Anasayfa / Ekonomi-Finans / Türkiye, yatırım yapılabilir notu için gün sayıyor

Türkiye, yatırım yapılabilir notu için gün sayıyor




Türkiye, “yatırım yapılabilir” notu için gün sayıyor. Kimi uzmanlar Fitch’in not artırımıyla Türkiye’nin “uçabileceğini”savunurken kimileri de bunun fiyatlandığı kanısındalar. Bu uzmanlara göre büyük fonlar için Moody’s’in de not artırması gerekiyor…

DÜNYADA ekonomik ve siyasi belirsizlikler sürerken özellikle euro bölgesine yönelik endişelerin devam ettiği görülüyor. Ayrıca ABD ve Çin kaynaklı global bir toparlanmanın olup olmayacağı da tartışılıyor. Bu arada IMF’nin küresel büyüme tahminlerini aşağı çektiğini hatırlatalım. Ancak bizim için sevindirici olansa kurumun Türkiye için tahminlerini yukarı yönde revize etmiş olması. Evet, Türkiye’nin ihtiyatlı duruşu geçtiğimiz günlerde açıklanan ve 2013-2015 arası dönemi kapsayan Orta Vadeli Program’da (OVP) da ortaya konuldu. Bu arada Türkiye için yakın zamandaki en önemli beklentinin not artırımı olduğu konusunda hemen herkes hemfikir. Çünkü uluslararası kredi derecelendirme kuruluşlarının birbiri ardına verdikleri mesajlar, Türkiye’nin bir not artırımının eşiğinde bulunduğunu gösteriyor. Bunlardan en güçlü olasılık Fitch’in Türkiye’nin notunu “yatırım yapılabilir” seviyeye yükseltmesi. 8 Kasım’da İstanbul’da konferans düzenleyecek olan Fitch’in bunun öncesinde Türkiye ile ilgili kararını açıklaması bekleniyor. Ekonomistlere göre Fitclı’ten Türkiye için en az bir kademe not artışı veya ‘durağan’ olan görünümün ‘pozitif olarak değiştirilmesi gündeme gelebilir.

“RAKAMLAR TEYİT EDİYOR”

Garanti Yatırım ekonomisti Gizem Öztok Altınsaç, 6 aylık bir vadede Fitch’den bir not artışı bekliyor. Son dönemde tüm kredi kuruluşlarının Türkiye ile ilgili üç ana unsur üzerinde durduğuna dikkat çeken Altınsaç’a göre, bunlardan en önemlisi yüzde 8-9 değil ama 4’ler civarında kalıcı olan sürdürülebilir bir büyüme rakamı. Bu, ekonomide dengelenme sürecine işaret ediyor. Diğer önemli unsur ise yüzde 5’e saç yakın sürdürülebilir bir cari açık/GSYH oranı.

Üçüncü unsur ise enflasyonda daha düşük seviyelere ulaşılması… Keza yıl sonunda TÜFE’de yüzde 7’ye ulaşılacak. Büyümede arzu edilen bir dengelenmenin sağlandığını, enflasyonun düştüğünü ve cari açığın azaldığını belirten Altın-saç, “Rakamlar bir not artışını teyit eder nitelikte” diyor. “Yatırım yapılabilir” seviyeye gelen kredi notunun ekonomiye etkisi konusunda ise Altınsaç, şunları belirtiyor:



“Tek bir kurumun not artırımı yapması ekonominin olumlu etkilenmesi için yeterli. Kredi notu “yatırım yapılabilir” seviyeye yükseltilen ülkelere portföy yatırımları ve kredi kanalı üzerinden sermaye girişi yaşanır. Not artışı sonrasında yurtdışından borçlanma maliyeti düşerken, kurda ise not artışından önce bir değer kazanma eğilimi oluyor. Not artışından sonra sermaye girişleriyle beraber değerlenme sürüyor.

Ayrıca ülke risk primi düşerken, yurtdışı kredi imkanının artması yurt içi kredi piyasalarına da yansırken krediler ivmeleniyor ve kredi faizleri düşüyor. Portföy kanalıyla hızlanan sermaye girişi büyüme hızına da olumlu yansıyor. Ortalama büyüme oranı, kredi artışından sonra yükseliyor.”

Bu süreçteki en büyük makro zorluk ise Altınsaç’a göre cari açığın yeniden artış trendine girmesi.

NOT ARTIŞI FİYATLANDI MI?

Ekonomistler, not artışı sonrasında Türkiye’ye yoğun bir yabancı sermaye akışı yaşanmasını bekliyor. Nitekim uzun süredir piyasalarda yaşanan yükselişe neden olarak sıcak para girişi gösteriliyordu. Ancak piyasalarda not artışının fiyatlanmasıyla ilgili farklı görüşler de var. Örneğin Integral Menkul Değerler ekonomisti Yeliz Karabulut, Fitch’den Türkiye’nin notunu (BB+)’den (BBB-)’ye yükseltmesini bekliyor. Karabulut, bu not artışının ise piyasalarda henüz fiyatlanmadığını düşünüyor. Karabulut’a göre, 2010 yılı ekim ayında İMKB’deki yabancı takası 78 milyar 118 milyon TL ile yüzde 67.78 oranındaydı. Buna karşın şu anda endekste yabancı alınılan 2010 ile karşılaştırıldığında sınırlı kalmış durumda. Bu aşamada endeksin yukarı yönlü hareketinde daha gideceği yol olduğu görülüyor. Karabulut, endekste yabancı takasının 2010 yılı ekim ayına ulaşması halinde 81 bin puan seviyesinden bahsedebileceğini savunuyor.

UZUN VADELİ FONLAR GELİR

Not artırımı geldiğinde bir miktar kar satışı gelebileceğini fakat bunun alım fırsatı olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyleyen Yeliz Karabulut, “Çünkü, daha sonra beklenti, S&P not arttıracak mı ya da Moody’s ne zaman not artırımı yapacağa dönecektir. Bu aşamada daha çok banka endeksinde hareketlenme olur diye düşünüyorum” diyor. Global Source Partners ekonomisti Dr. Murat Üçer ise Türkiye açısından olası bir not artışının piyasalar tarafından büyük ölçüde satın alındığını savunuyor.

Uçer’e göre, gelişmekte olan piyasa ekonomileri son 3-4 yıl iyi performans gösterdi. Aktif fiyatları şişti. Türkiye’de reel faiz sıfıra yaklaştı. “Bu seviyelerden çok ciddi ek bir hareket olup olmayacağını iyi düşünmek gerekir” diyen Murat Üçer, “Türkiye sadece Fitch’den değil, ikinci bir kuruluştan daha ‘yatırım yapılabilir’ notunu alabilirse birçok uzun vadeli fon Türkiye’ye yatırım yapabilir hale gelecek. Ancak henüz o noktada değiliz.

Bunun için Türkiye’nin reformlara devam etmesi, en az yüzde 5 büyürken, enflasyon ve cari açık/GSYH oranını da yüzde 5’ler civarında tutabileceğine dair rüştünü ispatlaması gerekir” diyor.

Erkan Kızılocak / Para






İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir