi-Finans / Türk ekonomisinin geleceğine inanıp Aliağa’ya yatırım yaptılar

Türk ekonomisinin geleceğine inanıp Aliağa’ya yatırım yaptılar



Türk ekonomisinin geleceğine inanıp Aliağa’ya yatırım yaptılar, Türk ekonomisinin geleceği,Türk ekonomisi,Aliağa’ya yatırım,İzmir Aliağa bölgesi,denizcilik sektörü,lojistik yatırımları,Çandarlı Limanı projesi,Çandarlı Limanı ,konteynır işletmeciliği,TCE Ege konteynır terminali

Enerji yarımadası olarak da tanımlanan İzmir Aliağa bölgesi son yıllarda denizcilik sektöründeki lojistik yatırımlarıyla da dikkat çekiyor. Özel sektörün konteynır terminalleri kurma ya da liman işletmeciliği şeklindeki yatırımları bir süredir devam ediyordu. Ancak son olarak devletin kısa bir süre önce dünyanın 10’uncu büyük limanı olacak Çandarlı Limanı projesinin temelini atmasıyla, bölge liman ve konteynır işletmeciliğinde yeni bir kulvara geçmiş oldu. Dünyanın önde gelen konteynır terminali işletmecilerinden TCB grubunun bir parçası olan TCE Ege Genel Müdürü Mehmet Bosna, dünyada ve Türkiye’de konteynır terminal işletmeciliğini ve Aliağa’daki gelişmeleri Capital Ege’ye anlattı.

TCB grubunu ve TCE Ege’yi kısaca tanıtır mısınız? TCB grubu neden Türkiye’yi seçti ve Aliağa’ya yatırım kararı aldı?

TCE Ege konteynır terminali bir Grup TCB üyesi. Grup TCB, geçmişi 1972 yıllarına dayanan Ispanya merkezli dünyadaki lider terminal operatörlerinden biri. Grubumuz, îspaııya, Brezilya, Küba, Meksika, Kolombiya ve Hindistan’da konteynır terminalleri işletiyor. Ayrıca 3 bölgede demiryolu operatörlüğü yapıyor. İzmir merkeze 55 km uzaklıkta bulunan TCE Ege konteynır terminali, 750 metre uzunluğunda gemi yanaşabilir rıhtıma ve ortalama 20 metre deniz derinliğine sahip, 3 adet rnobil liman vinç, 6 adet RTG, 2 adet 45 ton kapasiteli dolu konteynır istifleme vinci ve 18 adet 65 ton kapasiteli konteynır dorsesi bulunuyor.

TCE Ege, grubumuzun kendi coğrafyası dışındaki ilk yatırımı. Türkiye’nin gelecek dönemde dünya ekonomisine yön verecek bir güçte olduğuna inanıyoruz. Bağlı olarak, Türkiye’nin en önemli ihracat merkezi olan İzmir ve Ege bölgesindeki kapasite ihtiyacını modern üst ve altyapımız ve konteynır terminal operatörlüğündeki deneyimimizle tamamlamayı amaçladık.

TCE Ege operasyonlara ne zaman başladı? Ulaşılan rakamlar başlangıçta konulan hedeflere uygun mu?

TCE Ege olarak operasyonlarımıza 2009’un son aylarında başladık. Açıkçası, yaklaşık iki yıl içerisinde hem terminalimiz hem Aliağa bölgesi güzel bir gelişme yakaladı. Şu an itibarıyla Aliağa, Ege bölgesinin dış ticaretinin önemli bir kısmını elleçliyor. Servis kalitesini ve hacmini sürekli geliştirerek ve bölgede fark yaratarak pazar payını sürekli artırıyor.

Grubunuzun geleceğe yönelik yeni yatırım kararları ve hedeflerinizden söz eder misiniz?




Grubumuz, gelişen ekonomiye sahip ülkelerdeki yatırımlarına son yıllarda hız verdi. Türkiye’ye açılımının ardından, 2 milyon TE-U’nun üzerindeki kapasitesiyle Ennore, Hindistan’a yatırım gerçekleştirdi. Şu anda büyüme stratejisi doğrultusunda daha birçok farklı liman projesi üzerinde çalışılıyor. Grup TCB, her limanında kendi terminal operasyon kültürünü lokal ihtiyaçlar bazında yerleştirmeye çalışan bir kurum. Operasyonel performans indikatörleri, bilgi işlem ve tüm alt ve üst yapı olanaklarıyla uluslararası standartlarda hizmet veriyor. Global denizcilik piyasasındaki tüm denizcilik firmaları Grup TCB’nin dünya üzerindeki limanlarında müşterisi konumunda. Servisimizin güvenilirliği ve standartlan müşterilerimizle uzun dönemli iş ortaklıklarına imza atmamızı sağlıyor. Bu iş ortaklığını devam ettirmek başlıca hedeflerimiz arasında.

Ulaştırma Bakanlığı tarafından yeni temeli atılan ve dünyanın 10’uncu büyük limanı olacağı belirtilen Çandarlı Limanı’nın bölgeyi nasıl etkilemesini bekliyorsunuz? Bu gelişme TCE Ege’nin yatırım kararlarına yeni bir yön vermede etkili olacak mı?

Çandarlı Limanı uzun zamandır ülkemizin gündemindeydi. Açıkçası İzmir’den sadece birkaç mil ötede olan başlıca aktarma limanlarından Pire’nin yıllardır ulaştığı rakamlara bakarsak, doğru bir politikayla Çandarlı Limanı da ülkemiz için önemli bir yatırım ve iş hacmi oluşturur. Çandarlı Limanı’nın Aliağa bölgesine de olumlu olacağına inanıyoruz. Özellikle lokal yük trafiğinin Aliağa, Nemrut Körfezi’nde ağırlık kazanacağı inancındayız. Ek olarak, bu gibi yatırımlarla da bölgemizin başta demiryolu olmak üzere bağlantı yollarının gelişeceğini düşünüyoruz. TCE Ege terminaline sadece 500 metre uzaklıkta olan Biçerova istasyonu şu an itibarıyla güzel bir gelişme kaydediyor. Ancak, limanların yük hinterlandla-rına efektif bir şekilde ulaşabilmesi için demiryolu bağlantılarımızın ve işletme yöntemlerinin günümüz ihtiyaçlarına yönelik olarak geliştirilmesi gerekiyor.

Son dönemde Avrupa’da yaşanan kriz ve dünya ekonomisindeki gelişmeleri göz önüne alarak, önümüzdeki yıllarda Türkiye’de ve dünyada deniz taşımacılığı sektöründeki beklentileriniz nelerdir?

Günümüz denizcilik sektöründe, tüm taraflar maliyetlerini minimize etmenin yollarını araştırıyor.

Denizcilik hatları arasındaki konso-lidasyonlar, slot maliyetlerin azalması adına büyük tonajlı gemilerin siparişleri, limanların da daha teknolojik ve modern yöntemlerle hızlı ve en ekonomik şekilde hizmet vermesi gerekliliğini doğuruyor. Avrupa’daki gelişmeler, durağan ekonomileri ve doğu ülkelerinin gelişimleri gelecek dönemde daha belirgin hale gelecek. Biz, TCE Ege olarak yatırımlarımıza bölgemizin ve denizcilik piyasalarının gelecekteki ihtiyaçlarına göre yön veriyoruz.

Buna bağlı olarak, limanların en önemli yatırımları arasında olan STS (ship-to-shore) rıhtım vinçleri için çalışmalar tamamlanmak üzere. İskelemizdeki hazırlık bitti, 2 adet STS vincimizi gelecek senenin ortalarında aktif hale getireceğiz. Bu yatırımımız sayesinde daha büyük gemilere daha hızlı (ortalama 70 hareket) servis verebileceğiz.

Türkiye’nin coğrafi konumunun stratejik önemi ortada. Boğazlarımız sayesinde Karadeniz, Orta Asya ve Uzakdoğu’ya, Doğu Akdeniz’deki konumumuzla Ortadoğu ve Kuzey Afrika’ya, Cebelitarık ile Atlantik’e, Süveyş ile Uzakdoğu’ya uzanan, kısaca Avrupa ve Asya arasında tam bir köprü olan coğrafi konumdayız. Doğal fırsat olarak nitelendirilen bu jeopolitik ve jeostratejik lokasyonu hem yerel hem de uluslararası platformda en iyi şekilde değerlendirmemiz gerekiyor. Denizcilik sektöründe dünyada hak ettiğimiz yere gelebilmemiz için uluslararası standartlarda ve modern teknoloji altyapısına sahip limanlara, gelişen ve entegre olan kombine taşımacılık türlerini içeren, günümüz taşımacılık gereklerine ihtiyaç veren ulusal ve uluslararası taşımacılık politikalarına sahip olmamız önemle gerekiyor.




Bu Konularda İlginizi Çekebilir

Yazımızı beğendiniz mi?

Size daha güzel hizmet sunabilmemiz için lütfen bize destek olun. Yazımızı aşağıdaki sosyal medya sitelerinde paylaşabilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir