Anasayfa / Emlak Haberleri / Vizesiz Avrupa Hayali

Vizesiz Avrupa Hayali




Türklerin üç buçuk yıl sonra AB ülkelerine artık vizesiz gidebileceği haberi bizi gerçeklerden koparmamalı. AB yönetimi bazı kısıtlamalarla hevesimizi kursağımızda bırakabilir…

vizesiz avrupa

BU sütunlarda her zaman vizenin hukuka aykırı olduğunu dile getirmiştik. Hatta Türk vatandaşları için vize koyan hukuki düzenlemenin Avrupa Birliğinin (AB) “olanı muhafaza etme” (stand stili) kuralına ters düştüğünü de belirtmiştik. O zamanın Avrupa Ekonomik Topluluğu (AET) ile Türkiye arasında 1973 tarihinde yürürlüğe giren Katma Protokolde Türk vatandaşlarının dolaşımı için yeni kısıtlamalar getirilemeyeceği belirtilmişti. O tarihte vize yoktu. O halde, o durumun muhafaza edilmesi gerekirdi.

Türkiye için konan vize geçici nitelikteydi, ancak bugünlere kadar geldik. Türkiye bu durumu Avrupa Adalet Divanı’nda da doğrulattı ama yetmedi.

HER ŞEY DEĞİŞTİ, VİZE HARİÇ…

Türkiye için vizenin konduğu 1980 yılında AB’nin 12 üyesi vardı, şimdi ise 28 üyesi var. Yani köprünün altından çok sular aktı. Türkiye bu arada tam üyeliğe aday oldu ama ondan önce Güney Kıbrıs’ı tanımadı, gemilerine limanlarını açmadı.

Ardından Avrupa’nın kuşku}da baktığı hatta terörist işlemi yaptığı devletlerle vizeyi kaldırdı. Tabii bu durumda Türkiye’ye giren o devletlerin vatandaşları Avrupa’ya kolaylıkla sıçrayabiliyordu.

Sonuçta, AB, Türkiye’ye vizeyi kaldırmak için geri alım anlaşmasının imzalanmasında ısrarlı oldu. AB’nin buna hakkı yoktu. Devletler hukukunda ‘rebus sic stantibus’ yani ‘koşullar değiştiği takdirde’ anlamına gelen bir uygulama yapıldı. Bu ilkeye göre, bir anlaşmanın yapılışı sırasında var olan ve anlaşmayı etkileyen koşullarda değişiklik olması halinde taraflar bu anlaşmaya son verme ya da uygulamayı durdurma hakkına sahiptir.

‘Rebus sic stantibus’ ilkesine başvurulabilmesi için şu şartlar gereklidir:

1 – Ortaya çıkan değişiklik köklü bir değişiklik olmalıdır.

2 – Değişiklik öncesi koşulların anlaşmanın ana gerekçesini oluşturması gerekmektedir.



3 – Ortaya çıkan değişiklik tarafların yükümlülüklerini önemli ölçüde etkilemelidir.

Örneğin, Türkiye, 1923 yılında imzalanan Lozan Boğazlar Sözleşmesi’nin günün şartlarına uymadığı gerekçesiyl 1936 yılında Boğazlar için yeni bir rejim saptanmasını teminen yeni bir uluslararası konferans çağrısı yapmıştır. Bu talep üzerine gerçekleştirilen Montrö Boğazlar Sözleşmesi uluslararası hukuk açısından ‘rebus sic stantibus’ ilkesine dayandırılmıştır.

SORUN ÇÖZÜMLENMİŞ DEĞİL

‘Rebus sic stantibus’ kuralı uluslararası hukuk sisteminin en önemli ilkelerinden olan ‘pacta sunt servanda’ (ahde vefa) ilkesiyle çelişen bir uygulamadır, işte buna uygun olarak Türkiye artık geri alım anlaşmasını 16 Aralık 2013 tarihinde imzalayacak. Buna göre, Türkiye üzerinden AB’ye giden diğer ülke vatandaşları aynen Türkiye’ye iade edilecek ve Türkiye bunları kabul etmek zorunda kalacak. Bunun için de Türkiye vizeyi kaldırdığı bazı ülkelere yeniden vize koymak zorunda olacak.

Iş ancak bununla da bitmiyor. Sürecin nasıl işlediği gözlenecek. Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, “Bugün büyük bir mutlulukla ifade ediyorum ki tarih boyu ve gelecek vizyonu itibarıyla kendisini Avrupa’nın bir parçası olarak gören Türk halkı, en geç üç buçuk yıl içinde vize muafiyeti imkânına kavuşacaktır” dedi. Davutoğlu, istenilen süreçlerin tamamlanması halinde bunun daha erken gerçekleşebileceğini belirtti. Yani vize bugünden yarma kalkmıyor.

Brüksel’de Avrupa Komisyonu’nun Genişleme ve Komşuluk Politikasından Sorumlu Üyesi Stefan Füle de, Türkiye’nin vize muafiyeti için gereken kriterleri yerine getirmek için gerekli adımları atacağını ve aynı şekilde AB’nin de süreçte ilerleme sağlanması için gerekeni yapacağını umduğunu söyledi.

Vize muafiyeti için somut bir tarih vermek için de erken olduğunu ifade eden Avrupa Komisyonu’nun içişlerinden sorumlu üyesi Anna Cecilia Malmström, “Biraz beklemekte fayda var. Kimsenin süreci geciktirmek için sebebi yok ama sürecin ilerlemesini beklemek gerek” diye konuştu.

Bütün bu konuşmalar rahatsız edici. Biz geri kabulü anlaşmasını imzalasak da korkarım vizenin devamı veya belli kısıtlamalarla sürmesi için yeni bahaneler bulunabilir. Katma Protokol de böylece revize edilmiş oluyor.

Hayırlı olsun!..

DR. MURAT UĞUR AKSOY






İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir