Anasayfa / Kültür Sanat / Usta Fotoğrafçı Steve McCurry, Kodachrome Filminin Sergisi

Usta Fotoğrafçı Steve McCurry, Kodachrome Filminin Sergisi




Fotoğraf kariyerinin başından itibaren Kodachrome kullanarak unutulmaz kareler çeken usta fotoğrafçı Steve McCurry, New York’taki üretim bandından çıkan en son Kodachrome filmiyle, dünyanın farklı ülkelerinden kentleri ve kişileri çekti. McCurry’nin bir dönemin kapanışına tanıklık eden fotoğrafları, yarın İstanbul Modern’de görücüye çıkıyor.

Küçük bir gazete haberi ‘renkli’ dünyasını altüst etti ünlü fotoğrafçı Steve McCurry’nin. Kodak, artık Kodachrome 64 filmini üretmeyecekti. 30 yıllık meslek hayatı boyunca Afganistan’dan Hindistan’a, New York’tan dünyanın herhangi bir köşesine yaptığı yolculuklarda kendisine eşlik eden bir arkadaşıyla vedalaşma haberiydi sanki bu. Bu marka ile çektiği 1 milyon civarında fotoğraf karesi uzun bir ‘film şeridi’ gibi geçti gözlerinin önünden. ‘Bir şey yapmalı’ diye düşündü. Eski ve vefalı dosta küçük bir ‘bay bay’ demek yerine, asil bir ‘veda’ yakışırdı. Üretilen bir otomobil modelinin son serisi gibi olmamalıydı bu, ya da suya indirilen son gemi gibi bilinmezlere yollanmamalıydı.

Öyle de oldu. Üretilen son ‘Kodachrome 64’ filmini istedi Kodak’tan. Son filmle ilgili özel bir proje yapma arzusundan bahsetti. “Benim bu önerim onlarda oluşan hüznü de dağıttı. Üretimin durmasıyla ilgili meydana gelen hayal kırıklığı tam bir kutlamaya ve seremoniye dönüştü. Son olmak pozitif bir anlam kazandı.” diyor McCurry, o günleri anlatırken.

Kodachrome, Steve McCurry için kadim ve önemli bir dost. Başlarda çok yakın olduğunuz, yavaş yavaş görmemeye başladığınız ve görmediğiniz; yıllar sonra ise özlemle andığınız eski bir dost… Albümlere sık sık baktığınızda yüzünüzdeki gülümsemeyle hatırlayacağınız bir arkadaş. Neyse ki o fotoğraflardan çok var arşivinde. “Elbette bu filmle çektiğim her kare de iyi değildi.” diyor, dijital öncesi günleri anlatırken: “Arşivimde sadece en iyi fotoğraflarım yok. Çok iyi, iyi ve daha az iyi fotoğraflarım var. Ama Kodachrome iyiyken gerçekten çok iyidir.”



Hayat değişiyor, yapacak bir şeyimiz yok

McCurry, filmin ve kimyanın fotoğraftan çıkması, büyük bir oranda dijital ortama kayması konusunda ise gayet gerçekçi: “Önce Kodachrome 25, sonra 200’ler gitti. Sıra 64’e gelmişti. Hayat değişiyor ve bunun için yapacak bir şeyimiz yok. Eskiden yürürdük, sonra ata bindik ve şimdi arabaya biniyoruz. İstanbul’dan Çin’e gemiler gidiyordu, şimdi uçakla gidiyoruz. Masadaki fotoğraf makinelerine ve cep telefonlarına bakın, hepsi dijital. Değişim olması gereken bir şeydir. Kodachrome çok güzeldi. Fakat en aydınlıktan en karanlığa doğru bir skala düşünürseniz doğru ışıkta çok güzeldi. Fakat dijital, bütün ışık ortamlarında iyi sonuç veriyor.” Arşivinin yüzde 95’ini Kodachrome filmlerle çeken biri olarak bu açık sözlülükle söylüyor bunu. Afgan kızı, Kum fırtınası gibi onlarca örneği vererek. Son Kodachrome’u analog makinesine 2010 Mayıs’ında takıyor usta. İki gün sonra çektiği ilk karede ünlü oyuncu Robert de Niro yer alıyor. Üç hafta sonra Hindistan’da. Sonra Londra… Zaman’ın davetlisi olarak geldiği İstanbul’da, dostlarıyla buluştuğumuz bir akşam, Ara Güler’i çekiyor. Türkiye’den ayrıldığında, fotoğraf makinesinde 10 poz var. National Geographic’e bu konuyla ilgili bir belgesel çekmelerini talep etmiş ama ikna süreci biraz vakit almış. New York’ta ve Hindistan’da çekilen filmlerle anlamlı bir belgesel de ortaya çıkmış. Aralarında Hintli aktör, yönetmen, yapımcı Aamir Khan, Hintli yazar ve aktris Shenaz, Hintli aktris ve yönetmen Nandita Nas, Hint sinemasının ünlü oyuncu ve yönetmenlerinden Amitabh Bachchan, Elizabeth filminin yönetmeni Shekhar Kapur, Magnum fotoğrafçısı Elliot Erwitt ile Rajastan’daki Rabari kabilesinden etkileyici portreler bulunduğu çalışmasında, daha çok usta olduğu portrelere odaklanmasının ise bilinçli bir tercih olduğunu söylüyor: “Elimde 36 gibi kısıtlı bir rakam olunca, daha yüksek yüzdede ve daha garantili kareler seçmem gerekiyordu. Yoksa hani hepiniz biliyorsunuz ki ben yolda yürürken de fotoğraf çekmeyi seviyorum, ama sayı ile sınırlıysam bunu yapamam. Daha garantici olmam lazım.” Yalnız o değil, fotoğrafını çektiği bütün muhatapları da tarihsel bir rol oynadıklarının farkındadır…






İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir