Anasayfa / Ekonomi-Finans / Türkiye ithalatının genel karakteristiği

Türkiye ithalatının genel karakteristiği




Nevzat Saygılıoğlu

Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, ithalatta deyim yerindeyse takkeyi düşürüp keli gösterdi. Temennimiz, bu verilerin en azından 3 aylık periyotlar halinde açıklanmaya devam etmesi. Ayrıca bu verilere ve sonuçlara Gümrük îdaresi’nin tespitleri de dahil edilmeli…

Türkiye ithalatının genel karakteristiği

İHRACAT rekor kırdı: 134.9 milyar dolar… İthalat rekor kırdı: 240.8 milyar dolar… Dış ticaret açığı rekor kırdı: 105.9 milyar dolar… Cari açık rekor kırdı: 77 milyar dolar…

İhracatın seyrini ve her ay veya yıl itibariyle egale edilen rekorunu izleyebiliyoruz. Bir ayın ihracat seyrini, izleyen ayın ilk günü sabahı öğrenebiliyoruz. Böylece ihracatın tutarını, mal gruplarını, ülke gruplarını ve diğer yönlerini görüyoruz. Dış ticaret açığı verilerini de 1-1.5 ay aradan sonra görebiliyoruz. Böylece dış ticaret açığının seyri hakkında bilgi sahibi olabiliyoruz. Cari açığı, zaten korkulu rüyamız olarak sürekli takip ediyoruz. Cari açık ne oldu, hangi kalemler cari açığı tetikledi, doların etkisi nasıl oldu gibi soruların cevaplarını bulabiliyoruz. Ancak her nedense ithalat konusunda böyle bir tavrımız yoktu. İthalatın yatırım malı, ara malı ve tüketim malı olarak dağılımı dışında iki satırdan başka bilgimiz olmuyordu. İşin daha da ilginç tarafı, sanki ithalatın sahibi yoktu; hiçbir ekonomi birimi kendisini bu konuda yetkili veya sorumlu görmüyordu.

Artık şimdi konunun hem muhatabı hem de her şeyi açıkça konuşabilecek biri var: Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan…

Zafer Çağlayan, geçen hafta salı günü düzenlediği basın toplantısında, deyim yerindeyse eteğindeki taşları döktü. Bugüne kadar açıklanmayan pek çok şeyi ortaya koydu. Üstelik bir siyaset adamı olarak bazı kesimlerden eleştiriler alabileceğini bile bile…

Ekonomi Bakanı, öncelikle kamuoyunun bilmediği bazı ayrıntıları ve rakamları ortaya koydu. Sonra da bu tabloyu yaratan nedenleri ve çözüm yollarını sıraladı. İlk kez yetkili bir ağız tarafından bu kadar net ve açık olarak konu ele alınmış oldu.

Edindiğimiz bilgiye göre ithalatçı sayısı 65 binin üzerinde.

Bunların yarısı 100 bin doların altında ithalat yapıyor ve toplamı 864 milyon dolar. Yani 1 milyar dolar bile değil. Ancak ithalatçılarımız arasında 59 firma var ki bunların her birinin ithalatı 500 milyon doların üzerinde. Üstelik toplam ithalatları 97 milyar dolara ulaşmış. Yani toplam ithalatımızın yüzde 40’ını karşılamışlar. Bunların sadece 2’si kamu kuruluşu. Diğerleri özel büyük sanayi kuruluşları. Demek ki ithalatımız içerisinde sanayicimizin payı büyük.



ÇAĞLAYAN’A GÖRE İTHALATIN YAPISI

1.    Ülkemizde üretimi hiç olmayan ya da çok az olan mallar:

Bunlar arasında petrol ürünleri ve ona bağlı plastik ile gübre var. Bu kalem, 100 milyar dolarla toplam ithalatımızın yüzde 42’sinioluşturuyor.

2.    Ülkemizde üretilen ancak talebi tam olarak karşılamayan mallar: Yassı çelik, kömür, ilaç, kağıt, organik ve inorganik kimyasal ürünler, sentetik lifler, pamuk gibi ürünler. Bu tip ürünlerdeki ithalatımız da yaklaşık 100 milyar dolar olup toplam ithalatın yüzde 42’sine denk geliyor.

3.    Ülkemizde yeteri kadar üretilebildiği halde ithal edilen mallar: Tekstil ve hazır giyim, otomotiv, mobilyalar, seramik ürünleri, beyaz eşya gibi mallar ise Türkiye’de üretildiği halde marka, kalite, imaj ya da fiyatları nedeniyle ithal ediliyor. Bu tip ürünlerdeki ithalatımız yaklaşık 40 milyar dolar ve toplamın yüzde 16’sı…

İthalata biraz daha fokuslanıldığında çok daha ilginç sonuçlar ortaya çıkıyor. İşte Bakan Çağlayan’ın verdiği birkaç örnek:

■    Beyaz eşya ve elektrikle ev aletleri ihracatımız 3.2 milyar dolar. Ancak 1 milyar dolara yakın da ithalatımız var. Bunun içerisinde 500 milyon dolara yakın buzdolabı ve 200 milyon dolara yakın çamaşır makinesi ithalatı var.
■    Televizyon ve benzeri mal ihracatı 1.8 milyar, ithalatı ise 800 milyon dolar.
■    Mobilya ihracı 1.1 milyar, ithali ise neredeyse 1 milyar dolar.
■    Halı ve kilim ihracatı 1.6 milyar, ithalatı 200 milyon dolar.
■    Otomobil ithalatımız zaten çok yüksek.
■    2011 yılında ithal edilen cep telefonu sayısı 14.3 milyon, ödenen bedelse 1.7 milyar doların üzerinde. Yani telefon başına 125 dolar kadar ödemişiz. Tüketici bu telefonlara kaç para ödemiş o da ayrı bir konu…

2011    yılında ithalatımızın yüzde 30 dolayında artmasının nedenleri şöyle izah ediliyor:

1.    İç talep artışı
2.    Dış talep artışı (ithale dayalı ihracatımız yönüyle)
3.    Petrol, demir, bakır gibi temel ürün fiyatlarındaki yükseliş
4.    Özellikle yılın ilk yarısındaki Türk Lirasının aşırı değerli oluşu
5.    Üretim yapısı

Türkiye’de bir ithalat kolaycılığı ve lobisi varlığından bahsetmek mümkün. Ancak ithalatı cazip kılan nedenler de ortadan kalkmış değil. Çeşitli yazılarımızda da ifade ettiğimiz gibi, Türk Lirası’nın aşırı değerli olmasının yarattığı ithalat cazibesi yanında yerli üreticinin üstlendiği girdi fiyatlarının yüksekliği de hep sorun olarak ortada duruyor.

PROF. DR. NEVZAT SAYGILIOGLU






İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir