Anasayfa / Ekonomi-Finans / Uzay Ekonomisi’nin Büyüklüğü ve Yapılan Yatırımlar

Uzay Ekonomisi’nin Büyüklüğü ve Yapılan Yatırımlar




İki yıl sonra uzay ekonomisinin büyüklüğü 450 milyar doları aşacak. Teknoloji yarışında Asyalı oyuncular daha hırslı. Ruslar 50 milyar dolara yeni bir üs kurarken Japonya, Kuzey ve Güney Kore ile Çin pastadan daha büyük dilim alma peşindeler…

uzay teknolojisi

Uzay sektöründen satır başları

■ Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı’na (OECD) göre 2015’te 50’den fazla ülke, az ya da çok uzay teknolojisine sahip olacak. Uzay yarışı 1957’de başladığında sadece Sovyetler Birliği ve ABD rakipti. Her iki ülke de Hitler Almanya’sının gelişmiş roket teknolojisinden yararlanmıştı.

■ Uzayda İlk insan, Sovyet kozmonot Yuri Gagarin’di. 1961’de Vostok 1 İle 108 dakika uzayda kalmıştı. İki yıl sonra da uzaya çıkan ilk kadın, yine Sovyet kozmonot Valentina Tereşkova oldu.

■ Ticari uzay piyasasının en önemli kalemini telekomünikasyon oluşturacak. Uydu aracılığıyla yapılan iletişimden her yıl ortalama 17-20 milyar dolar, televizyon yayınlarından da 78-83 milyar dolar kazanç elde ediliyor.

■ Uydu yapmak kolay bir iş değil. İleri teknoloji gerektiriyor. Uydu yapımı birkaç şirketin tekelinde. Ömrü beş yıl olan uyduların yapımı, yılda 70-75 milyar dolar getiriyor.

■ Uzay sektörü, emekli olan mühendislerden dolayı olumsuz etkileniyor. Geçen 30 yılda uzay alanında büyük başarılar elde eden mühendis ve teknisyenler emekli oldu. Yerlerine yetişenlerin ise ellerinde yüksek teknoloji var ama tecrübe yok.

■ Uzay sigorta endüstrisi bile iyi iş yapıyor. Milyonlarca dolarlık uyduları uzaya gönderirken sigortalatmak gerekiyor. Sektör, birkaç kazada canı fazla yanmış olsa da her yıl 850-900 milyon dolar kazanıyor.

■ Avrupa Uzay Ajansı, adından da anlaşılacağı üzere Avrupa ülkelerini uzay konusunda bir araya getiren bir teşkilat. Üye olanların hepsinin uzay teknolojisine sahip olması gerekmiyor. Örneğin Danimarka ajansa yatırdığı her bir milyon dolardan 4.7 milyon dolar kazanıyor.

■ Herkes uzaya uydu gönderiyor ama uzayın çöplüğe döndüğü de bir gerçek. Ömrü dolmuş, dağılmış uyduların parçaları, saatte 35 bin km hızla dünya etrafında dönüyor. Buna “Kessler Sendromu” deniyor, ilk olarak 1970’lerde Donald Kessler öngörmüş. Bu başıboş parçalar, yeni gönderilmiş bir uyduyu tuz buz edebilir.

RUSYA Devlet Başkanı Vladimir Putin, ülkesinin uzayda birinci güç olarak kalabilmesi için kesenin ağzını açtı. Bunun için 50 milyar dolarlık yatırım yapacaklarını söyleyen Putin, “Rusya uzay yarışında hep önde olmuştur. Uzay tarihine bir bakın. Pek çok ilk ve pek çok rekor, bizim kozmonotlarımıza, mühendislerimize, teknisyenlerimize aittir. Bu üstünlüğümüzü sürdürmek için elimizden gelen her çabayı göstermeli, bütçeleri genişletmeliyiz” dedi. Rusya devlet başkanı, ülkenin doğusunda yeni bir uzay merkezi kurmaya başladıklarını, 2018 yılında tamamlanması beklenen Vostochny (Doğu) Kozmodromu’nun, oldukça işlek bir merkez olan Baykonur Üssü’ndeki yoğunluğu azaltacağını kaydetti.

Vostochny Kozmodromu, 30 kilometre çapında bir bölgeye yayılacak ve 551.5 kilometrekarelik bir alan üzerine kurulacak. Yeni üs, hem Pasifik Okyanusu’na yakın, hem önemli karayolları üzerinde, hem de elektrik üretiminin bol olduğu bir bölgede. Ayrıca eski Svo-bodny Kozmodromu’nun altyapısından da yararlanacak.



Sovyetler Birliği dağıldıktan sonra Rusların en önemli uzay üssü Baykonur, Kazakistan topraklarında kalmıştı. Ruslar kendi üslerini, belli bir süre için Kazaklardan kiraladılar. Kazak hükümetine her yıl kira bedeli olarak 115 milyon dolar ödeniyordu. Böylece Ruslar bir taşla birkaç kuş vurmuş oluyorlar.

RUSLARIN YENİ ÜSSÜ

Ruslar insansız, alçak yörüngeye oturtacakları uzay araçlarını, Plesetsk Kozmodromu’ndan fırlatıyor. Ancak Baykonur, uzay faaliyetlerinin yüzde 65’i gibi önemli bir bölümünü oluşturuyor. Doğu’daki üs tamamlandığında Bayko-nur’un yükü yüzde 11’e düşecek.

Vostochny Kozmodromu, ekonomi için de canlandırıcı bir etki yaratacak. Rusya’nın geri kalmış, ihmal edilmiş bölgeleri, bu uzay üssü sayesinde gelişecek. Uzay üssünün çevresine, çalışanların kalacağı uydu kentler yapılacak. Toplam 35 bin turiste hizmet verecek oteller inşa edilecek. Okullar, kreşler, klinikler yapılacak. Üs çalışmaya başladıktan sonra ileri teknoloji şirketlerinin burada şube açmaya başlayacakları da tahmin ediliyor.

Gözlemciler, 21’inci yüzyılın uzay rekabetinin Asya’da olacağına dikkat çekiyor. Bölgede Güney Kore’nin de güçlü bir oyuncu olarak yer alması, Rusya, ABD, Güney Kore, Kuzey Kore, Çin ve Japonya’nın kıyasıya bir rekabet içine gireceğini gösteriyor.

ÇİN ÖNDE

Özellikle Çin, şu sıralar uzay çalışmalarında oldukça aktif. Bu ülkenin, 2013’ün ikinci yarısında Ay’a insansız bir araç göndermesi, bir aracı da Hindistan adına Mars’a göndermesi bekleniyor.

Kuzey Kore’nin geçen yıl aralık ayında Unha-3 roketini dünya yörüngesine oturtması, bütün dünyayı şaşırtmıştı. Uzay teknolojisinde Güney Kore’den daha ileride olan Kuzey Kore’nin Uzay Kulübü’ne katılması ve önümüzdeki aylarda yeni uydular fırlatacağının anlaşılması Ba-tı’yı tedirgin bile etti. Batı, Kuzey Kore’nin bu teknolojiyi askeri alanda kullanmasından endişe ediyor.

Asya’nın beşinci, dünyanın ise 13’üncü uzay kulübü üyesi Güney Kore ise bir yandan Kuzey’in soğuk nefesini ensesinde hissetmenin rahatsızlığını yaşarken bir yandan da kuzeyin teknolojisine yetişmeye çabalıyor.

Uzay çalışmaları Japonya’da gayrisafi ulusal hasılanın sadece yüzde l’ini oluşturuyor. Güney Kore’de de yüzde 2.5’ini. Ancak resmi rakamlar açıklanmasa da bu oranın Kuzey Kore’de yüzde 50’den çok fazla olduğuna inanılıyor. Bu, halkının çoğunluğu yoksul olan bir ülke için tehlikeli bir oran.

GÜNEY DE TEHDİT

Sadece Kuzey değil, Güney Kore bile bazı ülkeler için tehdit unsuru olabilecek konumda. Güney Kore, her ne kadar nükleer silahların çoğalmasını önleme anlaşmasını imzalamış olsa da, yaptığı uzay çalışmalarının askeri olup olmadığıyla ilgili kaygılar, Çin ve Japonya tarafından paylaşılıyor. Çin, özellikle Güney Kore uzay teknolojisinin arkasında ABD’nin olduğunu, bunun da yeni bir çevreleme politikasının parçası sayılması gerektiğini vurguluyor. Diğer taraftan Güney Kore’nin roket denemeleri, Japonya’nın silahlanmasını da tetikleyebilecek nitelikte.

Bir uzay aracını ya da bir uyduyu, dünya yörüngesine başarıyla oturtmuş 10 ülkeden altısı Asya’da. Bunlar, Çin, Hindistan, İran, İsrail, Japonya ve Kuzey Kore. İşin ilginç yanı, Rusya sayılmıyor. Uydu fırlatma rampaları Kazakistan’da. Kazakistan ise uzay teknolojisine sahip bir ülke değil. Çin, 2003 yılında uzaya Çinli bir astronot göndererek ön plana çıkmıştı. Hindistan 2015 yılında, Japonya ve İran, 2020 yılında uzaya insanlı uçuş planlıyor.

2015’te uzay ekonomisinin 450 milyar doları aşacağı, bunun da yüzde 65-70’lik payının Asya’da olacağı tahmin ediliyor. Bu sektörde çalışanların sayısı ABD’de 170 bin, Avrupa’da 32 bin, Çin’de ise 50 bin olacak. Geleceğin ekonomik gelişiminde lokomotifin uzay sektörü olacağına kesin gözüyle bakılıyor.

Alev Rigel / Para Dergi






İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir