Anasayfa / Şirket Haberleri / Türk unu dünya markası olacak

Türk unu dünya markası olacak



“Türk unu dünya markası olacak”

400’e yakın üyesiyle Türkiye’nin en etkin un tesislerinin içinde olduğu büyük bir yapı olan Türkiye Un Sanayicileri Federasyonu (TUSAF) Yönetim Kurulu Başkanı Erhan Özmen, “Türkiye un ihracatında dünya lideriyiz. Hedefimiz, Türk unu markasını geliştirerek dış pazarlarda etkin kurumsal şirketler oluşturmak” diyor.

Türkiye, dünyada buğday üretiminde yüzde 2’lik paya sahip, un ihracatındaysa lider konumda bulunuyor. 2005 yılından bu yana un üretiminde ilk 3’te yer almayı başaran Türkiye, aynı zamanda un sanayinde kullandığı modern makinelerle de öne çıkıyor. Türkiye Un Sanayicileri Federasyonu Yönetim Kurulu Başkanı Erhan Özmen, TUSAF çatısı altında 350 üye ve 8 dernek bulunduğunu aktarıyor. Türkiye’nin iklim ve toprak yapısı gereği özellikle buğday tarımına elverişli oluşu sonucu, buğday ambarı olan İç Anadolu bölgesi dahil tüm bölgelerden TUSAF’a kayıtlı toplam 700 adet un fabrikası olduğunu ifade eden Özmen, “Federasyon olarak bazı hedefler belirledik. Ulusal buğday standardı geliştirme ve sertifikalandırma çalışmalarımız devam ediyor. ‘Türk unu’ algısını yaratmak ve dış pazarlarda etkin kurumsal şirketler oluşturmak için projeler geliştiriyoruz” diyor. Erhan Özmen Capi-tal’in sorularını şöyle yanıtladı:

Türkiye Un Sanayicileri Federasyonu’ndan bahsedebilir misiniz?

2005 yılında federasyonumuzu kurduktan sonra Türkiye dünya un ihracatında birinci sıraya yerleşti. Dünya un üretimi 10 milyon ton iken, Türkiye 2 milyon ton üretim yaparak dünya lideri oldu. Takip eden yıllarda 2009 yılında kadar dünya ikinciliğini elinden bırakmadı.

Türkiye bugün 100 ülkeye un ihraç ediyor. Dünyanın bütün bölgelerine un ihracatı yapan ülke olduk. Diğer ülkeler bizim başarımızla ilgili bize sorular yöneltirken, devlet destek mi veriyor diye soruyorlardı.

Bizler herkese bu başarının devlet tarafından desteklenmediğini anlattık. Türkiye un sanayisi girişimcilik ruhuna sahip iş adamlarımızla dünya lideri oldu.

Federasyon çatısı altında hangi kuruluşlar yer alıyor?

TUSAF çatısı altında 8 tane dernek bulunuyor.

350 adet üyemiz mevcut. Türkiye’nin iklim ve toprak yapısı gereği özellikle buğday tarımına elverişli oluşu sonucu, buğday ambarımız olan İç Anadolu bölgesi de dahil olmak üzere bütün bölgelerimizde, TUSAF envanter çalışmamıza göre toplam 700 adet un fabrikası bulunuyor. 14 bin insanımız bu işletmelerde istihdam ediliyor. Bu sayede ülkemiz hem kendi un ihtiyacını hem de dünyanın un ihtiyacının ciddi bir kısmını karşılayabilecek potansiyele sahip. Bu 350 üye içinde un fabrikalarına ek olarak TUSAF’a üye olan pek çok ihracatçı ve ithalatçı şirketle makine ve ambalaj üreticisi de bulunuyor.




Uluslararası çalışmalar yapıyorsunuz, bundan da söz eder misiniz?

  Akümülatörden çıkan girişimcilik enerjisi

2007 yılında önemli sağlık sorunlarından anemi ve spinabifida’ya karşı mücadelede en etkin çözüm olan “unun zenginleştirilmesini” UNICEF ve ABD Una Değer Katma Girişimi (FFI) ile birlikte ele aldık.

Sağlık Bakanlığı ve Tarım, Gıda ve Hayvancılık Bakanlığımız bu projeye ciddi destek veriyor. Unun zenginleştirilmesinin zorunlu olması yolunda yasal zeminin oluşturulması çalışmalarımız devam ediyor.

2008 yılındaki kongremizin gündemini ise, çok önemli bir sosyoekonomik soruna, ekmek israfına ayırdık. TOBB ve TMO Genel Müdürlüğü ile müştereken düzenlediğimiz bu kongrede de, her yıl yaklaşık 1 milyar TL’lik bir kaybın önüne geçmek için kamuoyunu aydınlatma görevini üstlendik.

2010 kongremizin gündemi ise Gıda Güvenliği ve Küresel Buğday Ticareti oldu. Kongre’de yine çok önemli bir sosyal önem arz eden gıda güvenliği konusu tüm detaylarıyla ele alındı. 13-16 Mayıs 2010 tarihlerinde Bodrum’da yapılan ve yaklaşık 400 temsilcinin katıldığı kongrede gıda güvenliğinin yanı sıra Rusya, Ukrayna ve Kazakistan’dan katılan temsilcilerle buğday hasadı öncesi son durum değerlendirmesi yapıldı.

TUSAF’ın en büyük başarısı nedir?

Bence TUSAF’ın en büyük başarısı üyelerimize ve dolayısıyla da sektörümüze yön veriyor olmasıdır. Şöyle ki, üyelerimizi zamanında ve doğru bir şekilde bilgilendiriyor olmak ve gerek ulusal gerekse uluslararası istatistikleri daha yayımlandığı anda üyelerimizle paylaşmak, kamu sektörü ve diğer tüm üst kuruluşlarla üyelerimizin arasında köprü olmak, onları her konuda bilgilendirmek ve haklarını savunmak. Bu kapsamda sosyal sorumluluk projelerimizi de unutmamak gerekir.

Ürettiğimiz buğdayın 10 katını un olarak ihraç ediyoruz. Bu nasıl oluyor?

Harran Ovası ve Çukurova’da üretilen buğday ile birlikte ithalat yaparak un üretimimizi daim kılıyoruz. Türkiye dünya buğday üretiminin yüzde 3’ünıi üstlenirken dünya un ihracatının yüzde 30’unu gerçekleştiriyor. Buğday üretiminde bu kadar gerideyken un ticaretinde önde olmamız ciddi bir başarıdır. Gaziantep, Türkiye buğday üretiminin yüzde 2’sini üretirken un ihracatının yüzde 30’unu tek başına yapıyor. Türkiye ihtiyacının ise yüzde 17’sini karşılıyor.

TUSAF’IN 2012’DE HAYATA GEÇİRECEĞİ PROJELER

•    Türkiye un sektöründeki oyunun kuralını koyma ve TMO’nun rolünü belirleme: Hububat Üst Kurulu ve Hububat Borsası gibi
•    Ulusal buğday standardı geliştirme ve sertifikalandırma
•    Evlendirme projesi: Stratejik ortaklık modelleri geliştirme, kurumsallaşma
•    Tahsilat ve alacakların yapılandırılması: Alacakların sigortalanması, yurtdışı alacaklar
•    Türk unu markasını geliştirme ve sertifikalandırma
•    TUSAF’ın yeni fonksiyonlarının sektör oyununda tanımlanan role göre belirlenmesi
•    Dış pazarların haritasının çıkarılıp giriş stratejilerinin geliştirilmesi
•    Ortak avukat kullanılması ve istihbarat paylaşımı (yurtiçi-yurtdışı)




Yazımızı beğendiniz mi?

Size daha güzel hizmet sunabilmemiz için lütfen bize destek olun. Yazımızı aşağıdaki sosyal medya sitelerinde paylaşabilirsiniz.

Bunu da İnceledinizmi ?

Hangi Klimayı Tercih Etmeli

Geçtiğimiz yıl ÖTV teşvikinin de etkisiyle bir milyon klima satıldı. Türkiye, split klimada Avrupa’nın üretim …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir